AİHM Büyük Dairesi
son kararıyla, AY 38 ve TCK 2’de yer alan “kimseye, işlendiği sırada kanunların suç saymadığı eylemlerden ceza verilemez” hükmünü yargımıza hatırlatmış oldu.
AİHM kararlarının kanun hükmünde olduğunu hatırlatmamıza da umarım artık gerek kalmaz. (AY 90/son).
Yıllardır söylüyoruz. Dilimizde tüy bitti.!!!
Avrupa insan hakları Mahkemesi karar verdi .Kanunsuz suç ve ceza olmaz…
Peki kaybolan bunca yılların hesabını kim verecek…
Sokaktan gelen sesler arasında Kanun Hükmünde Kararname mağdurları var…
KHK’larla işten atılmış, yargılanmış ama sonunda beraat ya da takipsizlik kararı almış insanların kamusal hakları iade edilmelidir.
Kanunsuz suç ve ceza olmaz. Delillendirip mahkum edememişsin, takipsizlik vermişsin, o halde haklarını da iade etmelisin.
Devlet olmanın gereği, adaletle hükmetmektir.
KHK’yla ihraç edilen ve hakkında beraat, takipsizlik kararı verilmiş olmasına rağmen görevlerine iade edilmeyen polis, asker, doktor ve öğretmenler; sicil ve ehliyet affı bekleyenler; TCK 158 için yeni bir düzenleme talep edenlere ilişkin açıklamamız Evrensel gazetesinde yer buldu.
#KHKlılarÇözümBekliyor #KHKlarİptalEdilmeli #khklari̇çinbüyükçağrı #khkmeselesi #khklınınsesiniduyanvarmı
#KHKToplumsalYara #KHKlıAdaletİstiyor
Kim(ler)in mağduriyetine sebebiyet vermiş veya vermekte olursa olsun, haksızlık karşısında duyarsız kalanlarla ilgili olarak Kur’ân’da yapılan benzetme, dikkat çekicidir (A’râf, 176).
TBMM’de yürütülen çalışmalar bir vicdan ve hukuk sınavıdır. Komisyona açık çağrımızdır:
Yapılacak tüm hukuki düzenlemeler Anayasa’nın eşitlik ilkesine uygun olmak zorundadır. Geride yeni mağduriyetler bırakarak bu ülkede huzur ve barış iklimi tesis edilemez. Mağduriyetleri parça parça değil, toptan ve kalıcı biçimde çözmek parlamentonun asli vazifesidir.
Sosyal ölüme terk edilen KHK’lılar için adalet talebimizi bir kez daha yineliyoruz.
Yargısız infazlar, delilsiz ve toptancı ihraçlar, hukuka aykırı uygulamalar…
9 yılı aşkın süredir devam eden bu süreç; işsizlikle, yoksullukla, itibar kaybıyla ve ailelerin dağılmasıyla derinleşmiştir.
Beraat alanlar dahi görevlerine dönememektedir. Takipsizlik kararları fiilen sonuç doğurmamakta, insanlar ömür boyu sürecek bir sivil ölüme mahkûm edilmektedir. Bu tablo hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz.
Çağrımız nettir:
• KHK’ların doğurduğu tüm sonuçlar hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmelidir.
• Takipsizlik ve beraat kararları derhâl göreve iade sonucunu doğurmalıdır.
• Haksız ve hukuksuz yargılandığını düşünen ve cezası kesinleşmiş olanların, bağımsız ve tarafsız yargı önünde yeniden yargılanmasının önü açılmalıdır.
• Mağduriyet yaşayanların maddi-manevi zararları giderilmelidir.
Adalet bir tercih değil, devlet olmanın gereğidir. Hukuk devleti ilkelerine riayet edilmeden toplumsal huzur sağlanamaz.
Berat Gecesi’nde beraat eden, takipsizlik alan, haksız ve hukuksuz şekilde yapılan yargılamalar sonucunda mahkum edilenler de acaba akla geliyor mu?!!!
Gerçekten Berat’a ulaşmak ve gecenin idrakını yaşamak istiyorsak adil olmak,adaleti de herkese eşit uygulamak zorundayız.
11. Yargı Paketi yasalaştı.
Ancak cezada adalet, infazda eşitlik sağlanmadan; hukuka aykırı uygulamalar sonlandırılmadan, mağduriyetler tam anlamıyla giderilmeden bu düzenlemenin bir reform iddiası karşılıksız kalmıştır.
KHK mağdurlarının ve adalet beklentisi içinde olan vatandaşımızın talepleri yine görmezden gelinmiştir.
Adalet duygusunu tesis etmeyen bir yasa daha yürürlüğe girdiği anda kadük kalmıştır.
Millete gerçek bir umut vaat edemeyen iktidar, çözümü yine yeni bir paket vaadiyle 12. Yargı Paketi’ne tarih vermekte aramaktadır.
Adil yargılanamadığı için haksızlığa uğramış, kimsenin malına canına dokunmaksızın sadece devlet aleyhine işlenen suç tipi denilerek bu yasa kapsamı dışında bırakılmış mağdurlar haklarına kavuşana kadar adalet ve eşitlik için mücadele etmeye devam edeceğiz.