Ne güzel iş ya, TFF ham reji kaydını istiyor misal ama denetimi yok öncesinin sonrasının. Yani süper ligde kimin ceza alıp almayacağını yayıncının yönetmeni seçiyor. Çektiğine çekmediğine göre.
Böyle bir sistem olabilir mi ya
Kamuoyuna Duyuru
Geçtiğimiz haftalarda oynanan müsabakada futbolcumuz Dusan Vlahovic’in anlık bir eylemi, resmi yayıncı kuruluş tarafından defalarca farklı açılardan ekrana getirilmiş, kamuoyunun ve Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği’nin dikkatine adeta bir dosya halinde sunularak oyuncumuzun müsabakadan men cezası alması sağlanmıştır.
Buna karşılık, dün akşam oynanan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin bitiş düdüğüyle birlikte saha içinde onlarca futbolcunun karıştığı, fiziki müdahalelerin ve fiili saldırıların havada uçuştuğu kitlesel kavga anında aynı yayıncı kuruluşun takındığı tavır, Türk spor tarihine geçecek bir çifte standardın tescili olmuştur.
Buradan açıkça soruyoruz:
Yayıncı Kuruluşa: Konu Beşiktaş olunca işletilen yakın plan takip refleksi, söz konusu diğer kulüplerin kitlesel arbedesi olduğunda neden yerini geniş açı kamuflajına bırakmaktadır?
Canlı yayında perdelemeye çalıştığınız o arbedeye dair onlarca saha içi, kale arkası ve tünel kamerası kayıtlarını yetkili mercilere eksiksiz teslim edecek misiniz?
Yayıncı kuruluştaki Trio programında yorumculuk yapan eski hakem Bülent Yıldırım’ın olaylarla ilgili görüşünü belirteceği sırada sözü kesilmiştir. Bu olay, yayıncı kuruluş yöneticilerinin yayınlara müdahil olduğunun somut bir göstergesi olmuştur.
Türkiye Futbol Federasyonu’na: Futbol Disiplin Talimatı’nın 75. maddesinin tarafınıza tanıdığı resen delil toplama yetkisini dün akşamki arbede için de aynı kararlılıkla işletecek misiniz?
Hakemlerin ve temsilcilerin gözünden kaçmış olabilecek tüm temasların tespiti için yayıncıdan ham reji kayıtlarını talep edip, Vlahovic dosyasındaki hız ve hassasiyetle kavgaya karışan tüm futbolcuları disipline sevk edecek misiniz?
Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak; yayıncı kuruluşun uyguladığı çifte standartlı yayın politikasına yönelik halihazırda savcılıkta suç duyurumuz bulunduğunu hatırlatırız.
TFF’nin ve kurullarının dün geceye dair alacağı tavrı, sevkleri ve kararları anbean takip edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Bu ligde adaletin rengi siyah-beyaz olana, sahadaki standart tüm kulüpler için eşitlenene dek mücadelemizden tek bir adım dahi geri durmayacağız.
Beşiktaş JK
-Kurtlar Vadisinden önce hiçbir dizide başrol oynamamıştır. Kariyerini Çakır karakterine borçludur.
-Kurtlar Vadisinde en başından canlandıracağı karakterin öleceğini bilerek diziye katılmıştır.
-Kurtlar Vadisinde başrol senaryodur fakat ana hikaye Polat'ın yükselişini anlatır Çakır da bu hikayede Polat'ın yükselişine yardımcı olan daha sonrasında ise ölerek Polat'ın önünü açan bir karakter olarak yazılmıştır.
-Kendisi Kurtlar Vadisinden 10-15 bölüm erken ayrılmıştır çünkü o dönem mafyalarla (Alaattin Çakıcı, Sedat Peker vs) olan ilişkisi Dizi yapımcısı Osman Sınav'ın canını çok sıkmıştır hatta diziyi Şaşmaz kardeşlere bırakmasının da fitilini Oktay Kaynarca'nın mafyalarla olan ilişkisi yakmıştır.
-Kendisi Kurtlar Vadisinden ayrıldıktan sonra aylarca gündemi meşgul etmiş ve kendisine haksızlık yapıldığını söylemiştir fakat haksız olan kendisidir. Çakır karakterinin erken veda edişini Oktay hazırlamıştır.
-İşte kendisinin başrol hassasiyeti ve Necati Şaşmaz takıntısı tam olarak burada başlamıştır.
