10.608
Anlamakta zorlanıyorum.
Şu sergi 26 Haziran’da açıldı? Kaçımız merak etti, kaçımız gitti, gördü? Nedir bu serginin konusu biliyor musunuz?
İslam tarihinin en büyük astronomi ve matematikçilerinden, büyük Osmanlı alimlerinden İstanbul Rasadhanesi’nin kurucusu Takıyyüddin Râsid’in doğumunun 500. senesinin hatırasına hazırlandı.
Sadece yazma eserler değil, devrin en gelişmiş teknolojik aletleri de sergileniyor.
Muhteşem bir sergi.
Kaç kişi ziyaret etti, şu ana kadar biliyor musunuz?
10.608
İki aylık ziyaretçi sayısı.
Dünyada ikincisi yok, olamaz da.
Çünkü eserleri yok, Takıyyüddinleri yok, TÜYEK’leri yok.
Ama bizde de merak yok, ilgi yok, heyecan yok, aidiyet yok. Yok da yok.
Ama lafa gelince…
GÖKKÜRE Değişimler Çağı Şafağında Osmanlılarda Matematik Bilimleri Sergisi
📍 TÜYEK Sergi Salonu / Rami Kütüphanesi
Bakın..
20 yılını Süleymancılar cemaatine adamış,bu şahsın..
8.5 dakikalık şu itiraf niteliğindeki videosunu
izledikten sonra..
Yok artık diyeceksiniz..
Bu çok kıymetli,video..
Operasyondan önce çekilmiş..
Mutlaka izleyin,izlettirin..
Videonun bol bol yayılmasını sağlayın
Hz. Muhammed’in ﷺ Peygamberliğini Gösteren Çarpıcı Bir Olay
İngiliz araştırmacı Paul Williams, İslam’ı kabul etme sürecinde kendisini en çok etkileyen delillerden birinin, Hz. Muhammed’in ﷺ oğlu İbrahim’in vefatı sırasında yaşanan güneş tutulması olduğunu anlatıyor.
İbrahim henüz bebekken vefat ettiğinde güneş tutulması meydana geldi. İnsanlar, “Güneş, Peygamber’in oğlunun ölümü nedeniyle tutuldu” dediler.
Ancak Hz. Muhammed ﷺ bu düşünceyi reddederek şöyle buyurdu:
«“Şüphesiz güneş ve ay, Allah’ın ayetlerinden iki ayettir. Hiç kimsenin ölümü veya hayatı sebebiyle tutulmazlar.”»
Paul Williams’a göre bu olay, Hz. Muhammed’in ﷺ gerçekten Allah’ın peygamberi olduğuna dair kendisini ikna eden önemli göstergelerden biridir.
Çünkü başka biri böyle bir durumda yaşanan olayı kendi lehine kullanarak peygamberliğini güçlendirmeye çalışabilirdi. Hz. Muhammed ﷺ ise bunu yapmamış, aksine insanların yanlış yorumunu düzeltmiştir.
Kur’an-ı Kerim’de de şöyle buyurulur:
“O, hevâ ve hevesinden konuşmaz. Onun konuşması ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.”
(Necm Suresi, 53/3-4)
@akiluno_a
Milli Savunma Üniversitesi'nde bir asteğmen salavat getirip mezuniyet duası okudu. Şair diyordu ya hani:
"Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek.
Ve bir devrim, evvela devrimi devirecek."
This is Sheikh Farouk Ramadan.
Yesterday afternoon, he and his family were attacked by settler-terrorists on their own land. Farouk managed to disarm one of the attackers. He took the settler's rifle and shot and killed two terrorists in a clear act of self-defence.
In response, Israeli soldiers murdered him and three of his family members. Israeli government and media portrays him as the terrorist, and the actual terrorists as the victims.
Don't let them push this narrative. Farouk had the full legal and moral right to resist against the genocidal terrorists who invaded his land.
🇯🇵 Müslüman olan Japonlara "Hayatınızdaki en büyük değişim ne oldu?" diye soruldu:
-"İyi günde de kötü günde de her zaman Allah'ı hatırlayabilmemiz..."
