Sayın Cumhurbaşkanım, BM’de aile kurumunun korunmasına dikkat çektiniz. Evlatlarınızın ve torunlarınızın üzerine titreyen bir baba ve dede olarak, öğretmen çocuklarının ailesine duyduğu özlemi de göreceğinize inanıyoruz. @RTErdogan@EmineErdogan#AileninSesiCumhurunReisi
Sayın Cumhurbaşkanım, kontenjan yetersizliği nedeniyle mazeret illerine yerleşemeyen öğretmenlerimizin ailelerinden ayrı kalmaya devam etmemesi için çözüm bekliyoruz. İL EMRİ ile aile birliğinin sağlanmasını arz ediyoruz. @RTErdogan@EmineErdogan#AileninSesiCumhurunReisi
Sayın @Yusuf__Tekin; protokol kapsamında tercih yapmadan aile birliğini sağlayabilenler varken, bizde mazereti kabul edilen öğretmenlerimizin tercihleri dikkate alınarak yeterli kontenjan oluşturulmasını rica ediyoruz. @RTErdogan#AileninSesiCumhurunReisi
Sayın Bakan @Yusuf__Tekin
İl Emri bekleyen öğretmen arkadaşlarımızın mağduriyetleri giderilmeli ailelerine kavuşturulmalidir. Emeklilik sistemi iyilestirilmeli yan ödemeler emekliliğe yansitilmalidir. Başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik tazminatı emekliliğe yansitilmalidir. Aksi takdirde durmadan bir mağduriyet yaşamaya devam edilecektir. Zorunlu Hizmet Bölgesinde çalışan öğretmenlerimize maaşlarının üçte biri kadar zorunlu hizmet tazminatı verilmelidir. Bu şekilde dezavantajli bölgeler teşvik edilmelidir.
İkinci husus kontejan olan gitsin kontejan olmayana yapacak bir şey yok demek doğru bir yaklaşım değildir.
Şu an yapılacak en önemli husus il Emri bekleyen öğretmen arkadaşlarımızın mağduriyetleri giderilmelidir.
@HurEgitimSen@leventkuruoglu@OmerOzyavuz06@Mehmetcanbeyli@yasinmerdan27@tunahannozturrk@MissPratisyen
#KadimSorumlulukNeOldu
Sayın Cumhurbaşkanım, evlatlarınızın ve torunlarınızın üzerine titreyen bir baba ve dede olarak bir çocuğun ailesiyle büyümesinin değerini bilirsiniz. Biz öğretmenler, aile birliği mağduriyetimizin giderilmesi için desteğinizi bekliyoruz. #AileninSesiCumhurunReisi@RTErdogan
Birkaç gündür tartışılan il emri konusuna da açıklık getirmek istiyorum;
📌Öncelikle eş durumu ve sağlık mazereti nedeniyle, istisnalar hariç, hiçbir öğretmen “Derse girmeyeyim, yan gelip yatayım.” diye düşünmez. Süreç şu şekilde işler;
📌Eş durumu ve sağlık mazereti nedeniyle herhangi il emrine atanan öğretmenler, doğrudan belirli bir okula değil, tercih ettikleri İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesine atanırlar. Bu öğretmenlerin değerlendirilme ve okul bazlı görevlendirilme süreci şu şekilde işler: 📌Norm Kadro Boşluğu ve Hizmet Puanı Üstünlüğü:
İl milli eğitim müdürlükleri, il genelinde kendi branşlarında boş norm kadrosu (öğretmen ihtiyacı) bulunan okulları belirler. İl emrine atanan öğretmenler, bu okullara hizmet puanı üstünlüğü esasına göre yerleştirilir.
📌İlçe ve Okul Görevlendirmeleri:
İl genelinde öğretmenlerin eşlerinin çalıştığı ilçeler ve ikametgah durumları öncelikli olarak dikkate alınmaya çalışılsa da, boş norm bulunmaması halinde öğretmenler ihtiyaç olan herhangi bir ilçeye veya okula resen görevlendirilebilir.
📌Norm Fazlası Durumu:
Branşında boş norm kadro bulunmayan ya da puan yetersizliği nedeniyle bir okula kadrolu yerleşemeyen öğretmenler, geçici olarak belirlenen okullarda norm kadro fazlası (depo öğretmen) olarak istihdam edilir. Bu süreçte öğretmenler ihtiyaç duyulan okullarda ders tamamlama, ücretli öğretmen yerine derse girme veya idari görevlerde değerlendirilir.
