#İhsanDüşünmedenEdemiyor
YAN KURULUŞ MU?
ARKA BAHÇE Mİ?
GÜDÜMLÜ YAPI MI?
BUNLAR BİZE TERS!
Biz ne yan kuruluşuz,
ne arka bahçeyiz,
ne de herhangi bir siyasi yapının gölgesinde hareket ederiz.
Bizim rotamızı başkalarının hesapları değil, eğitim çalışanlarının gerçek sorunları belirler.
Yalnızca eğitim çalışanlarından
ve Türk milletinden talimat alırız!
Çünkü biz;
emeğin değerini bilen,
alın terinin hakkını savunan,
haksızlık karşısında susmayan
ve eğitim çalışanlarının sesi olmayı görev bilen bir anlayışın temsilcisiyiz.
Ne iktidarın gölgesindeyiz,
ne muhalefetin peşindeyiz.
Bizim ölçümüz makamlar değil,
ilkelerimizdir.
Bizim önceliğimiz çıkar ilişkileri değil,
eğitim çalışanlarının haklarıdır.
Bizim gücümüz kapalı kapılar ardındaki pazarlıklardan değil,
sahadan, üyelerimizden ve milletimizden gelir.
Kimseye diyet borcumuz yoktur.
Kimsenin talimatıyla konuşmayız.
Kimsenin hesabına göre susmayız.
Yanlış kimden gelirse gelsin karşısında durur,
doğru kimden gelirse gelsin destekleriz.
Çünkü sendikacılık;
birilerinin yanında görünmek değil,
çalışanın yanında durmaktır.
Bizim mücadelemiz koltuklar için değil,
hak, hukuk ve adalet içindir.
Bizim sözümüz makam sahiplerine göre değişmez.
Duruşumuz konjonktüre göre şekillenmez.
İlkelerimiz günübirlik hesaplara kurban edilmez.
Eğitim çalışanlarının emeği değersizleştirilemez.
Alın teri görmezden gelinemez.
Hak arama mücadelesi susturulamaz.
Biz buradayız!
Eğitim çalışanlarının hakkı için,
emeğin onuru için,
bağımsız ve özgür sendikacılık için
kararlılıkla mücadele ediyoruz.
Ne yan kuruluş,
ne arka bahçe,
ne de herhangi bir yapının aparatı…
Biz;
özgür iradenin,
bağımsız sendikacılığın
ve ortak mücadelenin adresiyiz.
BEN DEĞİL, BİZ!
EMİR ALAN DEĞİL, HAK ARAYAN!
GÖLGEDE DEĞİL, SAHADA!
TAM BAĞIMSIZ SENDİKA!
TURAN EĞİTİMCİLERİ SENDİKASI (TURAN SEN) GENEL BAŞKANLIK DEVİR TESLİM BİLDİRİSİ
Kutlu Sancak Yeni Ellerinde Yükseliyor;
Turan Yolunda Nöbet Değişimi!
Türklük şuurunu ve medeniyet davamızı irfan ordusuna rehber kılmak maksadıyla nevruzun bereketi, 3 Mayıs’ın çelikten iradesi ve fethin müjdesiyle yola çıkan Turan Eğitimcileri Sendikamız (TURAN SEN), kutlu yürüyüşüne ilk günkü azim ve kararlılıkla devam etmektedir.
Türk maarifini hedeflerine ulaştırmak, mafevki tanımaz Türk öğretmeninin hakkını ve gür sesini her platformda haykırmak için kurulan sendikamızda, Tüzüğümüzün ilgili maddeleri uyarınca bayrak değişimi icra edilmiştir.
Ali İhsan Öztürk Devretti, Kutlu Sancak Hakan COŞKUNSU’da!
Sendikamızın kurucu iradesini temsil eden, harcında büyük emeği ve alın teri bulunan Kurucular Kurulu Genel Başkanımız Sayın Ali İhsan ÖZTÜRK, tüzük doğrultusunda teşkilat hukukumuzun ve kuta hürmetin bir gereği olarak Genel Başkanlık makamını ve mücadele sancağını Sayın Hakan COŞKUNSU'ya devretmiştir.
Bu bir ayrılış değil, Türk töresinin ve teşkilat disiplininin gerektirdiği kutlu bir nöbet devridir. Sayın Ali İhsan ÖZTÜRK, ömrünü vakfettiği dava insanlığı ve kurucu liderliğiyle kentin ve maarif camiasının hafızasında silinmez bir iz bırakmıştır. Kurucular Kurulumuzun lideri olarak davanın mutfağında, Türk maarifinin geleceği için rehberlik etmeyi sürdürecektir.
Gök Bayraktan Al Bayrağa, Hedef Turan!
Genel Başkanlık makamını devralan Sayın Hakan COŞKUNSU, Türk milletinin ikbaline adanmış bu ocağın tüteceğini, öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın gür sesi olmaya daha büyük bir heyecan ve çelikten bir irade ile devam edeceğini ilan etmiştir.
“Kutlu sancak düşmez, kutlu yolculuk durmaz! Türk eğitimcisinin hakkını savunmak, Türk balalarının geleceğini teminat altına almak için baş koyduğumuz bu yolda nöbeti devralan Genel Başkanımız Sayın Hakan COŞKUNSU’ya başarılar diler; kurucu irademiz Sayın Ali İhsan ÖZTÜRK’e emekleri ve hizmetleri için şükranlarımızı sunarız.”
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!