-"Günde beş vakit namaz kılmaya başlamış olmam..."
-"Hayatımda olan biten her şeyi bir hediye, Allah'ın bir planı olarak görebilmek..."
-"Her zaman Allah'a 'Elhamdülillah' diyebilmek, O'na şükretmek..."
-"Bizler ahlaki değerlerimizle bir manada zaten 'uyuyan Müslümanlar'dık."
Müslüman Olan Amerikalı Genç: ��Seküler Türkler Beni İslam’dan Vazgeçirmeye Çalıştı!”
▪️ Müslüman bir Amerikalı genç, Türkiye’deki seküler kesimin İslam’a yaklaşımını eleştirdi.
▪️ Türkiye’deki seküler çevrenin kendisini İslam’dan soğutmaya çalıştığını savunan genç, “İslam’ı öğrenmek istediğimi söylediğimde ‘Müslümanlar eşlerini döver’ gibi çılgınca fikirleri kafama soktular. Türkiye’nin seküler tarafı gerçekten çok üzücü” dedi.
▪️ Sekülerlerin Batı hayranlığına tepki gösteren Amerikalı genç, “Amerika’da doğup büyümenin nasıl bir şey olduğunu bilmiyorlar” dedi.
🔴 Selçuk Bayraktar:
— Nuri Demirağ'ın uçakları niye gömülmüş? Niye kullanıma sokulmamış?
— Neden Vecihi Hürkuş, Yeşilçam tarafından bir parodi karakteri haline dönüştürülmüş?
— Bu adam gazi pilot, Kurtuluş Savaşı'nda savaşmış, hatta Azerbaycan'da esir düşmüş Nargin Adası'nda. Düşmanın pençesinden yüzerek kurtulup gelmiş bir adam, büyük bir kahraman bir adam.
— Biz bununla niye dalga geçiyoruz? Neden dalga geçiliyor?
🔴 ABD'li emekli Albay Douglas Macgregor:
▪️Türklere İsrail ile savaşa girmemeleri için F-35 rüşveti veriyoruz.
▪️Onların kenarda oturmasını istiyoruz. Onları kavgaya dahil etmek istemiyoruz.
▪️Erdoğan, "Bana F-35'leri verin barış olsun" diyor. Sorunumuz şu ki, dostumuz Erdoğan, Donald Trump'tan çok daha zeki.
▪️Çünkü Erdoğan sadece 'Tamam kenarda duruyoruz, karışmayacağız' demekle yetinmez. Bu geçici bir süre için böyle... Bunu İsrailliler de çok iyi biliyor.
▪️Yıllar önce İsrail'de yaptığım bir askerî sunumda şunu söylemiştim: Bölgede İsrail için tek gerçek varoluşsal tehdit Türk Devleti'dir.
▪️Herkes bana deliymişim gibi bakmıştı. Sonra şöyle demiştim: Şimdi siz İran ile birbirinize füze ve bomba atabilirsiniz. Ancak İranlılar İsrail'i işgal edemez. İsrail'i Türkler işgal edebilir. Sizler Osmanlıların yüzlerce yıl boyunca yönettiği topraklarda yaşıyorsunuz.
▪️Trump savaşı önlemeye çalışıyor ama bunun işe yarayacağını sanmıyorum. Çünkü bence İslâm bir bütün olarak birleşiyor.
▪️Arap Yarımadası'ndaki zengin, varlıklı elitleri unutun. Asıl Müslümanlardan bahsediyorum. 'İslâm evi'nin içinde yüzlerce yıldır görmediğimiz ölçekte büyük bir ittifak ortamı var.
📌 Darbecilerin İstanbul’daki stratejik hedefleri nelerdi ve o noktalarda neler yaşandı?
📌 FETÖ'nün 15 Temmuz ihanetine giden süreç nasıl gelişti?
🎙️Anadolu Ajansı İstanbul Haberleri Müdürü Enes Can anlattı.
