Bir kadın, Ebu Bekir (r.a)’e 'Allah’ın bize cahiliyeden sonra gönderdiği emru’s-sâlih üzere kalabilmemiz yani İslam üzere bir varlık gösterebilmemiz neye bağlıdır?' diye sordu.
Ebu Bekir (r.a); 'liderlerinizin istikametine bağlıdır' dedi. [Buhari]
Bugün bizim İslam üzere varlık gösterebilmemiz yöneticilerin istikameti ile mümkün olacakken; yöneticiler kendilerine istikameti tavsiye edenleri tutukluyorlar.
"Ne kadar kötü (ne yanlış) hüküm veriyorlar!" [Ankebut 4]
#MustafaSerbestBırakılsın
İsrail’e Hizmet Veren Yılmazlar Holding’i İfşa Ediyoruz!
İsrail'de uzun yıllardır İnşaat hizmeti vererek Filistin topraklarında işgal binaları yükselten ve Siyonistlere hizmet eden Yılmazlar Holding (Yılmazlar İnşaat / Yilmazlar Construction Group)'i ifşa ediyoruz!
Şirketin, 13 Ağustos 2026 tarihinde bir işçi kafilesini İsrail’e gönderdiği ve işgal altındaki Filistin topraklarında inşaat faaliyetlerini sürdürdüğü gözlemlenmektedir. Gazze’nin yerle bir edildiği, Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerine ve topraklarına yönelik gasp ve işgal politikalarının devam ettiği bir dönemde, Türkiye’den işçilerin İsrail’e götürülerek bu yapı içerisinde çalıştırılması kabul edilemez.
Şirketin kurucusu ve aynı zamanda Yeni Türkiye Partisi’nin kurucusu Ahmet Reyiz Yılmaz, daha önce parti genel başkanı sıfatıyla yaptığı açıklamalarda Türkiye ile İsrail arasında ortak güvenlik anlaşması yapılmasını, iki ülkeden birine yönelik saldırının diğerine yapılmış sayılmasını ve bölgede “terör gruplarına karşı” ayrım gözetmeksizin tavır alınmasını savunmuştu. Bu ifadelerin Hamas ve Kassam gibi Filistinli direniş gruplarını kastettiği anlaşılmaktadır.
Kendisini “İsrail’deki Son Osmanlı” şeklinde tanımlayan Yılmaz’a sormak gerekiyor: Osmanlı Devleti’nin hüküm sürdüğü dönemde bugünkü anlamıyla İsrail devleti yoktu. Bugün ise Filistin topraklarının işgali, Filistinlilerin yaşadığı yıkım ve soykırım ortadayken kendine nasıl böyle bir sıfat verebiliyorsun!
Ayrıca açık kaynaklardan erişilen verilere göre şirketin iletişim bilgileri arasında yer alan Tarık Şahan’ın, Yılmaz’ın kurucusu olduğu partide “Parti Meclis Üyesi” olarak görev yaptığı; şirkette çalışan bir diğer isim olan Nesim Gayus’un ise Türk Yahudisi olduğu tespit edilmiştir. Sosyal medya profilinde “Yılmazlar Holding İsrail” ifadesini kullanan Ferdi Doğantekin’in de İsrail’de aktif olarak çalıştığı görülmektedir.
Burada özellikle altını çiziyoruz: İnsanların dini veya etnik kimliği üzerinden değil, İsrail’de yürütülen faaliyetler ve bu faaliyetlerin niteliği üzerinden hesap soruyoruz. Meselemiz, işgal ve soykırım düzenine ekonomik veya fiilî katkı sağlayan alçak eli kanlı işbirliğidir.
Gazze bugün koca bir enkaza dönmüşken, Batı Şeria’da ve Filistin topraklarının genelinde Filistinlilerin evleri ve toprakları gasp edilirken, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını İsrail’de çalıştıran ve burada faaliyet yürüten şirketlerden hesap sormak Kudüs ve Ümmet bilincine sahip herkesin vazifesidir.
Bu yapı hakkındaki ifşaatımızın yetkililer tarafından araştırılması, hukuka aykırı faaliyetlerin ortaya çıkarılması ve gerekli hukuki süreçlerin işletilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Sizlerden ricamız ifşamızı yetkililere duyurmanızdır. Bu paylaşımı kaynak göstererek CİMER ve diğer yetkili mercilere başvuru yapın. Şirketi arayıp konu hakkında bilgi talep edin. Susmayın, işbirliğini duyurun!
