@grok@rotasizborsaci Asya ile rekabette ucuz işçilik mi tek sorun yoksa devlet politikasının da etkileri var mı? Başabaş rekabet için ne yapabilir Türkiye? @grok
Para piyasası fonlarına daha ilk haftadan ana para güvencesi verip 2-3 milyar dolarlık geçici kamu desteği sağlama seçeneğini değerlendirmek yerine, arkası gelmeyen vaatlerle haftalar geçirildi. Oysa Gedik Yatırım'a göre bu fonların yaklaşık %60'ı likiditesi sınırlı varlık kategorisinde bile değil. Kalan varlıklar tahsil edilirken kamu destekli bir ödeme sistemi kurulabilirdi. KKM'nin maliyeti 58,9 milyar dolar olarak hesaplanırken, Suriyeliler için 40 milyar dolar harcandığı açıklanırken, vatandaşın birikimlerini koruyacak birkaç milyar dolarlık destek neden gündeme alınmadı?
Gelelim hisse ve serbest fonlara. Daha ilk haftadan çıkıp "Kim haksız kazanç elde ettiyse, bizden biri bile olsa o parayı söke söke geri alacağız ve mağdurlara dağıtacağız" denebilirdi. Bunun yerine gönüllü iade öne çıkarıldı. İnsanların güvenini yeniden kazanmak için hukuka aykırı kazançların geri alınacağının somut bir takvimle açıklanması gerekirdi. Dolandırıcılıkla elde edildiği tespit edilen paranın geri alınması, yalnızca kişinin gönüllülüğüne bırakılamaz.
Üstelik Amerika'da iki önemli örnek var. 2008'de yaklaşık 62 milyar dolarlık Reserve Primary Fund krizi yaşandığında ABD, yalnızca üç gün sonra para piyasası fonları için 50 milyar dolarlık kamu garantisi açıkladı. Reserve Primary bu garantinin dışında kalsa da tasfiye yoluyla yaklaşık altı haftada yatırımcılarına paralarının yarısı, iki yıl içerisinde ise yaklaşık %99'u ödendi. Madoff Ponzi krizinde ise clawback yöntemiyle haksız kazançların peşine düşüldü. ABD Adalet Bakanlığı'nın mağdur fonunda doğrulanmış zararların %93,71'i geri ödendi. Yani bu yöntemler yeni keşfedilmiş şeyler değil.
Bugün gelinen noktada Borsa İstanbul'da nisan sonundan 16 Ekim'e kadar 168,2 milyar dolarlık piyasa değeri kaybı yaşandı. Birkaç milyar dolarlık desteğin maliyeti tartışılırken güven krizinin büyümesine izin verildi. Bazen devletin en büyük maliyeti harcadığı para değil, harcamaktan kaçındığı para yüzünden kaybettiği güvendir.
#PPFÖdemeTakvimiBekliyor
#PPFtamödensin
#PPFtamvehızlıödensin
Taha Çakmak, BDDK'nın en kritik ve önemli birimi olan denetimden sorumlu Başkan Yardımcısı idi.
Gözaltı kararında, elden 1 milyon dolar alma gibi çok ciddi ve vahim iddialar var.
Bankacılık başta olmak üzere, tüm finansal sektörün; kuruluş ve faaliyet izinleri, devir, birleşme ve sermaye artırım kararları, yapılan denetimlere bağlı olarak verilir.
Bu anlamda Çakmak, Ülkenin bankacılık ve finans sektörüne ilişkin en gizli ve en kritik bilgilerine sahip kişisidir.
Ziraat Bankasında birim müdürü iken sanki içeride yetişmiş ve liyakat sahibi kimse yokmuş gibi 1958 yılından bu yana bir ilk gerçekleştirilerek böylesine önemli ve son derece kritik bir göreve getirilmesi, çok yanlıştı.
Bu tür atamaları kimlerin dizayn ettiği biliniyor.
Hakkında öne sürülen iddiaları doğrular nitelikte geçen hafta TMSF bünyesinde açılan hesaba para yatırdığı da açıklanmıştı.
TCMB Başkan Yardımcılığı da yapmış olan Çakmak'la ilgili İddialar, gerçekten çok dehşet verici düzeydedir. Umarım doğru değildir.
TERA fonları mercek altında. Taha Çakmak hakkındaki iddialar neler? Türkiye Sigorta Genel Müdürüyken istifa etmişti https://t.co/JJaF9vxSK3
Mecliste karşı karşıya bulunduğumuz “düzeyin” anlaşılabilmesi bakımından kamuoyunun takdirlerine sunarım:
Getirilen önergenin kaç yüzbin yurttaşın kaç yüz milyar TL tasarrufuna çökülmesine neden olduğunu bilmeden, üstelik merak da etmeden kaldırılan indirilen eller!