GÜLE GÜLE BEBEK İNCİLER!
Anneleriniz çok büyük zorlukla tuzlu-sodalı Van Gölü'nden çıkıp, boş mideyle akarsularda akıntıya karşı yüzerek, martıları, yılanları, kaçak balıkçıları geçerek sizi dünyaya getirdi ve göle geri döndü.
Yumurtadan çıktınız, derenin serin sularında yaşama merhaba dediniz! Akademisyen, asker, yönetici, kamu görevlisi, polis, gönüllü, basın mensubu gibi farklı meslek sahibi sayısız insan sizin güvenle bugünü görmeniz için çalıştı. Şimdi Van Gölü'ne dönüş başladı.
Sizi de bir sürü tehlike bekliyor.
Umarım tüm tehlikeleri atlatır, Van Gölü'nün masmavi sularına kavuşur, bol bol beslenir büyür ve 3 yıl sonra yavru yapmak için siz de bu derelere dönersiniz.
Annelerinizin çabasını görmeyi bu yıl çok istedim ama kısmet olmadı. Şanslıyım ki sizi gördüm. Gözüm, yüzüm, kalbim aydınlandı!
Güle güle bebek inciler!
Yolunuz da bahtınız da açık olsun!
Gönlümüz sizinle!
Siz olmazsanız Van Gölü ıssız kocaman bir çöl olur!
Güle güle Van Gölü'nün sırları!
Güle güle Van Gölü'nün umutları!
Van Gölü'ne hiç girmemiş olabilirsiniz. Ama o, her yaz siz farkında olmadan yaşadığınız çevrenin daha serin, daha konforlu ve daha yaşanabilir olmasına katkı sağlıyor.
Sentinel-3 uydu verileri (21.07.2026) gösteriyor ki gündüz saatlerinde Van Gölü çevresindeki kara yüzeylerinin sıcaklığı 40°C'yi aşarken, Van Gölü'nün yüzey sıcaklığı 23–24°C civarında kalıyor.
Van Gölü, yüksek ısıl kapasitesi sayesinde kışın çevresindeki alanların aşırı soğumasını, yazın ise aşırı ısınmasını sınırlandırarak bölgenin iklimini düzenliyor. Bu doğal iklim düzenleyici etki; sıcak hava stresinin azalmasına, soğutma amaçlı enerji ihtiyacının düşmesine, tarımsal ürünlerin aşırı sıcaklık dalgalarından daha az etkilenmesine, yaşam konforunun artmasına ve iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlayan önemli bir ekosistem hizmetidir. @NecdetTakva
You may have never swum in Lake Van. Yet, every summer, without you even realizing it, it helps make the place you live cooler, more comfortable, and more livable.
Sentinel-3 satellite data (21 July 2026) show that while land surface temperatures around Lake Van exceed 40°C during the daytime, the lake's surface temperature remains at approximately 23–24°C.
Thanks to its high heat capacity, Lake Van moderates the regional climate by limiting excessive cooling of the surrounding land in winter and excessive heating in summer. This natural climate-regulating effect is an important ecosystem service that helps reduce heat stress, lowers the demand for cooling energy, lessens the impact of extreme heat waves on agricultural crops, enhances human thermal comfort, and strengthens the region's capacity to adapt to climate change. @CopernicusEU@ESA_EO@WMO@UNEP@NASAEarth
Sentinel-3 uydu verileri, Van Gölü'nde farklı sıcaklıktaki su kütlelerinin bir arada bulunduğunu gösteriyor. Bu sıcaklık farkları; rüzgâr ve yüzey dolaşımıyla birlikte yer yer güçlü akıntıların oluşabileceğine işaret ediyor. Özellikle Çarpanak Adası, gölün en sıcak bölgelerinden Van Körfezi ile en soğuk bölgelerinden Erciş Körfezi arasında adeta bir geçiş hattında yer alıyor.
İnci kefalinin binlerce yıldır süren kutsal yolculuğu, bugün Van İl @jandarma Komutanlığı ekiplerine emanet.
Engil Çayı'ndaki Jandarma Atlı Birlikleri, sadece bir balığı korumuyor; çocuklarımızın geleceğini, bölgenin geçim kaynağını, kültürel mirasını ve doğal zenginliğini koruyor.
Amasız, fakatsız, tavizsiz bir nöbet...
Korunan her inci kefali, geleceğe bırakılan bir miras. 🇹🇷🐟🐎
#İnciKefali #VanGölü #Jandarma
BABA ÇIRÇIR!
