@ziyaselcuk bakan ve meslektaşımızın yüreğe dokunan mesajlarından en özeli ve anlamlısı, çocuklarımız içindir. Masum yürekleri, omuzlarındaki ağır yükü görmeden "iyi" "Kötü" "yaramaz" "tembel" vs. etiketleyenlerin vicdanına dokunacaktır bu sözler. #PDRPsikolojikDanısmandır
32 yıldır dostum,meslektaşım,@egitimgucusen kurucusu ve 2. Dönem Genel Başkanı Oğuz Özat'ın bayrağını yükselten teşkilatlardan ANTALYA ŞUBE 'nin özel gününe katılan Genel Bş. Oğuz Özat, GBY Resul Partici ve Tuba Nur Olcay ve Muğla İl Bş. Bilgin Demircioğlu' na teşekkür ederim.
Antalya’da bir adım daha attık, gücümüze güç kattık.
Başta Şube Başkanımız Yıldız ALBAYRAK SARGIN olmak üzere emeği geçen tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Eğitim çalışanlarının sesi olmaya, ülkemizin dört bir yanında büyümeye ve güçlenmeye devam edeceğiz.
Eğitim Gücü-Sen olarak üyelerimizin sosyal yaşamlarına katkı sunacak iş birlikleri gerçekleştirmeye devam ediyoruz.
Bu kapsamda, Öğretmenler Gezi Kulübü ile üyelerimize özel indirim anlaşması imzaladık. Anlaşma sayesinde üyelerimiz, Öğretmenler Gezi Kulübü tarafından düzenlenen yurt içi ve yurt dışı turlardan özel indirimlerle faydalanabilecektir.
@ogretmenlersyfs
🔎 Detaylı bilgi için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
🔗 https://t.co/kn9rpBJn59
Irmak Ayşe Koparan’ın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan süreç; yalnızca bireysel bir acı değil, eğitim çalışanlarının yıllardır dile getirdiği sorunların ne denli ağır sonuçlar doğurabileceğinin somut göstergesidir.
Öğretmenimiz; görev yaptığı bölgede barınma ve ulaşım sorunları yaşadığını defalarca dile getirmiş, maruz kaldığı baskı ve çalışma koşullarına ilişkin yardım talebinde bulunmuştur. Ancak tüm bu çağrılara rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması, sürecin görmezden gelinmesi ve yaşananların ciddiyetle ele alınmaması kabul edilemez bir ihmaldir.
Bir öğretmenin yalnızlaştırılması, psikolojik baskı altında bırakılması ve temel insani ihtiyaçlarına yönelik çözüm üretilmemesi; sadece idari zafiyet değil, vicdani sorumluluğu da beraberinde getirmektedir.
Eğitim çalışanlarının güvenli barınma, insanca çalışma koşulları ve sağlıklı ulaşım hakkı görmezden gelinemez. Hiçbir öğretmen kaderine terk edilemez.
Yaşanan bu acı olayın tüm yönleriyle, şeffaf ve tarafsız biçimde soruşturulmasını; ihmali, sorumluluğu veya kusuru bulunan herkes hakkında gerekli adli ve idari işlemlerin ivedilikle yürütülmesini talep ediyoruz.
Bir öğretmeni tükenişe sürükleyen şartları oluşturanlar kadar, bu çağrılara sessiz kalanlar da kamuoyu vicdanında sorumludur.
Irmak Ayşe Koparan’a Allah’tan rahmet, ailesine, öğrencilerine ve eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.
Eğitimde rehberlik hizmetlerinin güçlenmesi; sağlıklı birey, güçlü aile ve bilinçli toplum için büyük önem taşımaktadır.
Necmettin Erbakan Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 27. Uluslararası Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi’nde emeği geçen tüm paydaşlara ve Türk PDR Derneği’ne teşekkür ediyor, kıymetli çalışmaları dolayısıyla akademisyenlerimizi tebrik ediyorum.
— Ağrı’da evinde ölü bulunan 24 yaşındaki öğretmen Irmak Koparan’a ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı ortaya çıktı.
Koparan, ses kaydında okul müdüründen şiddet gördüğünü ve maruz kaldığı mobbingi anlatıyor.
Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası olarak yürüttüğümüz hukuk mücadelesi sonucunda önemli bir kazanım elde edilmiştir.
Kilis ili Merkez ilçesinde sözleşmeli öğretmen olarak görev yaparken norm kadro fazlası gerekçesiyle, eşi ve çocuğunun ikamet ettiği Gaziantep ili ve aile bütünlüğü dikkate alınmaksızın İstanbul ili Kartal ilçesine re’sen atanan üyemiz adına açtığımız davada, Gaziantep 5. İdare Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararında; Anayasa’nın 41. maddesinde güvence altına alınan aile birliği ve çocuk haklarının korunması yükümlülüğüne dikkat çekilmiş, yapılan işlemin hukuka uygun olmadığı açıkça ortaya konulmuştur.
