Çocuk doktoru, TikTok akımı için çocuklarını tehlikeye atan ebeveynlere ateş püskürdü:
🔹“Bu çocukların ilk 6 ay bağışıklık sistemleri güçlü değil. Güneş altında derileri yanabilir.
🔹Bu riski niye alıyorsun ki? Gurur mu bu?
🔹Akrabanla evlenme dediler, sevmedim fikrini. Niye ya, niye?”
Derin için avukatlarım ücretsiz bir şekilde dosyasına bakacak. Derin'e şiddet uygulayan, onu küçücük çocuğunun gözleri önünde dövüp kanlı ellerini ve yüzünü izleten bu şahıs da adalet ve hukuk önünde en ağır şekilde hesabını verecektir, sizlere söz veriyorum.
Ankara’da Derin Deniz isimli bir kadın, 2.5 yıldır evli olduğu erkek tarafından sistematik şekilde şiddete maruz kaldığını açıkladı:
• 19 Temmuz akşamı, eşimin ablasının evine misafirliğe gitmiştik. Her şey bir anda gelişti.
• Telefonunda bir kadının numarasını gördüm, bana ‘Onunla iş yapacağız, yeni bir dükkan açacağız’ dedi.
• Düzgün giden bir süreç değildi, daha yeni iş batırmıştı. Sadece ‘Ben de senin istemediğin bir şeyi yaptığımda ne demek istediğimi anlarsın’ dedim, başka hiçbir şey söylemedim.
• Bu cümlem üzerine aniden yüzüme yumruk attı. O dehşet anıyla hemen koşup bebeğime sarıldım, tek amacım o evden kaçıp kurtulmaktı.
• Ama ablası hemen arkamdan gelip bebeği kucağımdan aldı.
• O an savunmasız kaldım; eşim üzerime koşup beni yatağa yatırdı ve defalarca vurmaya başladı.
• Kaşımın patladığını, kanların aktığını gördüğünde ancak durdu.
• Gözümden kanlar akarken can havliyle kapıya koştum, kaçmaya çalıştım. Saçımdan yakalayıp beni var gücüyle yere savurdu.
• Defalarca kapıya doğru hamle yaptım ama her defasında engellendim. O kadar çok bağırdım, o kadar çok feryat ettim ki bir tane komşu bile ‘Ne oluyor?’ deyip kapıya gelmedi.
• Beni asıl yıkan şeylerden biri de görümcemin tutumu oldu. Kucağında bebek olduğu gerekçesiyle ben o dayağı yerken bizi ayırmayan kadın, ben canımı kurtarmak için kapıya koştuğumda birden hareketlendi.
• Koşarak gidip kapıyı kilitledi ve anahtarı sakladı; sırf ben o evden kaçamayayım diye.
• Yalvardım ona, ‘Senin de bir kızın var, yapma, bırak gideyim’ dedim. Sadece yüzüme bakıp ‘Sakinleşmeni bekliyorum’ dedi.
• Telefonumda KADES uygulaması yüklüydü. Telefonu elime aldım ama baskıdan ve engellemelerden o düğmeye bir türlü basamadım.
• Tam 4 saat boyunca o evin içinde hapsedildim. ‘Beni bırakın, ailemi arayın’ diye 4 saat boyunca yalvardım.
• O 4 saat boyunca yüzümdeki kanları temizlemeye, olayı örtbas etmeye çalıştılar. Ve bütün bu şiddete, çaresizliğime küçücük bebeğim anbean şahit oldu.
• Gece saat 02.30 sularında eşim annemi aradı. Olayı küçültmek ve saklamak için ‘Biz biraz tartıştık, Derin'in bilekliği yüzüne geldi, biraz açıldı’ diye yalan söyledi.
• Annem o haberle apar topar eve geldikten sonra ancak o evden çıkmama izin verildi.
HASSAS | Ankara'da bir kadın, eşi tarafından çocuğunun gözü önünde öldüresiye dövüldü.
Mağdur kadın, sistematik şekilde şiddete maruz kaldığını açıkladı.
Oğuzhan Uğur’un tutuklanması yeni bir eşik, herkese yeni bir gözdağı. Hiçbir suç işlemenize gerek yok, hatta siyasi bir tarafınızın olmasına bile gerek yok. Birileri öyle istiyor, cezaevine gönderiliyorsunuz ve özgürlüğünüz elinizden alınıyor. Çok yazık.
Timur Soykan, Oğuzhan Uğur dosyasını anlattı:
-Basına verilen bilgi notunda yer alan iddialardan birinde Oğuzhan Uğur daha önce takipsizlik almış, iddiayı ortaya atan kişi ise tazminata mahkum olmuş.
-Oğuzhan Uğur'un hesaplarına giren hiçbir yardım parası yok.
-Yurt dışından yüklü para girişi diyorlar. Bahsedilen para Youtube'un gönderdiği para. Bu yasal bir para.
-Araç alımı için 30 milyon TL'lik para trafiğinden bahsediliyor. Ancak aracın gerçek fiyatı 9,6 milyon TL. Para transferi, isim yanlışlığından 2 kere iade oluyor, 3. defada ulaşıyor. Bunların hepsini toplayıp 30 milyon TL'lik para trafiği var diyorlar. Halbuki aynı işlem 3 kere yapılmış aslında.
