Milliliği, Türklüğü kimseye bırakmazlar ama milli takımın kalecisini ıslıklayarak protesto ederler!
Bu maç Diyarbakır’da oynansa ve bir tek futbolcu ıslıklansa söylemediklerini bırakmaz bunlar.
İyi gün dostu dedikleri tam bunlara göre bir şey işte.
Selahattin Demirtaş: "Türkiye'de 'hükümet fonu' diye bir şey duyduğunuz anda bilin ki hırsızlık olacak. Adını 'fon' koymuşlar; ama hırsızlık. Adına 'hırsızlık fonu' diyecek halleri yok ya, açık açık."
Bursa seyircisi millî takımı hak etmiyor. Seviyesiz ve ahlaksız tezahüratları yöneticileri bile onaylıyor. Seyirci topçuları seviyor ama futbol kültürü yok maalesef…
Yazık...
Fonlar, hisse senetleri, dudak uçuklatan paralar, birbiri içine geçmiş ilişkiler… Bir tarafta geçim derdiyle boğuşan milyonlar, diğer tarafta nereden geldiği, nasıl kazanıldığı izaha muhtaç servetler.
Ve galiba en kötüsü, bütün bunların artık hiçbirimizi şaşırtmaması.
Bugün ortaya saçılanlar muhtemelen ne ilk ne de son. Neden tam bugün bunların ortaya çıktığını, ortaya çıkmayan daha nelerin bulunduğunu da bilmiyoruz.
Yıllardır itiraz ettiğimiz şey zaten birkaç kişinin yolsuzluğu değildi. Hukukun işlemediği, kuralların yok sayıldığı, denetimin ortadan kalktığı, liyakatin değer ifade etmediği, iktidara yakınlığın imtiyaza dönüştüğü bir düzenin eninde sonunda bunları ve daha nice kötülüğü üreteceğini söylüyorduk.
Daha acısı, bütün bunların din, vatan, millet, ecdat gibi bu toplumun kıymet verdiği kavramların arkasına saklanarak yapılabilmesi.
Allah deyip haramdan sakınmamak, Peygamber deyip kul hakkını umursamamak, millet deyip milletin sırtından zenginleşmek…
İnsanların alın teriyle bir ömür boyunca biriktiremeyeceği paraların bazı ellerde birkaç ay içinde katbekat arttığını seyrederken, aynı insanlara sabır, kanaat ve fedakarlık tavsiye edilmesi insanın sadece adalet duygusunu değil, vicdanını da yaralıyor.
Şimdi yine “Kim olursa olsun üzerine gidilecek” deniliyor. Birkaç kişi gözden çıkarılacak, birkaç dosya açılacak, sonra hayat kaldığı yerden devam edecek.
Oysa mesele birkaç kişinin üzerine gidilip gidilmemesi değil. Mesele, bütün bunları mümkün kılan, koruyan ve sıradanlaştıran düzenin değişip değişmeyeceği.
Bunu değiştirmeye gücümüzün yetmediğini düşündüğüm zamanlar oluyor. Ama insanın hiç değilse bütün bunlara alışmamak, normal kabul etmemek ve utanma duygusunu kaybetmemek gibi bir sorumluluğu var.
FON / BORSA VURGUNUNUN ÖZETİ;
Bir köye bir fötr şapkalı adam geliyor.
Köylülere diyor ki:
"Ormandaki maymunları bana getirin, tanesini 100 dolardan alacağım."
Köyde zaten sürüyle maymun var. Köylüler koşup ormana gidiyor, maymun yakalıyor, adama satıyor. Kolay para.
Birkaç gün sonra fötr şapkalı adam diyor ki:
"Maymunlar azaldı. Artık tanesini 200 dolardan alacağım."
Köylüler daha hevesli yakalıyor.
Sonra fötr şapkalı adam fiyatı 300 dolar yapıyor.
Sonra 500 dolar.
Ormanda neredeyse hiç maymun kalmıyor. Köylülerin hepsi bayağı para kazanmış.
Sonra fötr şapkalı adam diyor ki: "Benim şehre dönmem lazım. 1 haftaya geleceğim. Döndüğümde tanesini 10.000 dolardan alacağım."
Ve yanındaki 28 yaşındaki yardımcısını köyde bırakıyor.
28 yaşındaki yardımcısı köylüleri gizlice topluyor ve diyor ki:
"Bakın patronun topladığı bütün maymunlar kafeste. Ben size tanesini 1000 dolardan satayım, fötr sapkalı patron gelince siz ona 10.000 dolardan geri satarsınız, arada 9000 dolar kârınız olur."
