Tutuklanan bir kadının ifadesi.
Dövülerek tutuklandım.
Tutuklandıktan sonra 1.90 boyunda sakallı bir adam gelip gögüslerimi elledi.
Korkudan altıma kaçırdım.
Şikayetçi olmamam için kadın polisler baskı yaptı.
Aileme haber verilmedi.
Okurken dişlerim sıktım.
Günü gelecek.
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi'nde bir gencin, sınıf grubunda yürüyüş düzenlemek adına mesaj attığı için kaldığı KYK yurdundan atıldığı iddia edildi.
"AKP'li vatan hainleri beni yurttan atıyor. Ben şehit çocuğuyum, babam bu ülke için şehit oldu."
Bu Yaralar Sadece Bedende Değil, Hukuk Devletinde Açılmıştır!”
Tam 48 saattir sahadaydım. Çağlayan Adliyesi’nden Saraçhane’ye, oradan tekrar adliyeye… Evime dahi uğrayamadım, üzerimi başımı değiştiremedim. Polis saldırısı sırasında gömleğim yırtıldı ve bu sabah üzerimi çıkardığımda, gömleğimin tam altında kalan bölgede darp izlerini, çizikleri, morlukları gördüm. Bu izler; yalnızca fiziksel bir saldırının değil, aynı zamanda hukuka, insan haklarına ve demokrasiye yönelik bir saldırının izleridir.
Bu ülkede barışçıl şekilde protesto hakkını kullanan, demokratik tepkisini gösteren yurttaşlara karşı uygulanan bu şiddet, Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan “toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı”nın açıkça ihlalidir. Aynı şekilde Anayasa’nın 26. maddesi uyarınca ifade özgürlüğü de çiğnenmiştir.
Ayrıca, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu açıkça belirtir: Polis; orantılı, ölçülü ve hukuka uygun şekilde müdahale etmekle yükümlüdür. Görevini kötüye kullanan, aşırı güç kullanan, hedef gözeterek saldıran personel açıkça suç işlemektedir.
Ben, görevini hukuk çerçevesinde yapan, vicdanlı, halkın polisi olan emniyet mensuplarını ayrı tutuyorum. Bu saldırgan tutumun sorumlusu olanları ise kınıyor ve haklarında yasal yollara başvuracağımı ilan ediyorum.
Bu saldırılarla; yalnızca şahsıma değil, demokratik hak arayışına çıkan tüm yurttaşlara gözdağı verilmeye çalışılmaktadır. Ama biz susmayacağız! Çünkü susarsak, hukuk da, demokrasi de, insanlık da susar!
Şunu herkes bilsin:
Türkiye bir polis devleti değildir!
Vatandaş, anayasal haklarını kullandığı için coplanamaz!
Sokakta adalet isteyen insanlar, düşman değil; bu ülkenin onurudur!
Bu saldırı sadece bedenimde değil, hukuk devletinin ruhunda da derin bir yara açmıştır. Bu hukuksuzluğun ve vesayet zihniyetinin peşini asla bırakmayacağım!
bugün çağlayan en acayip günlerinden birini yaşadı. okurken bile zorlanabilirsiniz. 18-19 yaşında, ilk kez bir eyleme katılan gencecik çocuklar tutuklandı. avukatın mesajını okuyun lütfen.
“Bugün otokrasiyi kabul etmediğim için buradayım. Cumhuriyet için buradayım. Geleceğimiz için buradayım. Cumhuriyet’i kaybettiğimizde bunun geri dönüşü yok. Biz artık son düzlükteyiz.”
Saraçhane'de 6. gün:
Bakın soldaki çocuk Berkay Gezgin.. 22 yaşındaki pırıl pırıl bir genç! Tutukladılar bugün, gözaltına alınmasını bile gerektirecek bir şey olmadığı halde! Tek suçu Eskişehir’den kalkıp Ekrem abisine destek olmaya gelmek, insanlara ümit aşılamak, haksızlığa karşı gelmek, direnmek, suçu aslında doğru olanı yapmaktı…
Diğer resimdeki de Fatıma Zehra Kınık! Depremde çadır satan Kerem Kınık’ın kızı… 16 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesine sebep olan bir kazaya karışmasına ve bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunmasına rağmen ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı!
Unutmayın bunları, çok yakında lazım olacak!