Bu mücadele yalnızca Uğur için değil, bugün ve yarın bakım merkezlerinde kalan tüm otizmli ve engellilerin yaşam hakkı için...
Dava 24 Haziran 2026 saat 13.30'da Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecektir.
#UgurYildirimİcinAdalet#FarkindalikYetmezSistemGerek
#Otizm365GünBizimle
Bir annenin adalet arayışını izliyoruz.
Uğur Yıldırım artık aramızda değil.
Ancak annesinin verdiği mücadele sayesinde yaşananlar görünür oluyor, sorular soruluyor ve bakım merkezlerinde yaşayan engellilerin güvenliğini yeniden sorguluyoruz.
Uğur Yıldırım'ın davası 24 Haziran 2026'da saat 13.30'da Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.
https://t.co/TClA3eTkSo
#UğurYıldırımİçinAdalet
#FarkindalikYetmezSistemGerek
#OtizimliAdaletBekliyor
#Otizm365GünBizimle
Aslında bugün konuşulması gereken tek konu," 16 yaşındaki çocuk niçin inşaatta çalışırken hayatını kaybetti?" olmalıydı, olmadı.
Allah rahmet eylesin.
#TunahanKaya
Kılıçdaroğlu'nun Meclis Grup Konuşmasında da Seyirci Olarak Görevlendirilen Ankaralı Torbacılar İsyan Bayrağını Açtı: ''Kendi işimizi yapamıyoruz...''
https://t.co/8DUtI1X3Wm
Fatih Altaylı’ın iki yıl önce Faik Öztrak hakkındaki yorumu yeniden gündemde:
"CHP'den insanlar tiksinsin diye bir tip bulalım desen bu kadar olur.
Öztrak konuşacağına CHP'nin kedisi Şerafettin miyav miyav desin halk CHP'ye sempati duyar."
Okan Bayülgen'in sosyal medya fenomenlerine ve modern şöhret anlayışına dair ağır eleştirileri:
🔺Hiçbir yeteneği ve vasfı olmayan insanların sadece video çekerek milyonlarca takipçiye ulaşması çağımızın en büyük trajedisidir.
🔺Eskiden şöhret olmak için bir sanat dalında ter dökmek gerekirken şimdi sadece ekranda şaklabanlık yapmak yetiyor.
🔺Sosyal medya fenomenlerinin gösterişli hayatları aslında devasa bir cehaleti ve kültürel boşluğu örtmek için kullanılıyor.
🔺 Gençlerin artık bilim insanı veya yazar olmak yerine kısa yoldan fenomen olmayı hayal etmesi korkunç bir çöküştür.
🔺 Ekranda gördüğümüz o kusursuz ve lüks hayatların arkasında inanılmaz bir sahtelik ve ruhsal çöküntü yatıyor.
🔺 Gerçek sanata ve sanatçıya değer vermeyen bir toplumun çöp içeriklerle beslenmesi kaçınılmaz bir sondur.
KAZANDIK!
Doruk Madencilik direnişimiz zaferle sonuçlanmıştır. Madencilerin tazminatları, yıllık izinleri, TİS farkları, yasadışı zorunlu ücretsiz izinde geçen sürelerin ücretleri işçilerin hesaplarına yatırılmıştır. Hesaplamalarda eksiklik veya yanlışlık tespit edilme ihtimaline karşı sendikamız, bakanlık ve şirket arasında takip eden süreçteki bir işleyecek mekanizma tanımlanmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sürdürdüğü sendikal haklara ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına ilişkin teftişin sonucunda ortaya çıkabilecek fazladan hakların da şirket tarafından itiraz edilmeksizin ödeneceği konusunda kesin mutabakata varılmıştır.
Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!
Ankara'daki heyetimizle Edirne'de sendikamız öncülüğünde 15 gündür direnen Özşen Madencilik işçilerinin yanına geçiyoruz. Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz!
@aksizi Bir sanatci söylemişti, Kenan Doğulu'ydu sanırım "dinleyici kitlesi inanılmaz değişti. Simdi video bozulmasın diye ses bile çıkarmıyor insanlar". diyordu. Sebep o olsa gerek. Video çekmeye, paylaşmaya gidiyorlar
HALK TV EKRANLARINA ÇIKAN TÜM KONUKLARA SESLENİYORUZ: BU ZULME ORTAK OLMAYIN!
