Ofiste çaycı bir ablamız var. Ara sıra ayaküstü sohbet ederiz. Çocuklarından bahseder, ben de elimden geldiğince halini hatırını sorarım.
O yüzden aramız iyi sanıyordum. Meğer ben ne söylesem gidip müdüre anlatıyormuş!
Mesaiye kaldığım bir gün, "Bugün mesaiden canım çıktı." demiştim. Gitmiş, "Mesaiye kalmaktan sürekli şikayet ediyor." diye anlatmış.
Başka bir gün maaşlardan konuşurken "Geçinmeye çalışıyorum işte." demiştim. Onu da "Verdiğiniz maaşı beğenmiyor." diye aktarmış.
Bunlar sadece iki örnek. Bunun gibi birkaç şey daha duydum.
Ben ablayla tamamen nezaketen konuşuyordum. O ise arkamdan kuyumu kazıyormuş.
İnsanlar neden böyle yapıyorlar, hiçbir fikrim yok...
taksiye bindim şoför telefonla konuşurken birden ağlamaya başladı meğer karısı bunu aldatıyormuş adam bana dönüp abla ne yapayım söyle dedi 40 dakika trafikte adama taktik verdim en son karısının sevgilisini aramaya karar verdik hoparlöre aldık adamla birbirlerine girdiler ben de arkada çekirdek çitler gibi olayı izledim taksi parası da almadı
avm tuvaletindeyiz bi tane kiz geldi bana dedi ki
ya bugün cok modumda değildim de büyük canta alasım yoktu o yuzden kucuk canta aldim pedim de büyük cantamda kalmis sende varsa bana bi tane ped verebilir misin
ne diyecegimi bilemedim
bulunduğum yere çok çalışarak geldim tabii herkes gibi hiç kimseyi kırmadım mesleğimi hep çok sevdim acilde çalışmak da benim için harikaydı şimdi dermada çalışmak öğrenmek faydalı olabilmek de benim için harika ama beni asla tanımayan insanların hadsiz yorumları şoka sokuyor
"İçtihat Bilgi Bankası"
Uzun zamandır, elimde mevcut olan içtihatları herkesin kullanımına açmak gibi bir düşüncem vardı. Toplam 2514 adet yargı kararını, konu bazında gruplandırarak bir sitede topladım. Umarım faydalı olur.
https://t.co/72jRnf9qNl
@melekardanuc Ev arkadaşlarım, tabureye tüneyerek, yatağın ortasına yatıp bacaklarını duvara dikerek, yada yatağın ayak kısmından aşağı doğru kafa ve kollarını sarkıtıp yere de notları koyarak çalışırlardı. Ben eski usul masa sandalye ile. Hepsi benden önce mezun oldu.
@yankibuyuksezer Anayasa ilk derste hocamız "Hepiniz başarıyla buraya geldiniz. Arkadaşlarınız arasında hep başarılıydınız. Bunu anlıyorum fakat şuana kadar yaptığınız hiçbir şeyin anlamı yok. Şayet yüz temel eseri özümsediyseniz o başka" dedikten sonra hayatım eskisi gibi olmadı.
Hatırlayın; sene 2008.
Ak Parti için kapatma, R.T. Erdoğan ve A. Gül de dahil 71 kişi için 5 yıl siyaset yasağı isteniyor.
İsteyen kim?
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı.
Davayı karara bağlayan ve kapatmayı reddeden Anayasa Mahkemesi.
Şimdi soruyorum herkese:
Son sözü Yargıtay mı söylemiş, Anayasa Mahkemesl mi?
Umarım AYM kısaltmasıyla "AY MERKEZ" vb. adında bir oyun salonu veya alışveriş merkezi gibi bir yer kastediliyordur. Aksi her hangi bir ihtimali aklım almıyor. CB danışmanı AYM'nin görev, yetki ve hiyerarşisinden nasıl bihaber olur? Yazık ya.
Yargı hiyerarşisinde en üst yetkili mahkeme Yargıtay’dır. AYM yargısal aktivitede bulunamaz. Esas itibarıyla AYM kanunların anayasaya uygunluğunu şeklen denetleme yetkisi dışında yargı yetkisi yoktur.
Bu olayın videosuna yapılan yorumlardan Bireysel Silahlanma ile Kayıtsız/Yasadışı Silahlanma arasındaki farkı bilmeyenlerin çoğunlukta olduğunu fark ettim!
Öyleyse kısaca özetleyeyim..
Silah Taşıma Ruhsatı, kanunda belirtilen meslek gruplarından belirli şartları taşıyan kişilere düzenlenir. Bu ruhsat, silah sahibine kayıtlı silahını "kanunda belirtilen yerler hariç olmak üzere" ve "dışarıdan görünmeyecek şekilde" taşıma yetkisi verir.
Silah Taşıma Ruhsatı sahibi bir kişi silahını kolay kolay çekmez, çünkü kanunen başına gelecekleri ve verebileceği zararı bilir! Bu özgüven patlamasını yaşayanlar ise yasadışı silah taşıyan suçlu profilli kişilerdir! Onlar için silah güçtür ve suç işlemek için onun arkasına sığınırlar! Suçlu oldukları için sorumluluk bilinçleri de yoktur, sizi yaralamaktan ve hatta öldürmekten çekinmezler!
Buna en güzel örnek olarak videodaki şahsın silahı çektiğinde hedef gözettiği noktaya bakın! Korkutma değil, tehdit değil, yaralama değil, kasten öldürmeye teşebbüs!
Yasal silah taşıma hakkının en büyük faydası ise "caydırıcı" olmasıdır!
Neden mi?
Çünkü karşınızdaki suçlu profili -nasılsa sizde silah yok diye- silahına güveniyor! Fakat birçok kişi yasal olarak silahlı olsa, suçlunun silahına güveni de ancak kendine güveni kadar olacaktır! Böyle bir ortamda -kendisinin de hedef olma ihtimalini göz önüne alarak- muhtemelen bu işlere hiç girişmeyecektir, yahut sonuçlarını göze alacaktır!
Bir diğer caydırıcı unsur da silahınızın ve sizin yasal kayıt altında olmanızdır! Silahınızın balistik kaydı mevcuttur ve rastgele kullanamazsınız! Sizin silahınızla gerçekleştirilen her suça bizzat iştirak etmiş sayılırsınız! Tüm sorumluluk size aittir, yani silah taşımak size bir sorumluluk yükler!
Bize gerekli olan şey "Bireysel Silahlanma" ile değil, "Yasadışı Silahlanma" ile mücadele edebilmektir!
@BSSAH@dgnucak
Herkes kime oy vereceğini açıklarken, ben sizlere kime oy vermeyeceğimi Cumhuriyetimizin 100. yılı şerefine 100 madde olarak açıklayacağım.
1- Kin ve nefret dili kullanana, önüne geleni tehdit edene oy vermeyeceğim.
@naberazad İlişki flört aşamasını geçtiği gibi "tek mi? çift mi?" diye sorar verdiği cevaba göre tek veya çift yıllardan birinin her türlü organizasyon, kutlama vb. aktivite sorumluluğunu almasını isterim.