Dosyası zamanaşımına uğrayan Rıdvan Karakoç ve Annesi Asiye Karakoç İçin @ArcanSebla'nın yazısını okumanız ve yaygınlaştırmanız dileğiyle.
Kendi vatanında bir vatansız; Asiye Karakoç: "Adaletin olmadığı yer vatan değildir." ⬇️⬇️
“rê dezanê”
Hejmara sêyem a Vînê Weşiya
Humara hîrêyin a Vîne Veciya
Jimare 3î govarî Vîn billaw kirayewe
Wek flipbook û PDF li ser malpera https://t.co/clQNBo7XR6
Marmara 6 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde tutulan mahpuslar Cem Dursun ve Taceddin Erol Şahin, Nisan 2026’da başladıkları süresiz açlık grevlerini 100 günü aşkın süredir devam ettirmektedir. Aynı hapishanede tutulan mahpuslardan Hasan Basri Yıldız’ın mayıs ayında, Cemil Kurt ve Emircan Yazı’nın ise temmuz ayında başladıkları süresiz açlık grevleri de sürmektedir.
Açlık grevlerinin ulaştığı aşama, özellikle eylemleri 100 günü aşan Cem Dursun ve Taceddin Erol Şahin açısından yaşam ve sağlık hakkı bakımından yetkililerin acilen harekete geçmesini gerektirmektedir. Açlık grevindeki mahpuslardan ileri derecede görme engelli olduğu belirtilen Hasan Basri Yıldız’ın sağlık durumu ve engelliliğine bağlı ihtiyaçları ayrıca değerlendirilmeli; ihtiyacı olan önlemler ve makul düzenlemeler gecikmeden sağlanmalıdır.
Yetkilileri, mahpusların yaşam ve sağlık haklarını korumak ve geri dönüşü olmayan sonuçları önlemek için daha fazla gecikmeden sorumluluk almaya çağırıyoruz.
Basın duyurumuzun tamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://t.co/vEknfUNF63
Ah @hsncml.
Kahraman diye öve öve bitiremediklerin, Kürt köylerini basıp ateşe verdi. Sonra o köylerden sürülen, göç etmek zorunda bırakılan insanlar sana oy verdi. Tabii öldürülmedilerse...
Aday belirleme süreçlerinin de siyasi sorumluluğu var. O hesap da bir gün verilecek.
✍️ Hasan Cemal yazdı:
🔴 “Çok şehit verdik, çoğu kucağımda öldü!”
📌 "Kimse unutmasın kahraman vatan evlatlarını! Ne İstiklal Savaşımız unutulsun, ne Güneydoğu’da bölücü teröre verilen mücadele!”
https://t.co/hs1woW2hOw
@hsncml
📌Katmerli tecrit: Kuyu tiplerinde kadın mahpuslar
Kuyu tipi hapishanelerde yaşananları CİSST Hapiste Kadın Tematik Alan Temsilcisi Özge Akyüz ile konuştuk:
▪️İnsan hakları örgütlerinin ve Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite’nin (CAT) 2024 tarihli raporlarında ‘fiilen hücre hapsi’ olarak tanımlanan bu yeni rejim, mahpusları günün en az 22,5 saatini tek başlarına geçirmeye zorlamaktadır
▪️Kuyu tipi hapishaneler, kadının dışarıda zaten maruz kaldığı bu denetim ve kapatılma mekanizmalarını kurumsallaştırıp en uç noktaya taşımaktadır. Kameralar, kadının en mahrem anlarını bile bir izleme nesnesine dönüştürmektedir
🎙Duygu Kıt
https://t.co/U2ajzpfGbh
Hüseyin Torun’un Ermeni devrimciler üzerine çalışmasının başlığı ilgi çekici. Kitabı okumaya başlayınca bazı satırlar dikkatimi çekti. Arşivlere dönüp baktığımda, Hayri’nin (@hayriituncc) yıllar önce yazdığı bir metnin birebir kitapta yer aldığını gördüm. Umarım bu bir istisnadır
TBMM'ye sunulan Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3755)'nin 16. maddesiyle, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na Geçici 85. maddenin eklenmesi öngörülmektedir. Düzenleme, yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilen öğrencilere yeniden öğrenim hakkı tanımayı amaçlaması bakımından ilkesel olarak olumlu bir adımdır. Ancak Geçici 85. maddede öngörülen istisnalar, hapsedilme nedeniyle öğrenimi kesintiye uğrayan belirli kişi gruplarını bu haktan yararlanma imkanının dışında bırakarak öğrenim hakkı bakımından ciddi hak ihlali ve ayrımcılık riskleri doğurmaktadır. Basın duyurumuzun tamamına web sitemizden ulaşabilirsiniz.
https://t.co/XP2sn9tzXN
E-5’teki iş cinayetinde yaşamını yitiren kurye Merve Yılmazelli, meslek örgütleri, sendikalar ve kurye grupları tarafından bugün Silivri'deki kabri başında anıldı. Kuryeler adalet talebini yineledi.
Haberin tüm detayları:
https://t.co/ru5H74JwIl 1/3
Bu görüş metni, 14.07.2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan ve 16.07.2026 tarihinde görüşülmesi planlanan Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (“Kanun Teklifi”) kapsamında, çocukların hapsedilme koşullarını doğrudan ilgilendiren düzenlemeler hakkında milletvekillerini ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır.
Bilgi notunun tamamına web sitemizden ulaşabilirsiniz.
https://t.co/NgHzXvgrwS
Bu yüce değerlendirmeyi yüksek "sosyolojik" formasyonunuzla yapmadığınızı düşünüyorum. Aydını, akademisyeni, köylüsü... katledilen, sürgün edilen bir halk hakkında sosyolojik bir belirleme yapıyorsak, en sığ okuma bile bu sonuca vardırmaz.
Tabii, utanç da bir erdemdir.
Had bildirmeler, haddini aşmalara... Gittiği ilk eylemde kalabalığı yetersiz bulup “Nerede bu halk?” diye soran o ergen tepkiselliği. Solcu/sosyalist üstünlük taslayan bitmek bilmez gevezelikler...
Kollar geniş açıda, sözcükler ağır modda, masa alçak, sandalye yüksek...
Onur Öncü: "NATO'ya Karşı Koordinasyon'da kaç milletvekili vardı? 5-6 tane. Ülkedeki sosyalist milletvekilleri meydana çıktı.
Bir yandan darbelere karşı çıkacaksınız, NATO eylemlerine sert müdahale eden polisi eleştireceksiniz; ama sokağa çıkanlara destek olmayacaksınız. Dün CHP'li, Saadet Partili milletvekilleri neredeydi? DEM Parti içindeki birçok milletvekili neredeydi?"
Erkan Baş'la görüştüm. 600 milletvekili var, nerede bu insanlar diyor!"
“Raye zana”: @kovaravine
Hejmara Duyem a Vînê Weşiya
Humara Diyin a Vîne Veciya
Jimare 2î govarî Vîn billaw kirayewe
Wek flipbook û PDF li ser malpera https://t.co/IqXFYIiue0
Di hejmara duyem a Vînê de îmzeyên gellek navan li ser berhem, hevpeyvîn û wergeran hene ku ev in / Humara diyin a Vîne de îmzeyê gelêk naman serê berhem, mulaqat û açarnayan de estê ke nê yê / Le jimare 2î govarî Vîn da nûsîn, wergêrran û çawpêkewtinî gelêk dengî diyar û qellemî nasrawî naw dunyay edebiyat berçaw dekewn ke birîtîn le:
@AsyaXerzan
#AydinEkîn
#AzadKaysadu
@berken_bereh
#DînaSîrwan
#DonaldBarthelme
#FabiánEspejel
#FevzîOzluer
@hadenoz
#HevîXebar
@issharafi
#JamaicaKincaid
#JiyarHomer
@KawaNemir1@lokmanayebe@LorinDemirel
#LuisCernuda
#MargareteBeutler
#MaryOliver
#NoëlleRevaz
@ropasorra
#RostemAxale
#SayoReceb
@bayezidi@selimtemo
#SevgîSariyildiz
#SîbelAkman
#SylviaPlath
#ŞallawHebîbe
#ŞerîfKaya
#WilliamButlerYeats
#WilliamShakespeare
#YunusKarakoyun
"Maksadın anlaşılmaması" gibi bir durum yok. Söz maksadı da haddini de aşmış.
