Sayın @memetsimsek ey #spk! sizler devlet olarak bu fonlardan %17.5 stopaj aldınız o halde neden asli göreviniz olan milletin mal güvenliğini tesis etmediniz? Madem vatandaşların helal parasını çaldıracaktınız neden bu vergileri topladınız? Sahi siz ne iş yapıyorsunuz? #tly#dfı
TÜYÜ BİTMEDİK YETİMİN HAKKINI SONUNA KADAR SAVUNACAĞIZ!
Fon skandalının üzerindeki sis perdesinin kaldırılması, hiçbir siyasi ve bürokratik bağlantının üzerinin örtülmemesi, paranın izinin sonuna kadar sürülmesi ve sorumluların ortaya çıkarılması için TBMM’de Araştırma Komisyonu kurulmasına ilişkin önergeyi bugün Meclis’e sundum.
Kimlerin önceden harekete geçtiği, kimlerin haksız kazanç sağladığı ve denetim kurumlarının neden zamanında müdahale etmediği tüm yönleriyle araştırılmalıdır.
Bu soruşturmanın muhatabı yalnızca fon yöneticileri değil, denetim görevini yerine getirmeyen tüm mekanizmadır.
Hiçbir makam, hiçbir kişi hesap vermekten muaf değildir. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması, mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması ve tüyü bitmedik yetimin hakkının savunulması için mücadelemizi sürdüreceğim.
Daha önce bahsettiğim günlük fiyat marjları eskisi gibi %20’ye çıkartılırsa;
1) Tasfiye daha çabuk tamamlanır
2) Yatırımcıların parası daha çabuk ödenir
3) Fon içinden daha az yönetim ücreti ödeneceği için yatırımcılara dağıtılabilecek daha fazla para olur
4) İleriye dönük borsada manipülasyon ve spekülasyon azalır
Akşama ve tarihe not
FON KRİZİNİN AK PARTİ’YE ÖDETTİĞİ BEDELİN FARKINDA MIYIZ?
Fon krizi yalnızca ekonomik ve mali bir mesele değildir. Bu kriz, AK Parti’nin kendi sosyolojik tabanına çok ağır bir bedel ödetmektedir.
İnsanların yılların emeğiyle oluşturduğu tasarrufları erirken zihinlerde çok daha tehlikeli bir soru büyümektedir:
“Bundan sonra kime ve hangi kuruma güveneceğiz?”
Tasarrufların erimesi kadar vahim olan, devlete ve kurumlara duyulan güvenin sarsılmasıdır. Oluşan bu güvensizlik ortamının AK Parti’ye ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradeye nasıl zarar verdiğinin farkında mıyız?
Süreç içerisinde sorumluluk makamında bulunanlar; görevlerini zamanında ve gereği gibi yerine getirmemenin, yönetim zafiyetinin, ihmalin ve kişisel ihtirasların meydana getirdiği bu ağır tablonun hesabını nasıl verecekler?
Birilerinin ihtiraslarının, yetersizliğinin veya ihmalkârlığının bedelini ne milletimiz ne AK Parti’nin sosyolojik tabanı ne de Sayın Cumhurbaşkanımız ödemelidir.
Unutulmamalıdır ki güvenin sarsıldığı her alan, Türkiye’ye yönelik ekonomik, siyasi ve toplumsal operasyonlara yeni bir zemin hazırlamaktadır. Küçük yatırımcının parasını, milletin devlete olan güvenini ve ülkenin ekonomik istikrarını koruyamayan bir yönetim anlayışı, yalnızca mali bir krize değil, çok daha geniş çaplı bir siyasal kırılmaya da kapı aralar.
Üstelik karşımızda; devletin, hükûmetin ve kamu bürokrasisinde görev yapan kişilerin adını kullanarak güven devşiren, ülke insanının birikimlerini kendi çıkarları uğruna istismar eden bir yapı bulunmaktadır.
Bu yapının üzerine kararlılıkla gitmek; yalnızca hukuki ve idari bir görev değil, bu topraklara, milletimize ve savunduğumuz değerlere karşı borcumuzdur.
Çünkü insanların alın terini, tasarrufunu ve geleceğini koruyamazsak; kul hakkından, ahlaktan, adaletten, dürüstlükten ve manevi değerlerden topluma söz etme imkânımız kalmaz. Söylediğimiz sözün inandırıcılığını, savunduğumuz değerlerin ise toplumsal karşılığını kaybederiz.