TURAN EĞİTİMCİLERİ SENDİKASI (TURAN SEN) GENEL MERKEZİ
‼️ OKUL RANDEVU SİSTEMİ: MEB’E SORUYORUZ
Üyelerimizden sendikamıza ulaşan bilgilere göre, okul yönetimlerine Okul Randevu Sistemi kapsamında öğretmenler adına uygun randevu gün ve saatlerinin sisteme tanımlanması ve sistemin aktif hâle getirilmesi yönünde bildirimler yapılmaktadır.
Veli-okul iş birliğini önemsiyoruz. Ancak öğretmenlerimizin ders programları, nöbet görevleri ve mevcut iş yükleri dikkate alındığında uygulamanın nasıl yürütüleceğine ilişkin cevaplanması gereken önemli sorular bulunmaktadır.
Millî Eğitim Bakanlığına soruyoruz:
🔹 Öğretmenler için sisteme tanımlanacak veli görüşme saatleri eğitim-öğretim/çalışma saatleri içerisinde mi olacaktır?
🔹 Ders saatleri dışında veya öğretmenin okulda bulunmakla yükümlü olmadığı zamanlara randevu tanımlanabilecek midir?
🔹 Öğretmenin okulda ilave süre bulunmasını gerektiren randevular söz konusu olduğunda bunun mali karşılığı olacak mıdır? Ek ders veya ek mesai ücreti ödenecek midir?
🔹 Öğretmenin ders programında uygun bir zaman bulunmaması hâlinde randevu saati hangi esaslara göre ve kim tarafından belirlenecektir?
🔹 “Uygun randevu saati” belirlenirken öğretmenin görüşü ve ders programı esas alınacak mıdır?
🔹 Öğretmenlerimizin dinlenme ve ders hazırlığı için kullandıkları boş ders ve teneffüs süreleri veli görüşme saati olarak değerlendirilebilecek midir?
Yeni bir sistem, öğretmenlerimize karşılıksız ek iş yüküne dönüşmemelidir.
Uygulamanın öğretmenlerimizin çalışma süreleri, mali ve özlük hakları bakımından nasıl yürütüleceğinin açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmasını bekliyoruz.
TURAN EĞİTİMCİLERİ SENDİKASI
GENEL MERKEZ
@tcmeb@memurlarnet@mebpersonel@Yusuf__Tekin@EgitimBirSen@anadoluaes@turkegitimsen@egitimis@TRogretmen@ogretmensitemiz@ogretmenlersyfs@AbbasGucluTR@edipuzen@memetsimsek@YS_Turkoglu@RTErdogan@MDervisogluTR@SozcuEgitim@oguzozat@eczozgurozel
#TuranSen #TuranEğitimcileriSendikası #OkulRandevuSistemi #Öğretmen #MEB
🎭 Rakamların Dansı ve Enflasyonun Gerçek Yüzü
Kasım ve Aralık aylarında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan, piyasa gerçekleriyle pek uyuşmayan düşük enflasyon rakamları, memur ve emekli maaş zamları öncesi bir "nefes alma" anı mıydı, yoksa daha büyük bir hayal kırıklığının habercisi mi? İki ay boyunca tek haneli, hatta görece mütevazı seviyelerde tutulan aylık artışların ardından, Ocak ayında gelen ani ve sert yükseliş, ekonominin temel dinamikleri ile açıklanması zor, adeta bir sihirli değnek dokunuşu gibi görünüyor.
🤔 Veri "Anomalisi" ve Güven Sorunu
Bu keskin iniş-çıkış, akıllara hemen şu soruyu getiriyor: Kasım ve Aralık'ta gerçekten enflasyon yavaşladı mı, yoksa kamuoyu baskısını azaltmak ve özellikle maaş artışlarını düşük tutmak için bir "veri mühendisliği" mi yapıldı?
Ocak ayında yapılan yüksek oranlı vergi, harç ve zamlar ile asgari ücret artışının enflasyon üzerindeki etkisi elbette yadsınamaz. Ancak, bu etkilerin Kasım ve Aralık aylarındaki "sakin" tabloyu bu denli dramatik bir şekilde tersine çevirmesi, TÜİK'in verilerine yönelik güvenilirlik sorununu yeniden alevlendiriyor. Halkın hissettiği gerçek hayat pahalılığı ile resmi rakamlar arasındaki uçurum, maaş pazarlıkları döneminde suni bir düşük profil çizilip, ardından gerçek faturanın Ocak'ta bir kerede kesildiği algısını güçlendiriyor.
💸 Kim Ödüyor Faturayı?
Sonuç olarak, düşük gösterilen verilerle yapılan maaş zamları eriyor, yüksek gösterilen Ocak enflasyonu ise yılın geri kalanına ait beklentileri kötüleştiriyor. Bu durum, özellikle sabit gelirli vatandaşlar için çifte darbe anlamına geliyor. TÜİK'in görevi, ekonomik gerçekleri sansürsüz ve doğru bir şekilde yansıtmaktır. Aksi takdirde, ekonomi yönetiminin aldığı kararların etkinliği de tartışmalı hale gelirken, en büyük zararı yine halkın kurumlara olan güveni görüyor. Rakamlar ne kadar dans ederse etsin, pazarın ve cüzdanların gerçeği, tüm maniplasyonlara rağmen eninde sonunda kendini belli ediyor. @memetsimsek@isikhanvedat@RTErdogan@tcbestepe
SİL GÖZYAŞINI EY YAR!
Ya bu uğurda öleceğiz. Ya da Turan adlı nazlı gelin Türklere yar olunca duracağız. Kadınlar, kızlar, çocuklar koşacak kutlu ülküye erler yeniden doğacak, doğacak Türkçü Türkiye. Gün gelecek Türk Yurtlarına YAŞASIN TURAN YAZACAĞIZ!