Lacan’ın meşhur fıkrası : Kendini mısır tanesi sanan adam aylarca tedavi görür, sonunda bir mısır değil insan olduğuna ikna edilir. Fakat hastaneden çıktığı ilk an bir tavuk görüp dehşetle içeri kaçar: "Ben mısır olmadığımı biliyorum doktor, ama tavuk bunu biliyor mu?"
Che vuoi? ( öteki benden ne istiyor), öteki için ben neyim? sorusu tekinsizliği (Unheimlich) doğuran şeydir.
"Ölümünüz, insana ve yeryüzüne bir hakaret olmamalı dostlarım: ben, bunu istiyorum ruhunuzun balından... Aksi takdirde sizinkisi, yanlış bir ölümdür."
— Nietzsche
.
[İşte Böyle Dedi Zerdüşt, çev. Ahmet Cemal, Kabalcı: 2007, s. 97]
“Tolstoy’un günlükleri ve çeşitli konulardaki fikirleri” başlıklı yazıyı dikkatinize sunuyorum. Marksizm, medeniyet, savaş, milliyetçilik, Batı, din, hayat, ölüm, Rus yazarları gibi birçok konuya ilişkin görüşlerini bulabilirsiniz.
https://t.co/3VZo0nxeqS
"... yaşamın anlamı tam da odur işte: hep arayıp arayıp –bulduğunu sanıp, bulamadığını anlayıp– hep yeniden aramak zorunda olduğun..."
— Oruç Aruoba
.
[olmayalı, s. 125]
"Felek daima erguvan renkli
yanakları solduruyor,
aydın ruhlu insanların
ruhlarını karartıyor.
Hayatın başlangıcı bir hazinedir.
Fakat sonu zahmet ve eziyettir."
.
[Firdevsî: Şahnâme, c. 1, çev. N. Lugal,
@alfakitap: 2022, s. 73]