Mahmut özer (ülkelerde siyasi tercihlerin aşırı uçlara savrulması da aslında toplumların yaşadıkları bu krizin bir yansuması bir yansıması olarak ortya çukmaktadır..birliğin siyasi işleyişi ile ilgili yaşanan bu kapsamdaki huzursuklara işaret etnektedir.
Kaygı, insanın kalbine ağırlık veren; tevekkül ise o ağırlığı Allah'a teslim eden bir huzurdur.
İnsan çoğu zaman yarını düşünerek bugünün huzurunu kaybeder. Rızkını, geleceğini, sağlığını, ailesini ve nice bilinmeyeni dert edinir
korunmanın İlâhi yoludur.
“...İnsanlara güzel söz söyleyin...” (Bakara-83)
Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki:
“Güzel söz sadakadır.” (Buhârî, Edeb 34; Müslim, Zekât 56)
“Ben kulumun Benim hakkımdaki zannı üzereyim. O Beni nasıl düşünürse, Ben ona öyle muamele ederim.”
Zihnimizi ve kalbimizi nereye odaklarsak, hayatımız oraya doğru şekillenir. Negatif düşünceler insanı karanlığa çekerken; güzel düşünmek, güzel bakmak ve güzeli konuşmak gönlün şifasıdır.
Çünkü İslâm ahlâkı, insanın Rabbine ve çevresine daima hüsnüzan ile (iyi niyet ve güzel
gören ise hayatından lezzet alır.
“Ve kullarıma de ki: “En güzeli (sözü) söylesinler!” Muhakkak ki şeytan, onların aralarını bozar (fesat çıkarır). Muhakkak ki o, insana apaçık düşmandır.” (İsrâ-53)
Güzel konuşmak ve olumlu kalmak, şeytanın vesveselerinden ve olumsuzluklardan ko
MAIDE 51Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
Allahu teâlânın eli, onların: ellerinin üstündedir. O halde, kim ahdini ve bi'atini bozarsa, vebali kendisine râci olur. Kim, Allahu teâlânın ahit ve bi’atinde vefa eylerse, Allahu teâlâ ona pek büyük bir ecir verecektir.”
(Feth Sûresi: 10)
13 - RA'D / 21 : ).
Ve onlar Allah'ın (ölümden evvel), Allah'a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O'na (Allah'a) ulaştırırlar. Ve Rab'lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.
60 - MUMTEHİNE / 12 : üzere, sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Muhakkak ki Allah; Gafur'dur (mağfiret edendir, günahları sevaba çevirendir), Rahîm'dir (Rahîm esması ile tecelli edendir).
60 - MUMTEHİNE / 12
Ey nebî (peygamber)! Mü'min kadınlar; Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinada bulunmamak, evlâtlarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurmamak, maruf bir iş konusunda sana asi olmamak üzere,
39 - ZUMER / 17 :
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah'a yöneldiler (Allah'a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
81 - TEKVÎR / 22
Ve sizin arkadaşınız mecnun (deli) değildir.
KELİME MEALİ:
1- ve
: ve
2- mâ
: değil
3- sâhıbu-kum
: sizin sahibiniz, arkadaşınız
4- bi mecnûnin
: bir deli
AÇIKLAMALAR:
Sizin sahibiniz olan Hz. Muhammed (S.A.V) mecnun değildir, yani deli değildir.
Fesahat, kelime ve cümlelerin anlam, ses ve uyum bakımından kusursuz, açık ve kolay anlaşılır olması demektir. Dilin söylenmesi zor, karmaşık ve yabancı sözlerden uzak, akıcı bir şekilde kullanılması durumunu ifade eder
Amel kelimesi sözlük anlamı olarak iş, fiil, davranış ve çalışma demektir. Arapça kökenli bu sözcük, genellikle bir amaç doğrultusunda yapılan bilinçli hareketleri ifade eder. [1, 2]
Belagat, düzgün ve etkili konuşma yeteneği [5.8], söz sanatlarını inceleyen bilim dalı [5.8] ve duygu ile düşünceleri yerinde, zamanında ve en açık şekilde ifade etme sanatıdır