Erhan Afyoncu:
Genç teğmen kardeşlerim hayatta üç şeyi unutmamanız gerekiyor.
Birincisi, burada sizi yaşlı gözlerle izleyen anne babanızın ve büyüklerinizin hayır duasını almayı. Anne ve babasının hayır duasını almayan hiçbir evlattan ülkeye fayda gelmez.
İkincisi bizi biz yapan milli ve manevi değerlerimize her zaman sahip çıkın. Türk kimliğini, Müslüman Türk kimliğini bu değerler yaşatmıştır. Bugüne kadar da bizim yok olmamamızı sağlamıştır.
Üçüncü olarak da her zaman Türk milletinin seçtiği, seçilmiş sivil milli iradenin emrinde olun.
Bu üç unsuru yaptığınız takdirde, Türk milleti Dünya'da gücünü muhafaza ederek, mazlumların sesi olmaya devam edecektir.
Barış süreci olsun, ana babalar ağlamasın, silahlar sussun ama şehitlerimizin de kemikleri sızlamasın.
Vatana ihanet edip kurşun sıkan teröristler için anma töreni yapılmasına izin verilmesi, 50 bin insanımızın katili şerefsiz Öcalan'ın posterlerinin boy boy her yere asılması nedir ? Barış için taviz vermesi gereken millet midir yoksa teröristler midir ?
Yani süreç baltalansın, halktaki kin ve nefret duygusu daha da artsın diye bilerek mi bunlara müsaade ediliyor ? Bir süreç başlatılıyorsa evvela milletimizin hassasiyetleri göz önüne alınarak, kamuoyu baskı hafifletilerek başlatılır. Bu süreci halka doğru şekilde anlatamazsanız ırkçılığı daha da derinleştirirsiniz.
Bir süreç yürütülecekse, Ege ve Akdeniz bölgelerinde istila edercesine çeteleşen, büyükşehirlerde sürekli huzursuzluk çıkaran, kendileri dışındakileri düşman gören, zarar vermekten zevk alan ve çocuklarını da aynı düşmanlıkla yetiştiren bu tip yaratıklara karşı ciddi önlemler alınarak yürütülmeli. Bu şımarıklığın ve pervasızlığın sonunun ne olduğunu biliyoruz, daha önce tecrübe ettik. Aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamanın alemi yok.
Anayasa 90. Madde'den ilgili hükmü çıkartın, AB üyelik müzakerelerini de kesin, yolumuza devam edelim. Yoksa, 15 yıldır duruma göre sosyal medya fikriyle açıklama yapmak hiç bir işe yaramaz, ciddiyetini de kaybeder.
Maalesef, Türkmen Dağında hala elektrik ve su yok, sağlık ocağı yok, yollar bombardıman ve seller nedeniyle çukurlarla dolu, ormanlar yanmış, tüm evler yıkılmış, fırın yok, durum dayanılmaz ve son derece zor.
Türkmen Dağını unutmayın
#BayırBucakHaberAjansı
Şöyle bir sorun var; köyden 50m² basit bir yer almak istesen 150 tane varisi var, kimi ölü, kimi yurt dışında... Al desen almıyor, sat desen satmıyorlar.
Anadolu'nun en büyük sorunlarından biri budur, şehirde yaşayan biri gelmek istese bile köye gelemiyor, hemen herkesin baba dede mülkü bu durumda.
Yapmayın etmeyin sizler için sakatlanmış
Gazilere bunu yapmayın mecliste teröristlere af çıkarırken polisleri gaziler üzerine salmayın. Düzeltme için küçük yetersiz bir uğraş içindesiniz bari ellemeyin gaziler protesto gösterini yapsın. Bu insanlar affetmekte olduğunuz teröristler gibi ortalığı yakmaz yıkmaz. Efendice otururlar yapmayın. Devlet gücünü hep sopa ile göstermez bazen sarar sarmalar
Ne münasebet @mebpersonel
Öğrencileri böyle aptalca, ilkel bir şey için 3 buçuk ay kullanmakta nedir?
Oshimhen kim ayrıca? Marifetmiş gibi anlatıyor üstüne.
Bakın Türk bayraklı gemiyi vurmak size pek çok cevap hakkı doğurur. Bu hakkı kullanmalıyız. Savaşa girelim demiyorum ama şu yollarını kendi gemilerimiz için konvoy usulü ile açık tutabiliriz.
Daha da önemlisi Boğazlardan saldırı yapan ülkeye yük taşıyan yada yük almaya giden gemilerin geçişini engelleyebiliriz. Türk gemilerine saldırmayı çok pahalı hale getirmeliyiz.
Kimse Çin bayraklı gemilere saldırmaz kimse ABD işletmesindeki gemilere saldırmaz kendimizi bu hale getirmeliyiz
Erhan Afyoncu:
Türkiye’de 8 yıllık eğitim yeter.
Zorla okula giden çocuğun kendisine faydası olmadığı gibi, okumak isteyen çocukların da huzurunu bozuyor.
Gazilerimizin ısrarı sonucu komisyona alınan Er Şehit ve Gaziler Platformu Başkanı Erdem Çerçioğlu:
“Millî Savunma Bakanlığı bizi ölüme gönderirken hiçbir problem yok. İş sosyal haklarımızı vermeye gelince çöp gibi kenara atıyorsunuz.
Aynı üniformanın içinde, aynı terörist kurşunuyla yaralanmamıza rağmen bizi yok sayıyorsunuz.
Siz milletvekilleri bu masalarda, bu koltuklarda rahat ve huzurlu oturuyorsanız; dışarıdaki arkadaşlarım ve benim sayemde oturuyorsunuz.
Devleti devlet yapan ana unsur şehit aileleri ve gazilerdir.
Buraya oturmuş koca koca adamlar, bize vereceğiniz üç kuruşu konuşuyorsunuz.
Hakkımızı alana kadar Güvenpark’tan ayrılmayacağız.”
Şükür ki 15 Temmuz’u ve hatta öncesindeki 15 seneyi hatırlayacak yaştayız.
Kenan Evren kışlasından çıkarak Bağdat Caddesinden “herhalde” köprüye doğru gitmeye çalışan F’cileri balkonlara çıkıp alkışlayan Kadıköylü bir realite mi? Realite.
Ama cürmü kadar yer yakacak, en fazla hayatını zorlaştıracak (çünkü her şeyi bilir, her şeyin de en iyisini onlar bilirler, sürekli siyaset konuşur kafa ütülerler…) kadar bir realite. Arkadaşlığını kesersin, hiç olmadı taşınırsın. Artık içinde camisi olan siteler bile var.
Lakin, Şubat 2012 MİT krizi sonrası bile, F’cilerle iş tutmanın onlara kazandırdığı minik avantajlardan vazgeçemeyen, aklınca bunlarla arayı yapmaya, barıştırmaya çalışan AKP cenahının yatacak yeri yok. Tabii ki 15 Temmuz sonrası, F darbesi sonrası işin çok sertleşip, muhabbetin “müebbet”ten açılması vs ile hepsi en anti-F oldu. Bunların bir kısmı tabii ki “Kemalistlerle ortaktı” diye vazedip duruyor, lakin, gerçek orada.
Kişisel olarak bunlara şahit olmuş bir tecrübeli TC vatandaşı olarak, bu taraftan bir ahlak sinyallemesi sadece midemi bulandırıyor. 2012-16 arasında RTE’yi F ile mücadelede yapayalnız bırakan, “Reis de çok sert davranıyor canım, uzlaştıramıyoruz” diye mızıklanan insanlar şimdi “ilk taşı en günahsızınız atsın” diye geziyor.
Galiba herkesin parlak fikrinin kendine kalması gereken, asgari o kadarlık bir insanlığı, akli baliği gösterebilmek gereken günler bunlar.
Hasseten; İlk taşı en günahsızınız atsın. 🤷🏻♂️
Parti değiştirmek benim verdiğim oyu alıp, oy vermediğim yere götürmektir.
Emanete ihanet etmektir.
Hangi parti olursa olsun, seçmeninin oyunu zorla başka partiye götüren emanete ihanet etmiştir.
Bunun yasal olarak tanımlanmış suç olması, yasaklanması gerekir.
Türkiye maalesef tüm erdemlerin cezalandırıldığı, namussuzlukların ödüllendirildiği bir yer olmakta.
Turizmde REFORM şart. Önce sahilleri, sonra oteller etrafındaki çarpık işletmeleri, tur şirketlerini, ulaşımı ve turizm personel sistemini topyekün değiştirmek lazım.
Aksi halde 3-5 seneye ülke oteller çöplüğüne dönecek.
Bakan bey gelsin tartışalım. @MehmetNuriErsoy
Bu devletin en büy��k düşmanı kendi memurudur, adamlar yıllarca zırladı zırladı kadro diye en sonunda devlet bunları kadroya aldı Bu geçici işçiler şimdi de götlerini serip yattılar çalışmıyorlar devlet de onların yerine çalışsın diye geçici eleman alıyor vay babam vay devlete bak
Yine aynı kapıyı aralıyorsunuz.
Yine taşeron işçi olarak aldığınız temizlik elemanları, seçime doğru siyasi baskı yapıp topluca kadroya geçecekler.
Kadroya geçtikten sonra yine eskiden kadroya geçirilenler gibi yan gelip yatacaklar.
Yeni aldıklarınızı kadroya geçirmeyip, taşeron işçi olarak çalıştırmaya devam edeceğinize garanti verebilir misiniz?
Siyasi popülizm, oy baskısı her zaman galip gelir.
Olan, yine ülkenin kaynaklarına olacak.
Buna hakkınız var mı?
Devletin hazinesi dipsiz mi?
Çalışmayan ve görevini yapmayanları; disiplin ve ceza hükümlerini uygulayarak işten çıkarma yoluna neden gitmiyorsunuz?
@HemRazi1l1lll11 Bakanlık birkaç yıldır kültür yolu festivali diye milletin paralarını sağa sola saçıp abuk subuk işler yapıyor bir gün herhalde bunun arkasında nelerin döndüğü ortaya çıkacaktır