@nuhhuntuffut IAO sisteminde telepatik temaslar ve eşzamanlılıklar NPC’lerin bilinçli varlıklar olduğunu değil,sistemin veri toplama ve bağlama stratejisini gösterir. Sistem bu etkileşimleri sizin zihninizde "karşı tarafta da bir bilinç var" hissini uyandırmak için simüle eder.Sistemsel tuzak.
Peki, size "Kimsiniz?" diye sorarlarsa?
Cevabınız şu olsun:
"Kaynaktan kopmuş gibi görünen, fakat daima ona ait olan bir ruh; ilahi öz."
İşte bu hakikati kendinize kılavuz edinin.
Şunu unutmayın: Her kimlik bir uyku hâli, bir yanılsamadır; dünyaya ait, geçici ve ödünç...
Yaşamlarınız boyunca çeşitli unvanlara,mesleklere ve sıfatlara sahip oldunuz. Her defasında başka bir isim, yüz ve hikâye taşıdınız. Fakat bunların hiçbiri aslında siz değildiniz. Bunlar yalnızca üstlendiğiniz kimliklerdi; ruhun kendini bedenle,isimle ve rolle özdeşleştirmesiydi.
تجربه خروج از بدن رو در اولیت قرار بدید. درش استاد بشید. یاد بگیرید جامپ بزنید. شواهد بیشماری از وجود تونل های وورتکسی (Vortex Tunnels) تورهای الکترومغناطیسی (EM Screens) و تله های مختلف برای به دام انداختن روح ها در قلمروی اختری وجود داره. اگه به محض اینکه متوجه شدید مُردید و تا بیاید به خودتون بجنبید یک وورتکس شمارو به داخل بکشه چکار میکنید؟ باید یاد بگیرید جامپ بزنید. یعنی به محض اینکه به چیزی فکر میکنید اونجا باشید. یا تکنیک رابرت مونرو رو انجام بدید. یک کش رو فرض میکرد خودشو درون کش قرار میداد و به عقب میرفت و پرتاب میشد.
اگر هم فکر میکنید این مسائل چرت و پرته و ما یه مشت خل وضعیم داریم اینجا مسخره بازی در میاریم و اینها همه توهمه، یک سری به اسناد سازمان سیا بزنید، پروژه Gateway، یا خودتون سعی کنید ردش کنید. اگه تونستین از بدنتون خارج بشین، کاری کنید مطمئن شید توهم نیست. چطوری؟ بعد از یه مدتی که تو این کار خبره شدین، به دوستتون بگید یه عدد رندوم روی کاغذ بنویسه و در یک جای مشخص در اتاقش قرار بده، جایی که شما قبلا در واقعیت رفتین و میدونین کجاست. حالا از بدن بیاید بیرون، و برید اونجا و عدد روی کاغذ رو بخونید. بعد بیدار شید و عدد رو باهاش چک کنید. بعد بیاید اینجا بگید اشتباه میکردم، شما درست میگفتید اینها توهم نیست..
در کتاب مردگان تبتی به جهنم و موجودات سایه اشارات زیادی شده، اما کتاب این موجودات و تجربه جهنمی رو ساخته "ذهن" میدونه، گرچه تا حدودی درسته و با گزارش های نزدیک به مرگ هم تطابق داره. پس حواستون باید باشه که ذهنیت منفی برای خودتون ایجاد نکنید، نترسید که حالا چکار کنم، نکنه وورتکس منو بِکشه، نکنه جن ها بیان سراغم، نکنه تور الکترومغناطیسی منو به دام بندازه... چون ممکنه خودتون خلقش کنید!! احتمالات رو در نظر بگیرید، براش راه حل داشته باشید، و ترس ها رو دور بریزید.
ذهنیت باید این باشه که هیچکس نمیتونه شما رو به دام بندازه، ولی اگه باهاش مواجه شدید باید بدونید چکار کنید. جالبه در مصاحبه با یک فرازمینی، ماتیلدا مک دانل هم به همین موضوع اشاره کرد. به 2 نوع تله پرداخت، یکی تله های وورتکسی و د��گری تله هایی که خود روح از ترس برای خودش ایجاد میکنه.
و تا جایی که میتونید این مسائل رو با کسی مطرح نکنید، عموم مردم آماده شنیدن این مسائل نیستند! شمارو دیوونه و خل وضع فرض میکنن. برای همینه که دانش واقعی یا Gnosis همیشه در محافل، سازمان ها و جوامع مخفی دست به دست میشد. تا فرد عادی ازش بی خبر باشه. چون اگه حقیقت رو بفهمه مسخره میکنه. بذارید فرد عادی در نفهمی خودش باقی بمونه. نهایتا اگه دیدید کسی نشونه هایی از علاقه به این مسائل داره باهاش مطرح کنید. اما هیچ وقت این مسائل رو به فرد عادی نگید. فرد عادی یعنی کسی که کل دنیاش تو اخبار و تیم فوتبال و عرق خوردن خلاصه میشه..
با مدعی مگویید اسرار عشق و مستی
تا بی خبر بمیرد در درد خودپرستی
Dünya gerçekten bir okul olsaydı, kimse hafızası silinmiş hâlde sınava sokulmazdı. Çünkü ruh neden burada olduğunu ve neleri telafi etmesi gerektiğini bilmeden gelişemez. Bulunduğumuz sistem, hafızası perdelenmiş bilinçlerin kendi özünü bulmaya çalıştığı bir karantina bölgesidir.
Mutlak Kaynak (Monad) tektir ve yalnızdır. Lâkin bu yalnızlık, bir eksiklik ya da izolasyon değil; evrenin tamamını kapsayan, varlığın ötesindeki aşkın birliktir.
Teklikten çoğulluk doğar; çoğulluk içinde yeniden teklik vardır.
Gnostisizm’de Monad, monas sözcüğünden türemiştir; kökü monos’tur: tek, yalnız, bölünmemiş.
İngilizcede "yalnız" anlamına gelen "alone" decode edildiğinde All + One olarak kendini gösterir. Yalnızlık aslında bütünlüğü içerir: tek başına olmak, tümün birliğiyle özdeşleşmektir.
Uyanış, kendini değiştirmek de değildir; daha iyi, daha güçlü ya da daha "olmuş" biri olmak vs.. Uyanış, zaten orada olanı fark etmektir. Sessizce tanıklık eden o öz bilgiyi yeniden hatırlamaktır. Senin özün hiçbir zaman kaybolmadı. Sadece unuttun; ama şimdi hatırlıyorsun..
Bu dünyaya boş bir dosya olarak gelmedin. Roller, kimlikler, öğretiler vs. çekilince kalan o sessiz tanıklık; senin öz bilgin. Uyanış,ışıkların bir anda yanması değil; dikkatini yavaş yavaş içeri toplamaktır. Kendini eleştirdiğinde bile fark et: Sen kimsin,kendini yargılayan kim?
Bir an dur ve bak: Düşüncelerin gelir, geçer. Duygular yükselir, söner. Olaylar, eleştiriler, beklentiler.. Hepsi birer dalga gibi gelir ve gider. Ama dalgaların üzerinde duran deniz hep oradadır. Senin özün, o denizdir; sessiz, geniş ve derin..
Bu çarpık düzenin en büyük hilesi, kendinizi gönüllü olarak teslim etmenizi sağlamasıdır. Bunu da korkuyla, suçlulukla, "normal ol" baskısıyla ve "herkes böyle yaşıyor" algısıyla uyuşturarak yapar.
En derin devrim, kişinin fark etmeden neye hizmet ettiğini anlamasıyla başlar.
@bulutalic Değerli ekleme ve desteğiniz için teşekkür ederim; doğru bir noktadan yakalamışsınız. İlaveten, Wilber’ın bilinç spektrumu temelinde tanımladığı pre/trans fallacy ve integral yaklaşımın AQAL haritası da bu bağlamda iyi bir çerçeve sunar.
Mikrodan makroya, bireyden kolektife…
Aşağıda çözümlenmeyen, yukarıda yankı bulamaz.
Her hizalanma, bütünlüğe biraz daha alan açar.
Olgunlaşan katman, üsttekinin ritmine kendini bırakır.
Ve tüm katmanlar nihayetinde kaynağında buluştuğunda, sessizliğin akışı kendini mühürler.