ATATÜRK’ÜN KIZLARI DÜNYANIN EN İYİLERİ! 🇹🇷🏆
FIVB Voleybol Milletler Ligi finalinde Brezilya’yı 3-1 mağlup ederek bir kez daha şampiyonluğa ulaşan Atatürk’ün Kızları’nı yürekten kutluyoruz.
Azminiz, mücadeleniz ve Türk kadınının gücünü dünyaya bir kez daha gösteren büyük zaferinizle gurur duyuyoruz! 🇹🇷
CHP’nin belediyeleri ezici bir şekilde kazanmasını Erdoğan bir türlü hazmedemedi. Çok büyük yolsuzluklar varmış gibi belediyelerimize operasyon üzerine operasyon çekiyor. Ben size esas yolsuzluğun Borsada yapıldığını, lağım gibi patlayacağını söyleyim. Öyle büyük manipülasyonlar yapılıyor ki bunlar ortaya çıktığında ağzınız açık kalacak! Şimdilik CHP’nin yolsuzluk balonları ile toplumu oyalayabilirsiniz ama bir an gelecek mızrak çuvala sığmayacak öyle değil mi @memetsimsek ?
Tarih Tekerrürden İbarettir!
17 Kasım 1922’de İngiliz zırhlısına sığınarak kaçanların zihniyeti, 14 seçim yenilgisine rağmen 24 Mayıs 2026’dan bu yana iktidarın aparatı olarak koltuk işgal edenlerin zihniyeti ile aynıdır. Çünkü bazı şeyler değişmez!
Bizler Zafer Gençliği olarak; mutlak butlan kararının verildiği günün gece 2’sinde, CHP Genel Merkezi önünde bulunun yegane genç oluşumu olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Vatanı savunma bilincimizden bir adım bile geri adım atmadan, Atamızın izinde Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın liderliğinde bu zihniyete karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
⚠️ Ümit Özdağ, CHP Genel Merkezi’nde açıklama yapıyor:
“Türkiye Kuzey Kore olmaz!”
• Aday olanlar tutuklanıyor. Siyasi partiler bölünmeye çalışıyor.
• Bunları yaparken, ‘Hukuk bir karar aldı. Saygı duyulmalı’ diyorlar.
• Tabi ki saygı gösterilmeli ama önce iktidar, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına saygı göstermeli.
• Bugün Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını uygulamayı reddeden bir iktidar var.
• Biz devleti ve demokrasiyi savunmak için buradayız.
• Bu zor süreçte CHP’ye desteğimizi sunacağız.
Samandağ’da yüzlerce kişi, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar ile kadınların kaçırılıp zorla tesettüre sokulmasına karşı meydanlara indi. Basın açıklamasında HTŞ protesto edildi, sessiz kalan dünya kamuoyuna tepki gösterildi.
Suriye’de Esad sonrası başlayan eve dönüş seferberliğinde BM ile hükümetin verdiği rakamlar tutmadı.
Birleşmiş Milletlar, Aralık 2024’ten bu yana toplamda 1 milyon 630 bin Suriyeli sığınmacının ülkesine döndüğünü belirtti.
Rapora göre bunların yaklaşık 640.000’i Türkiye’den.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise Şubat ayında yaptığı açıklamada, ‘1 milyon 366 bin 215 Suriyeli kardeşimiz gönüllü ve onurlu şekilde ülkesine dönmüştür’ açıklamasını yapmıştı. (Sözcü)
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Amerikalı dün neden “yemişim Ortadoğu’da demokrasiyi, insan hakkını, hukuk devletini. Buraya güçlü monarşiler, otokratlar yani diktatörler lazım” dedi biliyor musunuz?
Bizi Washington’dan yok Meclis onayıymış, yok Anayasa Mahkemesiymiş, yok kuvvetler ayrımıymış uğraştırmayın kardeşim.
Bize, tak diye emredince, şak diye yapacak, söz dinleyen adamlar lazım.
Bak Sisi’ye
“Gazze katliamında Refah kapısını açma, yardım geçmeyecek” diyoruz.
Açmıyor!!
El Şara’ya “haydi yallah, istikamet Halep, Şam, devir Esad’ı” diyoruz.
“Emrin olur” diyor.
Kral Hüseyin’e “hava sahanı bize, İsrail’e aç” diyoruz.
Sıkıysa itiraz etsin!!
Bak Kral Selman’a..
“Biz olmasak o koltukta 2 hafta ömrün kalır” dedik.
