10 aylık görev süresinde 16 defa yurtdışına giden Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un, Japonya’ya yaptığı 17’nci seyahatin ayrıntıları ortaya çıktı.
• Japonya’ya giden heyet dokuz kişiden oluştu.
• Heyette, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un eşi Hatice Arpaguş da yer aldı.
• Diyanet’in Japonya heyeti, Tokyo’da bulunan beş yıldızlı Keio Plaza’da konakladı.
• Otelin en uygun odasının gecelik fiyatının 20 bin TL’den başladığı görüldü.
• Heyetin Tokyo’da, Tokyo Cami Vakfı’nın lüks aracı ile dolaştığı aktarıldı.
• Diyanet heyeti otele 6 Ağustos’ta girdi, 10 Ağustos’ta ise çıkış yaptı.
• Japonya’da yaşayan ve heyetin masraflarının vakfın gelirlerinden karşılandığını belirten bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, heyetin masraflarının vakfın gelirlerinden karşılandığını ileri sürdü.
• Diyanet heyetinin Japonya’da, “Doya doya gezdiklerini” anlatan kişi, “Vatandaşla sohbet etmediler, vatandaşların da dahil olabileceği bir program yapmadılar” görüşünü savundu.
👉🏻 Arpaguş, 2026'nın ilk yarısında 399,7 milyon TL yolluk faturası harcadı.
(Birgün - Mustafa Bildircin)
Şimdi kim bu kadın desem, ben dahil herhalde bir çoğumuz cevap veremez...
Ama öyle bir kadın ki, Bilim Dünyası onu konuşuyor, aslında Türkiye'nin gurur duyması gereken bir kadın....
Adı Asu Özdağlar...
43 yaşında...
2 çocuk annesi...
ODTÜ Elektrik - Elektronik mezunu...
Peki neden Türkiye'nin gurur duyması gereken bir KADIN!!
Amerika'da bir üniversite var, adı Massachusetts Institute of Technology (MIT).
Sadece mezunlarının kazandığı NOBEL sayısı 72 ve bu Nobel ödüllerinin 15 tanesi son 5 yıl içinde.
Simdi Asu Hanım, işte bu Üniversitenin Elektronik Mühendisliği ve Bilgisayar Bölümü BAŞKANI oldu....
Eski Başkan Anantha Chandrakasanona görevi devrederken bakın ne demiş ...
“Bir eğitimci olarak vizyonu ve özverisi de aynı şekilde etkileyici. Öğrencileri için yorulmak bilmeyen bir koç ve bu bölümdeki eğitim alanında yapılacak yenilikleri her zaman güçlü bir şekilde savundu...”
İşte bizim gurur duydugumuz Atatürk’ün un evladı KADIN....
Sevgili Asu Hanım, iyi ki varsınız...
İlber Ortaylı
Şuraya çıplak ne olduğu belli olmayan bir mankenin yada fenomenin resmini koysan yüzlerce binlerce beğeni ve yorum yapılır ama böyle güzel bir şey Başaran bilim insanını heleki kadın ve Türk hiçbir haber değeri olmayan bir haber okuma zahmetine bile tenezzül etmeden bakılıp geçilir yazık çok yazık Allah yolunuzu açık etsin inşallah değerli hocam..🙏🙏🇹🇷👍
*TAMAMEN GERÇEK*
Küçük bir mahkeme salonunda savcı iddanameyi okumaya başladı..
*“Sayın hakim, kitap kırmızı kapakla çıkmıştır ve adı "Sınıf"tır.
Bu nedenle TCK’nın 216. madde sine göre,(yani “halkın; din, dil, ırk, mezhep, sosyal sınıf veya bölge farklılığı açısından farklı özelliklere sahip bir kısmını, diğer bir kısmı aleyhine kin ve düşmanlığa ittiği gerekçesiyle suçludur. Gereğinin yapılmasını arz ederim."*
Adam şaşkınlıkla etrafına baktı.
Her şey ona şaka gibi geliyordu.
Bir şiir kitabı için miydi tüm bunlar?
Bu mahkeme, bu savcı, yanında kendisini savunmak için duran avukat, hakimin önündeki yazman..
*Öğretmendi, yıllarını okuldaki öğrencilerine vermişti.”Çocuklarım” diyordu onlara..*
Kitabında da çocuklarını anlatmıştı zaten.
*O halde neydi suç olan? Neden buradaydı?*
Savcı devam ediyordu.
*"ama kitap kırmızı, üstelik adı da Sınıf.”*
Şiirlerinden kesik kesik mısralar geldi adamın aklına…
*“yoklama defterinden öğrenmedim sizi, benim haylaz çocuklarım! “İsterken adam olmanızı çoğunuz semtine uğramaz oldu okulun palto,ayakkabı yüzünden, kiminiz limon satar, Balıkpazarı’nda kiminiz Tahtakale’de çaycılık eder.”*
Buydu söyledikleri sadece..
