Merhaba dostlar💜
14 Eylül'den beri süren hesap kapatma furyasında TR'den erişime engellenen hesabım için avukatımla hukuki süreci başlattık.
Yeni hesabım @afsiniremYeni askıya alınmıştı, kurtardım✌🏻
Hesabı takip edip, duyurmama yardım ederseniz sevinirim🌸
#YasakNeAyol
Mevcut berbat siyasal ahvalde, bıkmadan usanmadan, yaptıklarımızın olumlu bir sonuç verip vermeyeceğine fazlaca takılmadan çalışmak gerektiğine inanıyorum.
Umudunuz daim olsun https://t.co/V04XtBj6Xl
Devlet Denetleme Kurulunun devreye girmesi lazım diyen bu twite İstanbul 1. Sulh ve Ceza Hakimliğinin getirdiği erişim engelinden 10 gün sonra cumhurbaşkanı tarafından Devlet Denetleme Kurulunun devreye girmesine karar verilmiş :)
X made nearly 500 accounts from journalists, economists, academics and other public figures inaccessible in Turkey in the past week, according to website that monitors internet censorship in the country https://t.co/Mn9rDk6OjG
Haftalardır anlatıyoruz. Şimdi yeni bir evreye girdik İBB Meclisi'ndeki fark 9'a indi. Beş meclis üyesi daha AKP'ye geçerse çoğunluk bugünkü tabloya göre el değiştirmiş olacak.
Bakım merkezleri konusunda niçin hep sadece bir kaç kisinin veya tek tük bir kaç engelli STK'sının ses çıkarması bekleniyor?
Galiba herkes ölümsüzlüğü buldu. Kimse yaşlanmayacak, bakım ihtiyacı olmayacak, kimsesiz, desteksiz kalmayacak ve bugün sessiz kaldığı sistemin kapısında olmayacağını garantiledi.
#FarkindalikYetmezSistemGerek
Hangisi daha kötü bilemedim. 15 yaşındaki genci metro raylarına atlayarak intihara sürükleyen nedenler mi, seferler aksadığı için o gence söylenecek kadar bencilleşen insanlar mı, alıntılarda "intihar için başka yol bulsaymış, herkesin işi gücü var" diye yazanlar mı?
Hepsi😔
bir iki saat önce ümitköy metroda 15 yaşında bi lise öğrencisi raylara atlayarak intihar etti. bir saatten uzun bir süre metro gelmeyince koru durağında kalabalık arttı haliyle. raylara izinsiz yolcu girişi nedeniyle seferler aksayacaktır anonsu geldi.+
Paris'te bugün kamu emekçileri grevdeydi, CGT'nin verilerine göre Fransa'da 300.000, Paris'te ise 70.000'den fazla eylemci gösterilere katıldı. İtfaiyecilerle liselilerin buluşma anı💥
Talep: yemek, su, sandalye. Tepemize çıkardılar patronları her köşe başına şube açıyorlar işçinin şunu talep eder durumda olmasından utanmıyorlar. Pardon utanmak demişim.
Onur Emrah Yıldız nasıl bir belediye başkanı anlatayım da öğrenin.
Sözcü TV’de muhabirlik yaparken yaptığım bir haber nedeniyle beni işimden kovdurmak istedi, başaramadı.
Anlatayım;
19 Ağustos 2024 tarihinde o zamanki kurumum tarafından İzmir’deki yangını haberleştirmek için şehre gönderildim.
Yangın yayınlarından sonra ÇİĞLİ’de çöplerin bazen 1 hafta bazen 3-4 günde bir toplandığını öğrendim ve 60 km yol katedip ilçeye ulaştım.
Canlı yayın ve röportajlar yaptım.
Yayın bitti 8-10 dakika içinde 2 çöp kamyonuyla birlikte belediyede müdür olduğu söylenen 3-4 kişi geldi.
“Bu yayını kim istedi?” dediler.
Beni tanıyanların tahmin ettiği gibi; “MİLLİ İRADE” yanıtını verdim :)
Hatta bu yayını yapmasaydım 5 dakika sonra kamyonun geleceğini iddia ettiler.