Bastı imzayı Abraham Antlaşmasına. Şimdi Trump “kıçımı da öpeceksin” diyor.
Adamdan tık yok!!!
Onun için yemişim Ortadoğu’da demokrasiyi!!
Ne demişti Bush?
“Boğayı hayalarından kavrarsan, beyniyle kalbi de seninle hareket eder.”
Fatih Altaylı:
"Suriye lideri ve muhtemelen Suriye’nin yeni diktatörü El Şara’nın saati geçen haftanın gündemiydi.
Dünün aç teröristi, bugün kolunda Patek Philippe’in 5236 P saati ile dolaşıyor ve hafta içinde tüm gazeteler bu fotoğrafları yayınladı.
P harfi saatin platinden olduğunu gösteriyor.
Piyasa ederi yaklaşık 7 milyon TL.
Ancak mümtaz Türk basını bir şeyi unutmuş.
Bu 7 milyonluk Patek Philippe, El Şara’nın ilk ve tek Patek Philippe saati değil.
Suriye’nin terörist kökenli lideri geçen sene de başka bir Patek Philippe saat ile, markanın 5936G modeli ile bir toplantıya katılmıştı.
Markanın ünlü World Timer’larından biri olan o saatin değeri de yaklaşık 81 bin dolar yani 3,5 milyon TL idi.
Enkaz haline dönmüş ülkenin, yeniden imar edilmeye muhtaç kentleri dışarıdan gelecek yardımlara muhtaçken ve biz Türkiye olarak buranın aç ve açık insanlarına ev yaparak yardım elimizi uzatırken, ülkenin lideri kolunda her biri milyonlar değerinde saatlerle arzı endam eyliyor.
Elbette ülke o saatlerin parasıyla abad olmaz ama işin bir de ahlaki ve simgesel yönü var.
Fakat belli ki adamın umurunda değil.
Ve bu adam düne kadar “din için” savaşıyordu değil mi!
Yerseniz!"
Halk tarafından seçilmemiş, El Kaide geçmişi bulunan ve sivil katliamlar yapmış terörist bir başkan ile, görev süresi dolmuş, meşruiyeti olmayan, halkını ölüme ve yıkıma sürüklemiş ve eskiden mesleği soytarılık olan bir başkanın buluşması. Aynı bokun farklı renkleri yan yana duruyor.😂
📌 İsrail, yine hedef alarak gazetecileri katletti.
Lübnan’ın en deneyimli savaş muhabirlerinden yıllardır takip ettiğimiz Ali Şueyb ve kameramanı, Mayadeen Tv muhabiri Fatima Ftouni ve kameraman kardeşi katledildi.
İki gazeteci de saatler önce sahadan son haberlerini girdi.
İslamcı çeteler Suriye Hama'da alkollü içecek satan işyerlerine saldırıda bulunuyor.
6-7 Eylül olaylarını aratmayan bir vahşet yaşanıyor. Emevi dini 1400 yıldır aynı. Kendi gibi olmayan hiçbir topluma yaşama, kendini var etme şansı tanımıyor.
Siyasal İslam kötülüklerin anasıdır
HTŞ ve kitlesi, bugün laiklik karşıtı sloganlar ve kendilerinden olmayan tüm toplulukları hedef alan nefret dolu söylemlerle sokaklardaydı.
Böyle bir günün akşamında HTŞ'liler mahalle aralarında saldırıya geçti. Hama'da Meryem Ana heykeli de saldırıya uğradı
Suriye’de Hristiyan sivillere yönelik saldırılar kabul edilemez. İnançları nedeniyle hedef alınan masum insanlar korunmalı. Bu şiddetin arkasındaki tüm yapılar derhal araştırılmalı ve sorumlular hesap vermeli.
Uluslararası toplum sessiz kalmamalı. Acil koruma ve bağımsız soruşturma şart.
@UNHumanRights@amnesty@Europarl_EN@hrw@UN@UN_HRC
#FreeSyriaFromJihadists
🚨SKANDAL | SARSICI İTİRAFLAR!
Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Trump’ın Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent istifa etmişti. Bugün SKANDAL itiraflarda bulundu:
“— ABD hükümeti El Kaide'yi kasten silahlandırdı!
— Suriye'de IŞİD'i ABD kasten yarattı!
— Esad'ı devirmek ve İsrail'i korumak için kasıtlı olarak küresel bir terör ağı kurduk!”
Şu itiraflara bakın! Tam anlamıyla skandal! Acaba Trump düşerse daha neler neler ortaya çıkacak? Rezalet!