-Kurtlar Vadisinden hemen sonra Aşkımızda Ölüm Var adlı yapımda kiralık katil ama aynı zamanda devletle de ilişkili bi karakteri oynamıştır. Zaten olay örgüsü oyunculukları vs saçma sapan karmaşık olan bu dizi 14 bölüm sürmüştür.
-Takvimler 2007'yi gösterdiğinde yine vadi çakması olan Kuzey Rüzgarı dizisinde başrol oynamıştır fakat Kadir İnanır ayrıldıktan sonra bu dizi de 20 bölümde erken final yapmıştır.
-Aradan 1 yıl geçtikten sonra Adanalı dizisinde başrol oynamıştır. Nihayet Vadi sonrası oynadığı bir dizi tutmuştur. Bu dizi de suç hikayesidir fakat burada Başkomiser rolünü güzel yansıtmıştır ama kabul edelim bu projede de Maraz Ali karakterinin gölgesinde kalmıştır.
-Takvimler 2015'e gelene kadar tutmayan bir kaç dizide daha rol altıktan sonra abisiyle kavga eden Raci Şaşmaz, Sopranos'un uyarlamasını yapmak ister ve edho'yu yazar kapısını çaldığı ilk isim o olmuştur.
-Edho'da Tony Soprano benzeri bir karakter olan Hızır Çakırbeyli karakterini ilk sezonlarda çok iyi canlandırmıştır.
-Ama burada yine kendisinin ego ve kibrini görürüz. Raci Şaşmaz Edho'yu yazarken ilk sezonlarda Hızır (Tony Soprano) karakteri üzerinden bize suç dünyasını anlatırken Alparslan (Christopher Moltisanti) karakterini de suç dünyasında yükselecek o dünyaya alışacak ve babasının intikamını alıp amcasının yerine geçerek aileyi yönetecek karakter olarak anlatmak istemiştir.
-Fakat ikinci sezondan sonra Oktay'ın egoları devreye girer ve Alparslan karakteri tamamiyle arka plana atılır sonucunda edho kendisini tekrar eden bir yapıma dönüşür.
-Edho bittikten sonra Oktay kendi yapım şirketini kurar aynı zamanda edho'nun yönetmeni olan Onur tan ile birlikte Ben Bu Cihana Sığmazam adlı projeyi yaparlar bu dizi edho'nun tamamiyle çakmasıdır. Kendisi bunu yaparken hiç utanmamıştır ama atv ile ilişkisi iyi olduğundan dizi 68 bölüm sürmüştür.
-Kendisini sektörde yükselten Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener'e edho'nun çakmasını yaparak ayıbın kralını yapmıştır.
-Ama bütün bunlar onun hiç umrunda değildir kendisine Çakır mı? Hızır mı? Diye sorulduğunda Hızır der çünkü edho'da onu kimse gölgeleyememiştir gölgeleyenin de önünü kesmiştir zaten.
-Yıl 2025 olduğunda Oktay, Kafa TV'de Çakır karakterini yorumlarken Vadinin uyarlama olduğunu söyleyip yine Necati Şaşmaz ile ilgili hiçbir şey söylememiştir. Vadi uyarlama değildir, Oktay da yıllardır Necati Şaşmaz kompleksini yenememiştir.
-Şimdi Hamal adlı projede yine ekran karşısına çıkacak bu dizinin yapımcısı da kendisi başrolü de 62 yaşında ama hâla kendisini 45 sanıyor bi de kendisinden 22 yaş küçük kadını partner seçmiş egolarından bi türlü vazgeçmiyor nasıl bir proje olduğunu göreceğiz.
Her ne olursa olsun kendisi Türkiye'nin en iyi 10 oyuncusu arasındadır bence fakat ekmek yediği yere ihanet eden ve Necati Şaşmaz kompleksini hiçbir zaman aşamayan o adam olarak hatırlanacak.
-
Ailesinin ekonomik durumundan söz eden ve annesiyle abisinin, kendisini okutmak için çalışmak zorunda kaldığını anlatan genç, gözyaşlarını tutmakta zorlandı:
- Ben, annem ve abimle yaşıyorum. Beni okutmak için çalışıyorlar.
- Annem sabah gidiyor, akşam dönüyor. Güneşi göremiyor.
- Bunlar beni okutmak için niye bu kadar çok çalışmak zorunda?
- Birini okutmak niye basit bir şey değil?
(Kaynak: Mor Mikrofon)