Sendikamız, üyelerimizin haklarını ve aile bütünlüğünü korumaya; benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.
🔎 Detaylar için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
🔗https://t.co/EMCiT0sd87
Gücümüzü artırarak yolumuza devam ediyoruz!
Bugün Samsun ilimiz deydik. Samsun şubemizin birinci olağan Genel kurulunu gerçekleştirdik. Şube başkanı seçilen Emrah Hopalı ve yönetim kurulu üyelerini tebrik ediyor, genel kurulumuzun tüm eğitim camiasına hayırlı olmasını diliyorum.
@samsunegs@hopaliemrah
Hata" %8, Kayıp %100! Memur Yine Yanılan Tahminlerin Bedelini Ödüyor!
Merkez Bankası yıl sonu enflasyon hedefini %16’dan %24’e çıkardı. Yani masada yapılan hesaplar yine tutmadı, tahminler yine yukarı yönlü güncellendi.
Peki, bu yukarı yönlü güncellemeler yapılırken, memurun ve öğretmenin her gün aşağı çekilen alım gücü ne olacak?
Kronikleşen Döngü: "Önce Söz, Sonra Enflasyon, En Son Hüsran!"
Biz bu filmi her sene, her toplu sözleşme döneminde seyrediyoruz.
• Memur maaş zamları "hedeflenen enflasyona" göre belirleniyor.
• Hayatın gerçek enflasyonu o hedefi daha ilk aylarda ezip geçiyor.
• Yıl sonunda Merkez Bankası çıkıp "Pardon, hedefimizi yükselttik" diyor.
Şimdi sormak gerekmiyor mu: Maaşı %16’lık hayali bir hedefe göre sabitlenen, markette, kirada, faturalarda ise %24’ün bile çok üzerindeki gerçek enflasyonla çarpışan eğitimciye, memura, emekliye yapılan bu haksızlık ne zaman son bulacak?
Sadece Cüzdanlar Değil, Umutlar da Aşınıyor!
Bir psikolojik danışman ve eğitimci olarak çok iyi biliyorum ki; ekonomik kaygı, mesleki tükenmişliğin en büyük tetikleyicisidir. Öğretmen sınıfa girdiğinde aklında dersi, öğrencileri, ülkenin geleceği olmalıdır; ay sonunu nasıl getireceği, ev kirasını nasıl ödeyeceği değil!
Enflasyon tahmini yükselirken, öğretmenlerin ve kamu çalışanlarının motivasyonu, geleceğe dair güveni hızla düşüyor. Geleceği yetiştiren öğretmenleri, her yıl bile bile enflasyon canavarına yem etmek bu ülkenin yarınlarına yapılacak en büyük kötülüktür.
Biz Eğitim Gücü Sen Olarak Haykırıyoruz: "Memuru enflasyona ezdirmiyoruz" cümlesinin altı, geriye dönük verilen ve zaten erimiş olan "enflasyon farklarıyla" doldurulamaz. Enflasyon farkı bir zam değil, geçmişe dönük gasp edilen hakkın gecikmeli iadesidir!
Memurun, öğretmenin tahammülü kalmadı. Bizler masa başı tahminlerin, tutmayan hesapların kurbanı olmak istemiyoruz. Hak ettiğimiz refah payını, insanca yaşayacak ücreti ve gerçekçi ekonomik yaklaşımları istiyoruz!
Dün de ezilmedik, bugün de ezilmeyeceğiz! Hak baki, mücadele esastır!
@oguzozat@egitimgucusen
@SemaKeyik0109 5) Ayrıca siz "deprem" algılamak istiyorsunuz, bizde yaprak bile kıpırdamadı... 40-50 hadi taş çatladı 100 üye, 20 bin üyesi olan sendika için deprem değildir. Sadakamız olsun.Bu karakterdeki insanları kaybeden üzülmez, bulan sevinmez. @egitimgucusen@oguzozat, MYK dimdik ayakta
@SemaKeyik0109 +++4) Hürsen ' de aday bile gösterilmedi, EGS' de de iltifat edilmedi.... Ucuz çıkarları, şahsi menfaatleri için olduğu yere, davaya yol arkadaşlarına ihanet ve iftira edenlere çiçek mi verilmeliydi?... Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan oldular, öfkeleri ondan.
