1/8 🚨 ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ACİL SERVİSİNDE NE OLUYOR?
Antalya'nın en büyük hastanesinde hasta güvenliğini tehdit eden ciddi bir yönetim krizi yaşanıyor.🧵
7/8 📋 Yetkili makamlara resmi ihbarda bulunuldu.
Konu; Sağlık Bakanlığı'na iletildi. Talep edilen: ✅ İdari soruşturma başlatılması ✅ Çalışma barışının yeniden tesisi ✅ Kamu zararının önlenmesi
Sayın bakanım @drmemisoglu
Sayın YÖK başkanım @erolozvar#YDUS kontenjanları hâlâ açıklanmadı.
Sınav yapıldı, sonuçlar açıklandı ama tercih süreci hâlâ başlatılmadı.
Meslektaşlarımızın hayat planları, kariyer adımları belirsizlik içinde bekletiliyor.
Bu gecikme artık sadece mağduriyet değil; eziyete dönüşmüş durumda.
Bu belirsizlik daha fazla uzamamalı…
Ben bir gastroenterolog olarak yazıyorum:
Acil servisler artık sağlık hizmeti değil, toplumsal öfkenin ve tahammülsüzlüğün boşaltıldığı alanlar haline geldi.
Dakikada bir hasta bakmaya zorlanan hekimlerin, triyaj yaparken hastaya öncelik sırasına göre davranması gayet normaldir.
Kapısı herkese açık olan bir acilde, sırası gelmeden hekime yaklaşan her hastaya “hemen bakmak zorundasınız” denemez.
Burası market değil, önce yaşamı tehdit edenler önceliklidir.
Hekimler bağırmak için değil, günde 300-400 hasta arasında ayakta kalmaya çalışırken, tükendikleri için bu hale geliyor.
Yargı dağıtan değil, sistemin yükünü sırtlayan tarafız.
Ama linç kültürü her geçen gün biraz daha üstümüze çöküyor.
Bu ne kadar daha böyle gidecek bakalım…
@rojdaaltintas@saglikbakanligi 10 yıldır acil tıp uzmanıyım.Kalbi durmuş bir emboli hastasına litik vererek hayata döndürmenin tarifsiz mutluluğunu da, şikayetini abartan hastalarla yaşadığım tükenmişliği de gördüm.Zamanla anladım ki, bu coğrafyada herkes kendisini en acil, bizi ise birer makine gibi görüyor.
Acilde çalışan hekimler kahramanlar. Sonu gelmez, "çoğu acil OLMAYAN" hasta seli ile ilgileniyorlar. Kimsenin psikolojisi böyle bir durumu uzun süre kaldıramaz. O hekimlerin yerinde 5 dakika dayanamazdınız.
@rojdaaltintas@saglikbakanligi 10 yıldır acil tıp uzmanıyım.Kalbi durmuş bir emboli hastasına litik vererek hayata döndürmenin tarifsiz mutluluğunu da, şikayetini abartan hastalarla yaşadığım tükenmişliği de gördüm.Zamanla anladım ki, bu coğrafyada herkes kendisini en acil, bizi ise birer makine gibi görüyor.
Hastaneler Çalışma Alanı mı? Can Pazarı mı?
10 Nisan 2025 tarihinde saat 21.00 sularında, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Dahili Sarı Alan’da görev yapan hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız, yine bir şiddet olayının hedefi oldu.
Muayenesi yapılan bir hasta yakını, “Hastama bir şey olursa hepinizin gününü gösteririm” diyerek tehditler savurdu. Ardından acil servis doktoru Y.K. ile sözlü tartışmaya girdi.
Tartışmaya dahil olan sekreter Y.M.’ye hakaret ve küfür eden hasta yakını, yaklaşık yarım saat sonra kalabalık bir grupla hastaneye geri döndü. Sekreter Y.M. bu grup tarafından hedef alınarak tehdit edildi ve kalabalığın arasında darbedildi. Saldırgan gruptan bir kişinin cebinden çıkardığı bıçakla saldırı girişimi ise sağlık çalışanları tarafından engellendi.
Acil serviste görev yapan hekim ve çalışanlar, can güvenlikleri olmadığı için alanı terk etmek zorunda kaldı.
Buna rağmen hekimler ve sağlık çalışanları, şiddet uygulayan hasta yakınına hizmet vermeye zorlandı.
Sağlıkta şiddetin önlenmesi için öncelikle hastane yöneticileri ile Sağlık Bakanlığı’nın, şiddet uygulayanlara yaklaşımlarını değiştirmeleri gerekiyor!
Hiçbir hekim ve sağlık çalışanı, şiddet uygulayan kişilere hizmet vermeye zorlanamaz!