Gazze için susmayacağız. Filistin için susmayacağız. İşgale hizmet eden eli kanlı işbirliğinin hesabını hukuk içinde sormaya devam edeceğiz.
Duyurun. Araştırın. Belgeleyin. Hukuki yolları işletin.
Yaşasın Özgür Filistin!
Kahrolsun Alçak İşbirlikçiler! ✊🏼🇵🇸🇹🇷
KENAN GÜVENİLİR, AYLİN BEN DAVİD, TAL BEN DAVİD VE AİLESİNİ TAMAMEN İFŞA EDİYORUZ!
Daha önce İsrail Polisi Matan Baron ve kuzeni Merkava Tankçısı Jan Güvenilir'i ifşa etmiştik. Şimdi ise bu eli kanlı ailenin diğer Siyonist üyelerini ve kirli ilişkilerini ifşa ediyoruz.
Jan Güvenilir'in Antalya'da yaşayan kemancı müzisyen babası Kenan Güvenilir, Siyonist ordu mensubu oğlu Jan ve Aylin Ben David'i destekleyen paylaşımlar yapmaktadır. Ayrıca baba Kenan Güvenilir, kızı Aylin ve torunlarıyla Türkiye'de zaman zaman görüşmektedir.
Aylin Ben David ise Siyonist orduya sivil olarak gönüllü hizmet etmekte, 7 Ekim'den sonra yemek dağıtımı, çamaşır yıkama, kıyafet dağıtımı gibi faaliyetlerde bulunmaktadır. Ayrıca Aylin'in kardeşim diyerek sosyal medyadan devamlı surette destek verdiği Tal Ben David ise Siyonist Ordu'da yıllarca askerlik yapmış hala askerlik hizmetine devam eden Siyonist bir teröristtir.
Tüm bu kirli ilişki ağları incelendiğinde karşımıza Terör Devleti İsrail'e hizmet eden bir aile çıkmaktadır. Söz konusu şahıslar hakkında derhal gerekli yasal işlemler başlatılmalı, ülkeye girişleri engellenmeli ve vatandaşlıkları iptal edilmelidir.
Yaşasın Özgür Filistin ✊🏼🇵🇸🇹🇷
SİZE YALAN SÖYLEDİLER !
Katliam Devam Ediyor !
SOYKIRIMI DURDURUN!!!
Gazze İçin Yürüyoruz.
Tencere, Tava, Düdük
Ses Çıkarabileceğin Bir Nese İle Gel !
📅 16 Ağustos Pazar
🕒 18:00
📍 Beyazıt Meydanı
Muhammed Kavi ve Nazan Kavi İçin Adalet!
23 Haziran 2026 tarihinde 200 den fazla vatandaş NATO zirvesi öncesi "tedbirler" kapsamında gözaltına alındı. 23 Haziran'da başlayan gözaltı dalgaları NATO Zirvesi dönemine kadar devam edip, birçok uzun süreli hukuksuz gözaltı, tutuklama vakası yaşandı. Ancak en ağır vaka olarak Muhammed Kavi ve Nazan Kavi çocukları önünde almış oldukları polis kurşunları sonrası hayatını kaybetti. Kamuoyuna düşen haberlerde evde çatışma çıktığı, silah bulunduğu ve çıkan çatışmaya bağlı mermilerin polis kalkanına isabet ettiği ifade edildi. Ancak olay anının şahidi İzzet Kavi(Muhammed Kavi'nin babası) olayın gelişim seyriyle ilgili önemli açıklamalarda bulunmaktadır.