📌Dönem İçi ve Yıl Sonu Atamaları:
İl emrinde "norm fazlası" olarak kalan öğretmenler, eğitim-öğretim yılı içinde açılan norm fazlası öğretmenlerin atama dönemlerinde puan üstünlüklerine göre boş kadrolara yeniden tercih yaparak kalıcı okullarına yerleşmeye çalışırlar.
#ilemrimüjdesi
SAYIN BAKAN @Yusuf__Tekin,
Öğretmenlerimizin günlerdir dile getirdiği aile birliği talebine sessiz kalınmamasını bekliyoruz.
GENÇ EĞİTİM SEN OLARAK; öğretmenlerimizin eşlerinden ve çocuklarından ayrı kalmaması için il/ilçe emri uygulamasının hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
Aile bütünlüğü, kontenjan engeline takılmamalıdır.
@mfaarslan@gencegitimsen
#AyrılığaSONverMEB
Sayın Bakanım, 2023, 2024 ve 2025 yıllarında benzer şekilde il emri/mazeret tayini konusunda öğretmenlerimizin mağduriyetlerini gideren açıklamalar yaptınız. Bu yıl ise öğretmenlerimiz aynı beklenti içerisinde. 2026 yılını önceki yıllardan farklı kılan nedir? Öğretmenlerimizin aile birliğinin sağlanması ve mağduriyetlerin giderilmesi adına bu yıl da il emri konusunda bir müjde bekliyoruz.@Yusuf__Tekin aile birliği kadim görevdir diyor ama il emri yok! Bu çelişkiyle bize boşanıp ayrılın mı diyorsunuz? @eczozgurozel@suatozcagdas@alimahir@veliagbaba@cenginyurt52@ComezTurhan #BakanVarGörenYok
Protokolde kamu görevlilerine tanınan aile birliği uygulamaları öğretmenler için de değerlendirilsin. #MebAileyiYOKsaydı Ayrıcalık değil, eşitlik ilkesiyle çözüm istiyoruz. @Yusuf__Tekin
3 yıl önce, 6 Şubat depreminin hemen ardından Hatay’a atandım. Biri 3, diğeri 7 yaşında iki oğlum ve annemle, atandığım köyde yaşamaya başladım. Ev yoktu, her yer konteynerdi. Hayat yoktu, yollar bile molozlarla kaplıydı. O günlerde çocuklarıma “3 yıl sabredin, sonra hep birlikte memlekete döneceğiz” dedim. Onları da kendimi de bu sözle ayakta tuttum. 3 yıl boyunca görevimi yaptım, çocuklarımdan uzakta sabrettim. Bu yıl eylül ayında mazeret tayinine başvuracağımı düşünerek çocuklarıma “Artık eve dönüyoruz” dedim. Evimi dağıttım, eşyalarımı topladım ve umutla Denizli’ye döndüm. Yıllardır istisnasız verilen il emrinin bu yıl da verileceğine inandım. Çocuklarımı “Bir haftalığına gidiyorum, nasıl olsa döneceğim” diyerek Denizli’de bırakıp Hatay’a geldim. O bir hafta 3 haftaya dönüştü. Üç haftadır arkadaşlarımın yanında kalıyorum. Ama benim için en zor olanı bu değil. Küçük oğlum 1. sınıfa, büyük oğlum 5. sınıfa başladı ve ben onların ilk günlerinde yanlarında olamadım. Bir annenin yaşayabileceği en ağır duygulardan biri bu. Çocuklarıma verdiğim “3 yıl sonra birlikte olacağız” sözünü tutmak için 3 yıl sabrettim. Şimdi tam kavuşacakken yeniden ayrı kaldık. Ben sadece bir öğretmen değilim; ben iki çocuğunun yanında olmak isteyen bir anneyim. Onların okul heyecanına ortak olmak, akşam eve geldiklerinde sarılıp “Bugün nasıldı?” diye sormak istiyorum. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Ailelerimizden, çocuklarımızdan uzak kalmadan görevimizi yapmak istiyoruz. Bizi eleştiren, sesimizi duymayan herkese tek dileğim: Bir gün bizim yerimizde olun ve çocuğunuzun okulunun ilk gününde yanında olamamayı yaşayın. Belki o zaman bizi anlarsınız. @RTErdogan@Yusuf__Tekin #İlEmriHaktır #ayrılığaSONverMEB
#MebAileyiYOKsaydı
Geçen sene oğlum hastalandı okuldan aradılar gelip alın diye ama benim dersim vardı. Biri alsın diyeceğim ailem de yoktu siz bakın öğretmenim ben dersten çıkıp hemen geleceğim dedim. Sonra hastaneye gittik. Crpsi yüksek neyse vezneye gitmem gerekiyordu annecim sen burada kal ben gidip geleceğim döndüğümde hüngür hüngür ağlıyordu. Beni bırakıp gittin sandım dedi. Çocuğum deprem bölgesinde benim kaderimi paylaştı. Babasız 3 yıl şimdi bizim hakkımız değil mi aynı evde buluşmak ? @RTErdogan@EmineErdogan@dbdevletbahceli@umitozdag@eczozgurozel
3 yıl boyunca eşimden ayrı, deprem bölgesinde önce çadırda, ardından konteynerde zorlu şartlar altında yaşadık. En sonunda konteynerimiz de elimizden alındı.
