Fatma Betül Sayan Kaya hakkında iddiaların ardı arkası kesilmiyor.
🗣️Kaya ile aynı tıp fakültesinden mezun olan Doç.Dr. Ferhat Arslan sordu:
"Hangi kliniklerde staj yaptınız, hangi servislerde nöbet tuttunuz, hangi hocalardan ders aldınız? İntörnlüğünüzü nerede ve hangi rotasyonlarla tamamladınız? Klinik eğitiminizin ne kadarı bu fakültede geçti?"
🔴Aynı fakülteden mezun olmuşuz.
🔴Benim bu fakültede öğrenciyken Anatomi ve Patoloji kürsülerinin önünde sözlü sınav için saatlerce beklediğime; Acil, Genel Cerrahi ve Çocuk Hastalıklarında sabahlara kadar nöbet tuttuğuma; Haseki ve Samatya’ya vaka görmeye gittiğime şahit insanlar hâlâ hayatta.
🔴Sadi Sun Yoğun Bakım’a yenidoğan kan gazı, Acil Radyoloji’ye röntgen taşıdım. Kardiyoloji ve Çocuk Nefrolojide geceleri iki saatte bir vital bulgu takip ettim. Yaraya dikiş attım, resüsitasyona katıldım, kırsal staja gittim. Amfilerde ders dinledim, hocalarımla bilim tartıştım.
🔴Bunları bir meziyet olarak anlatmıyorum. Bizim dönemimizde tıp öğrenciliğinin olağan hayatı büyük ölçüde buydu.
🔴Madem aynı fakültenin diplomasını taşıyoruz, benim merak ettiğim çok basit.
🔴Sizin öğrencilik hikâyeniz nasıldı?
🔴Hangi kliniklerde staj yaptınız, hangi servislerde nöbet tuttunuz, hangi hocalardan ders aldınız? İntörnlüğünüzü nerede ve hangi rotasyonlarla tamamladınız? Klinik eğitiminizin ne kadarı bu fakültede geçti?
🔴Ben kendi öğrenciliğimi, mekânlarıyla, hocalarıyla, nöbetleriyle ve şahitleriyle anlatabiliyorum.
🔴Siz de anlatın.
Alman yetkililer ile irtibata geçilmeli.
Bu yatırımların SUÇ GELİRİ ile elde edildiği ortaya çıkarsa bu kaçırılan malların hepsi Türkiye Cumhuriyeti Devletine geçmeli:
⚠️ Hafize Gaye Erkan’la ilgili skandal iddialar!
Bodrum'un en lüks bölgesinde villası bulunan Merkez Bankası eski Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın, 'ortak yaşam alanlarında' uygun bulunmayan davranışlarda bulunduğu ve site yaşamını çekilemez hale getirdiği iddiasıyla site yönetimi tarafından ihtarname ile uyarıldığı ortaya çıktı.
👉🏻 İhtarnamede yer alan Erkan’la ilgili iddialardan bazıları şöyle:
• Tüm kat maliklerinin ve misafirlerin ortak kullanımında bulunan servis araçlarını (buggy) gün içerisinde defalarca ve uzun süreli olarak şahsi tahsisiniz gibi kullanarak diğer sakinlerin bu hizmetten yararlanmasını fiilen engelleme.
• İskele ve sahil gibi ortak alanlarda otel misafirleriyle sürekli tartışmaya girme, misafirlere fiziki müdahalede bulunma.
• Kış dönemlerinde site yönetiminden izin almaksızın bahçıvan ve temizlik personelini şahsi işleri için tahsis etme.
• Temizlik personelini haftanın altı günü yalnızca kendi villasında çalıştırma.
• Kendisine özel hizmet veya ayrıcalık tanınmadığı durumlarda personel üzerinde baskı kurma.
• Personelin işten çıkarılması veya görevden aldırılması yönünde tehdit ve müdahalelerde bulunma.
• Diğer kat maliklerini taraf olmaya zorlama, kendisiyle aynı görüşte olmayan kişilere baskı oluşturma.
Bakın bu adam devletin valisi!
Oğlu Gülistan Doku’yu öldürüyor!
Kendisi karısıyla birlikte cesedi yok ettiriyor!
Devletin polisine delilleri kararttırıyor!
Evinden adam aldırtıp, işkence yaptırıyor!
Devletin imkanlarını suç işlemek için seferber ediyor!
Peki bu adam gerçekten devletin valisi mi, yoksa 24 yıldır ülkeyi yöneten zihniyetin valisi mi?
📌Muğla Akyaka Akbük koyu. İşgalciler denizin sıfır noktasına kadar şezlong ve şemsiye yerleştirmişler vatandaşa havlu serip denize girebilecekleri 1 m2 alan bırakmamışlar. Belediyeler, valilikler siz ne işe yarıyorsunuz? Neden görevinizi yapmıyorsunuz? Bu işgalcilere ortak mısınız?
Kıyılar halkındır, kimse bu şekilde işgal edip halkın malını gasp edemez.
olmalıdır.
