Hayırdır @TurkTelekom ?
Siz sukukun ne olduğunu bilmeden mi sukuk ihraç ediyorsunuz?
600 milyon dolarlık SUKUK ihraç etmişsiniz. Faaliyet raporunuza gelince karşısına utanmadan “Kupon faiz oranı %6,50” yazmışsınız.
Bu nasıl bir finansal cehalettir?
Sukuk ihraç edecek kadar İslami finansı biliyor ve piyasadan 600 milyon dolar fon temin edecek kadar sistemden faydalanıyorsunuz da sıra sistemin en temel kavramlarına saygı göstermeye gelince sukuka “faizli kupon” muamelesi mi yapıyorsunuz?
Siz sukuku tahvil mi zannediyorsunuz?
Müslüman yatırımcı sukuku, adına farklı bir etiket yapıştırılmış tahvil olduğu için tercih etmiyor. Tam aksine, faizden kaçınmak ve İslami finansa uygun bir yatırım yapmak istediği için tercih ediyor. Siz de bu hassasiyete hitap edip kaynak topluyorsunuz.
Sonra dönüp aynı yatırımcıya “kupon faiz oranı” demek nedir?
Bu finansal cehaletiniz basit bir terminoloji hatası olarak geçiştirilemez. Bu, faydalandığınız finansal sistemin mahiyetini anlamamak ve daha da kötüsü dalga geçmektir. O sistemin yatırımcısının hassasiyetiyle alay etmektir.
Rapordaki Eurobond satırından “kupon faiz oranı” ifadesini alıp sukuk satırına aynen yapıştırmışsınız. Meselenin kurumunuzda veya "uzman" kadronuzda ne kadar yüzeysel ele alındığı anlaşılıyor.
İslami finansının kavramları sizin gelişigüzel değiştireceğiniz kelimeler değildir. İslami finans ekosistemi ise ihtiyaç duyduğunuzda 600 milyon dolar kaynak devşireceğiniz bir finansman havuzu hiç değildir.
"Biz bu ekosistemin hassasiyetleriyle ilgilenmiyoruz, yalnızca sizden ve ürünlerinizden faydalanıyoruz." diyorsanız bunu açıkça ifade edin.
CFO’nuz ve finans yöneticileriniz sukuk ile tahvil arasındaki farkı bilmiyorsa öğrenmelidir. Biliyor ve buna rağmen böyle yazıyorlarsa, Müslüman yatırımcının hassasiyetine karşı bu lakaytlığın izahını yapmalılar.
Türk Telekom’u bu özensiz ve saygısız dili düzeltmeye ve kamuoyundan özür dilemeye davet ediyorum.
Sukuk ihraç ediyorsanız önce ne ihraç ettiğinizi bilin.
@TTDestek@TTMedyaMerkezi
https://t.co/dHotkYMxJc
Şimdi @fbcfon'unu neden seviyorum ve neden biriktiriyorum sorusuna, herkesin anlayamayacağı bir cümle ile cevap vermek istiyorum.
"Çünkü önceliği getiri değil, "Hassasiyet"
3 kuruş fazla para kazanacağım diye #HalkaArz gelirini faize yatıran şirketleri almıyor, arındırma oranı yüksek olan mecburen katılım endeksinde yer alan şirketleri almıyor. (#MEYSU'yu anında satmış mesela 👏)
Bilançosu kötü şirketleri, sırf tahtası götürülüyor diye almıyor. Ticaret yapıp para kazanmaya çalışan şirketlere ortak oluyor, onları taşımaya, onlardan para kazanmaya çalışıyor. (-ki şu ortamda çok zor)
Yatırımcıları için de elinden geleni yapıyor. Verimli kâr payı dağıtmaya çalışıyor, kurulduğu günden bugüne kadar olan tüm arındırma işlemleri kendi cebinden, yönetim ücretinden yaptı mesela 👏 (Arındırma yapan başka bir fon duydunuz mu ?)
Millet daha çok kazanmak için yönetim ücretini arttırırken @fbcfon gitti yönetim ücretini %2,5'a düşürdü. 17,5 Stopajdan muaf olmak için risk alıp hisse oranını %51 ve üzeri tutmayı taahhüt etti. (14.09.2026 itibaren alıp 1 yıl elinde tutanlardan stopaj kesilmeyecek.)