Tüm bu zorluklara, bir gün yeniden ailemizle bir araya geleceğimiz umuduyla göğüs gerdik. Şimdi ise yıllardır beklediğimiz aile bütünlüğünden yeniden ayrılmanın yıkımını yaşıyoruz.
#İlEmri #AilelerSınıftaKaldı #MebAileyiYOKsaydı
Eşini üç dört ayda bir birkaç gün görebilmek, hastalandığında yanında olamamak, mutluluğunu paylaşamamak, evine yabancı kalmak, ne gittiğin yere ait olabilmek ne de evine, Araf’ta yaşamak, sürekli vedalaşmak, evlat sahibi olma hayalini sürekli ötelemek…her şeye katlanıp sonunda kavuşacağını sanırken #ilemri kaldırılsın ve yeniden vedalaş, üstelik bu kez kaç sene sonra bir araya geleceğin belli olmasın. Bu vedalar ne zaman bitecek?
#AyrılığaSONverMEB #MebAileyiYOKsaydı
@EmineErdogan@RTErdogan@haskologlu@trthaber@tcailesosyal
AİLE BİRLİĞİ ŞART ❗️
Millî Eğitim Bakanlığı eğitim politikalarını planlarken yalnızca normu, kontenjanı ve kadroyu değil; bu sistemin merkezinde yer alan öğretmenlerimizin ve ailelerinin hayatını da hesaba katmalıdır.
Eşi ve çocuklarıyla aynı şehirde yaşamak isteyen bir öğretmeni, “kontenjan yok” gerekçesiyle ailesinden ayrı bırakmak; aile birliğini yalnızca kâğıt üzerinde tanımak anlamına gelir.
AİLE BİRLİĞİ, KONTENJAN YETERSİZLİĞİNE FEDA EDİLMEMELİDİR.
Genç Eğitim Sendikası olarak öğretmenlerimizin aile bütünlüğünü ilgilendiren her başlığın takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Çünkü eğitimcinin huzuru, ailesinin huzurundan bağımsız değildir.
@mfaarslan@gencegitimsen@tcmeb
#MebAileyiYOKsaydı
Sayın Bakanımızın il emri uygulanmayacağını açıklamasının ardından sormak istiyoruz: Sendikaların asıl sorumluluğu tam da böyle bir noktada başlamıyor mu?
Mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan ve norm yetersizliği nedeniyle yer değişikliği gerçekleşmeyen öğretmenlerimizin mağduriyeti ortadayken, bu talebin Bakanlık nezdinde yeniden ve daha güçlü şekilde gündeme getirilmesini bekliyoruz.
Ayrıca ikinci il dışı dönemiyle ilgili olarak Bakanlık dün tercih sonuçlarını açıkladı. Ancak takdir edersiniz ki ortaya çıkan tablo, öğretmenlerin önemli bir bölümünün yine yer değiştiremediği, mevcut görev yerlerindeki bölgelere açılan tercihler nedeniyle hareket alanının oldukça sınırlı kaldığı bir sonuç oldu.
Tüm bunlar ortadayken sizler de bu dosyayı kapatmış mı olacaksınız? Yoksa atanamayan öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için yeniden bir çalışma ve girişim başlatacak mısınız?
Öğretmenler olarak beklentimiz, bu sürecin sonuna kadar takip edilmesi ve il emri talebimizin Bakanlık nezdinde yeniden değerlendirilmesi için sendikaların yanımızda olduğunu görmektir.
@EgitimBirSen@egitimgucusen@turkegitimsen@HurEgitimSen@dmssendikasi