İnsan, içinde yetiştiği ailenin değerlerini herkesin paylaştığını sanıyor. Emeğin, dürüstlüğün ve iyi niyetin karşılığını göreceğini düşünüyor ama hayat her zaman böyle işlemiyor. Yine de insan, başkalarının yanlışları yüzünden kendi doğrularından vazgeçmemeli; sadece iyiliğini kime emanet edeceğini öğrenmeli.
Çalışkan, dürüst ve iyi ailelerde yetişen insanların en büyük sorunu, dış dünyayı da kendileri gibi adil ve şeffaf ilişkilerden oluşan bir yer olarak düşünmeleri ve her konuda bu saf inanca göre hareket etmeleridir. Oysa herkes sizin gibi değil. Herkesin ailesi sizin gibi ilkeli ya da terbiyeli değil. Herkes sizin gibi emeği, uzun süren çalışmaları, başkalarına özgür ve anlayışlı bir yerden yaklaşmayı sevmiyor. Birçok insan kısa yoldan güç, avantaj ve menfaat peşinde. Siz en güzel duygularınızı dürüstlükle sunarken; birçok insan küçük bir tebriğin, artı bir kuruşun ya da ufak bir zarar verme girişiminin dahi hesabını yapıyor. Bu yüzden çok dikkatli olmalısınız. İyiler kendi değerlerine sadık kalacak kadar iyi, başkalarına karşı kendilerini koruyacak kadar da zeki ve cesur olmalılar.
Hayatta sakin olmayı başarırsanız, işlerin %90’ında kazanıyorsunuz. Kalan yüzde onluk kısmı da çalışkanlığınız ve kendinize güveniniz çözüyor. Karakteriniz kaderinizdir.
Kendini doğurmuş insanlara bayılıyorum. Maddi manevi içinde bulunduğu koşulları aşan, aileden ya da başka destekler olmadan kendini var eden, sadece kendine minnet duyan, ahlak duygusunu hiç yitirmeyen, yıpranmışlığının kıymetini bilen insanlar. İkinci kez doğabilmek çok değerli
Özgür bir hayat sürmek istiyorsanız şu üç konuda usta olmanız gerekir: Bir, kendiniz olduğunuz için kimseden utanmamak. İki, size yapılan haksızlığa karşı koymaktan korkmamak. Üç, her insan gibi sizin de sevgi, saygı, hoşgörü ve güzel bir hayata layık olduğunuza yürekten inanmak.
Evet ebeveynler yıllarca uslu , ağırbaşlı , namuslu kız yetiştirmekle övündüler ama o kızlardan geriye sınırları ihlal edilmiş , değersizlik ve depresyonla baş eden kızlar kaldı .
Kaygılı biriysen sana verebileceğim en basit tavsiye şu: Her şeyi biraz daha hafife almayı öğren. Görüşmeye gidiyorsan kendini kanıtlamak için değil, deneyim kazanmak için git. Bir işe başlıyorsan sonucu düşünerek değil, keyif alarak başla. İnsanlarla tanışıyorsan hayatının kaderini belirleyecek kişiler gibi görme. Çünkü kaygı, olaylara yüklediğimiz aşırı önemden beslenir. Her şeyi ya kazanacağım ya kaybedeceğim noktasına taşıdığında zihnin yorulur. Hayatın her anını bir sınav gibi yaşama. Bazen sadece denemek, öğrenmek ve yolculuğun tadını çıkarmak yeterlidir. Rahat olan insanlar her zaman daha net düşünür ve daha doğru karar verir.
Geliştirebileceğiniz en önemli beceri, hızlı bir şekilde kendinizi toparlayabilme yeteneğidir. Başınıza gelen kötü olayları kontrol edemezsiniz ancak bunların sizi ne kadar süreyle etkilemesine izin vereceğinizi kontrol edebilirsiniz.