Kısacası #KatılımEndeksi yatırımı yapan yatırımcılara, hassas bir fonun nasıl olması gerektiğini, paradan daha değerli şeylerinde olduğunu uygulamalı olarak gösteriyor.
Neyde vizyonumuz;
Helal "0", Haram "1"den büyüktür.
İşte #FBC bu vizyonun, fon tarafındaki tek temsilcisi arkadaşlar. Böyle devam ettikçe, bende biriktirmeye ve desteklemeye devam edeceğim inşaAllah.
Sizlerede, gelecekte daha hassas yatırım araçları kurulmasına örnek olacak bu fonu incelemenizi ve karınca misalı bir damlada olsa taşımanızı öneririm.
#Borsa #HelalKazanç
FBC - Ağustos 2026 Portföy Dağılımı; https://t.co/hDZAxzIFEi
"Portföyümüz hâlihazırda son güncellemelere uygun olup, yatırımcılarımızın hassasiyetlerine yönelik değişiklikler de ivedilikle gerçekleştirilmiştir."
#KatılımEndeksi#Temettü
“Doğduğu gün, öleceği gün ve yeniden diriltileceği gün Yahya’ya selam olsun.” (Meryem Suresi, Ayet 15)
Allah’ın Yahya Aleyhisselam’ın doğum gününü kutladığı gibi biz dahi “içimizden gönderilen, sıkıntıya uğramamız kendisine ağır gelen, bize çok düşkün olan, müminlere karşı şefkat ve merhametle dolu olan” en değerlimiz, en sevdiğimiz Muhammed’inﷺ doğduğu güne selam olsun der, kutlarız.
Prof Dr. Nevzat Tarhan,
“Zeki ve çalışkan, bilgisayar mühendisi olmuş; hackerlık yapıyor.
Kimyacı olmuş, sentetik esrar üretiyor.
Hekim olmuş, yenidoğan çetesi kuruyor...
Demek ki zeki ve çalışkan olmak yetmiyor.
Erdem ahlakını öğretmek gerekiyor!”
Geçen gün sizlerin sayesinde evimize bir umut ışığı girmişti ki, dün her şey bir anda silinip gitti…
Çok üzgünüm, çok…
Instagram ve X hesaplarımız, Yusuf’umla ilgili paylaşımlar nedeniyle Türkiye’de kısıtlandı. Hâlbuki kötü bir niyetimiz yoktu. Kızılcahamam Meclis üyesi Fatih Oral’ın öldürdüğü oğlumuzun hakkını arıyorduk.
Ben normalde X’i hiç kullanmam bile. Sadece ayda bir kez Gazze yardım videosu paylaşırdım. X’teki kamuoyu baskısı birilerini rahatsız etti sanırım.
Şu an boğazıma kadar doluyum ama yine de “Hasbunallahi ve ni’mel vekil” diyorum.
Bu hesabımı yeni açtım. Lütfen bu videoyu RT yapalım ve #AlperYusufPolataAdalet diyelim.
Allah için bizi yalnız bırakmayın. Olay sıcakken el verip, zaman geçtikçe unutmayın. Allah hepinizin evlatlarını korusun..
Şimdi ben bu işin aslını astarını bilmiyorum. Ama evladını yeni kaybetmiş birinin hesaplarının böyle peşpeşe kapatılması da normal görünmüyor. Birileri görür bakar diye alıntılıyorum.
Bu hesap kapatma işinin 1 günde kararı alınıp uygulanan bir şey olmadığını Muhbir olayından biliyoruz.
Eğer birisi siyasi bağlantılarını evladını toprağa vermiş birini susturmaya kullanıyorsa bu Allah'ın gazabını celbeder.
Benim kudretim duyurmaya yeter. Böyle bir zulüm hali varsa engellemeye yeten takatince mükellef olur.
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak din, dil ve ırk ayırt etmeksizin insani yardım faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.