Bu nedenle
*Nazım Hikmet’in kitaplarından sonra ilk kez bu kitap toplatılmış ve yasaklanmıştı.*
Yasaklanmıştı kitap,
*kapağını rengi kırmızıyı.*
*Adı da Sınıf’tı.*
Beyninde zonklamaya devam ediyordu, *yasaklanan* kitabındaki şiirler..
*“Benim bilgili, becerikli çocuğum, kalktığın zaman tahtaya yüzünün kızarması neden?*
*Ayağında sağlamca bir papuç sırtında bir ceket yok diye mi?*
*Ne var bunda sıkılacak, utanmak bize düşer çocuğum!”*
***
Birden herkes ayağa kalktı.
Hakim kararı açıklıyordu.
*Hayatında ilk kez tutuklanıyordu adam.*
6 ay hapiste yattı.
O zaman ki yasalara göre 6 aydan fazla hapiste yatan bir kişi öğretmenlikten çıkarılıyordu.
Adam tam tamına 6 ay hapiste yatmıştı.
Ne bir gün fazla ne bir gün eksik.
*Ama 6 aydan fazla yatmış gösterilip öğretmenlikten de atıldı.*
Yılmadı, onlara güzel bir dünya kurabilmek için yazmaya devam etti.
Tutuklandı yine, işkenceye maruz kaldı, hatta yetmiş yaşında kendi köyünün halkı içinde gözleri bağlanarak elleri kelepçeli gözaltına bile alındı.
***
Bu adam kim mi?
Bu adam; sizin romanlarını okuduğunuz, tiyatro ve filmlerini izlediğiniz *"Hababam Sınıfı"nın yazarı Rıfat Ilgaz'dır.*
Şimdi bu okuduklarınıza da gülebilirsiniz.
Gülün doğal olarak..
Ama bir de sizden küçük bir isteğim olacak ...
Bu *gerçek fıkrayı* en az bir dostunuza duyurmak, iletmek için zaman ayırmanız..
*Hababam Sınıfı'nın hatırına*
*Rıfat Ilgaz* gibi değerlerimizi unutmayalım. *Unutturmayalım!*
Bugün bu konuyu gündem yapalım.
Dişe dokunur bir şey yapmadan, yaklaşık 4000₺ para alıyorlar.
Hep beraber söyleyelim:
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
TÜVTÜRK KAPATILSIN!
Şamil Taytar
“Küfür, düşünce değildir.
Hakaret de öyle.
Düşüncenin olmadığı yerde suç vardır, cezası olur.
Dokunulmazlık, hakaret ve küfüre zırh değildir.
Dokunulmazlığı güvence altına alan Anayasal sistem, istismarı halinde kaldırılmasını da hükme bağladığına göre gereğini yapmak, tehdit değil, hukuk güvenliğini korumaktır.
Asıl hadsizlik, dokunulmazlık zırhının ardından korkakça etrafa saldırmaktır.
Haddini bilmeyene bildirilmesi, hukukun tam da özüdür.
Velhasıl, herkes haddini bilecek.”
@samiltayyar27@AKDOGANumut@alimahir
Erdoğan; “Gelin Hanım'a çok ileri gitmeden bir ders verdiler. Bu daha bir, daha neler olacak neler? Daha dur bakalım, bunlar iyi günler"
Erdoğan; “Ey Bahçeli bunları ispat edemezsen Alçaksın, Adisin “
Bahçeli “ açıklayamıyorsan, alçaksın, şerefsizsin “
Erdoğan; “Alçaksın, nağmertsin”
Devlet Bahçeli: Sende şeref ve mertlik işportaya düşmüş. Alçaksın ve şerefsizsin
Erdoğan
Kılıçdaroğlu’na “be namussuz, be adi,be ahlaksız”
Bahçeliye “ onun aile gibi derdi yok aile nedir bilmez”
Baykal’a “ ne özeli genel genel”
“-Gelin Hanım'a çok ileri gitmeden bir ders verdiler. Bu daha bir, daha neler olacak neler? Daha dur bakalım, bunlar iyi günler"
-Bunlar sürtük, bunlar Çürük
-Be ahlaksız, be namussuz, be adi
-İllet, zillet, çöp, Çamur, çukur
-cumhurbaşkanı olma yolunda daha kaç CHP’li telef olacak”
#SONDAKİKA | Bir vatandaş, milletvekillerine emekli maaşı bağlanmaması için TBMM'ye dilekçe yazdı.
• Emekli vekil maaşı: 149 bin TL
• Emekli olup görevine devam eden vekillerin maaşı: 379 bin TL