@gundem7x24 “Toplam: Yaklaşık 67,5 milyon TL
Neyse ki şüphelinin durumun anlaşılmasının ardından İstanbul'da bindiği takside çantalar dolusu altın ve parayla yakalandığı bildirildi.”
@onuroencueonuer @aydanmaviaydan Yazdıklarınızı tamamen somut gerçekler olarak varsayarak soruyorum: İktidar lehine bu kadar operasyonel iş yaptığını iddia ettiğiniz birinin tutuklanmış olması, bizzat çizdiğiniz bu tabloyla taban tabana zıt değil mi? Bu çelişkiyi nasıl açıklıyorsunuz?
Çok ilginç, ben de hayatımda ilk kez 3 gün önce hindistan cevizi satın aldım eve. Lakin bırak matkabı, evde çekiç bile olmadığından son derece ilkel yöntemlerle kırmaya çalıştım. Yaklaşık 1 saatlik mücadelenin ardından kan ter içinde BEYAZ ETLERE ulaşabilmiştim. Ama etlere bir sürü kabuk parçası bulaştı, yenecek gibi değildi. Bu defa etleri bir güzel sudan geçirdim, vıcık vıcık bir şey çıktı ortaya, tam kepazelik. Sümük kıvamında biraz yedik ki 1 saat uğraştığımıza değsin. (Neyse ki suyunu öncesinde keyifle içebilmiştik.)
Ama ilgincime giden şey farklı. Kendimce sıra dışı bir deneyim yaşıyorum, 37 yıllık hayatımda ilk kez eve alıp kırmışım şu meredi, 2-3 gün sonra Oğuzhan'ın videosunda aynı senaryoyla karşılaşıyorum.
Birbirimize ne kadar da bağlıyız, öyle değil mi? Küresel bir köyde yaşıyoruz sanki. Ve bizi birbirimize bağlayan şey en başta ekonomi. Belli ki Tayland-Türkiye arasında ticari bir anlaşma yapılmış, tonlarca hindistan cevizi ülkemize girmiş, buradan doğan kolektif deneyime bak.
Madem birbirimize bu kadar bağlıyız, o zaman neden böyle değilmiş gibi davranıyoruz? Neden herkes kendi "eşsiz" tüketim nesneleriyle "biricik" bir özne olduğunu zannediyor?
Hindistan cevizi kırmayı bile kolektif bir şekilde deneyimlerken, söz konusu üretim ilişkileri olunca neden birbirimizi yok sayıyoruz? İşte Oğuzhan'ın hindistan cevizi videosu bana bunları düşündürdü.
Feci bir cinayete kurban gittiği anlaşılan Gülistan Doku ciddi bir muhasebe yapmamızı gerekli kıldı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel oğlunu kurtarmak adına öyle işler yapmış ki sistemi baştan ayağa sorgulamak lazım geliyor. Cesedi ortadan kaldırmak, delilleri karartmak için yapılanlar geniş bir ekibin faaliyetine işaret ediyor. Bunlar vali de olsan tek başına becerebileceğin ameliyeler değil...
https://t.co/PGjGgEFyue
Kuzey Marmara Otoyolu’nun Sakarya kesiminde direksiyon hâkimiyetini kaybeden bir otomobil, önce bariyerlere ardından otoyol görevlilerine çarptı.
Kazada 1’i ağır 3 kişi yaralandı.
@ElcekOnur@HseyinD08687314@meta777@solcugazete60 Özetle; zamanın geçmesi ve aracın yıkanmış olması yüzeydeki (direksiyon, kapı kolu vb.) "dokunma DNA'sı" (touch DNA) gibi yüzeysel delilleri büyük ölçüde yok etse de, aracın derinliklerine nüfuz etmiş olabilecek saç, vücut sıvıları veya mikro doku parçalarını yok edemez.
Yetişkinler olarak işi gücü bırakıp yapmamız gereken bir şey var: Çocuklarımızla ilgili duyduğumuz kaygıları gözden geçirmek ve öncelik sırasını değiştirmek. Odasında sessizce oturan ve önünde ekran, kulağında kulaklıkla saatler geçiren çocuğumuzun ne yaptığını, kimlerle yazıştığını bilmiyorsak, son girdiği deneme sınavında kaç net yaptığını bilsek ne yazar!
