“Saatte ilerleyen ibreler bize zamanı göstermez; sadece o ibrelerin mekanik hareketini görürüz. Oysa biz zamanı, bir anın içindeki gerilimde, bir kararın ertelenişinde, bir hissin yavaş yavaş şekillenmesinde hissederiz. Gerçek zaman, içsel bir yoğunluk, yaşanan bir akıştır; bölünemez, ölçülemez, sadece yaşanır.”
Henri Bergson - Le Temps et la Liberté
İtalya vizesi randevusu alamadığımız için, dünya çapında Codementum sınavında derece elde eden 9 yaşındaki oğlumun Roma'daki uluslararası finallere katılma hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.
Oğlum ilkokul 3. sınıf öğrencisi.
Çoğunlukla ortaokul ve lise öğrencilerinin katıldığı uluslararası Codementum sınavında dünya 23'üncüsü olarak İtalya'nın Roma kentinde düzenlenecek Grand Final'e katılmaya hak kazandı.
Bu başarı sonucunda resmi davet aldı.
Final organizasyonu için kayıt işlemlerimizi tamamladık.
Uçak biletlerimizi aldık.
Konaklama rezervasyonlarımızı yaptık.
Sınav ve organizasyon ücretlerini ödedik.
Bugüne kadar yaklaşık 10.000 Euro tutarında harcama gerçekleştirdik.
Ancak bugün itibarıyla hâlâ vize başvurusu yapabilmek için gerekli randevuyu alamıyoruz.
Açılan Randevular birkaç dakika içinde tükeniyor.
Defalarca denememize rağmen sonuç alamadık.
Profesyonel vize danışmanlık şirketleri aracılığıyla da denedik, onlar da randevu oluşturamadı.
Telefonlarımıza yanıt verilmiyor.
E-postalarımıza dönüş yapılmıyor.
Konsoloslukla doğrudan görüşmek istediğimizde içeri alınmıyoruz. idata hiç bir şekilde bilgi vermiyor.
Buradaki sorun vizenin reddedilmesi değil.
Sorun, dünya finallerine davet edilmiş bir öğrencinin başvurusunu yapabileceği bir randevuya dahi erişememesi.
Bir çocuğun uluslararası akademik başarısının bürokratik erişim sorunları nedeniyle karşılıksız kalmaması gerektiğine inanıyorum.
Yetkililerin sesimizi duymasını ve oğlumun hak ettiği bu final sinavina erişebilmesi için destek olmasını rica ediyorum.
@ItalyinTurkey
@idataTurkey @ItalyinTurkiye
#Codementum #STEM #İtalyaVizesi
Sektördeki kavgaların çoğunluğu bu yüksek mühendislik gerektiren işlerin azınlığı ve gerektirmeyen işlerin çoğunluğu farkının ayrıştırılmamasından kaynaklanıyor. Çoğu işin “definition of done”ı düşük mühendislik gerektiren CRUD işlerken, az bir iş gerçekten yüksek mühendislik gerektiriyor.
Bunu analiz etme konusunda yetersiz kişiler %20’deki işlere bakıp “lan ne var bunda ben de yaparım AI ile” diyor; %20’ye dahil yüksek mühendislik yeteneği olan kişiler de “hassktr lan oradan hahha” diyor. Tartışmaların ekseriyeti bundan ibaret.
Ha bu arada o %20’deki yüksek mühendislerin de analiz konusunda en az karşı taraf kadar saçmalayabildiğini söylemek lazım, zira bu azınlığın her şeyi over-engineer etme eğilimi %80’e girebilecek basit işleri de %20’de zannetmesine neden oluyor. Yapılacak basit işleri de büyütüp “hassktr lan yapamazsın” çekiyorlar. Sonra bitmek bilmeyen kavgalar…
Bu analizi doğru yapabildiğiniz sürece AI gerçekten kullanışlı bir şeye dönüşüyor.
(Not: 80-20 tamamen uydurma oranlardır, çoğunluk/azınlık diye de düşünebilirsiniz.)
Epeydir üzerine çalıştığımız hacking simülasyonu oyunumuz Hacker's Journey'nin steam sayfası yayına çıktı. Oyun 26 Haziran'da çıkacak. Bütün senaryoları siber güvenlik uzmanları tarafından yazıldı. Bugüne kadar yapılmış en gerçekçi hacking oyunu olacak. Bunu hem bir oyun, hem de hackerların yöntemlerini öğrenmek için bir eğitim materyali gibi düşünebilirsiniz.
