Ben düşünüyorum. Gözaltındaki, tutuklanmış, hastanedeki sıra arkadaşlarımı düşünüyorum. Diplomamı, geleceğimi düşünüyorum. Gülecek bir şey düşünmeyi reddediyorum. Sıra arkadaşlarımı yanımda görene dek hayata devam etmeyi reddediyorum.
Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrencileri gözaltına aldırttı!
Yusuf Tekin’in İstanbul Kadıköy Lisesi'ni ziyareti öncesi okula “Bize gelecek yoksa sana huzur yok. Yusuf Tekin istifa!” pankartı asan iki TİP’li öğrenci gece yarısı evinden gözaltına alındı.
Kadınlara ne yakışıp yakışmayacağını senden öğrenecek değiliz Şamil.
“Rakı sofrasının gülü” kirli erkek zihniyetinizin resmi olmuş. Bu ülkede 1 günde katledilen 5 kadın için ağzınızı açmazsınız ama mevzu bir kadına saldırmak olduğunda lağım çukuru ağzınız bülbül gibi şakır.
Anti-fascist and anti-zionist actor Pedro Pascal shared posts expressing his support for left-wing candidate Lula against the far right in the Brazilian elections.
barış bildirgesini imzaladıkları için üniversitelerden atılan akademisyerden olan Prof. Dr. Av. Ibrahim Kaboğlu’na karşı giriştikleri baro seçimi yarışını devletin düşmanlaştırıcı dilini kullanarak kazanmaya çalışan bu insanlarla meslektaş olmaktan utanıyorum
Ils massacrent une fille à coups de genoux dans la tête, coups de matraques, coups de pieds dans le dos et la poitrine.
Il va falloir se défendre beaucoup plus fort face à cette bande d'enculés fascistes.
Diffusez ces images en masse, pas mon tweet je m'en fous, ces images !!!
Söğütlüçeşme'de kentsel ekstraktivizmin en belirgin alanı, Terminal Kadıköy'de bir ekran hacklendi.
"BU BİNA KENT SUÇUDUR"
Evet, bu bina bir kent suçudur, peki neden?
Bu alanın bir AVM'ye çevirilmesi sürecinde, bu bölgenin tamamı sokakta yaşayan hayvanların kent sakinlerince bakıldığı, geniş ve yeşil bir alandı. Buralara yıllarca izbe bir alan, güvensiz bir yer diyerek bir anlatı kuruldu.
Kadıköylülerin itirazlarına rağmen bu alan, giderek yapılaştırıldı ve her gediği bir rant alanına, bir dükkana, bir cep boşaltma tuzağı haline getirildi.
Bugün metrobüse, marmaraya yetişmeye çalışan emekçilerin ayağına sürekli bir burgerci, bir küçük burjuva aylak takımı dolanmakta.
İstanbul'un belki en absürt soylulaştırma vakalarından birisidir bu. Hem bir deprem toplanma alanı, hem kentsel bir yeşil alanın tümü, bir avuç AVM'ye kurban edildi.
Merak ediyoruz, acaba neoliberal kent politikaları ileride kanalizasyonları, çıkmaz sokakları, apartman boşluklarını ve daha başka akla gelmeyen nereleri AVM'lere çevirecek?
Kent suçu tam olarak budur: Hiçbir afetten kaçışın olmayacağı şekillerde kentin tamamen bir reklam panosuna, para tuzağına çevirilmesi, bütün bir kentin premium abonelik şartına bağlanmasıdır. Reklamsız bir kent deneyimi istiyor; kentlerimizde temiz ve güvende yaşayabilmek istiyoruz.
Bugün kentlerimizin her yanından veri toplanıyor, her bir sokak ve köşe başı MOBESE'lerle takip ediliyor, fakat kentler hiçbir şekilde yaşamı kolaylaştıracak ve sağlıklı, temiz yaşama imkanı sağlayacak şekilde planlanmıyor.
Kentlerin her santimetrekaresi kâr maksimizasyonuna göre planlandıkça her yanı patlayan ışıklı reklam ekranlarıyla dolu dijital bir gözetim cehennemine mahkum ediliyoruz!
#kentselekstraktivizm
#kenthakkı
Halk hem direnişçi, solcu hem de arada hayattan keyif alan insan konseptini algılayamıyor. Bir yerde "solculuk" yaptıysan sıçtın artık hayatın boyunce derviş gibi monk gibi olman lazım yoksa eksiksin ve ikiyüzlüsün. yazık vallaha yazık
Pek çok kere ortaya çıktı zaten ama tweetin altına baktığınızda Türkçü gençlerin muhalefet saflarında olmadığını net bir şekilde görebilirsiniz. İktidara karşı asla yapamadıkları öfke kampanyalarını ilk günden beri sadece muhalefete karşı örgütlüyor böcek sürüleri.
Nooldu “siyasetçi eskisi” lafını mı üstüne alındın acaba sen?
Yoksa Adalet ve Kalkınma Ponzisi’nin 455 bin insanın parasına tuzak kurup çöktüğü yetmiyormuş gibi bir de utanmadan dört koldan pompaladığınız “Cumhurbaşkanı çok sinirli” iletişiminize mi halel geldi?
Kadıköy’de bir teras meyhanesine çıktık. Saltanatınız daim olsun diye hukuksuz biçimde esir tuttuğunuz binlerce insandan birinin özgürlüğünü kutladık.
Çok merak ediyorsan ödediğimiz hesap tek bir genel başkan yardımcınızın götürdüğü paranın yüzde 0.0009’una tekabül ediyor. Sır gibi sakladığınız için diğerlerinin milyonda kaçıdır henüz bilmiyoruz.
Vesileyle şu konuşmayı da bir daha paylaşayım, gerçek sorumluların kim olduğunu duymayan kaldıysa onlar da sayende duysun.
“ırkçılık öldürür, sefalet de” yazıyor bir pankartta. bunları türkiye’de dile getirdiğinizde türk düşmanı ilan edildiğiniz gözü dönmüş bir cehaletle muhatap olmak zorunda kalıyorsunuz. güncel örneği baro seçimleri. faşizm bahsi yapan avukatlara “sizin derdiniz türklük” deniliyor.
İstanbul Barosu’nun genel kurul toplantısında LGBTİ+ Hakları Merkezi kurulmasına yönelik önerge faşistlerin ret oylarına rağmen oy çokluğu ile az önce kabul edildi.
Bir süredir fon meselesi nedeniyle ölüye yatan Türkçüler Erkan Baş, Sera Kadıgil, Deniz Göktaş fotosuyla siteye görkemli bir giriş yaptı. Hoşgeldiniz dostlar buyrun. Diliniz devlet götü yalamaktan aşınmıştır biraz sola saldırın tazeleyin kendinizi. Sonra yine kaçarsınız.