Şimdi açıkça soruyoruz:
Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı ekonomik, toplumsal ve siyasi sonuçları ağırlaşan bir hibrit müdahale tehlikesiyle karşı karşıya bırakanlar, bunun bedelini nasıl ödeyecekler?
Milletin alın teri de tasarrufu da güveni de sahipsiz değildir.
Sorumlular tespit edilmeli, ihmali bulunanlardan hesap sorulmalı, haksız kazançların üzerine gidilmeli ve küçük yatırımcının kaybını giderecek adımlar gecikmeksizin atılmalıdır.
Bu mesele para meselesinin ötesinde; devletin itibarı, siyasetin ahlakı ve milletin geleceği meselesidir
@tcbestepe@RTErdogan@erkmacit@malikejder@Gulumser_Heper@betulsoysalb@onralpyilmaz@Oguzpolatbilek@Bilalsaygili@yeniakit@ErbayKucet_@NO_haber35srb@nurtugbaaktay@ulkucuhareketr
Sayın cumhurbaşkanım @RTErdogan 21 yy Türkiyesinde vatandaşınızı soyuyorlar, 530 bin ailenin ocağına ateş düştü, devlet kurumları yapılan bu manipülasyonu görmediler veya şuana kadar görüpte müdehale etmediler, bunun hesabını kim verecek? #tly#thv#dfı@abakingurlek
Sayın Yetkililer ,
@spkgovtr@isbankasi@MerkeziKayitTur@Takasbank
📍 Öncelikle yazacaklarımın bir fiyat yönlendirmesi veya manipülatif algı oluşturma amacı taşımadığını özellikle belirtmek isterim. Resmi açıklamaları takip eden sıradan bir yatırımcı olarak, sosyal medyada süreç hakkında yapılan farklı yorumlar nedeniyle kendi işlemim açısından olası bir hak kaybına ilişkin endişemi paylaşmak ve kayda geçirmek istiyorum.
📍 Takip edebildiğim kadarıyla Kronoloji şöyle gerçekleşti:
⚫️ 9 Eylül: #tly nin son detaylı PDR’si yayımlandı. Sonraki 5 iş gününde fon içindeki değişimleri yeni bir PDR’den göremedik.
⚫️ 16 Eylül: Kurul müdahalesi ve yeni iade rejimi henüz yokken #TLY, #THF ve #DOH için satım talimatlarımı 13:30 öncesinde verdim. MKK kayıtlarından da kontrol ettigimde her 3ü için de kayıt 👉 SERB → PBLK / “Fon satış blokaja alma (TEFASP)” şeklinde. Yani bunlar yalnızca bankada kalmış bir satış niyeti değil, TEFAS’a iletilmiş ve takası tamamlanmamış iadeler kapsamındadır diye düşünmekteyim.
Aynı gün akşam #Tera muhtelif kaplar ile bu fonların temerrüd ve aylık degerleme/iade esasları vs. konularında degisiklige gitti fakat her üç talimatım da bu eşiklerin öncesinde oldugu icin yazımda detaya girmiyorum.
⚫️ 17 Eylül: 16 eyl işlem gününe ait THF ve DOH fiyatları sabah açıklandı 👇
📍 THF: 2,700585 TL (-%7,6)
📍 DOH: 2,371732 TL (-%7,6)
Fakat TLY’nin her sabah yayımlanan fiyatı ise maalesef açıklanmadı. 9 Eylül PDR’si ve günlük KAP verileri doğrultusunda güniçi sosyal medyada yapılan tahminler de 17 eyl sabah açıklanması beklenen fiyat için -%7 ~ -%9 bandına işaret ediyordu. Son resmî fiyat yaklaşık 10.309 TL olduğundan tly 17 eyl sabah fiyatının kabaca 9.381 ~ 9.587 TL bandında açıklanması bekleniyordu. Bu rakamı kesin fiyat iddiası olarak değil, o günkü muhtemel değere ilişkin yapılan tahminlerin mertebesi olarak belirtiyorum. Fiyat açıklanmadığı için son resmî fiyatın (~10.309 TL) dikkate alınmasının da değerlendirilmesi gereken bir ihtimal olduğuna ilişkin mevzuat hükümlerini paylaşanlar da oldu.
Aynı gün #spk kararname 2026/60 ile fonlar kapatıldı, 2026/61 ile tasfiye usulü belirlendi. A/2 MKK-banka mutabakatını, A/3 varlık ve borç-alacakların kapatılmasını, A/6 ise TEFAS’tan verilmiş ve gerçekleşmemiş iadenin oluşan tutarının fon borcu olarak öncelikli ödenmesini düzenliyor.