Tamamı için 👇🏼
https://t.co/kA93NOxdD6
📌 Bulgar yazar Sophia Proneikos,
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde en etkileyici bulduğu anları paylaştı:
Tarih, beni şaşırmaktan asla vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiç kaybolmaz. Sadece kendini o kadar zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki, modern insanlar buna törensel protokol demeye başlar.
Tam da bu yüzden, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin en büyüleyici sahnesi, müzakere masasının etrafında gerçekleşmedi. Bu sahne, ilk el sıkışmadan hemen önce yaşandı; yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, dünyanın en eski askeri bandosu olan "Mehter"in sesiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne hoş geldin derken, önlerinde Osmanlı İmparatorluğu'nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi üniformalı askerler duruyordu.
Ne muhteşem bir tarihsel süreklilik hissi: Savaş sonrası dünyanın sembolü olarak 1949'da kurulan bir askeri ittifak, kökenleri on üçüncü yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na giriyor. Mehter asla sıradan bir askeri bando değildi, bir silahtı. Osmanlı orduları Belgrad'a, Konstantinopolis'e, Rodos'a, Mohaç'a veya Viyana'ya doğru ilerlerken duyulan ilk şey, devasa "kös" davullarının gök gürültüsüydü; ardından "zurnalar"ın keskin sesi, sonra pirinç trompetler ve çarpan zil sesleri geliyordu; çünkü müzik sadece orduyu eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı; amacı askerleri eğlendirmek değil, savaştan çok önce düşmana bir imparatorluğun bizzat onlara doğru geldiğini söylüyordu.
Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu ile karşılaşmalarından sonra Batı ordularının kademeli olarak Osmanlı davullarını, zillerini ve sözde "Türk usulü"nü benimsemesi tesadüf değildir; bu usul daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven'ın müziğine bile yolunu bulacaktı, çünkü bazen tarih bir medeniyeti kılıçla fethetmez.
Bir ritim yeter.
Ve tam da bu yüzden bu töreni bu kadar büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu'nu canlandırmaya çalışmıyor diye değil, Türkiye'nin büyük medeniyetlerin her zaman anladığı bir şeyi anladığını fark ettiğim için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve o dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini sadece nutuklarla anlatmazlar,
çünkü bazen birkaç davul vuruşu yeter.
@Pergament_F
🇺🇸 Amerikalı Gazeteci Abby Martin'den Şok Eden İsrail Gözlemleri:
➖ 1932'de Berlin'e giriyormuşum gibi hissettim.
➖ Gerçekten kendimi tamamen iğrenmiş hissettim.
➖ Duyduklarıma inanamadım.
➖ Yani sadece birkaç adım yürürken, ne kadar beyaz olmama rağmen, "Arap mısın? Arap mısın?" dediler.
➖ Ben de "Ne? Ben bir Amerikalıyım" dedim.
➖ "Oh, güzel. O zaman Araplar hakkında konuşabiliriz."
➖ "Filistinlilerden ne kadar nefret ettiğimiz hakkında konuşabiliriz."
➖ O zamanlar yaklaşan tehlikeyi, gerçekleri gördüm.
➖ İsrail toplumunun içinden bir umut gelmeyeceğini gördüm.
➖ Tüm mültecilerin dışarı atılması için çağrı yapılan mitinglere gittim.
➖ Biliyorsunuz, bize İsrail'in Holokost mağdurları ve soykırım mağdurları için güvenli bir sığınak olduğu söylenmişti.
➖ Peki o zaman neden tüm Afrikalı mülteciler Necef Çölü'nün ortasındaki bir toplama kampına konuluyor?
➖ Neden orada hiçbir Afrikalı mülteci istemiyorlar?
➖ Etiyopyalı mültecileri vitrin malzemesi olarak kullanıyorlar ama sonra üremelerini istemedikleri için onlara zorla Depo-Provera doğum kontrol ilaçları veriyorlar.
➖ İsrail toplumunun doğası bu.
➖ Burası bir etno-devlet ve üstünlük ile nefret üzerine kurulu, çünkü Siyonizm budur.