Gazze başta olmak üzere Filistin’de yıllardır devam eden abluka, işgal ve sistematik ihlaller milyonlarca insanı temel yaşam haklarından mahrum bırakmaktadır. Siviller, özellikle kadınlar ve çocuklar ağır bir insani yıkımın içinde katledilmekte ve yaşam mücadelesi vermektedir.
İsrail’in uyguladığı politikalar bir apartheid rejimidir! Sivillere yönelik saldırılar, zorla yerinden etmeler, altyapının yok edilmesi ve Gazze’ye uygulanan abluka kabul edilemez bir hukuksuzluk düzeni oluşturmaktadır!
Bu süreçte yaşanan ağır sivil kayıplar ve yıkım, insanlık vicdanında derin bir yara açmaktadır.
Bütün bu tablo karşısında insani yardım çalışmalarının durması mümkün değildir. Çünkü mesele siyaset değil, doğrudan insan hayatıdır.
Dünyanın farklı ülkelerinden yola çıkan sivil insani yardım girişimleri bu ağır tabloya dikkat çekmek ve abluka altındaki halka yardım ulaştırmak amacı taşımaktadır. Bu hareket, farklı ülkelerden insanların katıldığı tamamen sivil bir vicdan eylemidir. Ortaya çıkan filolar ve gösterilen tepkiler, herhangi bir siyasi görüşten bağımsız olarak dünyanın dört bir yanındaki vicdan sahibi insanların doğal bir refleksidir. Katılımcılar farklı ülkelerden, farklı kimliklerden gelse de ortak noktaları insani bir sorumlulukla hareket etmeleridir. Bu girişim, tamamen sivil ve insani bir dayanışma çağrısıdır!
Çağrımız nettir: İsrail uluslararası hukuka uymak zorundadır, sivillere yönelik saldırılar derhal durmalı ve insani yardımın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır!
İHH olarak nerede bir mazlum varsa orada olmaya, insani yardım ulaştırmaya ve insan onurunu savunmaya devam edeceğiz.
Ey Alemlerin Rabbi 🤲
Biz aciz kaldık, çaresiz kaldık. Bir olup, birlik olup bu zulmü durduramayı başaramadık.
Ne saldırabildik, ne tehdid edebildik, ne de karşılarında durabildik. Sözüm ona Müslüman ülkeler olarak protesto edemedik, boykot etmeyi bile beceremedik !
İnsanların topraklarına çöktüler, evlerini dümdüz ettiler, mallarını gasp ettiler, kadınları, çocukları yaşlı-genç demeden tüm insanları katlettiler, durduramadık.
Şimdi de esir aldıkları mahkumları idam edecekler !!!
Bizim ise senden yardım dilemekten başka yapacak hiç bir şeyimiz yok. Sen bu gariplere, çaresizlere, kimsesizlere yardım eyle Allah'ım.
Hiç şüphe yok ki sen, duaları kabul eden ve her şeye gücü yetensin 🤲
#FREEPALESTİNE #FİLİSTİN
Madem öyle ciddili yazayım.
Ahalisi Müslüman olan bir ülkede Ramazan ayının çocuklar nezdinde bir neşeye, bir şenliğe dönüşmesi gayet doğaldır. Devletin bakanlıkları vesair mekanizmaları ile bu neşeye, bu şenliğe kaynak aktarması, imkan sağlaması tabiidir.
İster Müslüman olsun, ister başka dinden gündeminde Ramazan olmayan ailelerin ve çocuklarının bu neşeye, bu şenliğe katılmaması da elbette normaldir.
Normal olmayanı şudur. Sözgelimi 31 Aralık akşamları devlet bütün gücüyle meydanları, yolları, trafik düzenini yılbaşı gecesine göre düzenler ve biz yılbaşı ile hiç ilgilenmeyen insanlar olarak "buraya niye kaynak aktarıyorsun?" demeyiz devlete. Ne bileyim ben, Kars'a hiç trenle gitmedim ama devletin Kars'a tren yapmasını son derece normal bulurum mesela.
Diyeceğim şudur: Ahalisi Müslüman bir ülkede Ramazan neşesi, Ramazan atmosferi var diye kızılmaz yahu. Katılmazsın, sükut geçersin falan ama mesela "niye çocuklara Ramazan ile ilgili kitap dağıtıyorsunuz?" diye yükselmenin manası nedir?