🌱 Benim asıl endişem şudur:
16 Eylül 13:30 öncesinde TEFAS’a iletilmiş, MKK’da PBLK olarak kayda alınmış iadenin, daha sonra tasfiye kapsamında belirlenecek bir tazmin/nakde çevirme değerine bağlanması söz konusu mudur ?
🌱 A/2 ve A/3’ün tasfiye işlemlerine ilişkin olduğunu, benim durumumun ise bunlardan önce gerçekleşmiş bir TEFAS iadesi olduğunu düşünmekteyim. Dolayısıyla 17 Eylül 13:30 sonrasında fonda kalan paydaşlara ilişkin değerleme ile benim 16 Eylül’de verdiğim iadenin aynı sepete konulmasının hak kaybı yaratmasından endişe ediyorum.
🌱 Talebim - tekrar belirtmek isterim ki - belirli bir fiyat dayatmak değil, A/6 kapsamındaki tutarın hangi tarih ve değerleme esasına göre belirleneceğinin netleştirilmesi ve 16 Eylül öncesinde TEFAS’a iletilmiş iadenin, sonradan oluşan tasfiye risklerinden ayrıştırılmasıdır.
🌱 Kurulun ve görevli bankanın sürecine güveniyorum. Dileğim yalnızca işlemin doğru tarihte, doğru kategoride değerlendirilmesi ve THF/DOH’da görülen açıklığın TLY açısından da korunmasıdır.
Saygılarımla ,
#TeraFonMağdurları
İbrahim Haskoloğlu'nu borsaya davet ediyorum.
Çok ciddi bir fon krizi var.
@haskologlu 'nu etiketleyin.
Sadece Fon mağdurları 550 bin kişi fakat #Borsaİstanbul olarak etkilenen milyonlarca insan var.
Milyonlarca insanın aileleri var.
Dişinden, tırnağından biriktirip bir ümit para kazanırım da faturalarımı kiralarımı öderim diyenler var.
Zaten zor durumda olan yatırımcılar bir yumruk daha yemiş oldu.
Vaktiniz varsa araştırma yeteneğinizi buraya da yönlendirin @haskologlu
Şimdiden teşekkürler
An itibarıyla TAM 40 MİLLETVEKİLİ imza atmış bulunmakta, bu işin zor kısmı bitti geriye bir şey kalmadı, herkes dilekçe yazsın TBMM’ye iletsin ne kadar çoğuz o kadar güçlüyüz.
#terafonmagdurları#tly#tmv#dfi#thf#spk
Ben düşük riskli ve likit olduğu için para piyasası fonunu seçtim. Başka fonların zararını paylaşmayı kabul etmedim.
“Ortak havuz” ne demek? Her fonun varlıkları ve yatırımcı hakları ayrı korunacak mı?
Tasfiyeyi birlikte yönetmek başka, zararı ortaklaştırmak başka.
#BuBenimParam #TP2
Türkiye'de vatandaşın SAHİL HAKKI GASP EDİLİYOR. Ve bu gasp gizlice yapılmıyor, herkesin gözü önünde gerçekleşiyor.
İlgili bakanlıklar, belediyeler bu gaspı izliyorlar.
4 tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin sahil bölgelerine kim olduğu belirsiz insanlar çöküyor.
Bu haber için İzmir'deki beach club dedikleri yerlere bizzat girdim ve sahile girmek için bu şahıslara 8 bin TL ödemek zorunda kaldım. Bunu vermezseniz içeriye alınmıyorsunuz.
SAHİLLER VATANDAŞIN ANAYASAL HAKKIDIR.
Vatandaşın bu hakkını gasp edenler memlekette sahil alanı bırakmamışlar. Antalya, İzmir, Muğla...
Her şehrin en güzel sahillerine KM'lerce çökülmüş.
İspanya ise sahillerinin her noktasını 20 yıl boyunca korumuş ve İspanya'da da 'SAHİLLER HALKINDIR' kanunu var.
Aynı yasalar Türkiye'de de olsa, herkesin gözü önünde milletin hakkı GASP EDİLİYOR. Tüm bu sahil noktalarını tek tek inceledim.
Bu çalışmamın daha fazla insana ulaşması için beğenip paylaşabilirsiniz. Bu gaspların tüm belgelerini paylaşmaya devam edeceğim.
Yaptığım belgeselin 20 dakikalık halini Youtube'da paylaştım: https://t.co/yurMUQTbHB