Fedakârlık
Sorumluluk
Koruyuculuk
Cesaret
Karşılıksız sevgi
Babayı tanımlayan vasıfların birkaçı...
Ve hepsi parmak kadar bir balıkta, Çırçır Balığı'nda Baba Çırçır'da toplanmış. Yavruları selametle yumurtadan çıksın diye, gece gündüz başında bekleyen, uyurken bile yuvanın girişine uzanarak kendini siper eden yiğit bir balık Çırçır Balığı.
Babalar günün kutlu olsun Çırçır Balığı. Seni seviyoruz!
Marmara'yı senin ve senin gibi sessiz sakinler için korumak için uğraşıyoruz!
Ne kadar başarılı olduğumuz tartışmaya açık ama çabamızdan, elimizden gelenin en iyisini yapmak için çırpınmaktan asla geri durmadığımızdan emin olabilirsin.
Yavruların çok, ömürleri uzun olsun!
Bendimahi Çayı'ndan üzücü bir manzara...
İnci kefali üreme göçünün tam ortasında, binlerce balığın kullandığı göç koridorunun bulunduğu köprü altına hafriyat dökülmüş. Doğanın binlerce yılda oluşturduğu göç yolunu birkaç kamyon hafriyatla kapatmaya ve bozmaya hakkımız yok.
Bu engelin acilen kaldırılması, inci kefalinin göç yolunun yeniden açılması gerekiyor.
Aradan 10 yıl geçti…
Çocuklar büyüdü, zaman değişti ama Van Gölü’nden akarsulara doğru süren o kadim göç hâlâ aynı heyecanla devam ediyor.
İnci kefali bu coğrafyada yalnızca bir balık değil; bu coğrafyanın hafızası ve hikâyesidir. @profmustafasari@m_makkus
Dünyada içinden balıkların göç ettiği başka bir şehir bulmanız çok zor. Van bu yönüyle Dünyadaki ender şehirlerden birisi. Akköprü deresine üremek için girmiş binlerce inci kefali. Binlerce yıldır devam eden kutsal bir yolculuk. Ancak bu güzelliğin yanında akarsuda gördüğümüz çöpler içimizi acıtıyor. Her gün onlarca insan bu noktaya geliyor, fotoğraf ve videolar çekiyor. Göç eden balıklarla beraber, derenin içerisindeki çöpler, sosyal medyada ve internette binlerce kişiye ulaşıyor. Bu durum sadece çevre kirliliği değil, aynı zamanda Van'ın tanıtımına da zarar veriyor. Çünkü dereye atılan her çöp sonunda Van Gölü'ne ulaşıyor. İnci kefalini korumak, Van Gölü'nü korumak ve şehrimizin doğal güzelliklerini gelecek nesillere aktarmak istiyorsak önce akarsularımızı temiz tutmalıyız. @zahir_soganda@SukruAkyuz@NecdetTakva
Akarsular ne kadar güzelse, onlara bırakılan çöpler de o kadar çirkin…
Akarsuya atılan her bir çöp, sonunda Van Gölü’ne ulaşıyor ve gölde birikiyor. Bu nedenle Van Gölü’nü korumak, akarsuları korumaktan başlar.
Arıtma tesisleri kurmak, çevre düzenlemeleri yapmak ve kurumların gösterdiği çaba elbette çok kıymetlidir. Ancak Van Gölü’nü korumak yalnızca kurumların görevi değildir. Göl kıyısında yaşayan, akarsu kenarında piknik yapan, bu havzada nefes alan herkesin sorumluluğu vardır.
Unutmayalım; Van Gölü’ne ulaşan her damla su gibi, her çöp de aynı yolculuğu yapar. Van Gölü’nün geleceği, hepimizin günlük tercihlerinde saklıdır. @profmustafasari
İNCİ KEFALLERİ ASLA GERİ DÖNMEZ!
Sevgili Selin-Serin-Serhat PARLAR inci kefalleri için harika bir şarkı yaptılar. Benim için tam bir bayram hediyesi gibi oldu. Ekibe çok teşekkür ediyorum. Çok duygulandım. Çocuklarımızın inci kefalini eğelenerek öğrenmeleri, onun yolculuğuna gönül dünyalarında müzikle eşlik edecek olmaları çok heyecan verici.
Umarım bu güzel çalışma Van Gölü çevresindeki çocuklarımız başta olmak üzere ülkemizdeki her çocuğun izlediği, öğrendiği, kendi hayatları için örnek aldığı bir sosyal etkiye dönüşür.
