Özgür Özel, cumhurbaşkanı adaylığı hakkında konuştu:
“Ben, genel başkanlık odasına girdiğim gün kendime yemin ettim.
Kızımın adını vererek yemin ettim.
Bu ülkenin geleceği için hiçbir hırsın aklımın önüne geçmesine izin vermeyeceğim.
Kendimi adaylaştırma hevesine, etrafım bile mutabakata varsa, kapılmayacağım.
En doğru adayı seçeceğim ve bu iktidarı değiştireceğim.”
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir;
“Madem kurultay yapma yetkiniz yok; bir yazı yazın, kurultaya başvuru yapın, varsın reddedilsin. Siz tedbir kararıyla geldiniz ve şu an tek yapmanız gereken şey kurultayı toplamaktır! 'Yapamıyoruz' demek bir kaçıştır, bir bahanedir! Partiyi göz göre göre uçuruma sürüklüyorsunuz, sokağa çıkın evlatlarınızın yüzüne bakın ; hâlâ bir çıkış yolu var: Bu ağır yükten, bu kara lekeden kurtulmanın yolu, derhal ilçe seçim kuruluna başvuru yapmaktır.”
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir:
"Bugün üzüntüyle öğrendik ki, 9 arkadaşımızın CHP üyeliği Yargıtay tarafından düşürülmüş.
Bu olağan bir durum değil.
'Kurultay yapamıyoruz' diyenler olmayan yetkiyi kullanıyor."
Merhaba, ben Ezgi Dokak. Hız sınırının 70 olduğu yerde yüksek hızla, frene basmadan ve hiçbir manevra yapmadan 13 yaşındaki kardeşime çarparak ölümüne sebep olan şahısın tutuklanmasını istiyoruz.Lütfen sesimizi duyun.
#AysimaİçinAdalet
@yilmazodabasi yo, kanun var.
bu kanunlara uyanların sonuçları bellidir, uymayanların sonuçları bellidir.
uymayanlar, yaptıklarının bedelini günü geldiğinde elbet ödeyecektir.
onların kanun dışı hareketleri, kanunların var olduğu gerçeğini değiştirmez.
Bir erkek olarak bunu buraya bırakıyorum ;
En kötü erkek tipi sadakatsiz olan değil, iyi bir adam numarası yapan ama aslında yalancı, manipülatör ve kurban rolünü ustalıkla oynayan adamdır..
Evlenirsen pişman olursun. Evlenmezsen de pişman olursun. Çocuk yapsan da yapmasan da pişman olursun. Kierkegaard bunu 200 yıl önce şöyle söylemiştir:
"Neyi seçersen seç pişman olursun. Çünkü sorun tercihlerinde değil yaşanmamış bir hayatı romantize etmendir. İnsan her daim gidilmemiş bir yolu cazibeli ve gizemli bulur. Bu yüzden mesele en doğru seçimi yapman değil. Hangi pişmanlıkla yaşayacağını seçip karar vermendir."
Sen neye karar verdin?
Hala üzerimizden atamadığımız bir şaşkınlık içinde öğreniyoruz ki Kılıçdaroğlu İmamoğlu’nun tutuklanmasında rol almış. Zamanında Demirtaş’ın da tutuklanmasının yolunu açtı, bunu da biliyoruz.
Erdoğan’ın karşısında varlık gösteren, seni başkan yaptırmayacağız diyen, benden korkuyorlar çünkü seçim kazandım diyen, bir iddiası olan, geniş kitlelere ulaşabilen, iki genç liderin de önünün kesilmesinde aktif rol almış.
Demek ki iktidar aslında alternatifsiz değilmiş, alternatiflerin önü planlı kesiliyormuş. Başkası yönetemez, Türkiye’de muhalefet sorunu var söylemleri algıymış, çaresizlik ve uyuşukluk içine gömülelim diye sistematik bir anlatı kurulmuş…
Buralardan herkesin çıkaracağı iç görüler olacaktır. Ama her şeyden önce gerçekliğe ve psikolojik sağlamlığımıza sahip çıkmalıyız. Günaydın 🌱
Eczacı haddini aştı..
KK gibi kokmaz bulaşmaz sandılar Onun gibi olur sandılar
İnsanları sokağa çıkarmaz, meydanları doldurmaz sandılar
Normalleşme masallarıyla etkisiz hale getiririz sandılar
İktidarın istediği muhalefet olur sandılar
İstediğimiz kalıba sokarız sandılar
Ama hesap tutmadı...
Adam şifa oldu umutsuzluğa...
Adam umut oldu karanlığa...
Adam milyonların sesine ses kattı...
Eğilmiyor, bükülmüyor, geri adım atmıyor...
On binlerle başladı, yüz binlere ulaştı, milyonlarla kucaklaştı...
Ve her geçen gün büyüyen bir umuda dönüştü.
“Bu eczacı haddini aştı!”