Baba İzzet Kavi:
"-Evde herhangi bir silahın bulunmadığını
-Kapıyı polislere kendisi açtığında Muhammed'i getirebileceğini ve aynı odada çocukların olduğu bilgisini verdiğini
-Eve ilk giriş anında kamera açılması emrinin verildiğini
-Muhtarı aramasının istendiğini ve telefon açılınca telefonun alınıp muhtarın eve çağrıldığını, telefon görüşmesi sonrası yere yatırıldığını
-Kendisi yere yatırıldıktan hemen sonra içeriye giren kamuflajlı 3 kolluk görevlisinin Muhammed Kavi, Nazan Kavi ve cocukların olduğu odaya yönelip herhangi bir uyarıda bulunmadan Muhammed diye seslendikten sonra kapıyı yaylım ateşine tuttuğunu
-Bu yaylım ateşi sonrası odaya girdiğinde Muhammed Kavi'nin ağzından, Nazan Kavi'nin başından vurulduğunu gördüğünü
-Eve kalkan bulunan kolluk görevlilerinin Muhammed Kavi ve Nazan Kavi vurulduktan sonra girdiğini(Bu bilgi polis kalkanında mermi izi var iddasının mümkün olmadığını göstermektedir)
-Olay yerine Jandarmanın olay gerçekleştikten sonra geldiğini ve ilk geldikleri aşamada Jandarma komutanının eve girişinin engellendiğini"
-Olaydan sonra uzun bir süre evde kontrollerin olduğunu ve eve giremediklerini
-Olay sonrası yaylım ateşinin izlerinin olduğu kapının sökülerek götürüldüğünü
aktarmıştır.
Yine aile üyeleri:
"-Ambulansa Muhammed'in yürüyerek bindiğini, ambulansın önce Haymana sonra Bilkent şehir Hastanesi'ne gittiğini
-Ambulansın 40 50 km hızla hareket ettiğini
-Muhammed'in saat 11'de hayatını kaybettiğini ancak bu haberin kendilerine 16:00 civarlarında verildiğini
-Adli tıbba giden Muhammed'in kuzeninin polisler tarafından darp edildiğini"
aktarmıştır.
Kamuoyu bu konuyla ilgili şeffaflık ve adalet talep etmektedir. Mevcut delillerin karartılmaması ve sahte delillerin üretilmemesi için etkin,titiz ve şeffaf bir soruşturma gerçekleştirilmelidir. Bu vesileyle NATO çerçevesinde gerçekleşen tüm hukuksuzlukların bir an önce son bulmasını ve hukuksuzlukların sorumlularının bir an önce yargılanması talebini yinelemekteyiz.
Avrupa’dan yola çıkan #FilistinKonvoyu, İsrail’in Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’ne baskısı nedeniyle sınırda bekletiliyor.
Devletimize ve bürokratlarımıza çağrımızdır: Gerekli girişimlerde bulunulmalı, konvoyun önü açılıp yoluna devam etmesi sağlanmalıdır.
Vicdanın, merhametin ve insanlığın yoluna engel olunamaz.
Gazze’de açlık ve zulüm devam ederken, yardım ulaştırmak isteyen vicdan sahiplerinin yolunun kesilmesi insanlığa vurulan yeni bir darbedir.
Barışçıl Filistin Konvoyu’nun güvenli geçişi derhal sağlanmalı, insani yardımın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
#FilistinKonvoyunaYolAç #OpenTheRoadForPalestineConvoy
#افتحوا_الطريق_لقافلة_فلسطين
🔴 Ankara’da “IŞİD” gerekçesiyle düzenlenen şafak operasyonunda eşiyle birlikte öldürülen Muhammed Kavi'nin babası:
Gece 3'te kapıyı çaldılar. Oğlumu sordular. Muhammed içeride uyuyor çağırayım dedim dinlemediler.
Yatak odasına ateş açmaya başladılar. Gelinim başından, oğlum ağzından vuruldu. Çatışma olarak servis ettiler ama bizim evimizde silah yok.
Oğlum IŞİD'e karşıydı, alakası yoktu. Polis kameraları kayıttaydı bunları yayınlasınlar. Oğlum ve gelinime yargısız infaz yapıldı, hakkımızı istiyoruz.
İsrail Antisemitizmle Mücadele ve Diaspora Bakanlığı’nın resmi sitesi Filistin Konvoyu’nu ve geçtiğimiz günlerde Başakşehir’de düzenlenen konvoya destek mitingini yüksek derecede riskli ilan etti. İsrail’in yakından takip ettiği konvoy daha sınıra dayanmadan siyonistlere rahatsızlık vermeye başladı. Çünkü konvoy yol aldıkça unutturulmaya çalışılan Gazze yeniden gündeme geliyor ve yeni bir umut inşa ediliyor.