Ben hayatı, vazgeçmemeyi inci kefalinden öğrendim. Umarım sizlerin hayat yolu inci kefalinden kolay, direnciniz inci kefalinden fazla, umut ve hayalleriniz Van Gölü kadar eşşiz ve engin olur!
@EjDeRizM
İnci Kefalleri Asla Geri Dönmez! 🐟 Zıpla İnci Zıpla! (Prof. Dr. Mustafa ... https://t.co/3Fj0IPfXNP @YouTube aracılığıyla
İnci kefalleri, @tcvanvaliligi tarafından gerçekleştirilen çevre düzenleme çalışmalarıyla Van Kalesi ile buluştu. Van için tarih ve doğanın iç içe geçtiği harika bir gezi noktası ortaya çıktı.
Ziyarete gelen insanların çektiği fotoğraf ve videolar ise hem inci kefalinin hem de Van’ın tanıtımı açısından çok değerli bir katkı sunuyor.
Bu güzel çalışmada büyük emekleri olan başta Prof. Dr. Ali Özvan hocamız olmak üzere herkese teşekkürler. Şehrimize, doğa ile kültürel mirası bir araya getiren yeni bir güzellik kazandırılmış oldu.
#Van #VanKalesi #İnciKefali #VanGölü
Kut'ül Amare Zaferi'nin 110. yılı.
13 bin 300 kişilik İngiliz birliklerinin tamamı esir alındı, en büyük zaferlerden biri olarak tarihe geçti.
Halil Paşa #KutülAmare Zaferi’ni şu sözlerle yorumlamıştı:
"Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacak…”
MÜSİLAJ MI?
Değil.
10 Nisan'dan itibaren Tekirdağ kıyılarından başlamak üzere Marmara'nın farklı bölgelerinde suda renklenmeler görülmektedir. Kıyıda pas renginde, koyu yeşil veya sarımtırak bazen de yüzeyde kremsi formda görünen oluşumlar şimdilik müsilaj değil.
Kış boyunca kirlilik ve doğal süreçlerle biriken azot-fosfor, deniz suyu sıcaklıkları artınca bazı alg gruplarının aşırı çoğalmasına neden oluyor. Bugünlerde Marmara kıyılarında karşımıza çıkan olayın birinci nedeni redtide veya kızıl gelgit olarak adlandırılan bu durumdur.
İkinci neden ise yağışlar ve rüzgarla taşınan polenlerin kıyısal alanlarda birikmesi. Polen birikmesi daha çok turuncu renklerin hakim olduğu bir görüntüye neden olmaktadır.
Nisan ayının ilk iki haftası boyunca bütün Marmara kıyısal alanında yaptığımız örnekleme, ölçüm ve dalışlarda şimdilik müsilaja rastlamadık. Ancak görüş çok düşük ve alg artışı çok yüksek.
Marmara'nın kirlilik yükü azalmadığı sürece müsilaj riski hep var. Su sıcaklığı artışını takiben yeni bir müsilaj oluşumu ortaya çıkabilir.
Lütfen Marmara Denizi'ni atık çukuru olarak kullanmaktan vazgeçelim.
Çalışmayan arıtma tesislerini çalıştıralım. Marmara için bütçe ayıralım.
1 litre bile evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer atıkları arıtmadan denize boca etmeyelim.
Deniz ekosistemine ilişkin bilinici artırmak için her yaş grubunu kapsayacak şekilde eğitimler, bilbordlar, kısafilmler, oyunlar gibi farkındalık materyalleri geliştirip, etkinlikler yapalım.
Dünyanın en saygın bilim dergilerinden biri olan SEDIMENTOLOGY (SCI Expanded Q1) kapağında, @profmustafasari hocamızın objektifinden Van Gölü mikrobiyalitleri.
Bu kare, zamana ve bilime düşülmüş bir not gibi…
Van Gölü sadece bir göl değil;
Van Gölü, Van Gölü’nden daha büyük.
Şimdi sırada, Sayın Büyükelçimiz Emre Zeki Karagöl’ün başvurusunu yaptığı bu eşsiz oluşumların Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’nda yerini alması var.
@931_9813
Bendimahi Çayı’nın Van Gölü üzerindeki etkisi. Suyun taşıdığı hayat, gölde iz bırakıyor. Akarsular bu gölün can damarlarıdır. Van Gölü’nü korumak istiyorsak, önce onu besleyen akarsuları korumalıyız. Van Gölü’nü korumak, akarsularını korumakla başlar.
The impact of Bendimahi Stream on Lake Van. The life carried by water leaves its trace in the lake. Rivers are the lifelines of this ecosystem.