"Ana dili Kürtçe" sözünün bir açıklaması yok. Kürdün diline, ulusal ve sosyalist bilincine söz üretmek haddinizin ötesinde.
Sorun sözün yanlış/eksik anlaşılması değil; bizzat söylenen sözün kendisidir
T24’de değerli basın emekçilerinin konuğu olarak gündeme ilişkin soruları yanıtlamaya, tutumumuzu ifade etmeye çalıştım. Karşı karşıya olduğumuz medya ambargosu koşullarında bu imkanı veren gazeteci dostlara teşekkür ediyorum.
Bu vesileyle, röportajda düşüncelerimi tam olarak aktaramamış olduğum bir kısmı da düzeltmek isterim.
Anadil konusundaki hassasiyeti kamuoyunca malum bir devrimci olarak şöyle başlayayım:
“Birîndar birîna xwe dizane.”
Belki sözümün maksadını yeterince anlatamamışımdır, bu nedenle varsa incinen Kürt emekçi kardeşlerime üzüntümü ifade etmek isterim. Ancak bu memlekette herkesin şahidi olduğu; birlikte yaşam, barış ve özgürlük mücadelesindeki ısrar ve kararlılığımızı uzun uzun anlatmayı da zul sayıyorum. O nedenle kastımı açmakla yetineceğim.
DEM Parti ile alakalı soruya verdiğim cevapta söylemek istediğim şudur: Kürt hareketi, önümüzdeki seçimlerde özel olarak kendi özgün siyasal perspektifini ve programını temsil eden bir aday çıkarma tercihinde bulunabilir. Bu az veya çok bir olasılıktır ve elbette meşrudur.
Bununla birlikte; pek çok başlıkta dayanışma içinde olduğumuz DEM Parti’den siyasal program ve hedefler yönüyle farklı bir konumda bulunan partimizin de gerekli gördüğünde kendi perspektifiyle daha uyumlu bir seçeneği araması veya yaratması da en az o kadar meşrudur.
Sözlerimin kastı bundan ibarettir.
Ülkemizin sorunlarına bütünlüklü yaklaşan, tüm yurttaşlarımızı kucaklayan ortak bir adayın inancının, etnik kökeninin veya anadilinin partimiz açısından en ufak bir önemi yoktur, olamaz.
Bu söyleşiyi vesile olarak görüp, Türk ve Kürt emekçilerinin mücadele birliğini bozmaya çalışanlara ise söyleyecek tek sözüm var:
Denizler’in “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi” dediği yerdeyiz, bir milim sapmayız.
Son kırk yılda Kürt coğrafyasında en az 850 çocuk, devletin kolluk güçleri tarafından ya hedef alındı ya da hedefte bırakıldı. Bu ölümlerin birçoğuyla ilgili dava dahi açılmazken, açılan davalarda ise birkaç istisna dışında failler beraat kararları ile ödüllendirdi.
Cizre'de 2009'da evinin balkonunda annesinin kucağındayken asker Hakan Alkan tarafından atıldığı belirtilen gaz fişeğinin başına isabet etmesiyle yaşamını yitiren 18 aylık Mehmet Uytun ölümüne ilişkin davada karar çıktı.
Mahkeme, asker hakkında beraat kararı verdi. @mezopotamyatrk2