Bu adam güya Bakan!
Bu adam tam tımarhanelik!
Bunak!
İşlediği cinayetlerin hepsinin faturası teker teker ödetilmeli, burnundan fitil fitil getirilmeli!
"Kadir Mısıroğlu seni tarihi konularda elli defa yerin dibine sokar çıkartır.
Bulgar ve Yunan Mezalimi'ni yazıyor adam. Seni rahatsız mı etti bunlar?"
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Osmanlı padişahlarına ve Kadir Mısıroğlu'na iftiralar atan eski bakan Hüseyin Çelik'i duman etti.
İktidara yakın medyanın bir bölümü, Erdoğan'ın son döneminde "etliye sütlüye karışmadan, çeşme akarken küpü doldurma" telaşıyla hareket ediyor. Muhalif medyanın bir bölümü ise Erdoğan sonrasını şimdiden satın alma peşinde. "Nasıl olsa sıradaki Cumhurbaşkanı İmamoğlu olacak" hesabıyla, hakkında ortaya atılan iddiaları sorgulamak yerine görmezden gelmeyi tercih ederek savunma hattına geçiyor; bugünden verilen koşulsuz desteği, yarın iktidar değiştiğinde tahsil edilecek bir yatırım olarak görüyor.
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin mezuniyet töreninde ayet yazılı pankart engellenirken
ABD’deki Harvard Üniversitesi’nin mezuniyet töreninde Kur’an-ı Kerim okunuyor
Kendi dinine, örfüne, adetine bu kadar düşman bir toplum dünyanın başka hiçbir yerinde yok, yazık
TUNCAY YILMAZ, HASAN İMAMOĞLU'NU NAMLUNUN UCUNA OTURTTU.
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının bugün görülen duruşmasında savunma yapan İmamoğlu İnşaat ve SSB Gayrimenkul şirketinin genel müdürü Tuncay Yılmaz ile duruşma savcısı arasında gerçekleşen soru-cevap bölümünde, Bodrum'da satın alınan şirket ve sahibi olduğu arsa için elden ödenen 1 MİLYON EURO'nun kaynağına ilişkin önemli bir gelişme yaşandı.
Duruşma savcısı, şirket devri sürecinde ödemenin 1 MİLYON EURO'luk kısmının elden yapıldığını, bugünkü değeri yaklaşık 53 MİLYON liraya karşılık gelen bu paranın hangi kaynaktan temin edildiğini ayrıntılı şekilde sordu. Savcı, söz konusu tutarın SSB veya İmamoğlu İnşaat hesaplarından çıkıp çıkmadığını, İstanbul'dan Bodrum'a nasıl ve hangi yöntemle taşındığını, paranın kimden teslim alındığını peş peşe yönelttiği sorularla açıklığa kavuşturmaya çalıştı.
Tuncay Yılmaz ilk olarak parayı "şirkette aldığını" söyledi. Ancak bu cevap, savcının hemen ardından yönelttiği "Şirketten para çıkışı oldu mu?" sorusuyla yeni bir boyut kazandı. Yılmaz bu kez net bir şekilde "Hayır" yanıtını verdi. Bunun üzerine savcı, şirketten para çıkışı olmadığını söylediği halde parayı nereden aldığını yeniden sordu. Bu kez Yılmaz, 1 MİLYON EURO'yu Hasan İmamoğlu'ndan elden teslim aldığını ifade etti.
Savcı, şirketlerin mali işlerinden sorumlu kişinin kendisi olduğunu hatırlatarak, Hasan İmamoğlu'nun bu parayı hangi kaynaktan temin ettiğini bilmesi gerektiğini söyledi ve yeniden "Şirketlerden herhangi bir para çıkışı oldu mu?" diye sordu. Tuncay Yılmaz ikinci kez "Hayır, olmadı" cevabını verdi.
Bunun üzerine duruşma savcısı bu kez doğrudan paranın kaynağına odaklandı. "Hasan İmamoğlu bu parayı nereden buldu?" sorusuna Tuncay Yılmaz, "Gayrimenkul satışı yaptı" karşılığını verdi. Ancak savcının "Hangi gayrimenkul satışı?" sorusuna ise "Bilmiyorum" cevabını vermesi dikkat çekti.
Duruşma savcısı, dosyadaki beyanlara da atıf yaparak Hasan İmamoğlu'nun daha önce şirketin ve mali işlerin tamamını Tuncay Yılmaz'ın takip ettiğini söylediğini hatırlattı. Buna karşılık Tuncay Yılmaz ise bu kez tam tersine, paranın kaynağına ilişkin bilginin Hasan İmamoğlu'nda olduğunu belirterek, "Hasan Bey biliyor. Parayı ondan aldım, benim bilgim yok" dedi.
Duruşma savcısı ve Tuncay Yılmaz arasında gerçekleşen bu soru-cevap diyaloğunda ortaya çıkan tablo, 1 MİLYON EURO nakit ödemenin şirket hesaplarından çıkmadığının iki kez ifade edilmesi, paranın Hasan İmamoğlu'ndan elden alındığının belirtilmesi, ancak bu paranın hangi gayrimenkul satışından elde edildiğinin açıklanamaması ve şirketlerin mali işlerinden sorumlu olduğu belirtilen kişinin, paranın gerçek kaynağı konusunda bilgi sahibi olmadığını söylemesi şeklinde kayıtlara geçti.
🇹🇷Diller farklı ama kelimeler aynı: Teşekkürler Türkiye!
Kimi zaman bir devlet başkanının, kimi zaman savaş mağduru bir çocuğun dilinden dökülüyor bu sözler...