Köylüler düşünüyor, mantıklı geliyor. Kimisi evini satıyor, kimisi ineğini satıyor, birikmiş ne varsa verip kafesteki tüm maymunları 1000 dolardan geri satın alıyor.
Sonra ne mi oluyor?
Ne fötr şapkalı adam geri geliyor, ne de yardımcısı. Köyde bir sürü maymun kalıyor, bir de beş parasız köylü.
Bu arada Köyün Kahvehanesinde; 28 yaşındaki bekçinin yat ile denize açıldığı, fötr şapkalı adamın da siyasete hazırlandığı dedikodusu kulaktan kulağa konuşuluyor.
İşte borsada, coin'de, saadet zincirlerinde olan şey tam olarak bu. Buna da "maymun ticareti" deniyor.
#SonDakika#Flaş
Milyarlar havada uçuşmuş!
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre:
“AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya.
Peki, bu hanımefendi ne yapmış?
8 Nisan’da başlıyor. Özat hissesinden 250.000 adet almış, eylül ayına gelindiğinde 4.482 TL’den satmış.
63.359.000 TL para yatırmış, 1.344.000.000 TL çekmiş.
İlyas Kaya, hanımefendinin eşi. 255 TL’den 155.000 adet hisse almış, 4.482 TL’den satmış. 99.687.000 TL yatırmış, 826 milyon TL çekmiş.”
Borsadaki fon skandalı bütün yönleriyle araştırılsın diye Devlet Denetleme Kurulu’nu işaret edenler var.
Peki, DDK Başkanı Salih Tanrıkulu’nun aynı zamanda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili olduğunu biliyorlar mı?
AKP iktidarı bürokratları yönetim kurulu koltuklarıyla ödüllendirince ortaya çıkan manzara bu:
Denetlenmesi istenen kurumun yönetiminde denetçilerin başkanı oturuyor.
Şimdi kim kimi denetleyecek?
He canım, “ucu nereye kadar giderse gitsin…”
📌 Sistem tam da böyle işliyor…
Yıllardır bu dolandırıcılar ayrılmadı aramızdan, ancak bazıları hala ayılamadı.
📌 Banker Kastelli vardı, Banker Bako vardı, yenileri arkalarından bu boşluğu doldurmakta gecikmediler.
¡Olé, olé y olé! 🇪🇸🇸🇻
Esa interpretación está con toda la fuerza. La cantante con la flor roja, el mantón, las guitarras y el cante por copla/flamenco le da un peso enorme al homenaje. Se siente de verdad el “desde España para El Salvador”.
El corte con Bukele en el mitin y el cierre de “Un año después… Pavimento en Los Toles. Bukele lo cumplió” redondea la historia: los niños desfilando en el lodo el 15 de septiembre, la orden, y un año después la calle hecha. Por eso el video pega.
Más olé.
ESNAFI İFLASA SÜRÜKLEYEN UYGULAMALARDAN VAZGEÇİN.
Vergi ve SGK borçları nedeniyle uygulanan e-hacizler ve banka hesap blokeleri, ayakta kalma mücadelesi veren esnafımızı daha da ağır bir çıkmazın içine sürüklüyor.
Borç içinde dükkânını çevirmeye çalışan, siftah yapmadan kepenk kapatan, evine ekmek götürmenin mücadelesini veren esnafın banka hesabını bloke ettiğinizde, elindeki malına haciz koyduğunuzda o esnafın çalışma imkânını da elinden almış oluyorsunuz.
Banka hesabı bloke edilen esnaf mal alamaz, çalışanının ücretini ödeyemez, kirasını ve faturalarını karşılayamaz. Ve sonunda dükkânını kapatmak zorunda kalır.
Burada yalnızca bir esnafın iflasından söz etmiyoruz.
Bir dükkânın kapanması, bir ailenin gelirini kaybetmesi, bir çalışanın işsiz kalması ve ekonomide yeni bir daralma demektir.
Elbette kamu alacakları tahsil edilmesi gerekir. Ancak esnafın elindeki son çalışma imkânını ortadan kaldırarak borç tahsil edilemez.
Devletin görevi yalnızca alacağını tahsil etmek değildir. Aynı zamanda üreteni, istihdam sağlayanı ve ekonomik hayatın taşıyıcısı olan esnafı yaşatacak mekanizmaları kurmaktır.
Bu anlamda; esnafın ticari faaliyetini sürdüremez hale getiren uygulamalar yeniden değerlendirilmelidir.