📢 Türkiye-Çin Dostluk Vakfı önünde gerçekleştirdiğimiz protesto ve basın açıklamasıyla, Doğu Türkistan'daki zulmü perdelemeye çalışan propaganda faaliyetlerine karşı ses yükselttik.
UDTSB, ETHR ve Platformumuz öncülüğünde bir araya gelerek, Doğu Türkistan'daki sistematik insan hakları ihlallerini görmezden gelenlerin ve kamuoyunu yanıltanların karşısında olduk.
Gerçeklerin üzerinin örtülmesine asla izin vermeyecek; hakikatleri manipüle eden bu ziyaretlerin ve propaganda söylemlerinin karşısında olmaya devam edeceğiz.
Doğu Türkistan halkının haklı sesini duyurmaktan vazgeçmeyeceğiz! 🕊️✊🏻
Palestine Convoy, Filistin'e uzanan yolculuğunda birçok ülkeden ve şehirden geçecek. Güzergâh boyunca belirlenen toplanma noktalarında dünyanın dört bir yanından yeni katılımcılar konvoya dâhil olacak; adalet için büyüyen bu uluslararası hareket her durakta biraz daha güçlenecek.
*Esir Çocuk Doktoru*
*Dr. Hussam Abu Safiyye* ile Dayanışma Nöbetine Davetlisiniz.
🕌 24 Temmuz Cuma
Cuma namazının ardından
*📍 Yeşilkent Merkez Camii* Meydanı
İnovia 2'nin yanı
👨👩👧👦 Eşinizi ve çocuklarınızı da yanınızda getirin.
🇵🇸 Lütfen yanınızda getirmeyi unutmayın:
Filistin bayrağı
Kefiye veya Filistin atkısı
Dr. Hussam Abu Safiyye'nin fotoğrafı
İnsanlığın sesi susmayacak.
#DrHussamAbuSafiyyeÖzgürlük
🕌 “O gün bir söz vermiştik...”
Suriye'de Filistinli mültecilerin yaşadığı Yermük Kampı'ndaki El-Kudüs Camii'nin açılışını gerçekleştirdik.
Mavi Marmara Derneği Başkanı Beheştî İsmail Songür:
“1985 yılında inşa edilen ve Esad rejimi ile Rusya'nın desteğiyle bombalanarak ağır hasar gören bu mekân, bölgedeki Filistinli mülteciler için önemli bir hafıza taşıyor. 2012 yılına kadar ayakta olan yapı, saldırılar sonrası uzun yıllar kullanılamaz hâlde kalmıştı. O gün bir söz vermiştik; Elhamdülillah, başından sonuna kadar onararak yeniden ibadete kazandırdık. Bunun gibi onarım bekleyen daha birçok cami projesini başlattık; desteklerinizle inşallah çok daha fazlasının açılışını yapacağız.” 🇵🇸
🇸🇾 Yermük’te hayat yeniden yeşeriyor!
🇵🇸 Filistinli mülteci kardeşlerimizin yaşadığı Yermük Kampı’nda El-Kudüs Camii’nin açılışını gerçekleştirdik.
📍Efendimizin (s.a.v.) Medine’de Mescid-i Nebevî ile başlattığı o köklü geleneği ihya ediyor; camimizi sadece ibadetin değil, bölgedeki sosyal hayatın ve dayanışmanın merkezi kılıyoruz. 🕌
Emekli Korgeneral Zekai Aksakallı:
▪️Sultan Alparslan'ın kefenini giyerek Anadolu topraklarına ayak bastığından beri Haçlı-Siyonist ittifak, burada Müslüman bir Türk devleti istemiyor.
▪️Bu yöndeki gayretlerin son perdesi 15 Temmuz 2016'da Siyonist emperyalist güçlerin Fetullahçı Terör Örgütü'ne uygulattığı darbe girişimidir.
▪️O gece şehadete koşanlardan biri de benim korumam Ömer Halisdemir'di.
▪️Ömer'in darbeci Semih Terzi'yi öldürmesi, darbenin önlenmesinde kritik noktalardan biriydi.
▪️Çünkü sözde general, hain, terörist Semih Terzi, Ankara, Marmaris ve tüm Türkiye sathındaki operasyonları yönetecekti.
▪️Ömer Halisdemir bu ihanet sürüsünün içine dalarak ve Semih Terzi'yi öldürerek bu ihanete dur demiştir.