Konuşma aynen şöyle oldu;
-Bu yayını yapmasaydın zaten 5 dk sonra çöp alınacaktı.
+ Nasıl yani? 4 gündür almadığınız çöp 5 dk sonra alınacaktı ve denk mi geldi?
-Evet.
+ Siz çöpleri hep 3-4 müdür ile birlikte mi alırsınız? Gerizekalıya mı benziyorum?
- Biz senin müdürlerini tanıyoruz.
+ Siz beni tehdit mi ediyorsunuz?
- Hayır.
+ O zaman açıklama yapın, neden toplanmıyor?
Cevap yok.
—— 2 saat sonra ————
Telefonum çaldı. İlk arayan o zamanki genel müdürüm @AliserDelek sonra da o dönemki genel kooordinatörümüz @ozgurcakmakci ’ydı.
Belediye Başkanı onları aramış- aratmış bir takım telkinlerde bulunmuş.
Onlar da gereken cevabı misliyle vermişler tabi.
“Sen naptın da damarlarına bu kadar bastın?” dediler.
Ben de olayı ve sonrasında yaşananları anlattım.
“Haber doğru mu?” diye sordular.
Fotoğrafları gönderdim, röportajları izlediler. Doğru dedim.
“Arkandayız, geri adım atmak yok” dediler.
Öyle de delikanlı adamlar.
Başka bir kurumda çalışsam emin olun oracıkta iş akdim feshedilir ve eve otobüsle dönerdim.
Velhasıl; “Önce Çiğli, Önce Hizmet” açıklamasıyla ona oy verenlerin iradesini de alıp AK Parti’ye koşan Onur Emrah Yıldız’a sormak lazım.
Bu Milli İrade Gasbı değil mi?
MÜZİK İŞİ ARIYORUM 🎸
Rock, blues ve caz türlerinde sahne alabileceğim kafe, bar vb. mekânlarda iş arıyorum.
Farklı müzik projelerine de açığım.
Ankara’da benimle çalışmak isteyenler DM’den ulaşabilir.
Irmak Özinanır
#Ankara#CanlıMüzik#Müzisyen#Gitar
Bakım merkezlerinde insanlar korunmak için değil de, kilitlenmek için mi var?
Bugün Konya’da bir bakım merkezinde, kapılar kilitlendikten sonra içeride bırakılan
üç engelli bireyin birbirlerine ciddi şekilde zarar verdiği bilgisi bize ulaştı.
Bakım hizmeti; insanları kapatmak, kilitlemek, susturmak değildir.
Engelli bireylerin yaşam hakkı vardır.
Güvenli bir yaşam hakkı vardır.
Nitelikli bakım, sağlık ve insan onuruna uygun yaşam hakkı vardır.
"İnsan" hayatından söz ediyoruz.
"Yaşam hakkından" söz ediyoruz.
#FarkindalikYetmezSistemGerek
29.09.26
Sevgili Deniz Göktaş,
Öncelikle tahliyene çok çok sevindim. Beraber bir arada dönme hayalini, bugün haberlerde senden duymak beni çok duygulandırdı ve sevinçten ağlattı.
Şuna güveniyorum;
“Ekmeğin yanında gelen poğaça”nın yarattığı duyguyu anlayacak sayılı kişilerden biriyim :)
Özgür günlerde, bunun muhabbetlnl yapmak istersen ki; ben çok isterim şimdiden söyleyeyim.
Sevgi ve selamlarımla.
Sinem Dedetaş
@sibelbkersolmaz Selçuk'un videosu gerçek, o yüzden etkileyici. Kendi sesiyle, mimikleri ve hareketleriyle. Deniz'in savunma videosu ise adı üzerinde yapay, mimik veya hareketlerin doğru olması söz konusu olamaz. Ayrıca ne gerek var, yapay zeka yokken ne yapıyordu bu insanlar?
Deniz Göktaş'ın dün duruşmada yaptığı savunmasını yapay zeka ile canlandırıp ortalıktan yayınlamak için Deniz'den izin aldınız mı acaba, merak ediyorum.
Savunmanın metni her yerde yayınlandı, okumak neden yetmiyor?
