🔴 Boğaziçi Üniversitesi mezuniyetinde 'fotoğraf' gerginliği
📌 Felsefe Bölümü mezuniyet töreninde bir öğrenci, diplomayı elinden aldığı akademisyen ile fotoğraf çektirmek istemedi
📌 Öğrenci diplomayı çekiştirerek almaya çalışmasına rağmen akademisyen diplomayı vermemek için direndi
Çok eski yıllar… Bu fotoğrafı birlikte çektirmiş, bana da imzalayıp vermişti. Kadir Inanır çok eski tanıdıktı. Bizim için sadece büyük bir sanatçı değil, aynı zamanda çok iyi bir ağabeydi. Ardında unutulmayacak filmler, güzel anılar ve kocaman bir iz bıraktı.
“İnsanlar balkonu anlamadı. Onu salona, yatak ya da oturma odasına dahil ederken metrekare kazandığına sevindi de, her evden bir düş odası eksildiğini farketmedi.”
Enis Batur
Kadıköy merkezden girip Suadiye’den çıktığın hatta bir delilik yaşanıyor. Koca semt sanki gizli bir tarikat toplantısında bir araya gelmiş de, "Arkadaşlar Kadıköy’ün acil, ama çok acil bir kahveciye daha ihtiyacı var, ben espresso makinesinin kolunu çekmezsem bu çark dönmez!" diye yemin etmiş.
Mahallede terzi vardı, pantolon paçası kısaltırdık. Gitti. Yerine ne geldi? kahveci. Ayakkabı tamircisi vardı, topuk çakardık. O da gitti. Yerine ne geldi? kahveci!
Kardeşim ben paçamı kahveye mi batırayım? Ayakkabımın topuğuna filtre kahve mi süreyim? Caddebostan'dan Suadiye'ye yürü, attığın her adımda bir barista sana latte art yapıyor. Kalp çiziyor köpüğe. Kalbime çiz onu, kira 80 bin TL!
Bir de dönerciler türedi. 100 gram döner 600 lira. Adam danayı kesmiş, şişe dizmiş, karşıma geçmiş gram hesabı yapıyor kuyumcu gibi. "Kaç gram olsun abi?" Kaç gram olsun ne demek, sarrafa mı geldim ben? Bir de işin komiği, Tatar Salim'de porselen tabakta yediğinle köşedeki Barış Büfe'de ayakta, kola kutusunu koyacak yer bulamadan yediğin tombik aynı para!
Dondurmacıları hiç sorma. Pardon, dondurmacı değil, Gelato. Çünkü dondurma dersen 50 lira, gelato dersen 250 lira oluyor, sistem bu. Dükkan limon sarısı, tabela el yazısı, isim İtalyanca, bir top 200 lira. Bir top, tek top!
O sırada Değirmendere'de Öz Serbesler amca üç topu 100 liraya veriyor, süt kokuyor ama olmaz, biz gidip limon yeşili dükkanda "fıstıklı gelato" yiyeceğiz, çünkü Instagram'a Öz Serbesler koyunca olmuyor :)
Yeter valla yeter. Bir tane de nalbur açın, bir tane. Vida lazım bana, vida.
Harvard Üniversitesi hocalarından önemli antropologlarımızdan Prof. Dr.Nur Yalman vefat etmiş. Büyükada’dan tanışırdık. Adadaki Abdurrahman Hancı ve Turgut Cansever’in tasarladığı evini bana gezdirmişti. Müthiş bir mimarisi vardı evin. https://t.co/vUrpafhynC
REHA MUHTAR...
Meslektaşım Reha Muhtar'ın kalp krizi geçirip hastaneye kaldırılmasına çok üzüldüm.
Acil şifalar diliyorum.
***
Kendisiyle yıllarca rakip Tv kanallarında çalıştık. Onun haber anlayışı ben, Ali Kırca ve Mehmet Ali Birand'dan farklıydı. Yüksek reyting sağlayan habercilik tarzı sayesinde iyi paralar kazandı.
Televizyonculuğun altın çağı diyebileceğim 90'lı yıllarda, hepimiz, emeklerimizin karşılığını fazlasıyla aldık ve ekonomik özgürlüklerimizi sağladık.
***
Reha ile yakın arkadaş değildik ama hiçbir zaman da birbirimizi kırmamıştık.
20 Ağustos 2024 yılında, evinin merdivenlerinden düşüp beyin kanaması geçirdiğinde, yatırıldığı Acıbadem-Maslak Hastanesi'nde ziyaretine gittim.