Halk TV emekçilerinin çalışma şartları her gün daha da ağırlaşıyor. Ekran önündeki sunucusundan rejideki teknik ekibe, mutfaktaki aşçısından servis şoförüne kadar tüm çalışanlar; ya tazminatsız işten çıkarılmak için mobbing ile istifaya zorlanıyor ya da hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kapı önüne konuluyor.
Halk TV, dışarıdan "demokrasi ve adalet" vaat eden ancak içeride işçi cehennemine dönüşen bir yapı haline gelmiştir.
Kanalın patronu Cafer Mahiroğlu, arkasına aldığı muhalif kamuoyu desteğine güvenerek eşine az rastlanır bir pervasızlık ve işçi düşmanlığı sergilemektedir. Bu patron; itiraz eden her emekçiye "Kapı orada, nasıl olsa sizi çalıştıracak başka yer yok, dönüp dolaşıp buraya geleceksiniz" diyecek kadar cüretkâr, işçinin kıdem tazminatı birikmesin diye kadroları sürekli farklı şirketlere aktaracak kadar hesapçıdır.
Türkiye medya tarihinin gördüğü bu en karanlık çalışma düzenine karşı ses çıkarma vakti gelmiştir. Gazetecilerin sırtına basarak yükselen, onlara hak etmedikleri bir "itibar" sağlayan bu düzene sessiz kalmak, suça ortak olmaktır.
HALK TV EKRANLARINA ÇIKAN TÜM KONUKLARA ÇAĞRIMIZDIR:
Halk TV ekranlarına çıkarak bu sömürü düzenine meşruiyet kazandırmayın! Emekçinin hakkını gasp eden bir patronun ekranında "hak ve hukuk" konuşmak samimiyetten uzaktır. Pervasız patron Cafer Mahiroğlu’na prim vermeyin, Halk TV ekranına çıkmayın!
HALK TV EMEKÇİLERİNİN TALEPLERİ NET:
* Tüm çalışanlara 212 Sayılı Basın İş Kanunu’na tabi çalışma hakkı derhal verilmelidir. Basın kartı ve yıpranma payı gibi yasal hakların gaspına son verilmelidir.
* Açlık sınırı altındaki maaşlar, insanca yaşam standartlarına çekilmeli; ödenmeyen kıdem tazminatları ve fazla mesai ücretleri derhal yatırılmalıdır.
* Geri alınan servis hakkı iade edilmeli, sağlıksız yemek dayatması yerine yemek kartı uygulamasına geçilmelidir.
* Reji ekibinin 6 saati aşan molasız mesaileri sonlandırılmalı, iptal edilen özel sağlık sigortaları yeniden başlatılmalıdır.
* Sendikalaşma hakkı üzerindeki baskılar durdurulmalı, işçilerin temsilcileriyle masaya oturulmalıdır.
* Dayanışma gösterdiği için işten atılan veya mobbing ile uzaklaştırılan tüm çalışanların hakları istisnasız teslim edilmelidir.
Muhalif kamuoyuna sesleniyoruz: Gazetecilerin emeğini ve onurunu hiçe sayan bu "işçi düşmanı" zihniyeti alkışlamayı bırakın. Bizler ne bu ekrana muhtacız ne de bu vicdansızlığa mahkûmuz!
Dayanışma ve örgütlenme ile bu kötülüğü yeneceğiz!
Ünvan, statü, eğitim de olsa, sanırım ilkel beyni susturmak için yetmiyor. Aksi halde insanlar niçin dudaklarını büzerek yada popolarını gererek kameraya poz veriyor ki? 🤷🏽♀️
Ruh bilimciler, psikologlar toplum ruh sağlığı için bunu bir araştırsın.😂
Bu normal mi?
İsmail Arı önceki bayramı gözaltında geçirdi, son bayramı cezaevinde
Neden?
İktidarı rahatsız eden haberler yaptığı için
Yani iyi gazeteci olduğu için!
5 Haziran'da ilk kez hakim karşısına çıkacak
#GazetecilikSuçDeğildir
İsmail Arı gurur duyulan bir meslektaştır!
Penguenler karşılaştıklarında, yokuş yukarı çıkan penguene yol veriyor.
Çünkü yukarı çıkmak daha zor olduğu için önceliğin ona ait olduğunu içgüdüsel olarak biliyorlar.