Telaffuz edilen rakamları, edinilen varlıkları izliyoruz günlerdir. Ekonomist değilim, hukukçu değilim. Bu işlerin teknik tarafını değerlendirecek biri değilim. Sıradan bir yurttaş olarak, bugüne kadar emeği ile yaşamış, bundan sonra da sağlıkla bir ömür tamamlamak isteyen biri olarak, ki, bu artık ne kadar mümkün olabilir bu memlekette hiç emin değilim. Bütün bu çirkinliğin bende bıraktığı duyguyu anlamaya çalışıyorum kaç gündür.
Burada insanı asıl yoran şey yalnızca birilerinin çok para kazanmış olabileceği düşüncesi olmuyor. Bir toplumda çalışmanın, emeğin, kazancımın yeteceğini bilmenin ya da emekli biri olarak yaşamanın, geleceğe güvenle bakabilmenin, artık bir karşılığının olmayışı korkunç bir his. Çünkü çoğumuz hayatımızı büyük hamlelerle değil; maaşımızdan artırdığımızla, yıllarca çalışarak aldığımız evle, çocuğumuz için ayırdığımız parayla, geleceğimiz için yaptığımız küçük birikimlerle kuruyoruz.
Sonra bazı insanların, sizin yıllarca çalışarak ulaşamayacağınız paralara bir anda ulaştıklarını, ülke dışına çıkardıklarını vs vs gördüğünüzde bunun insanda yarattığı şey yalnızca öfke olmuyor. Daha ağır bir duygu var; ''emeğim ne kadar değersizmiş...'' Ve mesele artık yalnızca bu yolsuzluklar, para vs olmuyor. İnancımız yok, varoluşsal bir şey bu. Asıl büyük kayıp da bu yazık ki...
Turgenyev, Babalar ve Oğullar romanında “Hiçbir yerde zaman Rusya’daki kadar hızlı geçmez; hapishanede daha da hızlı geçer.”der.
Ben de romandaki bu cümleden mülhem hapishane ziyaretleri de çok hızlı geçer, diyeyim. Görüştüğünüz kişi Selçuk Kozağaçlı ise daha da hızlı geçer. Mevzu roman, şiir olunca daha da hızlı geçer.
Son dönemde çıkan hemen hemen çoğu romandan haberdardır Selçuk Kozaçlı. Her nekadar konunun yazdıklarıma gelmesini istemesem de “ Biraz daha şiir yaz” dedi. “ Acıları, travmaları, ölümü yazmak oldukça güç. Bu nedenle anlatmak istemediklerimizi, alegorilere sığınarak yazarız.” dedim.
“ Anlattıklarımıza sınırsız imkan tanınsaydı, yazar kendine ait özgün bir dil de yaratamazdı. Yazar söylemek istemediklerini dolambaçlı yollardan söyleme arayışı içine girer ve kendine ait üslubunu da yaratmış olur.” dedi ve son dönemlerde okuduğu başarılı bulduğu birkaç yazarın ismini saydı. Ben de beğeniyle okuduğum yazarları andım, ortak beğenilerimizle mutlu olduk.
“Hayat kısa ve ölüm olmasaydı, hayata bu kadar anlam da yüklemezdik. Belki de onun için hayat bizim için bu kadar anlamlıdır.” derken vedalaştık. Turgenyev’in dediği gibi hapishanede zaman çabuk geçiyordu.
Silivri’den havaalanına gidinceye kadar yol boyunca Selçuk Kozağaçlı ile hayatın anlamı üzerine konuştuklarımızı düşündüm.
Bize zulmedenlerin aklından hiç mi ölüm geçmiyordu? Hayat onlar için nasıl bir anlam ifade ediyordu? Cevabını bulamadığım sorular kafamın içinde dönenirken, Siliviri’nin üzerinde de kuşlar döneniyordu. #selçukkozağaçlı
Bu taktikler artık sökmüyor, ama yine de siz bilirsiniz.
Meclis'in en çalışkan, yıllardır yolsuzluk dosyalarını belgeleriyle paylaşan vekilin "yağma" ve "kamu kurum veya kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" ile ilgisi olması, hayatın olağan akışına aykırı.
@yavuzyilmazd
Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim.