Halka asgari sağlıklı yaşam koşulları bile sağlanamıyor. Korkunç şeylere maruz kalıyor toplum. Pazarda, markette kim bilir sebze ve meyvelerin içinde neler var? Ya paketli gıdalar? Bir firma yurt dışında daha nitelikli ürün hazırlarken burada ise en berbat katkı maddesini ürünün içine atarak satabiliyor. Para gelsin de halk zehirlenmiş, aşağılanmış kimin umuruna. Hamaset, şovenizm, sembol ve nefret siyaseti kimsenin gerçeklerle işi yok. Ezberleri beslesin yeter. Durum çok kötü. Gıda terörü bu ve başat tehlikelerden biri.
Hem arkeolojik sit, hem Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan, hem Kesin Korunacak Hassas Alan, hem de hassas olan ekosistemi dengeleyen çok önemli bir yer. Milli takım futbolcularına villa vereceğim ayağına koca bir kasaba kurnak istiyorlar. Su yok ve kanalizasyon da büyük sorun.
Onlarca ulustan oluştuğu ve milyonlarca ABD'linin Almanca, İspanyolca, İtalyanca konuştuğu halde kendilerini tek ulus tanımlayıp bize halklar pavyonunu öneriyorlar. Bizim ulus devletimizi hedef alıyorlar.
Destekçileri az değil ama bu hesabı bozacak cumhuriyetçi ruh da yok değil!
Özgür Özel, Zonguldak ziyareti sırasında "hain Kemal" sloganına müdahale etti:
"Ya bunu söylemeyin ya. Başka bir şey söyleyin; dönüp dönüp 'hain Kemal'... Ne faydası varsa?" (Anka)
Diyarbakır’da Kürt Dil Konferansı yapıldı.
Diyarbakır Belediyesi yöneticilerinin yönettiği konferansta alınan kararlar:
• Kürtçe bilmeyen personel için zorunlu dil atölyeleri düzenlenmesi
• Kurum, kuruluş, sokak, cadde ve park adlarının Kürtçeleştirilmesi
• Kürtçenin kurum içi yazışmalarda esas dil olması
• Kurum ve kuruluşların dil çalışmaları için bütçelerinden özel pay ayırması
• Kurumların resmi internet siteleri, sosyal medya hesapları ve basın açıklamalarında Kürtçenin birinci dil olarak kullanılması; diğer dillerin çeviri olarak yer alması benimsendi.
• Kreşler, çocuk merkezleri, oyun odaları ve anaokulları gibi alanlarda Kürtçe çalışmaların yaygınlaştırılması
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun Yüce Divan'da yargılanmasına neden olacak belgeleri paylaşıyorum!
Başıboş bir apron, görmeyen kameralar, şüpheli İsrail jeti, düşen Libya uçağı!
Abdülkadir Uraloğlu’nun kamuoyundan gizlediği gerçeklere ait resmi belgeleri yayınlıyorum.
Düşen Libya uçağı olayının perde arkasını;
Esenboğa Havalimanındaki HALİNKOK komitesinin resmi toplantı tutanaklarıyla ortaya çıkardık.
Toplantı Tarihi: 30 Nisan 2026
Konu: Apron 5’teki Uçak Parkları
Katılanlar: DHMİ, Emniyet, Jandarma, TAV, Havayolu şirketlerinin yetkilileri
Belgeler, Esenboğa Havalimanında denetimsiz bir “tuzak alanı” yaratıldığını kanıtlar nitelikte.
Tuzağın adresi: Esenboğa Apron 5!
İki düşman ülke uçağının aynı apronda park ettirilmesi, uluslararası uçuş kurallarına aykırı olduğu halde;
Adım-1 ⬇️
22 Aralık’ta Esenboğa’ya inen Libya Genel Kurmay Başkanını taşıyan jet, garip bir şekilde;
Üst düzey yabancı yetkilileri taşıyan uçakların park ettirildiği Apron 1’e değil, havalimanının en uzak köşesindeki Apron 5’e yönlendiriliyor.
Adeta bir tuzağa doğru çekiliyor.
Adım-2 ⬇️
Ertesi gün şüpheli bir İsrail jeti Esenboğa Havalimanına iniş yapıyor. O da Apron 5’e yönlendiriliyor.
Adım-3 ⬇️
İki düşman ülke uçağı, skandal bir şekilde, 1 saat 41 dakika boyunca Apron 5’te bir arada kalıyor.
Bu süreç boyunca Libya uçağı mürettebatı oteldeyken, İsrail jeti mürettebatı ve yolcuları Apron 5’te, Libya uçağıyla baş başa kalıyor.
Sonuç⬇️
Şüpheli İsrail jeti Esenboğa’dan kalkıp Tel-Aviv’e gidiyor. Ardından havalanan Libya jeti ise üç jeneratörünün de tuhaf bir şekilde birden bire arızalanmasıyla Ankara’da düşüyor. Kurtulan olmuyor.
Peki tuzak yeri neden Apron 5?
İşte bu sorunun yanıtı HALİNKOK belgelerinde!
Ankara Vali Yardımcısının başkanlık ettiği HALİNKOK’un resmi tutanaklarına göre;
🔴 DHMİ, Apron 5’e park yeri bilgisi giremiyor!
🔴 Apron 5’e giriş yapan uçaklar rastgele, kendi istedikleri yere park ediyor!
🔴 Havalimanı Kulesi ve Ramp Birimi Apron 5’i göremiyor!
🔴 Apron 5’te kamera problemi var!
🔴 Devasa apronda sadece 3 adet kamera var; 3’ü de sorunlu, görüntüler net değil!
Yani resmi belgelere göre;
5 No’lu Apron, Esenboğa Havalimanında operasyon yapmak için çok ideal bir kayıt dışı kör nokta durumunda.
Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Apron 5 gerçeğini en başından beri biliyor olmasına rağmen, tedbir almayarak görevini kötüye kullanmıştır.
İsrail jetinin varlığı, Apron 5’teki kontrol dışı durum ve kamera rezaleti konusundaki açıklamalarımız için ‘tümü yalan’ diyerek, kamuoyunu yanıltmaya çalışmıştır.
Ulaştırma Bakanı, bizzat kendi sorumluluğundaki kurumun "kozmik" tutanaklarıyla yalanlanmıştır.
Türkiye’nin milli menfaatleri çerçevesinde, özellikle NATO Zirvesi öncesinde;
Ulaştırma Bakanı mutlaka görevden alınmalıdır!
Bakana şifreli not: Belgelerde adı geçenlerin kuruma olan aidiyet duygusunu rencide etmemenizi tavsiye ederim.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi önce vatandaşlık verilen yabancıların vatandaşlıklarının iptal edilmeyeceğini söyledi. Sonra Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz Türkiye’deki Suriyeliler için artık geri dönüşün değil entegrasyonun konuşulacağını söyledi. Bunu İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Suriyeli sığınmacıların artık Türkiye’de çalışma izni almadan (Türk vatandaşları gibi) çalışabilecekleri açıklaması izledi.
Türkiye’deki milyonlarca Suriyeliye seçimlerden önce vatandaşlık verilmesi hiç şaşırtıcı olmayacak. @zaferpartisi@zpgencresmi
Diyarbakır’da teröristbaşı Öcalan’a özgürlük talebiyle düzenlenen mitingde, DEM Parti ile polis arasında gerginlik yaşandı.
Polis, mitingde kullanılacak görseller ve şarkıları içeren flaş belleği incelemek istedi.
DEM Partili vekiller itiraz etti, yaşanan gerginliğin ardından polis flaş belleği alamadan alandan ayrıldı.
Bu meydanlarda resmini açtıkları bebek katilinin bir avuç toprak hedefi yerine gelmesin diye bir gençliği bunların peşinde dağlarda, şehirlerde ve çöllerde harcadım. Bunlarla olan olayları anlatmayacağım sadece kendi tankımızın vuruşundan dahi mucizevi şekilde sağ çıktım.
Biz neyi eksik yaptık nerede kaçtık nerede geri durduk da bu iş buraya geldi ?