If we want to protect Lake Van, we must first protect the waters that feed it. Protecting Lake Van begins with protecting its rivers.
Van Gölü’nün eşsiz doğa harikası mikrobiyalitler, Guinness Rekorlar Kitabı’na girme yolunda. İlimizde bulunan Büyükelçi Sayın Emre Zeki Karagöl tarafından yapılan başvuruda ilk aşama geçildi. @profmustafasari hocamızın deyimiyle "Van Gölü Mercanlarının" (mikrobiyalitlerin) 100 ülkede 40 farklı dilde yayınlanan Guinness Rekorlar Kitabı’na girmesi, mikrobiyalitler ve onlara ev sahipliği yapan Van Gölü'nün tanıtımı için önemli bir adım olacak. @valibilmez@NecdetTakva
Bu özel değerlerimizin dünyaya tanıtılmasın 🌊📸 #VanGölü #Mikrobiyalitler #GuinnessWorldRecords
DENİZLERDEN AVLADIĞIMIZ BALIĞIN %71'İ HAMSİ, ÇAÇA, İSTAVRİT VE SARDALYADAN OLUŞUYOR!
2025-2026 av sezonu değerlendirmesine ilişkin görüşlerimin bir kısmı videoda.
TÜİK istatistiklerinde 85 balık türü yer alıyor. Veriye 2024 verilerine göre denizlerden avlanan ~290 bin tonun 206 bin tonu hamsi, çaça, istavrit ve sardalyadan oluşmakta. Bu dört küçük pelajik balık türünün avcılık içindeki oranı %71, geriye kalan 81 türün oranı ise sadece %29.
Ama işin özeti şu: Aşırı avcılık, kirlilik, iklim değişikliği gibi etkilerle deniz ekosisteminin sınırlarını zorluyoruz. Yolun sonu uzakta değil!
Besin piramidinin üst basamaklarında yer alan karnivor, büyük türler anılan etkilere bağlı olarak azaldı. Deniz suyu sıcaklıklarında iklim değişimine bağlı yükseliş plankton artışına neden oluyor. Üst basamaktaki avcı balıklar azaldığı ve besin bol olduğu için ortam denizanaları ile küçük pelajiklere yani hamsi, çaça, sardalya, istavrit gibi türlere kalıyor. Son yıllarda avcılık rakamlarına bakıldığında durum net bir şekilde görülüyor.
Bu gidişat balıkçılık sektörümüzü gittikçe endüstriyel balıkçılığın hakim olduğu, küçük ölçekli balıkçıların ekmek paralarını bile çıkaramaz hale geldiği bir yöne doğru götürüyor.
Ancak etkili balıkçılık yönetimi kararları alınmadığı takdirde endüstriyel balıkçıların iyi günleri de çok uzun sürmeyebilir.
Zira avın içindeki küçük balık oranı artıyor, neredeyse avlanılan her 3 balıktan birisi balık unu-yağı fabrikalarına gidiyor. Maliyetler yükselirken, balık satış fiyatları aynı oranda artmıyor. Yani sektörün kârlılığı oransal olarak düşüyor. Diğer bir ifadeyle tekneler harıl harıl denizi sömürüyor, işçilere ödeme yapılıyor, tüm sistem tam kapasite çalışıyor ama sezon sonunda tekne sahibinin cebinde yeterli para kalmıyor. Sezon boyunca binlerce kasa balık tutmuş bir balıkçı gelecek ay cebinde arabasının kaskosunu yenileyecek para kalmadığından yakınıyor.
Çare mi?
Hep söylüyoruz: Balıkçılık yönetiminde rotayı tür esaslı yaklaşımdan ekosistem esaslı yaklaşıma doğru değiştirmek gerek!
Artık çok avlanan türlere göre düzenleme yapmaktan vazgeçip ekosistemi bütünsel olarak yönetmek zorundayız.
Aşırı avcılığı körükleyen yanlış destekleri ve diğer uygulamaları durdurmalıyız.
Endüstriyel avcılığın payı azalırken, küçük ölçekli balıkçılığın payı artmalı.
Balıkçılık yönetimi uygulamalı bir bilim alanıdır. Ezbere iş yapmak yerine bilimi esas almalıyız.
Denizleri çöplük olarak kullanmaktan vazgeçmeliyiz.
İklim değişimi, müsilaj, şiddetli hava olayları gibi bundan sonra balıkçıları daha çok etkileyecek zararlara karşı sektöre yönelik sigorta sistemi geliştirmeliyiz.
@AA_Yesilhat@birizozbkr