28 yaşında AKP'li veletin, dolandırdığı paralarla aldığı 15 milyon dolarlık yatını öğrendiğimiz gün; İBB Başkanı'nın makam arabasına masraf etmemek için kendi aracını kullanması yüzünden açılan davayı izliyoruz.
İşte yeni Türkiye!
Biri, başına gelen bir kiracı belasını anlatıyor:
“4+1 yeni dairemi tutan kiracı evime çöktü.”
“-İlk ayın kirasından bu yana 6 ay geçti, tek bir kira ödemedi
-Bu süre zarfındaki site aidatı, doğal gaz, aydınlatma vb ortak giderleri de ödemedi. Bunlar için site yönetiminden bana sürekli icra geliyor.”
Adam, hiç kira vermemeyi planlayarak evi tutmuş.
“Anlayacağınız, bedavaya oturuyor.”
“Art arda iki ihtar çektik. Avukatıma “bu işi nasıl çözeriz, nasıl çıkarırız?” diye soruyorum. Hiç umutlu konuşmuyor. İcraen çıkartmak için süreci başlattık. Hadi bir kaç ayda hakim çıkmasına karar verdi. İstinafa gitme ve itiraz etme hakkı varmış.”Ne kadar sürer bilmiyoruz, ama bir senesi var gibi…”
Bu nasıl bir sistem? Nasıl bir hukuk düzeni?
Girdiği tarihten sonra hiç kira ödemeyen, ortak giderleri bile ev sahibine ödeten bir düzenbaza, “üst mahkemeye itiraz etme hakkı nasıl tanınır? Kira ödemeden 6 ay daha otursun diye mi?
@TOPRAK_2_ Sumer kayıtlarının çoğu sarayın muhasebesi gibi birsey.zariyat süresi 47 uzayın genişledigini söylüyor.bu bilgi 1900 lu yıllarda ispatlandi.hicbirseyin zobazı olmamak lazım.
😳🤔
Ne söylenirse söylensin, ne yapılırsa yapılsın bu hakemler bildiğini okuyor ile yola devam edilmemeli.
Şu pozisyona sarı kart bile çıkartmadı Lucas Torreira’ya hakem Atilla Karaoğlan. #GSvKOC
Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcımız Amine Cansu Çelik bir kamu görevlisi ve bir annedir. Suçluluğu kesinleşmeden özgürlüğünden mahrum bırakılmış, küçük çocuğundan ve ailesinden ayrılılmıştır. Oysa hukuk devletinde tutuklama bir cezalandırma yöntemi değil, istisnai bir koruma tedbiridir. Masumiyet karinesi ise yalnızca kağıt üzerinde kalan bir ilke değildir.
Üsküdar’da yaşananları tek bir dosyaya indirgemiyoruz. Çünkü mesele artık yalnızca kişilerin başına gelenlerden ibaret değildir. Asıl mesele, sandıkta elde edilemeyen siyasi sonuçların yargı ve idari müdahaleler yoluyla değiştirilmesi çabasıdır.
Sandıkta yenemediğini başka yollarla tasfiye etmeye çalışanlar şunu bilmelidir:
Bu ülkenin belediyeleri, seçilmi��leri ve yurttaşların iradesi hiç kimsenin siyasi tasarruf alanı değildir.
Amine Cansu Çelik yalnız değildir. Ailesi yalnız değildir. Üsküdar’ın iradesi yalnız değildir.
Korkmayacağız, susmayacağız; milletin iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hukuk ve adalet yerini bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.