Bu tür yaklaşımlar, bırakın sağlıkta şiddeti engellemeyi, bilakis teşvik etmektedir!
Sağlıkta şiddet münferit değil, yapısal bir sorundur!
Güvenli çalışma ortamı talebimiz ertelenemez ve görmezden gelinemez. Acil gerçekleşmesi gereken haklı ve meşru bir taleptir!
Sağlıkta şiddet girişiminde bulunanlara sağlık hizmeti verilmemeli,devletimiz sert yüzünü bu vandallara göstermelidir.
#SağlıktaŞiddeteSıfırTolerans
@saglikbakanligi@antalyaism@drmemisoglu
En başta kendi camiası dışlamış, gereken reaksiyonu göstermiş ✔️
Üniversite hemen aksiyon almış,açığa almış ✔️
Bakanlık gereken açıklamayı yapmış ✔️
Adli merciler soruşturmasını açmış ✔️
TERS KELEPÇE ❌
BUNDAN SONRAKİ HER SAĞLIKTA ŞİDDET OLAYINDA BUNU YAPMAYANLARIN ..
Sağlıkta; ŞİDDET başta olmak üzere bir çok sorun var. Sevgili bakanlığımız kadınların NORMAL (?) doğumuyla futbol sahalarında ilgileneceğine, hastanelerdeki güvenlik sorunlarıyla ilgilensin. Yetkilileri futbol sahalarında değil, sağlık hizmeti sunulan sahalarda görmek isteriz.
🚨Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Skandal: Sağlık Emekçilerinin Can Güvenliği Yok!
📍Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’nde dün yaşandığı iddia edilen olaylar, sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu vahim koşulları bir kez daha gözler önüne serdi. Sosyal medyada ve sağlık camiasında yankı uyandıran iddialar, yalnızca bir şiddet vakasının ötesinde sistematik güvenlik zafiyetlerini ve idari ihmalleri gündeme taşıyor.
İddialara göre, acil serviste görev yapan hekimler ve sekreterler hasta ve hasta yakınları tarafından açıkça tehdit edilmesine rağmen, İl Sağlık Müdürlüğü ve hastane idaresi tarafından olayın büyütülmemesi yönünde uyarılmış ve hasta bakmaya devam etmeleri istenmiştir. Hekimlere yöneltilen tehditlerin arasında “Seni dışarda tecavüz edeceğim”, “Seni öldüreceğim” gibi ağır ifadeler bulunuyor.
Olayların devamında hasta yakınının acil servise çağırdığı kişilere bıçak ve silahla gelmeleri talimatı verdiği, 15’e yakın kişinin acil serviste görevli bir sekreteri darp ettiği, bir başka şahsın ise yanında getirdiği bıçakla etrafa saldırmaya çalıştığı iddia edildi. Saldırı başka bir sağlık çalışanı tarafından engellenerek daha büyük bir facia önlenmiş oldu.
Hastane güvenliği ve görevli polislerin, karşı tarafın baskısından dolayı pasif kaldığı, güvenlik kurallarının uygulanamadığı, idarecilerin ise olayın üzerinden yalnızca bir saat geçtikten sonra “Güvenlik sağlandı, hasta bakmaya devam edilsin” şeklinde açıklama yaptığı öne sürüldü. O esnada saldırgan grubun tekrar acile gelerek darp edilen sekreteri aradığı bildirildi.
Söz konusu hasta başka bir hastaneye sevk edilmek istenmiş ancak 112 komuta merkezi bu talebi uygun bulmamış; tehdit altındaki hekim ve hemşirelerin aynı hastaya bakmaya zorlandığı belirtiliyor.
Bu yaşananlar yalnızca bir şiddet olayı değil, sağlık çalışanlarının sistematik şekilde korunamadığını ve yöneticiler tarafından da adeta yalnız bırakıldığını gösteriyor. Olay yerine gelen polislerin durumu sadece “sözlü tartışma” olarak nitelendirerek geçiştirmesi ise hukuki sürecin de ağır bir ihmalle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
Kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine:
Bu olayda başta Antalya İl Sağlık Müdürlüğü, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimi, 112 komuta merkezi ve güvenlikten sorumlu tüm yetkililer hakkında soruşturma başlatılması gerekir. Sağlık çalışanlarının yaşam hakkı, mesleki onuru ve fiziksel güvenliği hiçbir şekilde pazarlık konusu edilemez. Bu şartlar altında kimsenin çalışmaya zorlanamayacağı açıktır.
Sağlıkta şiddet yalnızca bireysel değil, artık kurumsal bir sorumluluk krizidir. Bu olayın üstü kapatılmamalı, şeffaf ve kamuoyuna açık bir soruşturma süreci derhal başlatılmalıdır.
@aciltipolog