Bahar, kentte bile kente inat yüzünü gösteriyorsa batakları da bir çiçekle şenlendirebilir.
Kentte Bile Bahar benim ikinci kitabım ve tam da yukarıda söylediğim nedenden ötürü ilk kitabım Battığımız Bataklar kadar özel benim için.
“’Sin Palabras’ çalmaya başlıyor. Şarkının ilk notalarını işitince önce yüzündeki tebessüm büyüyor, sonra tam da istediğin gibi aniden soluyor. Bu şarkıyı ilk defa üniversite yıllarında işitmiştin değil mi? O yıllarda derin kederlerin peşinden koşmana gerek bile yoktu. Zaten başucundaydı. Mart ayı biter bitmez diline dolanan o çok sevdiğin sözle dolanır dururdun Ankara’nın çirkin sokaklarında, ‘Bahar, kentte bile yine bahardı.”’
Çengelköy kıyılarından Küçüksu’ya, lise koridorlarından Akmar Pasajı’na, çocukluk semtlerinden hayalî semtlere uzanan bu öykülerde bahar yalnızca bir mevsim değil; bastırılmış arzuların, yarım kalmış aşkların, ertelenmiş hayatların yeniden gün yüzüne çıktığı bir aralık.
Ahmet Erkam Saraç’tan “Kentte Bile Bahar”, https://t.co/kVK5tw8g4X’da ve tüm kitapçılarda.
Ahmet Erkam Saraç'ın ikinci kitabını yine çok keyif alarak okudum. Erkam'ın öyküleri 'gündelik gerçekçiliği' önemsemesi yönünden çok kıymetli. Onu iyi bir yazar yapan şey ise bu bakışını Dünya Öyküsüne dair birikimiyle zenginleştirmesi. Favori öyküm, Şükürler Olsun Bugün Cuma.
Ahmet Erkam Saraç, ironiyi melankoliyle, iç konuşmayı masalsı bir anlatıyla, kentli yalnızlığı politik alegoriyle ustaca bir araya getirerek okuru amansız bir soruyla baş başa bırakıyor:
“Bahar gerçekten kentte bile bahar mıdır, yoksa her filizlenişin altında unutulmuş bir sızı mı saklıdır?”
“Kentte Bile Bahar”, https://t.co/kVK5tw8g4X’da ve tüm kitapçılarda.
Bahar, kentte bile kente inat yüzünü gösteriyorsa batakları da bir çiçekle şenlendirebilir.
Kentte Bile Bahar benim ikinci kitabım ve tam da yukarıda söylediğim nedenden ötürü ilk kitabım Battığımız Bataklar kadar özel benim için.
Bahar, kentte bile kente inat yüzünü gösteriyorsa batakları da bir çiçekle şenlendirebilir.
Kentte Bile Bahar benim ikinci kitabım ve tam da yukarıda söylediğim nedenden ötürü ilk kitabım Battığımız Bataklar kadar özel benim için.
Battığımız Bataklar - Ahmet Erkam Saraç
Ahmet Erkam'ı dergiler sayesinde tanımıştım. Uzun zamandır okumayı planlıyordum. Geçen günlerde yeni çıkan kitabını görünce, daha fazla geç kalmamak adına ilk öykü kitabını okudum.
Öyküde uzun anlatımı sevmesem de Ahmet Erkam'ın öykülerini hızla okudum, sindirdim ve bazı yerleri tekrar okuma gereksinimi duydum. Bu ilk kitap, bende uzun zamandır hissetmediğim duygular uyandırdı. Bazı öyküler özellikle duygusal hissetmemi sağlarken bazıları da o absürtlük içinde beni hem güldürdü hem de sinirlendirdi.
Genel olarak baktığımızda iyi bir öykü kitabı. Öykü bilinci olan, kendine has bir üslubu bulunan, yani ne yaptığını bilen bilinçli bir kalemden çıktığını belli eden öyküler.
"Murat Bir Baba Dese", beğendiğim ilk öykülerden biri oldu. Sonunu daha farklı düşlemiştim ama bu son da beni tatmin etti. Yazar, bu türde yazan diğerleri gibi konuyu çok uzatmıyor; yerinde ve dozunda cümlelerle ele alıyor. Zaten bu üslupta deneysel bir iş beklemek saçmalık olurdu. Bu öyküler bence deneysele açık değil; yazar da bu zorlamaya düşmediği için kitap bu kadar başarılı olmuş. Bu, duygusal hissetmemi sağlayan öyküydü.
"Durun Tahmin Edeyim" ise komik bulduğum, yer yer absürt izler taşıyan ama gündelik yaşamdan kopmayan bir öykü. Karakterler, olay ve akış; bir öykü için gerekli olan her şeyi barındırıyor. En beğendiğim öykü bu oldu.
"İçimde Ahlak Yasası", diğer ikisine göre daha sorgulayan ama yine bireysel temalar barındıran bir öyküydü. Dediğim gibi, bu tarz metinleri okumayı çok sevmesem de -ki okuyorum fakat bende her zaman aynı hissi bırakmıyorlar- bu öykü kitabını gerçekten beğendim.
Kusurlar var mı? Evet, bazı yerler fazla açıklamalı. Yazar, bildiği yerleri okura çok açıkça söylüyor. Ben öyküde daha çok hissettirmeye yönelik bir tarz benimsediğim için bu fazlalıklar direkt gözüme çarpıyor. Ancak bu durum, kitabı kötü bir kitap yapmıyor.
Ahmet Erkam Saraç'ı tebrik ediyorum. Yeni kitabını ilk fırsatta okuyacağım.
@aesarac@canyayinlari
Yine öykülerimi henüz dosya aşamasındayken okuyup yorumlarını, görüşlerini paylaşan sevgili @DuyguTerimTop ve @ayyildiz_bulend ‘a da teşekkür etmeliyim. İyi ki varsınız.
Bu kitap kütüphanesinden kitaplarını çaldığım babama ve altını çizdiğim satırlara bakıp endişelenen anneme.
Bu vesile ile başta editörüm. @abdullahezik olmak üzere tüm @canyayinlari çalışanlarına emekleri ve destekleri için şükranlarımı sunuyorum.
Tabii ki sonsuz desteği, kıymetli görüşleri ve en önemlisi bana karşı sabrı ve sevgisi için @htc.tsn ‘a binler teşekkür.