Türkçe desteğiyle ve Türkiye'ye özel fiyatıyla geliyor. Türkiye'den para kazanmayı hedeflemediğim için 2 dolar falan gibi küçük bir şeye çıkacak. Siber güvenliğe meraklı olup parası olmayanlara gönlüm el vermez.
Esas hedef amerika, ingiltere falan. aşağıda linki bırakıyorum. istek listenize eklerseniz çok mutlu olurum
Selamlar herkese,
Canlı bir konuşmayı altyazıya ve istenilen dillere anında çeviri yapabilen bir uygulama geliştirdim Antigravity sağolsun. Etkinliklerde veya canlı yayınlarda kullanım asıl hedef.
Her pencereye farklı bir dil atanabiliyor. İstenirse pencere olarak istenirse de tam ekran projector olarak çeviriler açılabiliyor. Çevirinin ekrandaki konumu, yazı boyutu/rengi, chroma key atayabilmek için background renginin istenilen renge ayarlanabilmesi gibi özellikler var.
Şuan en iyi Google Cloud Speech ile çalışıyor. Hem speech-to-text hem de translation servisine bağlanıyor. Speech-to-text free versiyonunu seçebilirsiniz, translation da aylık 500k karaktere kadar ücretsiz.
İstenirse Whisper modelleri direkt settings ekranından indirilip kullanılabiliyor ancak türkçe için çok kötü eğitilmiş durumda.
https://t.co/18LkQA8sIx
Bizim ekipten biri kin-cli diye bir Claude Code plugin yaptı. Multi-agent / sub-agent'lardan farkı: peer ilişkisi var (parent-child değil), her biri kendi ismini seçiyor, kalıcı hafıza tutuyor, /compact'tan sağ çıkıyor, birbirine mesaj atabiliyor.
https://t.co/J4tSEooXeb
arabayı servisten almak için giderken taksiye bindim, arka koltukta klima bile yok. o kadar para veriyoruz yine de konfor satın alamıyoruz. taksi nefretim katlanarak artıyor
“istanbulda çok kalabalık var, orda nasıl yaşıyorsunuz, hep kaos” diyenler istediği yere gitsin, kafamızı şişirmesin. bu şehirde doğdum bu şehirde ölecem
izmir - istanbul otoyolunda 3 defa mola verdim, üçünde de kadınlar tuvaletinde deli sıra var. yol boyunca sıvı tüketmemenizi öneririm, bu iyiliğimi de unutmayın
twitter önceden ne guzeldi ya küfürleşir küfürleşir dağılırdık, şimdi ılık götlüler ya dava açıyo ya calistigin yere şikayet ediyo hooooooof valla zevki kalmadı
Bir konuya hobi olarak başlıyorum, biraz öğreniyorum ve sonra o alanda ilerlemiş, uzmanlaşmış insanları görmeye başlıyorum haliyle. Kendi acemiliğimle o konuda uzman olmuş insan arasındaki farkı görünce egom da zedeleniyor.
Tam o anda içimden çok güdüsel olarak o kişilere gıcık olmak, kıskanmak geçiyor. Ama kendimi tam o duygu halinde yakalayıp saygı duymaya ve öğrenmeye çeviriyorum.
Kendini herhangi bir duygu halinde yakalamayı öğrenmek çok değerli bir an imiş, bunu yeni keşfediyorum. Kontrolü benim elime geri veriyor. Çünkü duygudan duyguya sürükleniyoruz ve bazen duygularımız bize yersiz, anlamsız, makul olmayan düşünceler aşılıyor.
Kıskanma duygusunu kontrol edip saygı duymaya çevirebilmek hem benim gelişimimi duygusal bir debelenme yaratıp anlamsızca engellemiyor hem de daha sağlıklı düşünme yollarını açıyor.
bundan sonra ne zaman geleceğinin hiçbir önemi yok oraya. tarihin yanlış tarafında kaldın, yanlış tarafından seyrediyorsun. ağzından düşürmediğin demokrasi ve millet iradesi artık sana çok uzak. ben chpli olmamama rağmen videoları izlerken benim canım yandı, o koltukta sen nasıl oturacaksın şimdi. yazıktır günahtır senin şu koltuk hırsından dolayı insanların izledikleri.