@fatihkayarx Kriminal inceleme ile çıkıyor bu durum ortaya, eksper tespit edemiyor çoğu zaman. Satın aldığınız kişi, idare ve notere dava açabilirsiniz zararların tazmini için
Meslektaşımız A. Ömer Faruk Şahin’i görevi sırasında darp eden saldırgan adli kontrol talebiyle serbest bırakılmış. Soruyorum bir hakim duruşma yaparken dayak yese saldırgan serbest mi bırakılır?
Mustafa Bey’in hesabından gidelim:
Avukat ayda hadi 3 tane ağır ceza dosyası alsın. Asgari ücret tarifesine göre toplamı 144.000 TL. Müvekkil de şahane insan, çıkardı şak diye peşin ödedi hem de.
Bu tutara KDV dahil. 24.000 TL KDV düşünce kaldı 120.000 TL.
120.000 TL’yi gelir vergisi matrahına ilave edecek avukat. Artık yüzde kaçlık dilime girerse o kadar da gelir vergisi ödeyecek. Hadi düz hesap 100.000 TL yapalım.
Aylık kira minimum 20.000 TL
Kira stopajı: 5.000 TL
Faturalar: 3.000 TL
Aidat: (Hadi az olsun) 1.000 TL
Bağkur: 7.735,98 TL (o da indirimli)
Muhasebe ücreti: 3.000 TL
Ay içindeki yol parası: 3.000 TL
Kırtasiye harcaması: 1.000 TL
Toplamı: 43.736 TL
Avukata kalan: Yuvarlak hesap 56.000 TL
Şimdi bu parayla da ev geçindirecek.
Lojmanı var mı avukatın? Yok. Hakimler ve savcıların? Var. Ha, büyükşehirlerde hepsine lojman çıkmıyor vs ama sonuçta bir imkan var.
Hakimler ve savcılar avukatlar gibi yukarıdaki ödemelere katlanıyor mu? Hayır.
Hakimlere ve savcılara servis var mı? Var. Avukata? Baronun belli güzergahlarda sağladığı kadar. O da her baroda yok.
Hakimler ve savcılar keşif gibi bazı hallerde ek ödeme alıyor mu? Alıyor. Avukatlar? Almıyor.
Hakimler ve savcılar, tayin olduklarında harcırah alıyor mu? Alıyor.
Ha, hakimlere ve savcılara ödenenlerde gözümüz var mı? Yok. Allah daha çok versin. İşleri kolay diyenimiz yok. Aldıkları maaş çok diyenimiz yok.
Ama niye kendilerine bir şey isterken emsali bizim üzerimizden verip de her defasında bizi hedef yapıyorsunuz? Niye konu hep bizim kazancımız? Kolaysa buyurun, istifa edin, yapın avukatlık. Bakalım her ay 144.000 TL kazanılıyor mu?
Yapmayın şunu artık.
FATİH ALTAYLI DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR!
Gazeteci Altaylı’nın tutuklanması;
– CMK’ya aykırıdır!
– Kuvvetli suç şüphesi yoktur!
– Fiili saldırı yok, tehdit yok, şiddet çağrısı yok!
– Kaçma ve delil karartma riski yok!
– Video tarihsel eleştiridir, ifade özgürlüğüdür!
TCK 310/2 suikast maddesi uygulanamaz.
AİHM içtihatlarına göre bu bir suç değil, korunan eleştiridir.
Tutuklama değil, adli kontrol bile gereksizdir.
Yargı, iktidarın sopası olamaz.
İfade özgürlüğü suç değildir.
Altaylı değil, bu kararı veren düzen sorgulanmalıdır.
#FatihAltaylı
#İfadeÖzgürlüğü
#GazetecilikSuçDeğildir
#HukukDevleti
#TutuklamaDeğilÖzgürlük
19 Mart Darbesi’nin 3’üncü ayında bu da oldu!
Ekrem Başkanımızın avukatı Mehmet Pehlivan’ı, müvekkilini savunduğu için tutukladılar.
