📌 Anestezi Teknikerine Alan Dışı Görevlendirmeye Mahkemeden İptal Kararı!
Türk Sağlık-Sen olarak sağlık çalışanlarının görev tanımlarının, mesleki haklarının ve çalışma düzeninin korunması için verdiğimiz mücadelede bir kazanım daha elde ettik.
Açtığımız dava sonucunda Muğla 2. İdare Mahkemesi, Bodrum Devlet Hastanesi’nde görev yapan bir anestezi teknikerinin “Uyandırma ve Ameliyat Sonu Bakım Ünitesi (Post-Op)” biriminde görevlendirilmesine ilişkin işlemi hukuka aykırı bularak iptal etti.
#TürkSağlıkSen
https://t.co/5g6YyQuXUO
Aile Hekimliği Çalışanları SİNA Mağduru
Türk Sağlık-Sen'den SİNA Sistemi İçin Bakanlığa Yeni Başvuru: Güncelleme ve Veri Uyuşmazlığı Sorunu Giderilmelidir.
Mağduriyetler çözülsün
Başvurumuzun detayları için 🔗https://t.co/Jvqfik02TM
ŞANLI GEÇMİŞ, GÜÇLÜ İRADE; TÜRKİYE KAMU-SEN 34 YAŞINDA!
Konfederasyonumuzun kuruluşunun 34. yıl dönümü dolayısıyla basın mensuplarıyla bir araya gelerek çalışma hayatı ve Türkiye Kamu-Sen’in faaliyetlerini kamuoyu ile paylaştık.
⤵️⤵️⤵️
https://t.co/tIS0D08FuD
34 Yıldır Aynı İnanç, Aynı Kararlılık, Aynı Mücadele…
1992 yılında “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” diyerek çıktığımız bu kutlu yolda; yalnızca bir sendika değil, gönül birliğinin büyük bir mücadeleye dönüştüğü, çalışanların umudu olan güçlü bir iradenin adı olduk.
Gerçek sendikacılığın adresi olarak güven veren, hak mücadelesinden asla taviz vermeyen büyük bir aile olarak haktan ve çalışandan yana durduk.
Geride bıraktığımız 34 yıl boyunca, çizgisinden bir an olsun sapmadan bu büyük mücadeleye omuz veren tüm teşkilat mensuplarımıza, şube başkanlarımıza, temsilcilerimize ve üyelerimize gönülden teşekkür ediyoruz.
Bu kutlu davaya emek vermiş, bugün aramızda olmayan dava arkadaşlarımızı rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz. Onların bıraktığı emanet, bugün daha büyük bir inançla omuzlarımızdadır.
Bizler bugün Türk Sağlık-Sen'in neferleri olarak; “Haklı Dava, Güçlü Sendika” düsturundan asla vazgeçmeden kararlılığımızı sürdürmeye devam edeceğiz.
Mücadelemizi daha da büyütecek, bayrağımızı daha yükseklere taşıyacak ve “Mutlu Çalışan, Mutlu Türkiye” idealine ulaşmak için azimle çalışacağız.
Çünkü biliyoruz ki;
Türkiye Kamu-Sen'e, Türk Sağlık-Sen'e omuz vermek; Türk milletinin geleceğine omuz vermektir. Dün olduğu gibi bugün de, yarın da; çalışanın gür sesi olmaya, hakkı savunmaya, haktan yana tavır almaya, tavizsiz bir millî duruşla inandığımız değerleri savunmaya devam edeceğiz.
34 yıllık şanlı mücadelemiz kutlu olsun!
Nice yıllara Türk Sağlık-Sen!
💢Konfederasyonumuz ve DİGİTURK arasında Türkiye Kamu-Sen üyelerimize özel kampanya yeni dönemde de devam ediyor.
DETAYLARA ULAŞMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLAYINIZ⤵️⤵️
https://t.co/yFaIAhu4FA
ENFLASYON, EK ZAM VE REFAH PAYI İLE TELAFİ EDİLMELİDİR
TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı mayıs ayı enflasyon rakamları, ekonomide yaşanan fiyat artışlarının hız kesmediğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Açıklanan veriler, sabit ve dar gelirli kesimlerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların geçici olmadığını, aksine her geçen ay daha da belirgin hâle geldiğini göstermektedir.
Yıllık enflasyonun %32,61 seviyesine yükselmiş olması, çalışanların ve emeklilerin gelirlerinde meydana gelen kaybın ulaştığı boyutu açıkça gözler önüne sermektedir.