-Lüks motosiklet almış diyorlar. O motosiklet, İstanbul'da her sokakta görebileceğiniz bir motosiklet.
-25 milyon TL'lik villa aldığından bahsediliyor. GAİN ile 35 milyon TL'lik sözleşme yapmış. Oradan gelen 13 milyon TL'lik ödeme ile villayı almış, gerisini de borçlanmış. GAİN'e program yaptığını herkes biliyor, gizli saklı bir şey değil.
Algida sorumlusundan büyük rezillik! Bir vatandaş, yaşadığı sorunu paylaştı:
"Alın size halkın nasıl kandırıldığına yeni bir örnek;
Oğluma Migros'tan Algida dondurma aldık. "Çubuklarda bedava kampanyası" yazıyordu. Gerçekten bedava çıktı. Tekrar gittik Migros'a, "biz veremeyiz" dediler. Bölge sorumlusunu aradık, "yok öyle bir şey" dedi. "Dolandırıldık o halde" deyince "ben vereyim 50 lira, kes sesini" dedi. Mesele 50 liralık dondurma değil, milleti böyle kandıracak cesareti nereden buluyorlar? Biz 50 lirada boğulduk, konu 50 bin olsa kapıya mafya gelecek herhalde. Üç kuruşluk adam bize "kes sesini" dedi ya bir de. Umarım bir açıklamanız vardır Algida."
Mersin’de market ortasında şiddete uğrayan kadın, olayın detaylarını anlattı:
“Şahsın serbest bırakıldığını öğrendim. Adli kontrol bile verilmemiş, direkt ifadesini alıp bırakmışlar.
1,5 yıl boyunca beni darbetti, iki üç kere uzaklaştırma aldım. Sürekli tehdit ediyordu. Benim hayatımı bitirdi.
Ama bu adam elini kolunu sallayarak geziyor. Sebebi ise şudur, beni kurtaran kadının ifadesini para karşılığı çekti. Teyit de ettim.
Eğer benim cesedimi bulursanız, sorumlusu Yunus Kılıç’tır. Veya onu serbest bırakan savcı ve hakimlerdir.”
Aydın’da bir kuaförde iddiaya göre fiş isteyen kadın müşteri ile işletme sahipleri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine kuaför sahiplerinin müşterinin üzerine yürüdüğü öne sürüldü.
🔹️"14 Mayıs Perşembe günü eşim Aydın’da bir kuaföre giderek 6.000 TL karşılığında kalıcı düzleştirme işlemi yaptırdı. İşlem sonrası saçlarının uçları yandığı gerekçesiyle 1 karıştan fazla kesildi."
🔹️"Eşim, kendisine yalnızca uçlardan az miktarda kesileceği söylendiğini belirterek duruma tepki gösterdi. Kuaför, kesim ücreti olarak ayrıca 1.000 TL talep etti. Böylece toplam ücret 7.000 TL oldu. 6.000 TL nakit elden, 1.000 TL ise kredi kartı üzerinden tahsil edildi."
İzmir’de 7 yaşındaki çocuğu istismar ettiği kamera kayıtlarıyla kanıtlanan ve 5 yıl hapis cezası alan sabıkalı sanık, mahkemece tahliye edildi.
Karara isyan eden mağdur aile ve sivil toplum kuruluşları, tepki çeken bu tahliyeyi üst mahkemeye taşıyarak hukuk mücadelesi başlattı.
SON DAKİKA: Ankara’daki madenciler eylemlerini sonlandırdıklarını duyurdu.
"Toplantı olumlu geçti. Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler bizden.
Bunun da garantörü bakanlıklar. Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırdık."
İsmail Saymaz: (Madencilerin ödemelerinin yapıldığı iddiası hk.)
“İçişleri Bakanı, patronu aradığını ve işçilerin kalan alacaklarının yatırılması yönünde talimat verdiğini söylüyor. Patron da ‘Yarın yatırıyorum’ diyor.
Madem yarın yatıracaksın, neden bugüne kadar bekledin? Demek ki İçişleri Bakanı’nın telefonunu bekledin.
Aslında bu adamın elindeki bütün ruhsatların iptal edilmesi gerekir. Çünkü bu adam ne insana saygı duyuyor ne de doğaya.”
Ümit Erdim: "Gerçekten yaşamakta zorlanıyorum.
İnsanlar sıraya girmeyi bilmiyorlar, çöpünü tutmayı bilmiyorlar, araba kullanmayı bilmiyorlar.
Aşağılık bir güruhun içinde yaşamaya çalışıyoruz.
Sürekli kavga etmek isteyen bir tavır var. Onu dövmek istiyor, beni dövmek istiyor.
Hayatı dövmeye çalışıyor adam resmen. Kimse sizi sevmedi mi ya da siz kimseyi sevmediniz mi?"
Enerji Bakanlığı’na yürüyüşleri engellenen maden işçileri iktidara seslendi:
“Milletin hakkı cayır cayır yeniyor! Adalet nerede? Devlet nerede?
Kanımızı son damlasına kadar emdiler. Patron devletten büyük mü?
Adalet sadece zengine mi geçerli?”
madencinin alamadığı alışveriş listesi. bu kişilere gazla müdahale ediliyor, gözaltındalar. neden? alamadıkları paralarını istiyorlar. kendilerine ait olanı.