#Muğla #Marmaris #kıyılarhalkındır #plajlarhalkındır #salı #Akyaka #hırtsorununuçözün #hırtişgali #hırttehciri #HerkeseEşitAdalet #çözümüyokmu
Ben Derin Deniz. 2,5 yıldır hamileyken bile eşimden şiddet gördüm. Son olayda bebeğimi kucağımdan zorla aldılar. Eşim beni yatağa fırlatıp defalarca yumrukladı, kaşım patlayınca durdu. Küçük kızımın önünde canıma kastedildi. Ölmek istemiyorum, sesimi duyun! #DerinDenizinSesiyiz
İsrail’in Gazze’de kullandığı soykırım silahlarının üretildiği yazılım sistemlerini çökertmek için “operasyon çeken” 5 aktivist Almanya’da yargılanıyor.
Gizli kahramanlar ve insanlığın yüzakı güzel insanlar onlar.
TÜVTÜRK'ün sıkıntılı videosu..
Sizde paylaşın hadlerini bilsinler.
Adamın eksiği olsa bile ki, adam olmadığını gösteriyor, tavırlara bak...
"TÜVTÜRK KAPATILSIN" diyenler el kaldırsın
Konya’da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Hene Ebuzeynep, harçlığını çıkarmak için çalıştığı kafede elleri arkaya bağlı şekilde asılı halde bulundu
Henenin faillerinin bulunması için ses olalım
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri:
• Üniversitemizin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar, gündemdeki yoğun siyasi gelişmeler arasında ne yazık ki yeterince görünür olamadı ve sesimizi duyurmakta ciddi şekilde zorlanıyoruz.
• Okulun yeniden açılabilmesi ancak yeni bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla mümkün. Alınan karara karşı hukuki süreç ise oldukça uzun sürecek. Sesimizin daha fazla kişiye ulaşabilmesi adına desteğiniz bizim için çok kıymetli olurdu.
• Mümkünse konuyu paylaşarak kamuoyunda görünür olmasına yardımcı olabilir misiniz?"
Patara plajının kumlarını çaldılar.
Öyle üç beş kürek değil, 2 bin 168 kamyon dolusu çaldılar.
Göz göre göre talana herkes göz yumuyordu. Bir kişi hariç… Namuslu bir orman muhafaza memuru, sessiz kalmadı, hırsızlığı yargıya taşımak üzere zabıt tuttu.
Akp'nin Kaş ilçe yöneticisi müdahale etti, sakın zabıt tutma, biz bölge müdürünü aradık, sen burnunu sokma dedi.
Orman muhafaza memuru kabul etmedi, “değil bölge müdürü, cumhurbaşkanı bile gelse ben bu zaptı tutarım” dedi.
Vay sen misin bunu diyen…
Kaş kaymakamı derhal devreye girdi, orman muhafaza memuru derhal görevden alındı, cumhurbaşkanına hakaretle suçlandı, apar topar lojmanından bile atıldı.
E yok öyle tabii… Bu defa, Tarım Orman İş Sendikası'nın namuslu yöneticileri müdahale etti, Kaş kaymakamı geri basmak zorunda kaldı, orman muhafaza memuru görevine iade edildi.
Olay medyaya yansıdı.
Patara kumlarının nereye götürüldüğüne dair, hangi özel plaja döküldüğüne dair haberler çıktı.
Vay sen misin bu haberlere sebep olan… Hadi bakalım, müfettiş raporu bile olmadan, orman muhafaza memuru yine görevden alındı.
Bölgedeki diğer muhafaza memurları tehdit edildi, "sesinizi kesmezseniz, sizin sonunuz da aynı olur" filan denildi.
Namuslu orman muhafaza memuru geri adım atmadı, sendika aslanlar gibi direndi. Kaş kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulunuldu, olay iyice dallanıp budaklandı, üstü örtülemez hale geldi, mecburen savcılık soruşturması açtılar.
Böylece, hırsızlığın çok daha büyük boyutlarda olduğu ortaya çıktı.
Depolanmış halde 3 bin kamyon kum ele geçirildi.
Namuslu orman muhafaza memuru ikinci defa görevine iade edildi.
Bu memur olmasaydı,dünya varolduğundan beri duran, mitoloji hazinesi, antik çağın başkenti, insanlığın mirası, Türkiye'de eşi olmayan yer, carettaların evi Yağmalanıyordu.
Bu memurun yüreği sayesinde her şey duyuldu ve durduruldu.
Tek başına başkaldıran bu namuslu orman muhafaza memurunun ismi ne biliyor musunuz?
Umut!
Umut Utku.
Vatana millete hayırlı evlat olsun temennisiyle yetiştiren annesi babası, geleceğe dair beklentilerini isim olarak vermişler oğullarına… Oğulları da isminin hakkını vermiş.
Hani bazen karamsarlığa kapılıp soruyorsunuz ya, umut var mı diye? Var dostlarım.
Umut'ları var bu ülkenin. Böyle yiğit, onurlu şerefli insanları hala var bu ülkenin.
Bir kişi bile kalsa, her şeyi değiştirmeye gücü yeten Umut'ları var...