Resmî verilere göre mayıs ayında fiyatlar ortalama %1,71 oranında yükselmiştir.
Böylece yılın ilk beş ayında gerçekleşen toplam enflasyon %16,61'e ulaşmıştır. Henüz yılın yarısına gelinmeden ortaya çıkan bu tablo, 2026 yılı için belirlenen hedeflerle ekonomik gerçekler arasındaki farkın giderek açıldığını göstermektedir. Gelinen noktada uygulanan politikaların, özellikle ücretli kesimlerin alım gücünü korumakta yeterli olmadığı görülmektedir.
Hatırlanacağı üzere ocak ayında memur ve emeklilere altı aylık dönem için %11 oranında maaş artışı yapılmış, ayrıca brüt 1000 TL seyyanen ödeme verilmiştir.
Ancak yılın ilk beş ayında gerçekleşen %16,61'lik enflasyon, söz konusu artışın tamamını ortadan kaldırmış; memur ve emekliler daha şimdiden %5,61 oranında alacaklı duruma gelmiştir.
Bugün yüksek enflasyon; kamu çalışanları ve emekliler açısından yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Azalan alım gücü, küçülen aile bütçeleri, artan borç yükü ile her geçen gün zorlaşan hayat şartları anlamına gelmektedir. Bu süreç, ekonomik sonuçlarının yanında toplumsal açıdan da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya çıkarmaktadır.
Yıllık enflasyonun %32,61 seviyesine çıkmış olması, yaşanan refah kaybının geçici olmaktan çıkıp kalıcı bir hâl almaya başladığını göstermektedir.
Bugüne kadar görüldüğü üzere, ücretleri baskılayarak enflasyonu düşürmek mümkün olmamaktadır. Geçtiğimiz günlerde ekonominin son 23 çeyrektir kesintisiz büyüdüğü ifade edilmiştir.
Memur ve emekliler hem ekonomik büyümenin sonuçlarından yeterince pay alamamakta hem de enflasyon yükseldiğinde ilk fedakârlığı yapmak zorunda bırakılmaktadır. Sosyal adaletin gereği; refahın da yükün de toplum kesimleri arasında hakkaniyetli şekilde paylaşılmasıdır.
Bu doğrultuda;
• Memurlara derhâl ek zam yapılmalıdır.
• Bu artış mutlaka refah payı ile desteklenmelidir.
• Maaş artışlarında eşel mobil sistemine geçilmeli, gerçekleşen enflasyon gecikmeksizin maaşlara yansıtılmalıdır.
Beklentimiz; gelir kaybı her geçen gün büyüyen kamu çalışanları ve emeklilerin sorunlarına çözüm üretecek adil, kalıcı ve gerçekçi düzenlemelerin yapılmasıdır.
Türkiye Kamu-Sen olarak emeğin değerini koruma, kamu görevlilerinin haklı taleplerini savunma ve ekonomik adalet mücadelesini sürdürme kararlılığımızı bundan sonra da aynı güç ve kararlılıkla devam ettireceğiz.
Tekirdağ Çorlu'da silahlı kavga olayına müdahale esnasında şehit olan Polis Memurları Erkan TÜTÜNCÜLER ve Emrah KOÇ'a Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum.
⚖️ Hukuksuz Uygulamaya Mahkemeden “Dur”!
Sendikamızın açtığı dava sonucunda, özel sağlık kurumlarında geçen hizmet sürelerinin derece ve kademede değerlendirilmesine yönelik hukuka aykırı işlem mahkeme kararıyla iptal edildi.
📌 Ankara 4. İdare Mahkemesi;
657 sayılı Kanun’un 36/C-2 maddesi kapsamında özel sektörde geçen sürelerin 3/4’ünün değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek, idarenin “emsal” gerekçeli ret işlemini hukuka aykırı buldu.
✅ Üyemizin mağduriyeti giderildi
✅ Geriye dönük hak kayıplarının tazminine karar verildi
Türk Sağlık-Sen olarak üyelerimizin mali ve özlük hakları için mücadele etmeye, kazanım üretmeye devam edeceğiz.
HABERİN AYRINTILARI
🔗https://t.co/rF1lKzHrbL
#sendika #kazanım #tss
Başta aziz şehitlerimizin kıymetli anneleri olmak üzere, hayatını ailesine ve evlatlarına adayan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyor; sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum.
Ebediyete irtihal eden annelerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
"Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz"
“Mustafa Kemal Atatürk”
3 Mayıs, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunu, vatan sevgisini ve milli değerlerine bağlılığını en güçlü şekilde hissettiği bir gündür.
3 Mayıs Milliyetçiler Günü kutlu olsun.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR
Sözde yetkili sendikanın başkanı çıkmış,
“Yiğit düştüğü yerden kalkar… Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor…” diye konuşuyor.
Biz de soruyoruz:
Kimi kastediyorsun? Hangi narkozdan bahsediyorsun?
Bu millet, 100 yıl önce esaret zincirlerini kırarak ayağa kalktı!
Yedi düvele karşı imanla, cesaretle, kanla ve canla mücadele ederek bağımsızlığını kazandı!
Cumhuriyet’i kurarak yeniden dirildi!
Sizin “narkoz” dediğiniz şey; bu milletin en büyük uyanışıdır!
Aslında mesele belli…
Süslü cümlelerin arkasına gizlenen bir Cumhuriyet hazımsızlığı, bir Atatürk rahatsızlığı…
Bunu ilk defa mı görüyoruz? Hayır!
23 Nisan’da Meclis’i anarsınız ama o Meclis’in ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmazsınız.
30 Ağustos’ta zaferi konuşursunuz ama Başkomutan’ın adını ağzınıza almazsınız.
29 Ekim’de Cumhuriyet’i kutlarsınız ama kurucusunu hatırlamazsınız.
10 Kasım’da ise suskunluğunuz her şeyin özeti olur.
Ve sonra çıkıp bu millete tarih anlatmaya kalkarsınız!
İşin en trajik tarafı, siz bir de Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının kurduğu devletin memurlarının hakkını savunduğunuzu iddia edersiniz. Devletini, tarihini ve geçmişini kabullenmeyenlerden bu devletin çalışanına bir hayır gelmeyecegi de açıktır.
Ey aklıevveller!
Türkiye Cumhuriyeti, bir kopuş değil; bu milletin bin yıllık devlet aklının devamıdır.
Cumhuriyet’i kuran irade, bu milletin bağrından çıkan kurmay akıldır.
Biz devletimizi yıkmadık; daha güçlü, daha çağdaş bir yapıyla yeniden inşa ettik.
Sizin rahatsızlığınız işte tam da buradadır.
Cumhuriyet’tedir, Atatürk’tedir, milli egemenliktedir, Anadolu’daki Türk varlığının sarsılmazlığındadır!
Ama bilin ki;
Bu milletin iradesini örseleyemeyeceksiniz!
Tarihimizle bağımızı koparamayacaksınız!
Cumhuriyet’i bu topraklardan silemeyeceksiniz!
Atatürk’ü bu milletin gönlünden çıkaramayacaksınız!
Çünkü biz;
1923’te ayağa kalkmış,
O günden bugüne yürüyüşünü sürdüren,
Her türlü ihanete rağmen dimdik duran büyük bir milletiz!
Ve bu millet;
dün olduğu gibi bugün de yarın da
kendi tarihine, kendi devletine, kendi değerlerine sahip çıkmaya devam edecek,
21. yüzyıla Türk mührünü vuracaktır.
8. Olağan Genel Kurulumuzu büyük bir coşku ve yüksek katılımla gerçekleştiriyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz; MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yaşar Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcıları Vahit Kayrıcı, Tamer Osmanağaoğlu ve siyasi partilerin kıymetli temsilcileri; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Sayın Faruk Özçelik; TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan, TESK Başkanı Bendevi Palandöken, KOOP-İş Genel Başkanı Eyüp Alemdar, YOL-İŞ Genel Başkanı Ramazan Ağar, Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı başta olmak üzere meslek odası, sendika ve sivil topum kuruluşlarının değerli temsilcileri, BTK Kurul Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Sayın Tamer Karadağlı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Sayın Emin Türker, SGK Başkan Yardımcısı Bülent Uğur Ecevit başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarımızın çok kıymetli Başkan, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcıları, yönetici ve bürokratlarımız; Alparslan Türkeş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Adnan Sözen nezdinde akademisyen ve öğretim üyelerimiz, Aynı inanç ikliminde yoğrulmuş ortak kültürümüzün, aynı dille dua edip aynı ülküyle yürüyen büyük Türk milletinin, ruhu ve sesi olan, Azerbaycan Hemkârlar İttifakı’na bağlı Kamu Hizmetleri Sendikası Başkanı Hikmet Nebiyev, Sıhhiye İşçileri Sendikası Başkanı Elnara Muradova başta olmak üzere çok kıymetli protokolümüzün teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı günde, katılım sağlayan tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ediyor, Genel Kurulumuzun ülkemiz ve çalışma hayatımız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.