Halkın umuduna sahip çıkmaksa haddini aşmak,
Adaletsizliğe karşı susmamaksa haddini aşmak,
Meydanları umutla doldurmaksa haddini aşmak,
Bu eczacı gerçekten haddini aştı.
Çünkü bazı insanlar makamla büyür...
Bazıları ise milyonların yüreğinde umut olarak.
❤️🇹🇷❤️
Erdoğan’ın imajı ağır darbe aldı...
Evet şu anda pek kimse farkında değil ama yıllardır seçim kaybetmeyen, girdiği her seçimi kazanan muzaffer Erdoğan imajı CHP’ye karşı yürütülen bu mutlak butlan davası ile çok ama çok ağır bir darbe aldı...
Erdoğan’ın yıllar boyunca binbir emek ile yarattığı bu imaj Kılıçdaroğlu’nun yıllardır iktidar ile işbirliği içinde olduğunun, Erdoğan’ın kazandığı seçimlerin esasında bir danışıklı dövüş ya da tabiri caizse şikeli maç olduğunun anlaşılması ile bir anda yıkıldı...
Zaten bu güne kadar geniş muhalif kesimler düzenlenen bu seçimlerde hep bir şaibe olduğunu, sandıklarda oyun düzenlenip oyların çalındığına inanır ve bunu her fırsatta iddia ederlerdi.
Son yaşanan bu olaylar ise bize düzenlenen oyunun çok daha derin ve kompleks olduğunu, Kılıçdaroğlu’nun her seçimde kazanması mümkün olmayan adayları sahaya sürerek seçimleri adeta Recep Bey’e hediye ettiğini gösteriyor.
Bu danışıklı dövüşün anlaşılması, şikeli maçların ortaya çıkması ne yazık ki çok uzun sürdü.
Evet, çok uzun sürdü çünkü iyi insanların aklı havsalası bu kadar iğrenç bir danışıklı dövüşü algılayamadı.
https://t.co/Id0ecJS2in
Özgür Özel:
"Yani parti CHP olmasa ve bıraktığım bu ülkedeki gençlerin umudu olmasa 'Alın lan, lanet olsun sizin olsun' diyesi geliyor insanın. Ama bırakamayız. Biz bırakırsak başka bir yapı yok. Bu arkadaşların bu zihniyeti mi AK Parti'yi yenecek?"
CHP bir tabela değildir. İşin aslı, bu saatten sonra Özgür Özel ve arkadaşları nereye çadır kursa Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri'nden başlayan Halk Fırkası'nın genel merkezi orasıdır.
Hakimiyeti Milliye'yi, istiklal ve hürriyeti savunanlar neredeyse CHP orasıdır.
İzmir’de sahnede Romeo Juliet oynanırken oyuncunun kafasını yalayan kedi viral oldu. Kadın oyuncunun rol arkadaşını kediden uzaklaştırmak için ayaklarından çekmesi de dikkatlerden kaçmadı
Zamanında Özel’i çekirdeksiz nar ve tropik meyve festivaline gittiği için eleştirmiştim.
Şimdi bütün bunlar bir geçse, bu adam bir dinlense, acaba yediği içtiğine iyi bakıyolar mı, takviye alıyo mu, aman kendisi de eşi de eczacı biliyolardır herhalde ne yapacaklarını, iyi uyuyor mu, sırtına havlu koysalar mı, gömleğinin içine okuyup üfleyen var mı, şu günler bir geçse de ben kendi elimle götürürüm onu çekirdeksiz nar festivaline moduna geldim.
Biliyorum bir ben “delirmedim”
📌Özel şu anda artık sadece bir politik figür değil, hepimizin içindeki “işler düzelebilir” umudunun bedenleşmiş hali. Hepimizin yaşadığı adaletsizlik ve haksızlık hissinin karşısında tutunacak dal, içimizdeki kırılgan iyi nesnenin dışarıdaki taşıyıcısı.
Bir insan olarak ona değil, onun üzerinden yaptığımız yatırıma, o umudun üzerine titriyoruz aslında.
Bu da ne yazık ki onu daha “saldırılabilir” kılıyor. Muktedir nasıl insanların sakinleşmesini, sinmesini, unutmasını bekliyor, yeri geliyor korkutuyor yeri geliyor yok sayıyor, umudu canlı tutan Özel ile uğraşmak, yıpratmak, itibarsızlaştırmak da ilk hedefi olacaktır.
İktidarlar hakim olabilmek için sadece enerjimizi, paramızı, zamanımızı değil, duygumuzu ve bağlarımızı da yönetmek ister.
Marcus Aurelius çok haklıydı: Dostlarını kaybedeceksin, sevgililerini kaybedeceksin, alıştığın o rahat konfor alanını kaybedeceksin.
Ama eğer tüm bu kayıpların içinde kendini bulmayı başarırsan, kralların sahip olduğundan çok daha büyük bir servet kazanmışsındır. Kendini kazandığın yerde, hiçbir şey kaybetmiş sayılmazsın.