Bu arada böyle yazınca birileri hemen, “Tespit iyi de çözüm ne kardeşim?” diyor. Çözüm şu;
- Çocuğum okusun da ne okuduğu çok önemli değil demeyeceksin. Çocuğun okumayı öğrenirken yaşadığın kaygıyı ve heyecanı, ne okuduğu konusunda da yaşayacaksın.
- Çocuğun daha Fatih Sultan Mehmet’i tanımadan, Kötü Çocuk kitabındaki Meriç karakteriyle tanışmasına izin vermeyeceksin. Çocuğunun hayran kontenjanını boş bırakmayacak, önce iyi insanları sevmesini sağlayacaksın.
- Çocuğun daha kendi kültürünü tanımadan, yabancı kültürlere vize çıkarmayacaksın. Milli bilinç oluşmadan küresel vatandaşlık vizyonuna kafayı takmayacaksın.
- Kariyerin için full-time çalışırken, çocuğuna part-time ebeveynlik yapmayacaksın. Eğer bunu beceremiyorsan da yarı zamanlı işten tam zamanlı sigorta beklemeyeceksin.
- Çocuğunu ekran karşısında saatlerce boş bırakmayacaksın. Teknoloji kullanım�� konusunda evde hiçbir kural oluşturmadıysan, suçu teknolojiye atıp kendini aklamayacaksın.
- Ailecek kamera karşısına geçip beğeni almak için saçma sapan videolar çekmeyeceksin. Mahremiyet olmayan eve mahcubiyetin giremeyeceğini bileceksin.
- En önemlisi de birileri senin çocuğunu ağına düşürmek için gece gündüz çalışırken sen yatmayacaksın. Her akşam sosyal medyada ona buna laf yetiştirerek memleketi kurtarmak için harcadığın zamanı, çocuğunu iyi yetiştirmek için harcayacaksın. Herkes çocuğunu iyi yetiştirirse, memleket zaten kurtulur. Bunu aklından çıkarmayacaksın.
Alın size çözüm!
Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin Tefviznâmesi'nden İslam ahlakını hülasa eden kısım:
Hiç kimseye hor bakma
İncitme gönül yıkma
Sen nefsine yan çıkma
Allah görelim n'eyler
N'eylerse güzel eyler
Mühendisliği fazla büyütmesek iyi olacak. Şüphesiz mühendislik sayesinde birtakım kritik imkânlara sahip oluyoruz. Lâkin bir millet bütün kabiliyetli gençlerini mühendislik gibi teknik sahalara sevk ederse, uzun vadede büyük problemlere duçar olur.
Bu kabiliyetli gençlerin mühim bir kısmı; tarih, hukuk, ilahiyat, sosyoloji gibi beşerî ilimleri de tercih eder hâle getirilmelidir. Zira hukuka dair bir meseleye, Avrupa'dan yahut Çin'den getirteceğiniz bir hukukçu ile çare bulamazsınız. Din ile alakalı bir mevzuyu, Amerika'daki bir şarkiyatçıya havale ederek halledemezsiniz. Tarihinizi de ısmarlama usulüyle birilerine yazdıramazsınız. Zira bu mevzular millî şuurla ele alınmaya muhtaçtır.
Bu sahalar, her milletin kendi içinden çıkan ve o mevzuda mütehassıs olmuş insanlar eliyle ele alınmak mecburiyetindedir.
Gülistan DOKU dosyasında Baş şüpheli olan Tuncay SONEL'in eşi gözaltına alındı diye bir beyanım söz konusu değildir. Yine, ilk defa Gülistanın katilini öğrenmiş olduğumuz video savcılığa teslim edilmeden yayınlandı iddiası da yalandır. Peki ne doğrudur DOĞRU 21 yaşında genç bir kadın olan Gülistan DOKU'yu bulacağımızdır.
Bugünlerin geleceği belliydi, hem de çoktan! Bakın ispatlarıyla, bu çocuklar ve gençler akşamları evlerinde neye maruz kaldı. Elinde silah olanın güçlü, sözü geçen kişi olarak gösterildiği, kendi adaletini sağlama anlayışını aşılayan, insan öldürenin asla cezasını çekmediği gibi bir de üzerine birden fazla güzel kadın ve sayamayacağı kadar para ve yalılar ile "ödüllendirildiği" ekranlarımız bugünü inşa etti. Eseriniz batsın!