gayet olası bir durum. bir dosyamda müvekkilin evinden 2.5 kiloluk paketi aldılar, esrar olduğu düşünülen diye tutanağa geçtiler. müvekkil bitki çayı olduğunu söyledi, kimse inanmadı. altı ay tutuklu kaldı, daha sonra laboratuvardan gelen raporda gerçekten çay olduğu ortaya çıktı. esrar gibi yağı koku salan bir maddede böyle hata yapılabiliyorsa met gibi kendi kokusu bile olmayan bir şeyi de gayet karıştırabilirler. deneyimli bir narkotik polisinin kolay kolay karıştıracağı bir şey değil ama olur mu olur yani..
oy vermeyince de ceza gönderiyorlar. bu nasıl demokrasi anlayışıdır ya. aidat vermek zorundayım, anladım. pul parası ödemek zorundayım, anladım. barodan hiçbir beklenti içine girmiyorum, hatta çok nadiren yolum düşüyor burası da tamam yapacak bir şey yok. seçim zamanı ne yaparsanız yapın hiçbirinizden bir beklentim yok, salın beni diyorum.. para cezası ödüyorum.
o kadar cahilce döktürmüş ki okuyan bir şey biliyor sanacak. tasfiyeye alınan fonlardan hangisinden bir vatandaş 1e 200 para kazanmış da böyle saçma sapan konuşmuş bu tip? prof ünvanı alınca her şeyin bilirkişisi oluyorlar. açsın iki tane grafiğe baksın bakayım hangi fon öyle kazandırmış? ayrıca bu insanlar para kazandığında vergisini tıkır tıkır ödüyor, girdikleri yatırım araçlarının riskini kabul ediyor, tüm işlemlerinin devlet gözetiminde olduğunu biliyor bu şartlarla sisteme giriyorlar. bu kadar cahilce, aymazca yorum yapan şu prof yazının başlığına hukuki yazınca hukuki olmuyor. saçmalamak oluyor.
yıllarca binlerce dosyaya, binlerce insanın hikayesine kıyısından köşesinden dokundum, okudum, şahitlik ettim.. ağır ceza mahkemesinde sanık sandalyesinde oturan, hüküm giyen onca gencin hayatlarının nasıl solduğunu gördüm. pek çoğunu ellerimle teslim ettim.. hiçbirinin şu genç adamdan aşağı kalır yanları yoktu. hayat yolunda neden sanatı, çalışmayı, emek vermeyi değil de suçu seçtiklerine ise hiçbir zaman anlam veremedim..
pantolon cebinden kaba üst aramasıyla uyuşturucu bulunamaz, etkin pişmanlık uygulanmalıdır diyen yargıtay kararı da var güncel tarihli. yargıtay piyangosu, hangi daireye denk gelirseniz artık. üstat faruk erem derdi, oy çokluğuyla hüküm olmaz, tek bir hakimin aksini düşündüğü yerde sanığa adalet anlatamazsınız diye.. burada komple ters karar veren daireleri kime nasıl anlatacağız..
@fonunmagdurlari@YapiKredi@qnbtr de cevap vermedi hala. resmi yazılı başvuru da yaptık ama cevap yok. hata kodu 508 deyip sisteme talimat göndermemize engel oldular, açıklama istediğimizde de sessiz kalıyorlar..
bu doğru bir önerme. ateizm, tek başına hiçbir anlam ifade etmeyen ve mutlak suretle teizme muhtaç olan bir düşünce sistemidir. fakat bu bir aşağılama ya da alt kültür niteliği taşımaz. aksine ateizm, teizmin özgür insanların yaşam alanını sinir uçlarına dokunurcasına kısıtlamasından doğar. yani bu cümlenin doğru ifadesi şudur; "teistler olarak biz size hayatı zindan etmeseydik, sizin aklınıza ateizm gelmeyecekti". fakat ortalıkta böyle dürüst bir teist bulmanız çok zordur.
teizm, durduğu yerde saygı duyulmayı hak ettiği varsayımından hareket eder. yani hayata karşı, kendisinden olmayan herkesin ona saygı duyması gerektiği gibi anlamsız bir kavrayışı bulunur. özgür bir bireyin ona saygısızlık etmemesi ile yetinmez, mutlaka saygı duymak zorundadır.
esasında bu noktada da faşizm ile eşdeğer hale gelir ancak düşün sistemi olarak bunun bile farkında değildir. zira faşizm, konuşma yasağı değil, söyleme mecburiyetidir.