Türkiye’yi orta çağ karanlığına götürüp, savunma hakkına saldırdılar.
Algıları çökmesin diye avukatın gırtlağına çöken anlayışı milletimize şikayet ediyorum.
Yazıklar olsun!
Ben erkeklerin iki yüzlüklerinin unutulmasini istemiyorum. Dün sitede sabahtan akşama kadar uyumadan yumruk atan iki adamın peşine düştüler. Hiç bu kadar birlik gördünüz mü onları hiç bu kadar nefret dolu gördünüz mü? Ee bu kadının yanında da çocuğu var niye sustunuz?
dünyanın son 50 yıldaki en ölümcül ikinci maden kazası olarak tarihe geçen, 301 madencimizi toprağa verdiğimiz soma maden katliamı’nın yıl dönümü bugün. soma davasında şu anda bir tane bile tutuklu sanık yok. madencilerin avukatları selçuk kozağaçlı ve can atalay hariç.
4 dakikanızı ayırıp erol eğrek’in abisi ibrahim eğrek’i dinlemenizi rica ediyorum:
“…herkes yanımızda olsun. çalıklar güçlü değil, biz güçlüyüz. sermaye güçlü değil, biz güçlüyüz. o yetim çocukların hakkı hiçkimsede kalmaz, arkamızda kim duruyorsa ben de sonuna kadar gideceğim. siyasi miyasi hiçbir şeyi dinlemiyorum, kim yanımızdaysa ben onun yanındayım. sen mi büyüksün biz mi büyüğüz göreceğiz güç, sermaye, çalık? öbür işçilerin de hakları için, çocukların da geleceği için sonuna kadar gideceğim.”
erol eğrek’in ailesinin adalet mücadelesinde mutlaka yanlarında olacağız.
O kadar öfkelendim ki. Adam otobüse binip işe gideceğim diyor, otobüs de gelmiyor ki diyorlar. İşçinin, emekçinin gününde şu adamın yatalak çocuğuna bakmak için hala çalışmak zorunda olması yetmezmiş gibi bir de yaşattıkları şu zulme bak. Eşkıya sürüsü. Ülkeyi ne hale getirdiler.
Bu ülkede “fakir çocuk” annesi çöp toplamaya gidince yanarak öldü, “ayrıcalıklı çocuk” yangın tedbirsiz otelde öldü, “Türk çocuk” önünüze katıp çatışmaya götürdüğünüz için öldü, “Kürt çocuk” zırhlı araç çarptığı için öldü, “işçi çocuk” okulu bırakıp fabrikada kolunu kaptırıp öldü, “Suriyeli mülteci çocuk” kaçak çalıştığı yerde asansöre sıkışıp öldü, “üniversiteli çocuk” sokakta dövdürdüğünüz için öldü, “tarikata verdiğiniz çocuk” üstüne kapı kitlendiği için yanarak, dayanamayıp intihar ederek öldü, “mezun çocuk” iş bulamadığından öldü, “aşiret çocuğu” koca köy organize olup öldürdüğü için öldü, “mendil satan çocuk” tecavüz edilip öldü, “yeni doğmuş çocuk” hastane çetelerinin elinde, “kaykay yapan çocuk”, “harçlığını çıkarmak için çalışan çocuk” sokak güvenliği olmadığı için, “sitede oturan çocuk” kolonu kesilmiş bina yüzünden “sporcu çocuk” inşaatı denetlenmemiş otel yüzünden öldü. Siz hangi çocuğu koruyup kollayabiliyorsunuz da ne yüzle çocuk istiyorsunuz?
Bu bir sınıf mücadelesidir. Babaları AKP’den ihale kovalayan beş para etmez zengin çocuklarıyla, emeğiyle çalışıp yine de hak ettiğini alamayanların mücadelesidir.