Esnaf borcunu ödeyebilmesi için;
Uzun vadeli yapılandırma,
Ödeme gücüne göre taksitlendirme,
Faiz ve gecikme yükünü ortadan kaldıran düzenlemeler bekliyor.
Esnafı batırmadan kamu borcunu tahsil etmenin yollarını bulun.
#VergiSGKYapılandırma
@HMBakanligi@memetsimsek@csgbakanligi
ESNAFI İFLASA SÜRÜKLEYEN UYGULAMALARDAN VAZGEÇİN.
Vergi ve SGK borçları nedeniyle uygulanan e-hacizler ve banka hesap blokeleri, ayakta kalma mücadelesi veren esnafımızı daha da ağır bir çıkmazın içine sürüklüyor.
Borç içinde dükkânını çevirmeye çalışan, siftah yapmadan kepenk kapatan, evine ekmek götürmenin mücadelesini veren esnafın banka hesabını bloke ettiğinizde, elindeki malına haciz koyduğunuzda o esnafın çalışma imkânını da elinden almış oluyorsunuz.
Banka hesabı bloke edilen esnaf mal alamaz, çalışanının ücretini ödeyemez, kirasını ve faturalarını karşılayamaz. Ve sonunda dükkânını kapatmak zorunda kalır.
Burada yalnızca bir esnafın iflasından söz etmiyoruz.
Bir dükkânın kapanması, bir ailenin gelirini kaybetmesi, bir çalışanın işsiz kalması ve ekonomide yeni bir daralma demektir.
Elbette kamu alacakları tahsil edilmesi gerekir. Ancak esnafın elindeki son çalışma imkânını ortadan kaldırarak borç tahsil edilemez.
Devletin görevi yalnızca alacağını tahsil etmek değildir. Aynı zamanda üreteni, istihdam sağlayanı ve ekonomik hayatın taşıyıcısı olan esnafı yaşatacak mekanizmaları kurmaktır.
Bu anlamda; esnafın ticari faaliyetini sürdüremez hale getiren uygulamalar yeniden değerlendirilmelidir.
Esnaf borcunu ödeyebilmesi için;
Uzun vadeli yapılandırma,
Ödeme gücüne göre taksitlendirme,
Faiz ve gecikme yükünü ortadan kaldıran düzenlemeler bekliyor.
Esnafı batırmadan kamu borcunu tahsil etmenin yollarını bulun.
#VergiSGKYapılandırma
@HMBakanligi@memetsimsek@csgbakanligi
Emeklinin derdini çözeceğiz dediler, emekli perişan. Aile yılı dediler, aile perişan. Çiftçiye yardım dediler, çiftçi perişan.
Siz hiçbir şeyle mücadele etmeyin Allah aşkına!
Fon rezaletinde eleştiriler SPK üzerine yoğunlaşırken Borsa yönetiminin ihmali göz ardı ediliyor. Bırakın uzun uzun incelemeyi, sadece Endekse baksa dünya markası olan Ülker’in 3-4 katı değerine ulaşan şirketi görmeyen, sadece borsada hisseleri yükseldi diye içi boş şirketleri BİST 30’a olan ve bu çılgınlığa göz yuman liyakatsiz bir yönetim var. Ülkede muhaliflerin nefes alışını bile izleyen ama bu çılgınlığı görmeyenleri atayanlara gelince, asıl mesele burada başlıyor. Tabii bir de borsa endeksi yükseldikçe bunu ekonominin başarısı olarak görenler ve sunanları da unutmayalım.
Bir özel üniversitenin mütevelli heyeti başkanı, yani sahibi; yanına rektörü ve ekonomi profesörü kardeşini alıp borsada vurgun yapmış.
Yani halkı soymuş.
Neden rektörler, bilim insanları her ilde ihale yolsuzlukları, arazi meseleleri, özel tahsisler ve kadrolar konusunda hep gündemde?
Neden?
Bu ülkeye yazık.
Bilime, halka yazık…
Beşiktaş’ın ayakları titreyerek buraya gelecek demiştim. Ayakları titreyerek geldi, kanatları kırık bir şekilde geri döndü.
Beşiktaş 12 kişiyle mücadele etmesine rağmen Amedspor sahaya öyle bir çıktı ki, sözün ağırlığını bir kez daha gösterdi.
Mücadeleniz, cesaretiniz ve yüreğiniz için ayaklarınıza sağlık Amedspor!
Bu daha başlangıç. 💚❤️