Yahu şöyle düşünün. Siz senelerce bizi Kamalizmle, yılbaşı ile, Batı ile ilgili enforme ettiniz de ne oldu? Kamalist olmadık, yılbaşı kutlamadık, Batıya iman etmedik.
İki kitap dağıtıldı, bi ilahi patladı gitti diye bir şey olacağı yok yani. Sadece Müslüman ahali, hassasiyetleri bunca gözetildi diye sevinçli. Sizin üzülmenizi gerektiren bir şey yok ortada.
Benim inandıklarıma sıçrarsan sana çamur olurum
Benim inandığıma var sen inanma ama sessizce
Lakin kükrersen sesine sarmaşık olurum
Senin dünya görüşün benim bakışıma perde olamaz
Lakin duvar örersen balyozun olurum.
Biz buyuz ,
Toplanmak için dağılırız🌹
Taha çok önemli bir konuya parmak bastı aslında...
Düdüklü tencereleri bilirsiniz bir basınç sübabı vardır Bu sübap tencerenin patlamaması için dengeyi sağlar...
Mesele 30 Euro meselesi bile değil aslında, Türk milleti çok yoruldu Sayın @RTErdogan ve en ufak bir eğlence kişisel hareket mutluluk alanı İnanılmaz bir şekilde kısıtlanıyor ve ilk defa sübap hızla kaçırmaya başladı...
Uber yasak, PayPal yasak, Booking yasak, yurt dışından alışveriş O da yasak bir hobi geliştirelim O da yasak En azından üç kuruşluk zevklerimiz olsun o da yasak...
Peki vatandaş içinde bir anket yapılsa kaç kişi Uber yasağına Paypal yasağına booking yasağına veya bu alışveriş yasağına destek verir...
Yıllardır her türlü ekonomik zorluğa sıkıntılara değişen politika ve süreçlere bir şekilde ayak uydurmaya çalışıyor halk ama en sonunda kitlesel olarak patladı bir meselede...
Sayın Cumhurbaşkanım siz siyasetin en temelinden gelen bir insansınız yola çıktığınızda mücadele ettiğiniz konuların başında yasaklar geliyordu Geldiğimiz noktada bu konuda son birkaç senede inanılmaz bir kötüye gidiş var halk için...
Gerçekten de sıradan vatandaş artık bir hareket alanı istiyor kendini mutlu hissetmek Özgür hissetmek istiyor Her şey böyle lobilerin iş adamlarının çıkar gruplarının çıkarlarına göre ayarlanırsa bunun ne topluma ne siyasete hiçbir faydası olmaz...
Şu son süreç gösterdi ki halk ciddi anlamda mutsuz ve daha kötüsü umudunu kaybediyor...
Artık dijital çağdayız Avrupa'da yasak var denilince insanlar açıp bakabiliyorlar ve Bunun doğru olmadığını görüyorlar bu daha da büyük öfke yaratıyor...
İlgili bütün makamlar lütfen bu konularda halkın artık ne kadar yorgun olduğunu fark edin ve bu ülkede gerçekten Sessiz sedasız yaşamaya çalışan insanlara zulmü reva görmeyin, çünkü halka rağmen yönetmelik, kararname, kanun yapılmaz...
Gazze’ye konteyner girmesi için toplum olarak ayaklanmalı, sesimizi yükseltmeliyiz!
Çadırda yaşanmaz!
Çadırda bir hayat geçmez!
Yeterince onurları ayaklar altına alınan Gazze halkına konteyner gidebilmesi için elimizden geleni yapmalıyız!
Ey Gazze'yi kendine dert edenlere..
Sessinizi her zamankinden daha yükseltin Gazzeliler su altında kalıyor.
Savaş bitmedi aksine farklı bir yüzle Gazzelileri vuruyor..!!
Sudan’da olan bitenler bir yanıyla çok karmaşık ama bir yanıyla basit bir hırsızlık. Olan masum halka oluyor.
Burası da Gazze gibi gündem edilmeli yoksa katliam bitmeyecek.