@SemaKeyik0109 +++3) ...@oguzozat %98 inin oyula seçildi. Ama zat, akrabalarını MYK ya yerlestiremeyince L.K ile 7 bin üyemizi istifa ettirip Hürsen'e götürmek pazarlığı yapmış. Artık LK mı sözünü tutmadı, Hürsen yöneticileri mi taş koydu,bilemem EGS 'yi taşlayanlar, Hürsen de aday......++
@SemaKeyik0109 +++2)...." üslup" bahane ettiği psikolojik şiddetten şikayet ettiği genel başkanın listesinden sadece 4 ay önce 2.kez genel başkan yardımcılığı istedi (kavga akrabaları MYK ya yerlestiremeyince çıktı) , zat GBYr. oldu, delegenin %15-20 sinin de oyu ile @oguzozat seçildi. İs...+++
@SemaKeyik0109 1) Sema hanım yazdıklarınızı ve cevapları okudum. Hariçten gazel okuyor, üst perdeden duyar kasıyorsunuz, ama tespitleriniz mesnetnetsiz. Tek sorum var... Çocuk mu efendim bunlar? 5 yıldır "psikolojik şiddet"e istifa vermemek için elini tutan mı olmuş? " üslup" bahane ettiği +++
@ahasanpasaoglu@HurEgitimSen@egitimgucusen Ünlü halk ozanı Muharrem Ertaş der ki;
Yiğit olan ata biner atlanır
Yiğit olan her cefaya katlanır
Yiğit gölgesinde yiğit saklanır
Kötülerin dalı gölgesi olmaz
Bunlar dalsız gölgesiz insanlar.Gölgesi olmayan adamların yoldaşı kibirdir.
@makifozcan@ahasanpasaoglu@HurEgitimSen@egitimgucusen Yok o öyle değil... 14 Mayıs'ta Hürsen seçiminde L.K. listesinden Genel başkan yrd olmak için EGS den istifa etmiş, LK'nun listesine bile giremeyince bizden istifasını iptal ettirmeye çalışmış, ama geri de dönemeyince, kamuoyunu kandırmak için o formu yayınlamış
@olcerahmet@inkaxyz sari sendikaların 500 bin TL huzur hakkı almasına, TOKİ den oğluna bile arazi geçirmesine, sendikanın demirbaşı arabaları satıp parasını zimmetine geçirmesine laf edemeyenler, Oğuz Özat olunca igrençleşiyor. N'olmuş. 10-20 bin olsa, 50 bin olsa ne olmuş? Hadi işine..
@ahasanpasaoglu@HurEgitimSen@egitimgucusen Anladığım şu: Sizin sendika, bizim sendikanın küçük menfaatlere satılık adamına vaadde bulunup, bize ihanet edip üye transferi yapmasını sağlamış. Bizimkileri kandırmış veya sizinkilere yutturamamıs, bu kirli oyun faş oldu,ortaya döküldü. Yazıklar olsun bu şahsiyeti sorunlulara
20 bin üyeli bir sendikanın genel başkanı olmak; makamda oturup ahkâm kesmek değildir. Üyelerinin hakkını savunmak, gerektiğinde davalık olmak, hakaretlere maruz kalmak, risk almak ve mücadele etmektir. Bunun yanında her gün onlarca misafiri ağırlamak, çayını kahvesini ikram etmek, gerektiğinde yemek vermek, davet edildiği programlara çiçek göndermek ve sendikanın yükünü omuzlamaktır.
Bugün kalkıp da verilen emeği, mücadeleyi ve fedakârlığı görmezden gelip 10 bin liralık huzur hakkı üzerinden algı oluşturmaya çalışanlar iyi niyetli değildir.
Başkanımız, siyasi sendikacılığa karşı cesur bir duruş sergileyerek herkesin göze alamayacağı bir mücadele verdi ve teşkilatımızla birlikte Eğitim Gücü Sen’i 20 bin üyeye ulaştırdı. Sendikalar içerisinde tam bağımsız çizgisini koruyan bu yapıya da, başkanımıza da sonuna kadar sahip çıkacağız.
Peki ne yapacaktı genel başkan? Verdiği emeğin, harcadığı zamanın ve üstlendiği sorumluluğun hiçbir karşılığı olmasın mıydı? Mücadele etsin, risk alsın, hakaretlere uğrasın, davalarla uğraşsın ama en küçük hakkını dahi kullanmasın mıydı?
Sendikacılık yalnızca bir temsil görevi değil, kamu çalışanlarının sesi olarak yürütülen önemli bir toplumsal sorumluluktur. Bu mücadele, dolaylı olarak devlete ve millete hizmet etmenin de bir parçasıdır.
Eğitim Gücü Sen Sendikacılık tarihinde tüm ezberleri bozmuştur. Kamu çalışanları siyasal sendikacılığa teslim edilemez. Eğitim Gücü Sen, bağımsız çizgisiyle yoluna kararlılıkla devam edecektir.
@egitimgucusen
#EğitimGücüSen