@agahaydin “we lay in the dark, breathing together,
the deepest intimacy.”
“karanlıkta uzanmış, birlikte nefes alıyoruz,
en derin yakınlaşma [mahremiyet] bu.”
faithful and virtuous night- Louise Glück
Dediklerini yapmayan, yaptıklarını diyemeyen bir kuşağın özür dilemek dışında gençlere söyleyecek bir sözü olamaz.
İhtiyarlar, yaşıtlarım, kırkını geçenler size diyorum:
Artık misafir olduğunuz bir dünyayı yönetmek için gösterdiğiniz bu heves…
Ayıp değil mi?
@mechulmuhayyil kendine haksızlık etmek de güçlü fikirlere sahip insanların ortak özelliklerinden biri gibi…
“güçlü fikirlere sahip olmak” bir meziyettir bana göre.
insan; tedirginliğinin-kaygısının- sebebini farkedip bulmadıkça, kendini teselli ya da sabote etmesi zor olmasa gerek.
mezopotamya dinleri kara uygarlıklarının ürünüdür, tarih boyunca daima kapalı toplum kültürünü düzenlemişlerdir; bu nedenle denizden, denizle ilgili herşeyden, kumsaldan, deniz kültüründen, çıplaklıktan ürkerler.
su ve sıcak insanı giysilerini çıkarmak zorunda bırakır. denizi bir hamam, bir kaplıca gibi kullanamazsınız. nasıl yaşamanız gerektiğine daima deniz karar verir. hiçbir mezopotamya dini balıkların kurban edileceğini söylemez. kayığa ve gemiye binmek, deveye, at ve eşşeğe binmeye benzemez. denizin kıblesi olmaz. denizlerin teolojisi farklıdır. denizlerde tanrı bile farklı tecelli eder.
kara kültürü, kara hukuku, kara ahlakı sahillerde çalışmaz. denizlerde mülkiyet rejimi bile değişir.
dağda, ovada, çöl ve bozkırda yaşamda kalmak başarıdır, deniz ise insanı yaşamaya değil, iyi yaşamaya çağırır.
üç tarafı denizle çevrili bir ülkede diyanet çaresizdir. modernizmin gerçek mekanı plajlardır çünkü, ruhu rüzgarlar ve dalgalardır, zamanı ise gecelerdir.
denize yaklaştıkça teizm deizme dönüşür. modernleşme ovadan değil, denizden başlar, deniz ticaretinden.
bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır.
#MilanKundera - yavaşlık
"yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır."
yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır.
@mechulmuhayyil dünyayı değiştirmek istemen çok tatlıymış. :)
bu kadar okuduktan sonra değiştirmek için çabalaman gerekenin “kendin” olduğunu gözden kaçırmış olamazsın.
dünyayı da de güzel-çirkin ikilemine hapsetmeyeydin iyiydi.
12. yılda da Yaren Leylek sözünde durdu. Yağmurlara, fırtınalara göğüs gerdi, ülkeleri, şehirleri, dağları aşıp dün yuvasına bugün de yarenlik ettiği Adem Amca'nın kayığına kondu ve pozunu verdi. Tüyü kadar ömrün olsun hepimize derin bir oh çektirdi sonunda!
#YarenLeylek
@esaskenan “Öldürecekler” desek daha doğru olur.
… tanımadıklarınızı öldürecekler.
Pankartı taşıyan değil bu postu son olarak paylaşan gencecik bir fidan depremden sonra taşındıkları Sakarya’da kendini astı.
Zorluğu kabul etmek ve zorluğun yanında, destekleyici olmak böyle bir şey…
işte bu samimi insani ‘bağ’ bize iyi gelecek.
Yaralarımızı bu bağ ile saracağız…
insanlar birbirini ne kadar iyi anlıyorlardı.bir de ben bu halimle kalkıp başka bir insanın kafasının içini tahlil etmek, onun düz veya karışık ruhunu görmek istiyordum. dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek