“Yeni Parti”nin kurulmasına AKP yol açtı. Bunun tartışılır tarafı yok. Ancak Yeni Parti’nin kuruluşunun siyaset alanında dar anlamıyla CHP’nin içiyle sınırlanamayacak gelişmelere yol açacağını AKP ne kadar hesapladı, işte bu tartışmalı.
Elbette henüz sürecin başındayız ve kesin konuşulamaz. Ancak…
Ad her şeyi belirlemez, lakin “Yeni Parti” tercihi sadece “yeni parti kurmak zorunlu oldu” türünden bir duyguyla gerekçelendirilemez. Halkçı Parti, SHP, DSP, SODEP her durumda CHP geleneğinin yerleştiği “sosyal demokrasi” ya da “demokratik sol” çizgisine hitap eden partilerdi. Yeni Parti ise daha kurulmadan içinin farklı farklı doldurulmaya çalışıldığı bir oluşuma dönüştü: İdeolojisiz parti, sosyal demokrasinin ilkelerine sadık parti, ANAP gibi parti, Atatürkçü tabanı sağa açan parti…
Belki de istenen budur; herkesin, hatta “iliştirilmiş sol”un da kendince bir anlam yüklediği bir parti.
Kimbilir belki CHP’ye dönülür ama Yeni Parti böyle bir dönüş için uygun bir ad değil. Yeni Parti, “ben başka bir şeyim artık” iddiasıdır.
Bu iddia ile birlikte milyonlarca kişi “kurucu parti”ye yaslanma alışkanlığını terk etmeye davet edilmiş oluyor. İdeolojilerin ve programların tamamen önemsizleştirildiği burjuva siyasetinde “kurucu parti” referansı sanılanın ötesinde bir öneme sahipti. Bununla boy ölçüşecek tek referans, 25 yıllık bir öyküsü olan Reisçilikti.
Böylece 2021 sonrasında ama özellikle 6 Şubat 2023 depremiyle birlikte Türkiye’de yaşanan ideolojik ve siyasal hareketlilik ve yer değiştirmeler açısından yeni bir evreye girmiş oluyoruz.
Devrimci bir perspektifle bakıldığında bu tablo, holdingler-tarikatlar düzenini yıkmayı hedefleyen cumhuriyetçi bir programın geniş halk kesimlerinin gündemine sokulması için daha uygun koşullar sunuyor.
NATO bir savunma örgütü değil, yalan üzerine kurulu bir saldırı örgütüdür.
Amacı bizim güvenliğimizi sağlamak değil, holdingleri ve çokuluslu tekelleri bizden korumaktır.
Oysa halkı örgütsüz kalmış bir ülke, savunmasını ve egemenliğini ayakta tutacak kaynaklardan yoksun demektir.
Ülkenin güvenliğini sağlamanın tek gerçekçi yolu halkın örgütlü gücüne dayalı bir yönetim.
Gerçekçi ol. TKP'ye katıl!
https://t.co/NnIDtlgCFD
TKP'den kapsamlı 'NATO' değerlendirmesi
📍İmparatorluk özlemiyle hareket eden bir Türkiye’nin NATO şemsiyesinde etkisini artırması, hatta sınırlarını genişletmesi aynı zamanda daha kırılgan hale gelmesi anlamına gelecektir ve dağılma dinamiklerini de harekete geçirecektir.
📍Büyüme ve küçülme, şişme ve dağılma diyalektik bir bütünlük oluştururken her durumda 'savaş' demektir.
📍Emekçi halk üzerine çöküşü benzersiz olacak bu yıkım aynı zamanda ülkemiz açısından bir varoluş meselesine de dönüşecektir.
https://t.co/1JUBQVqaZw
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan:
"Bu toplumun, bu milletin kaynaklarını heba etmeye yönelik bir mekanizma işletilmiş. Ortada konuşulan rakamlar çok büyük.
Bahis meselesi, Türkiye'de yaşamın normal bir unsuru hâline getirildi ve bunu devlet yaptı. Yasal bahis, yasa dışı bahis ayrımı hikâyedir. Bahis yasaklanmalıdır; çünkü bahis, sermaye birikiminin bir kanalıdır."
@ftm_krgc | @OkuyanKemal
İzlemek için: https://t.co/rp8ClpXHqs
soL’a yönelik saldırılar: Ne oldu, ne yapıyoruz, okurlarımızdan beklentimiz ne?
📌soL Haber, bir kavganın, işçi sınıfının siyasi kavgasının parçası. Bu kavga uzun erimli. soL da bu yüzden bugünü düşündüğü kadar yarını, uzun vadeyi düşünüyor.
https://t.co/1uQobTActv
ABD İran’a dönük yeni saldırıyı NATO zirvesi sırasında başlattı. Zirve sonuç bildirisinde de adı zikredilen iki “düşman” Rusya ve İran oldu.
Ankara Zirvesi böylece Ukrayna ve İran’daki çatışma alanlarını resmi olarak birbirine bağlayarak dünyayı daha da tehlikeli hale getirmiş oldu.
Olmayacak bir şey söylüyorum ama AKP iktidarı “biz İran ile komşuyuz, böyle ifadeler kullanmayalım” diyebilirdi.
Ama diyemezler. Yeni-Osmanlıcılığı NATO şemsiyesi altında hayata geçirmeye karar verdiler bir kere.
NATO sonuç bildirisindeki o madde Türkiye’nin İsrail ile müttefikliğini de dolaylı olarak tescil etmiş oluyor.
Zirve boyunca Netanyahu ile Trump arasındaki gerilime bu gerçeği örtmek için medyada geniş yer verdiler. Öyle ki iktidar İsrail ile ABD’nin arasının açılmasında kendilerinin de rolü olduğunu ima etmeye başladı.
Oysa ABD ve İsrail’in arası açılmaz. Netanyahu ve Trump geçicidir; ABD emperyalizminin İsrail devletine ihtiyacı ve tersi kalıcıdır.
NATO Zirvesi’nden silahlanma ve savaşa devam kararı çıktı. Şimdi bunun sonuçlarını görüyoruz. Hem Ukrayna hem İran’da çatışmalar tırmanıyor.
Ve bize “NATO bir savunma ve güvenlik örgütüdür” denmeye devam ediyor.
soL Haber yeni hesabıyla X’te
17 yıldır kullandığımız X hesabımız, NATO Zirvesi’ne giden süreçte tüm ülkeyi bir süreliğine cezaevine çeviren iktidar tarafından Türkiye’de erişime engellendi.
Kamuoyunu, dostlarımızı, okurlarımızı soL’la dayanışmaya çağırıyoruz.
En önemli dayanışma, soL’a abone olmak, bizzat omuz vermektir.
soL’u susturma girişimi başarısızlığa mahkumdur.
Sesimizi yükselteceğiz. Sizin desteğinizle. Hep birlikte.
📍Abonelik: https://t.co/N5rjOWVsCX
📍soL TV X: https://t.co/guQIEHTBF8
📍Facebook:https://t.co/fhDdRGd6Dt
📍Instagram:https://t.co/yyBYMUKEnJ
📍soL TV Instagram: https://t.co/3nm2JGAJCR
📍Telegram: https://t.co/VUxQm7FDaU
📍WhatsApp: https://t.co/JpPmLcDvXO
📍Bluesky: https://t.co/aOM1WoFfeN
📍Youtube: https://t.co/8Srx1FKLUA
Ankara’daki NATO ablukasını delmişlerdi: TKP üyelerinin 118'i serbest bırakıldı, 13'ü hakkında tutuklama talep edildi | soL haber https://t.co/GBF1NVLUjO
Bugün Ankara’da NATO’ya karşı yürürken polis şiddeti sonucu yaralanan ve durumlarının ciddiyeti nedeniyle gözaltıları sona eren partili arkadaşlarımızla birlikteydik. Moralleri iyi. Kaburga ve kol kırıkları iyileşir. Sizin NATO sevdanızın ise tedavisi yok ne yazık ki.
Dost partilere teşekkürlerimizle...
Dünyanın birçok ülkesinden komünist ve işçi partilerinin Ankara’da gerçekleştirdiğimiz NATO karşıtı protestoya dönük müdahale ve gözaltılar nedeniyle yolladıkları dayanışma mesajlarını aldık.
Kısa sürede büyük bir dayanışmayı hissettiğimiz açıklamaların ardından, dost komünist partiler ortak bir dayanışma metnini imzalamaya başladılar.
İmzaya açılan metnin tamamını ve ilk imzacıları kamuoyuyla paylaşıyoruz:
***
TKP'ye ve Türkiye'deki NATO Karşıtı Eylemcilere Yönelik Baskılara Son Verin
Biz, aşağıda imzası bulunan Komünist ve İşçi Partileri, Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) NATO Zirvesi'ni protesto etmek amacıyla Ankara'da düzenlediği gösteriye yönelik olarak Türk makamları tarafından gerçekleştirilen baskıları en güçlü biçimde kınıyoruz.
Polisin gösteriye yönelik şiddetli müdahalesi, eylemcilerin yaralanması ve aralarında bir TKP Merkez Komite üyesi ile sekiz TKP Parti Meclisi üyesi yoldaşımızın da bulunduğu 145 komünistin gözaltına alınması, örgütlenme ve protesto hakkına yönelik kabul edilemez bir saldırıdır. NATO Zirvesi öncesinde başkent Ankara'yı fiilen kapatan gösteri ve toplantı yasakları, NATO'nun savaş planlarının siyasi hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasıyla el ele yürüdüğünü bir kez daha ortaya koymaktadır.
Komünistleri susturma girişimleri gerçeği gizleyemez: NATO, dünyanın dört bir yanında halklara savaş, işgal, yıkım ve acı getirmiş saldırgan bir emperyalist ittifaktır. Militarizme, emperyalist müdahalelere ve savaşlara karşı sesini yükseltenler baskılarla sindirilemez.
Türkiye Komünist Partisi'yle, gözaltına alınan tüm TKP üyeleriyle ve NATO Zirvesi'ne karşı tepki gösteren herkesle tam dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz. Gözaltındaki tüm komünistlerin derhal serbest bırakılmasını, haklarındaki tüm suçlamaların düşürülmesini ve NATO karşıtı siyasi faaliyetleri kısıtlayan tüm uygulamalara son verilmesini talep ediyoruz.
Ellerinizi TKP'den çekin! Ellerinizi tüm komünistlerden ve anti-emperyalist militanlardan çekin!
***
İmzacı partiler:
ABD Komünist Partisi
Alman Komünist Partisi
Arnavutluk Komünist Partisi
Bohemya ve Moravya Komünist Partisi
Filistin Komünist Partisi
Fransa Devrimci Komünist Partisi
İspanya İşçilerinin Komünist Partisi
Katalonya Komünistleri
Lüksemburg Komünist Partisi
Macaristan İşçi Partisi
Meksika Komünist Partisi
Norveç Komünist Partisi
Portekiz Komünist Partisi
Rusya Federasyonu Komünist Partisi
Sırbistan Komünistleri
Sosyalizm ve Kurtuluş Partisi - ABD
Suriye Komünist Partisi
Tudeh
Ukrayna Komünist Partisi
Yunanistan Komünist Partisi
Yasakla, baskıyla boyun eğdirmeye çalıştıkları Ankara'nın göbeğinde NATO'ya karşı emperyalistler defolun diyerek yürüdük.
Kızılay'a girerken gözaltına alınan yoldaşlarımızı derhal serbest bırakın! Bu memlekette NATO'yu protesto etmek suç değil onurdur!
@AnkaraTkp
“NATO’yla mücadele bir suç değil bir sorumluluktur” demiştik. AKP iktidarı ise, Filistin’de katliam sürerken, İran’a dönük ABD-İsrail saldırganlığının nereye evrileceği belli değilken, Ukrayna’daki savaşın kapsamının genişlemesi gündemdeyken NATO’yu protesto etmeyi suç olarak tanımlamaya çalışıyor.
Bunu kabul etmeyeceğimizi de söylemiştik. Darbelerin, siyasi cinayetlerin, katliamların, işgallerin arkasındaki güçlerden biri olan NATO bakanlık ya da valilik kararnameleri ile temize çıkartılamaz. İnsanlık buna izin vermez, tarihsel gerçekler bu şekilde değiştirilemez.
Bu iktidarın temsilcileri ve yandaşları daha düne kadar 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin sorumluluğuyla ilgili olarak NATO’yu ve batılı emperyalist ülkeleri işaret etmekte, “artık eski Türkiye yok” diye övünmekteydi. Şimdi yine “artık eski Türkiye yok” diyerek ülkenin yurtseverlerini, devrimcilerini, komünistlerini ellerindeki NATO bayrağı ile korkutmaya çalışıyorlar.
Ülkemizin NATO’ya üye olduğu 1952’den bu yana bir değişiklik yok bu düzenin efendilerinin cephesinde. Bir taraftan vatan-millet edebiyatı yapıp diğer taraftan ABD başta olmak üzere emperyalist ülkelerin dümen suyunda bölge gücü olmaya çalışmaktan hiç vazgeçmediler. Biz de emperyalizme ve onun NATO başta olmak üzere bütün kurumlarına karşı mücadele etmekten vazgeçmedik. Gün geldi 6. Filo’ya karşı, gün geldi yabancı üslere karşı, gün geldi yanıbaşımızdaki işgal girişimlerine karşı, gün geldi savaşa karşı durduk, durmaya devam edeceğiz.
NATO zirvesi yaklaşırken tanık olduğumuz pişkinlik, zorbalık ve onursuzluğu kabul etmeyen, sesini çıkaran, eylem yapan herkes, her parti, her örgüt, her kesim Türkiye’nin üzerine yapıştırılmak istenen “kolektif işbirlikçilik” yaftasını yırtıp atmıştır.
TKP’nin dün Ankara’da Kızılay Meydanı’nda “NATO’ya karşı durmak bir görevdir” diyerek gerçekleştirdiği eylemin çok yaygın bir destek bulması iktidarın bütün çabalarına rağmen Türkiye’nin bağımsızlıkçı, anti-emperyalist damarlarının kurutulamadığının kanıtıdır.
Ancak mücadele sürüyor ve bilmeliyiz ki bu mücadele henüz başarının çok uzağında. Düzen partilerinin tamamının NATO’yu meşrulaştırmak için çabaladığı, halkımızın aklına on yıllardır NATO’nun Türkiye’nin güvenliğini sağladığı yalanının sokulduğu koşullarda 85 milyonluk bir ülkede binlerle sayılacak protesto gösterileri düzenlendi diye ya da yasak ve engellemeleri tanımadığımızı bir kez daha kanıtladığımız için rahatlayacak değiliz.
Tarihe ve topluma not düşüyoruz ama asıl görevimiz tarihin akışını değiştirmektir. Türkiye emperyalizmden, çokuluslu tekellerden, sömürüden arındırılıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz.
Ankara’da, Kocaeli’nde, Soma’da gözaltına alınan 145 TKP’linin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. NATO’culuğa karşı çıktıkları için gözaltına alınan, tutuklanan tüm devrimciler için de aynı talebi yineliyoruz.
NATO’ya hayır demek değil, NATO’culuk suçtur. Bunu kimse unutmasın.
Polis şiddeti sonucunda yaralanan bütün partili arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyor, dayanışma gösteren tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz.
SİVAS’I UNUTMAYACAĞIZ
2 Temmuz 1993’te, Sivas’ta ülke tarihinin en karanlık günlerinden biri yaşandı. Şeriat sloganları atan güruh, saatlerce kuşattığı Madımak Oteli’ni ateşe verdi. 35 kişi orada can verdi.
Sivas katliamı sıradan bir olay değildir. Katliam, Türkiye sermaye sınıfının 12 Eylül sonrası işçi sınıfını ve solu etkisizleştirmek için sahaya sürdüğü gericiliğin ülkede bir iktidar alternatifine dönüşmesinin yolunu açmıştır.
Katliamın hesabı sorulmadı. Yargılamalar sonuçsuz kaldı.
Sözümüz olsun Sivas’ta yitirdiğimiz aydınlarımıza, sanatçılarımıza, gençlerimize. 2 Temmuz’un hesabını mutlaka soracağız.
Üstümüze düşen Cumhuriyet’i ayağa kaldırmak, gericiliğe karşı aydınlanma mücadelesini büyütmek, eşitlik için, bağımsız bir ülke için örgütlenmeyi sürdürmektir.
Türkiye Komünist Partisi
Merkez Komite
Deniz Göktaş serbest bırakılmalıdır
AKP iktidarı NATO zirvesine günler kala adeta ülkede terör estiriyor. Geçtiğimiz haftalarda yüzlerce kişi NATO zirvesiyle bağlantılı olarak gözaltına alındı, ardından tutuklandı. Operasyonların yürütülme biçimi, hedef aldığı kişiler ve suçlamalar iktidarın asıl hedefinin NATO karşıtlığını kriminalize etmek olduğunu açık bir şekilde gösterdi. AKP iktidarı NATO’yu siyasal bir tartışmanın konusu olmaktan çıkarma, ülkeyi tehlikeli bir maceraya sokan yeni NATO planlarına dahil olurken herhangi bir siyasi ve toplumsal itirazla karşılaşmama derdinde.
Aynı dönemde komedyen Deniz Göktaş'ın hedef tahtasına oturtulması ve bugün gözaltına alınması, halkın vicdanına ve adalet duygusuna seslenen, düzenin ürettiği akıldışılıkları görünür kılan mizaha duyulan tahammülsüzlüğün ifadesidir. Bu hukuksuz uygulamaya derhal son verilmeli, Göktaş da NATO zirvesi kapsamında tutuklananlar da derhal serbest bırakılmalıdır.
NATO karşıtlığını kriminalize etmeye çalışan, düzenin akıldışılıklarını teşhir eden mizaha tahammül edemeyen AKP iktidarına karşı ifade özgürlüğü talebi ve otoriterlik eleştirisine sıkışmış bir karşı koyuş hiçbir olumlu sonuç yaratmamakta, yaratmadığı ölçüde AKP’nin vites yükseltmesine neden olmaktadır. AKP’nin özgürlükler alanına hunharca saldırıları ancak sermaye düzeni adına ülkeyi sürüklemekte olduğu uçuruma karşı örülecek siyasi bir duvarla püskürtülebilir.
Halkımızın vicdanını ve sağduyusunu, sermaye düzeninin akıldışılıklarına karşı öfkesini örgütlü bir siyasal mücadeleyle mutlaka buluşturacağız.
İktidarın NATO korkusu: Miting yasağı kararı aldılar!
Ankara Valiliği bu akşam yaptığı açıklamayla kentte tüm NATO karşıtı eylem ve gösterileri yasaklama kararı aldığını duyurdu. TKP, 5 Temmuz’da Tandoğan’da yapacağı mitinge ilişkin olası yasaklama girişimine dair daha önce yaptığı açıklamada “aklınızdan bile geçirmeyin” uyarısı yapmıştı.
https://t.co/wmzW9cyoNJ
NATO onursuzluk ve ölümdür.
Yaşasın yaşam, bağımsızlık ve sosyalizm!
Ülkemize göz diken emperyalist haydutlar: Ankara'da hoş karşılanmayacaksınız!
🚩5 Temmuz Saat 16.00
📍Ankara Tandoğan Mitingi