Demokrasi yarışından korktu diplomamı iptal ettirdi.
Tutuklanıp hücreye atılmamı istedi.
Sesimi, yüzümü, fotoğrafımı yasaklattı.
Sosyal medya hesabımı defalarca kapattırdı.
Yetmedi, mahkemede savunma hakkımı dahi engelletti.
Sanıklara soru sormama bile tahammül gösteremedi.
Şimdi ise bana yaptırmadıkları savunmamın yer aldığı “Millet Şahidimdir” kitabımı daha yayınlanmadan yasaklattı.
Emniyet güçleri eliyle matbaalar basıldı ve kitaplar toplandı.
Yılmayacağım!
Susmayacağım!
Durmayacak ve teslim olmayacağım!
Milletle beraber bu kitabı milyonlar okuyacak.
Savunmamı herkes görecek. Yasakçılar dahil!
Bu vesileyle söyleyelim, Digiturk-Bein Sports, Türkiye’de müşterisine en fazla çile çektiren şirketlerin başında gelir ve bunu denetimsizlik nedeniyle son derece rahat bir şekilde yapar. Fazla duyulmadı ama bu sezon Beyoğlu’ndaki işletmeler Digiturk’ü fahiş fiyat politikası nedeniyle boykot ediyor, hiçbiri maç göstermiyor. Sezonluk 3 milyon liranın üzerinde paket fiyatlaması yapmışlar. Mesele sadece para da değil elbette. Her şeyi sorunlu olan bu şirket asla sorun çözmez. Maç yayınları çamur gibidir. İzleyiciden iyi para alırlar ama teknolojik altyapılarına yatırım yapmazlar. Maç oynanırken “korsanla mücadele” gerekçesiyle ekranda bir kod çıkarıp aldığınız hizmetin kalitesini daha da aşağıya çekmekten utanmazlar. Kendi yetersizliklerinin bedelini izleyiciye ödetirler. Bunun dünyada örneği yoktur. Asla saygın, doyurucu bir spor programları da bulunmaz. Kimse maç izlemek dışında Digiturk’un spor kanallarını açmaz. Tabii Digiturk tüm bunları yaparken bir de yıllardır ona müsaade edenler, yol verenler var. Digiturk’u tekel haline getirip futbol izlemek isteyenleri bu şirkete mahkûm ettiler. “Bu nasıl yayıncılık” diye hesap da sorulmuyor. Kontrolsüzlüğün sınırsızlığını gören Digiturk at koşturmaya devam ediyor ve zaman geçtikçe daha da pervasızlaşıyor. Ortada fiyat-hizmet dengesi yönünden skandal derecede bir ticari kusur ve izleyicinin kerizlenmesi var ama konuya müdahale eden yok.
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, soru yöneltmek için söz aldı. “Duruşmanın bu saate kadar devam etmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirtmek isterim” diyen Pekin, “Konuşmanızın başında diplomanızın gerçek olduğunu söylediniz. Bunu belirtme sebebiniz nedir” sorusunu yöneltti. Aziz İhsan Aktaş, “İddianame konusudur” dedi.
Aktaş, Avukat Pekin’in “İETT’den alacağınız ne kadardı? İddianamede yok, eklerde de yok” sorusuna “Cevap vermek istemiyorum” diye yanıt verdi. Pekin devamında, “‘İETT’den alacağımı alamadığım için para alamıyorum bu yüzden para verdim’ diyor ancak alacağı var mı yok mu cevap vermiyor. Siz yasal başvuru yaptınız mı” diye soru yöneltti. Aktaş, “Soruyorsunuz ‘alacak ne kadardı’ şimdi özelliklen ilk toplantının olduğu tarih belli. Son liste belli. Belediyede yönetim olarak Başkan Nuri bey size ulaştırır” dedi.
Avukat Pekin, “Hala ne kadar alacağınız vardı söylemiyorsunuz. Şu an hatırlamadığınız bir meblağ için 970 bin dolar verdiğinizi söylüyorsunuz. Savcılık bunları bulmalıydı dosyaya koymalıydı” ifadelerini kullandı. 970 bin dolarlık çanta otele gidiyor. Küçümsenmeyecek bir meblağ. Siz diyorsunuz ki oteldeki daha önce konuştuğum Emre’ye verdim. Emre’ye para olduğunu söylediniz mi”, Aktaş “Evet söyledim” diye belirtti. Pekin, “Daha önce bir kere oturduğunuz birisine 970 bin dolar olan parayı veriyorsunuz ve o çantanın ne olduğunu kimse bilmiyor. Çantanın ne olduğunu kimse bilmiyor.” dedi.
Aktaş, “Emre diyor çanta var, Korzay diyor 'çantayı otele bırak.' Korzay, Ertan’ı arıyor ‘parayı hazırladı’ diyor. Ben iş insanıyım böyle laleten olcak işler mi sayın başkan. Bir çantanın varlığını herkes biliyor. Üçü de kendi arasında top dolaştırıyor” ifadelerini kullandı. Pekin, “Çantanın içinde para olduğunu sadece siz söylüyorsunuz. Çantayı verdiğiniz kişi çantanın ne olduğunu bilmiyor, savcılık bulamıyor” diye belirtti.
Lige yeni çıkmış, toplama bir takım karşısında kendi sahanda Osimen’in becerisi ile öne geçtiğin maçta, rakip 10 kişi kalmasına rağmen yenilgiden güçlükle kurtuluyorsun. Şampiyonlar Ligi maçlarında hezimet sonuçlar, sonrası ise ligde seri puan kayıpları Galatasaray’ı bekliyor. Bravo Dursun Özbek, Abdullah Kavukçu ve Okan Buruk. Sizin yaptığınız bu kötülüğü Aziz Yıldırım yapamazdı.