Cübbeli Ahmet ve diğer ‘milli Müslümanların’ fon vurgununa dair hiçbir vaazı olmayacak mı?
Yoksa bu perşembe gecesi sohbetimiz “misvak kullanımının bereketi” ve “hadisler ışığında yetim başı okşama tekniği” üzerine mi?
Sevgili yurttaşlar,
Aralarında benim de olduğum yüzlerce seçilmiş, siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar sadece siyasi tutumları nedeniyle, haksız hukuksuz biçimde cezaevlerinde tutuluyor.
Bizden tüm yaşananlara razı olmamız, olan biteni talihsizlik sayıp susmamız bekleniyor.
Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim.
Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.
Meclis’in açıldığı bugün, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını ve emekçilerin, yoksulların, bilcümle halkımızın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak için 24 saatlik açlık grevine başlıyorum.
Bu aynı zamanda, Anayasa’ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve görevimi yapmamın önündeki engelin kaldırılması için bir çağrıdır.
Ülkenin sorunlarını kendi sorunu bilen herkesi sesini yükseltmeye çağırıyorum. Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız.
Ş. Can Atalay -Seçilmiş Hatay Milletvekili-
Bir avuç insan siyasi bağlantıları sayesinde piyasa dolandırıcılığıyla zengin oldu. Buna göz yuman kişi ve kurumlar hata yapmaya devam ederek ülkeye daha büyük zarar veriyorlar.
Kurumsal kapasiteyi ve liyakati tamamen yok ederek 85 milyonun geleceğini heba eden, rasyonellikten bu denli uzak bir ülke yönetimi kabul edilemez.
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Fon krizinin üstünü örtmesini umuyorlar, Vahap Seçer’e yapılan operasyonun zamanı da şekli de fevkalade manidardır.
Biz bu tür siyasi operasyonlara karşı ayrımsız, net dururuz. ‘Arınma, arınma’ diyenlerin tepkisi ise ikiyüzlülüğün dik alasıdır!”
Özgür Özel: "Bu vakitten sonra partimize yargı darbesi yapan birisini, cumhurbaşkanı adayımızı hapse atan, daha bu sabah Mersin Belediye Başkanı’na operasyon yapan birisini dinlemeye harcayacak vaktimiz yok”
“Ailem güvende” yaygarasıyla özgürlük gaspedenlerin tek derdi “Hanedanlık güvende” demeye devam ederek soyguna devam edebilmek. Sosyal medya hesaplarının erişime engellenmesi de @t24comtr_ ‘nin kapatılması da dijital sıkıyönetimle hakikati gizleme çabası.
Hakikatin ışığı her zaman sızacak bir delik bulur.
Ak Parti’nin kara düzeninde; özgürlüğünüz de bankadaki paranız da haber alma hakkınız da güvende değildir.
Fon krizi patlıyor; haberler engelleniyor.
Yurttaşların sosyal medya hesapları birer birer kapatılıyor.
Şimdi de onlarca gazetecinin ve basın emekçisinin çalıştığı T24’ün internet sitesi ile sosyal medya hesapları hakkında kapatma kararı veriliyor.
Anayasasında, “Basın hürdür, sansür edilemez” yazan bir ülkede, milyonların haber aldığı bir yayın kuruluşunun kapısına bir sulh ceza mahkemesi kararıyla, sudan sebeplerle kilit vuruluyor.
Önce T24’ü günlerce hedef gösterdiler. Ardından ülkemizi bir kez daha utandıran bu karara imza attılar.
Böyle devlet yönetilmez.
Bu yanlıştan bir an önce dönülmelidir.
Biz, bu baskıya, bu otoriter anlayışa hiçbir zaman teslim olmadık, bundan sonra da olmayacağız.
29.09.26
Sevgili Deniz Göktaş,
Öncelikle tahliyene çok çok sevindim. Beraber bir arada dönme hayalini, bugün haberlerde senden duymak beni çok duygulandırdı ve sevinçten ağlattı.
Şuna güveniyorum;
“Ekmeğin yanında gelen poğaça”nın yarattığı duyguyu anlayacak sayılı kişilerden biriyim :)
Özgür günlerde, bunun muhabbetlnl yapmak istersen ki; ben çok isterim şimdiden söyleyeyim.
Sevgi ve selamlarımla.
Sinem Dedetaş
Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir,
• “Fatma Betül Sayan Kaya’nın 2,2 milyar TL’yi Hazine’ye iade etmesi masumiyet değil;
• Suçun ve soygunun resmi itirafıdır.
• Deşifre etmeseydik milletin milyarlarını çıtır çıtır yiyeceklerdi.”
Ey Erdoğan;
Hiç lafı eveleyip geveleme…
YAKALANDINIZ!
Benim savunduğum arkadaşlarımı didik didik ettiniz üzerlerinden 2 lira çıkmadı.
Ama senin yanındaki bakanın, genel başkan yardımcın milleti 2 milyar lira dolandırdı.
Bu dönen dolaplardan haberin var mıydı?
Haberin varsa sen bu tezgahın başındasın demektir.
Haberin yoksa devlet yönetme kabiliyetini kaybetmişsin demektir.
Haberin varsa istifa edeceksin, haberin yoksa sandığı getirip emaneti ehline teslim edeceksin.
Deniz Göktaş: Nagehan Alçı’nın eleştirilerini gördüm. Kendisinde mental retardasyon sorunu olduğu için fazla üstüne gitmek istemiyorum.
(Mental retardasyon: Bireyin genel zihinsel işlevlerinin ve öğrenme, problem çözme ve çevreye uyum sağlama gibi becerilerinin kendi yaş ortalamasının anlamlı derecede altında olması durumudur)
Fon soygununda Kaya çiftinin 2 milyar TL’lik vurguna imza attığı belirtiliyor ve hâlâ serbestler. Yurttaş komedyeni, gazetecisi, tweet atanı cezaevindeyken Kaya çifti nasıl elini kolunu sallayarak geziyor demez mi? Fon vurgunu daha çok su kaldırır...
Ali Fuat Taşkesenlioğlu..
2018-2022 yılları arasında Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı.
Bank Asya’nın önünden geçenler 6 yıl 3 ay alırken, 16 yıl Bank Asya yöneticiliğinden sonra SPK Başkanı yapıldı.
Kardeşi Zehra Taşkesenlioğlu, 3 dönem AKP milletvekili.
Allah vermekle sınamış, Harun gibi gelmiş, Karun gibi olmuş.
Marka Holding skandalı dağ gibi ortada duruyor.
Ne yapıldı: Hiçbir şey.
Geçmişinizle, bugününüzle, peşinizi bırakmayacağız.
Türkiye’yi size yem etmeyeceğiz.