Türkiye'nin insanı merkeze alan vizyonu, dünyanın dört bir yanında bu kelimelerle yankılanıyor.
#NATOsummit
VAHŞÎ BATI VE MASKELİ BALOSU
İnsanlık tarihinin en büyük soykırımı Nazi Almanyası'nda değil, Kuzey ve Güney Amerika topraklarında gerçekleşti.
100 milyon civarında yerli Amerikalı katledildi, kültürleri yok edildi, anavatanlarını ve her şeylerini kaybettiler.
Kızılderililerin bulundukları yerleşim birimlerine Pittsburg’daki Amerikalı Müslümanlarla yardımda bulunmaya gitmiştik 2007 yılında. Perperişan durumdalardı; açlıkla boğuşuyorlardı. Refah devletinin tam göbeğinde, toprakları işgal edilmiş, açlığa mahkûm edilmişlerdi. Ne kadar lanet ettim Batılı emperyalistlere anlatamam.
ABD, dünyaya demokrasi, insan hakları, özgürlük götürme laik misyonuna sahip olduğunu söylüyor: Buna “uygarlık misyonu” diyorlar sosyal bilimciler afişi bir şekilde!
Ama bu söylem, barbarlığını maskelemekten başka bir amaç ve işleve sahip değil.
Vahşî Batı; işgal, tecavüz, katliam, soykırım demek. 2,5 asırda dünyayı cehenneme çevirmeyi, bütün kültürleri yağmalamayı başardılar:
250. yılında ABD’nin nasıl işgalci, tecavüzcü, talancı, kendisinden farklı olana hayat hakkı tanımayan emperyalist barbar bir canavar olduğunu hatırlamak ve hatırlatmak insanlık borcumuzdur.
33 yıl önce bugün; 5 Temmuz 1993’te 33 vatandaşımızı şehid edip ‘Madımak’ın intikamını aldık’ yazan teröristlerin yaptığı #Başbağlar katliamını Muhsin Yazıcıoğlu anlatıyor: “Suçlarını itiraf eden sanıkları CHP’li Adalet Bakanı Seyfi Oktay serbest bıraktı.”
Prof Dr. Nevzat Tarhan,
“Zeki ve çalışkan, bilgisayar mühendisi olmuş; hackerlık yapıyor.
Kimyacı olmuş, sentetik esrar üretiyor.
Hekim olmuş, yenidoğan çetesi kuruyor...
Demek ki zeki ve çalışkan olmak yetmiyor.
Erdem ahlakını öğretmek gerekiyor!”
Öyle zarif bir sanatçı,
Öyle latif bir kalp,
Bu topraklarda olmanın en yiğit cümlesini kurdu ve gitti
“ Bizi Avrupa Birliğine almazlar çünkü Elhamdülillah müslümanız”
Zihni Göktay’a rahmetle 🥀🥀
İsrail merkezli i24News:
➖"Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Türk mevkidaşı Hakan Fidan'ın İsrail'e yönelik açıklamalarını sert bir dille eleştirerek bu ifadeleri "kesinlikle uygunsuz" olarak nitelendirdi. Wadephul ayrıca, İsrail'in bölgede "sürekli bir tehditle karşı karşıya olduğunu" ve bu nedenle "vatandaşlarını koruma hakkına ve yükümlülüğüne sahip bulunduğunu" ifade etti. Alman Dışişleri Bakanı'nın, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne katılmadan önce salı günü İsrail'i ziyaret etmesi bekleniyor.
Bu açıklamalar, Hakan Fidan'ın İsrail'in "insanlığın artık taşıyamadığı bir yük hâline geldiğini" söylemesinin ardından geldi."
Fikrimce Gazze'deki soykırıma göz yumarak hatta destekleyerek Almanya da işbirlikçi görevi gördü, görüyor. Tarih bir kez daha Almanya'nın bu tutumunu kara bir leke gibi taşıyacak.
Kimsiniz siz?
Ne biçim milletvekilisiniz?
Kimin çocuğusunuz siz?
Bu sapkın fikirleri canhıraş savunmanız sizin bu Müslüman ülkenin çocuğu olmadığınızın göstergesi değilse nedir?
Kürt kardeşlerimiz, sizin eşcinsel / sapkınlıkçı fikirlerinizin hukukî yollarla hesabını sormayacaksa “yazık onlara!” diyorum…
Devşirme türediler bizim değerlerimizle nasıl da savaşıyorlar bir asırdır!
Toplumun değerlerine saygı duymasını bilmeyen türediler, toplumdan saçma sapan fikirlerine saygı duymasını beklemesinler!
Senatör Ashley Moody, Dr. Fauci'nin tüm yalanlarını ortaya çıkardı:
Pandemi sahteydi.
Testler sahteydi.
Maske bilimi sahteydi.
Sosyal mesafe sahteydi.
Aşı bilimi sahteydi.
Haberler sahteydi.
Hepsi sahteydi.
🔴ABD’li Cumhuriyetçi senatör Jay Block’ın kızı:
İsrail, babama para ödüyor ve o da propaganda yayıyor.
Bu durumdan dolayı çok utanıyorum. Babamın ruhunu şeytana sattığını düşünüyorum.
Umarım kariyeri biter.
Devletin bankası kimlerin elinde. Yazık çok yazık…
Savunma sanayisine 750 TL yardım etmemek için kart limitini 99 bin TL’ye düşüren Mustafa Sandal’a bu reklam müziği karşılığında kaç TL ödediniz? @ziraatbankasi