Bu resimde ben, yalnızca halîfesini ve mürîdini zor gününde yalnız bırakmayan bir mürşidi değil; kadîm dostunu mihnet gününde terk etmeyen vefâkâr bir refîki görüyorum.
Osman Efendi Hazretleri’nin Abdullah Hocamıza karşı gösterdiği o derin ihtimam, üzerine titreyişi, en müşkül zamanında yanında ki muhkem duruşu; aralarındaki bağın yalnızca mürşid ile mürid arasındaki mânevî nisbetten ibaret olmadığını gösteriyor. Orada yılların yoğurduğu bir vefâ, uhuvvet ve kadîm dostluk var.
İnsan bazen dostunu ferah gününde değil, mihnet kapıyı çaldığında daha iyi tanıyor. Makamların, unvanların ve mesafelerin sustuğu yerde vefâ konuşuyor. Osman Efendi’nin Abdullah Hocamıza olan vefâsı ve dostluğu beni gerçekten çok duygulandırdı.
Rabbim dostluklarının bereketinidâim, muhabbetlerini semeredâr eylesin. Âmin
Zengin bir adam vardı. İnsanlara borç verirdi. Durumu çok sıkışık birini gördüğünde evlatlarına derdi ki: "Borcunu silin. Belki Allah da bizim borcumuzu siler, affeder". Bu hareketi yüzünden Allah da onu affetti.
Hadis-i Şerif.
Sahih-i Buhari.
يصدر قريبًا عن دار ضياء الشام في دمشق.. بإذن الله تعالى.
والحمد لله رب العالمين على توفيقه وفضله..
...
(قصيدة الباز الأشهب: قصيدة نظمها عصري #الإمام_الألوسي وصاحبه.. الشاعر الموصلي عبد الباقي العمري).
لماذا يُقدَّمُ الفقهُ المُحَرَّرُ في المذاهبِ الأربعةِ على فقهِ السَّلفِ عندَ التَّعارضِ الظَّاهرِ؟
لمشاهدة الدرس الرايع عشر من شرح كتاب #تدريب_الراوي:https://t.co/7bw1yHtuHu
#فضيلة_الشيخ_العلامة_محمد_عوامة
17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara Depreminin üzerinden 27 yıl geçti.
O büyük depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarına sabırlar diliyoruz.
Milletimizin hafızasında derin izler bırakan o gecenin acısını ve kaybettiğimiz canlarımızı aradan geçen yıllara rağmen unutmadık, unutmayacağız.
Muhterem Abdullah Sert hocamızın trafik kazası geçirdiğini öğrendim.
Kendisine Yüce Allah’tan acil şifalar, hayatını kaybeden merhume hanımefendiye ebedi hayatın saadetlerini dilerim.
Not:
Umrede olduğum için muhterem hocamızı bizzat ziyaret edemiyorum.
Yüzlerce yıllık ilim ve kültür mirasımız artık dünyanın her yerinden, günün her saatinde erişilebilir.
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımızın uluslararası standartlarda yürüttüğü dijitalleştirme çalışmalarıyla 485 bin yazma ve nadir matbu eseri dünyanın en büyük yazma eser portalında araştırmacıların ve meraklıların istifadesine sunuyoruz.
30 bini aşkın üyeye ulaşan portalımız bugüne kadar 1 milyon 366 bin kez ziyaret edildi. Eser görüntüleme sayısı 5 milyon 863 bini, görüntülenen sayfa sayısı 15 milyon 435 bini, indirilen sayfa sayısı ise 1 milyon 603 bini aştı.
Her bir eseri konservasyon uzmanlarımızın gözetiminde, fiziksel bütünlüğüne zarar vermeden yüksek çözünürlükte dijitalleştiriyor; uluslararası standartlarda hazırlanan bibliyografik kayıtlarıyla erişime açıyoruz.
Böylece eserlerimizi afetlere ve zamanın yıpratıcı etkilerine karşı korurken kullanım kaynaklı yıpranmanın da önüne geçiyoruz.
Yapay zekâ dâhil yeni teknolojilerin sunduğu imkânlardan yararlanarak dijital kültür hazinemizi geliştirmeyi sürdüreceğiz.
Bu kıymetli çalışmada emeği bulunan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımıza, uzmanlarımıza, restoratörlerimize ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Abdullah Sert Hocamız; vakarında sükûnet, sözünde hikmet, hâlinde nezaket taşıyan, büyüklerin izinde yoğrulmuş müstesna bir gönül insanı. huzurunda bulunanların gönlünde bıraktığı hisler ise hep aynı..
daha birkaç ay evvel gözleri gibi baktıkları kıymetli annelerini toprağa tevdi eden muhterem hocamız, şimdi de hayat arkadaşını Rahmân-ı Rahîm’e emanet etti. Rabbim her iki emaneti de rahmetiyle kuşatsın, makamlarını âlî eylesin.
insanın canı böylesine yanarken çevresine teselli ve nasihat verebilmesi, acısını sabır ve rızayla taşıması ne büyük bir ders.. bugünkü kareleri izlerken hem gözlerim doldu hem de her zaman bize ışık olan o güzel hâline tekrar tekrar gıpta ettim.
Rabbim hocamın gönlüne kuvvet versin, kendisine sabr-ı cemîl, rızâ-yı cemîl ihsan eylesin. Zehra annemizi rahmetinin en güzel ikramlarıyla karşılasın ve onları Cennetü’n-Naîm’de yeniden buluştursun inşallah..🥀
Yıllarca birlikte çalıştığım değerli dostum Prof. Dr. Selim Argun kardeşimin, ülkemizin dilini, kültürünü ve irfanını dünyanın dört bir yanında temsil eden Yunus Emre Enstitüsü Başkanlığı görevini üstlenmesinden büyük bir memnuniyet duydum.
İnanıyorum ki kıymetli birikimi, gayreti ve gönül dünyasıyla bu önemli emaneti hakkıyla taşıyacak; Enstitünün adını aldığı Yunus Emre’nin insanı merkeze alan hikmetini, gönül dilini ve engin ufkunu dünyanın dört bir yanına taşımaya devam edecektir.
Kendisini gönülden tebrik ediyor; üstlendiği bu önemli vazifede Cenab-ı Hak’tan muvaffakiyetler diliyorum.
Diyobend Dâru'l-ulûm İslam Üniversitesi Rektörü Müftî Ebu'l-Kâsım en-Nu'mânî'nin, kendilerini icazete davet eden İhsan hocamıza(@ihsanhocaresmi)cevaben Hadis Bölümü Başkanı Selmân el-Mansurpûrî ile gönderdiği nezaket ve muhabbet dolu mektup.
yüzüne yansıyan hüznüne ve gönlünde taşıdığı derin acıya rağmen gösterdiği teslimiyet ve metanet dolu duruşu, hepimizin yüreğine derinden dokundu..bu acı tez vakitte hafifletile inşaAllah 🌹