Doktorların ihtimamıyla kritik süreci atlatmıştı. Ancak yürüyemiyor, birkaç personelin yardımıyla, tekerlekli sandalyeye binebiliyordu. Refakatçisi, geleni-gideni de yoktu. Yalnızdı.
Oysa birilerinin kendisiyle yakınen ilgilenmesi gerekiyordu.
Zira artık oradan alınıp nöroloji ve fizik tedavi konusunda uzman bir başka hastaneye kaldırılmasının zamanı gelmişti.
Özler Aykan Hocamız -eksik olmasın- bu sağlık kuruluşunu buldu ve Acıbadem-Maslak'tan bir ambulansla oraya götürdük.
***
Burada Acıbadem hastaneler zincirinin sahibi Sn. Mehmet Ali Aydınlar'a gönülden teşekkür etmem gerekiyor. Zira hastanesinde meslektaşımı ölümden kurtarmalarına ilaveten, yattığı tarihten itibaren biriken borcunu, hatırımız için tek kalemde sildi. Ayrıca Reha'yı naklederken ambulansta 2 doktor ve 3 hemşireyi de görevlendirdi.
Özetle Mehmet Ali Bey, büyük insanlık örneği gösterdi.
Sağolsun, varolsun.
***
Kaldırıldığı yeni yerde de Özler Hoca ile ilgimizi sürdürdük. Tekerlekli sandalyeden kalkıp yürüyebilmesi için büyük uğraşlar verdik. Hatta müzik terapisi bile uyguladık. Ve nihayet yürütmeyi başardık.
Birkaç hafta içinde Reha kendisini toparladı ve taburcu oldu.
Evi yerine otelde yaşamayı tercih etti.
Araya da birileri girince biz de Allah için yaptığımız yardımların sonuna geldiğimizi düşündük. O tarihten sonra birkaç kısa telefon görüşmesi hariç, iletişimimiz olmadı.
Ancak bir süre önce sosyal medyada bir cafede uyuklarken çekilmiş fotoğrafını görünce isyan ettim.
Çünkü Reha, yıllar önce haberciliği bırakıp köşesine çekilmişti. Fotoğraf karesinde magazin figürü diyebileceğimiz biri de yoktu ve yükselen şekeri nedeniyle istemsiz bir uyuklama geçiriyordu. (Hastaneye kaldırıldığı ilk gece şeker oranı 600 civarındaydı.)
Düşkün izlenimini veren o foğrafı çekip yayınlayana lânetler olsun.
***
Bodrum'da kalp krizi geçirdiği haberini okurken bunları düşündüm.
Reha iyi insandır.
Dilerim yüce Allah, kendisini evlatlarına bağışlar...
Today, Arsenal fans are celebrating 🥂🎈🥳🍾 Arsenal's own achievements—not other clubs' achievements like the haters do. 🔴⚪
We focus on our success, our history, and our journey. That's the Arsenal way. ❤️🤍
@sonradan_gourme Ahmet Hamdi Tanpınar başta olmak üzere bir çok kişi Fikret Adil'in kütüphanesinden çok kitap kaçırmışlar. Bu yüzden kitaplarını karıştırana çok kızıyormuş. Cevat Şakir mektupunda öyle yazmış. Bunlar kurtulanlar demek.
Evet.. Adil, geçmiş zamana götürdü yine beni..
90'lı yılların başı, kan ve ateş dönemleri..
Her ay, ortalama 20 gün, Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Cizre ve Silopi'deydik.
Çokça kitap yazacak durum yaşanmıştı, yaşamıştık. (Belgeselden fırsat olduğunda kitaplar gelecek!) @adilbali
İstanbul Boğazı’nın en dikkat çekici ve en pahalı yapılarından biri olan Yalının asıl adı Şehzade Burhanettin Yalısıdır. 2015 yılında, Katar Emiri Tamim bin Hamad Al Thani’nin eşi Şeyha Al-Anoud bint Mana Al Hajri tarafından yaklaşık 100 milyon euro bedelle satın alındı.
Karadeniz’den Boğaz’a giriş yapan Türk bayraklı “Kappa” isimli konteyner gemisi, Yeniköy kıyısında kontrolünü kaybederek karaya oturdu. Akıntının etkisiyle sürüklenen gemi, kıyı hattındaki Boğaz’ın en pahalısı Erbilgin Yalısı’nın yan tarafına kadar yaklaştı.