Ankara trafiğinin sorunu alternatif güzergahların oluşturulmaması, toplu taşımanın gelişmemiş olması ve Ankaralıların trafik kurallarına uymaması.
Armada'nın karşısında trafik tıkanıyor çünkü YDA binasının yanından gelen bağlantı yolunun ağzına otobüs durağı koymuşsunuz, taksi ve dolmuş da eklenince 3 şerit anayol 2 şerit yanyol birleşip tek şeride düşüyor.
Kentpark, Cepa AVM yoğunluğu yetmezmiş, Bilkent bağlantısı yoğun değilmiş gibi tam yolun bağlandığı yere Çankaya Belediyesi kültür merkezi yapıyor ve tam o noktadan anayola giriş veriyorsunuz.
Ayrancı, Birlik, Oran, Dikmen, Sokullu, ODTÜ dolmuşlarının tümü Dikmen Caddesi üzerinden Kızılay'a ulaşıyor, bu güzergah aynı zamanda Çankaya,Dikmen ve Kızılaydan gelen tüm araçların İnönü Bulvarı üzerinden Eskişehir yoluna bağlandığı yerde.
Dikmen ve İmrahor vadisinde verilen imar yoğunluğu nedeniyle ara sokaklar caddeye dönmüş durumda. Aynı şey İncek ve Beytepe için de geçerli.
Eskişehir yolunun üzerindeki kamu binası yoğunluğu yetmiyor gibi Dışişleri Bakanlığı, bir sendika genel merkezi paralel istikamette yine Bağlıca yolu yoğun değilmiş gibi Ayyıldız Karargah inşaatı devam ediyor. Buralar tamamlandığında metro ya da alternatif bir toplu taşıma imkanı olmadığında trafik yoğunluğunun ne hale geleceğini düşünmüyor musunuz?
Ankara adliyesini eski MİT kampüsüne taşıyorsunuz. Yenimahalle ve Demetevler trafiği bu haldeyken artan yoğunlukla ne hale geleceğini öngöremiyor musunuz?
Etlik Şehir hastanesinin trafik yükü, Keçiören'e kadar yaslanıyor, Keçiören zaten kronikleşmiş durumda.
40.000 kişilik stad, Ankara Arena ve tren garı aynı güzergah üzerinde. Hemen bunun yanında Ankara'ya hançer olarak saplanmış bina yığınları var. Dışkapı'dan başlayarak Ulus'a kadar gelen trafik iki şerit akıyor, burada ancak tek şerit akabilen Bentderesiden bağlanan trafik ile bir lambalı kavşakta kesişiyor.
Bu yalnızca belediye eliyle düzelmez. Kamu kurumlarının oluşturduğu yükü Bakanlık düzeyinde planlayacak, buna göre tedbir alacak bir ortak akıl devreye girmezse çok değil 20 yıl içinde Ankara vasat, kalabalık, gettolaşmış, güvensiz, kirli bir şehir kimliğine bürünecek.
@AslanGolgesi@bosunatiklama Adam keyfinden satış yapmazlık yapmıyor türkiyede ötv ve diğer vergilendirmeler aşırı ilkel bir şekilde motor hacmini esas alarak yapıldığı için yüksek hacimli motora sahip araçlar aşırı vergilendiriliyor firmalar da satıştan kâr edemeyeceğini bildiği için pazara sokmuyor
İki kelam daha eklemem lazım; Türkler üçüncü romaydı da birden faşizan olup "hadi beyler şov bitti herkes evine" diyerek Ulus Devleti kurmadılar. Bu devrim, neredeyse 200 yıllık bir sürecin organik sonucuydu ve oluşurken bütün coğrafyayı da etkilemiştir. Sömürü düzenine dönen bu sistemde her azınlık tarafını net belli etmiştir. Öyle üstten yapay dikte değildir; böyle tarih anlatısıyla islamcılar ve kürtçüler rezil olmaya mahkumdur. Bugün sen Türk Modernleşmesini, Milli Mücadeleyi bilmeden bu coğrafyada hiçbir şey yapamazsın. Neredeyse bin yıldır koca coğrafyada kesintisiz güç olan bir milletten istediğin kadar nefret et muzaffer olduğunu biliyorsundur. Kemalizmin bugün sol sağ tarafından sahiplenilmesinin sebebi hiç şüphesiz pragmatist karakteri olsa da aynı zamanda Son dönem Osmanlıda Türklerin tamamen sömürülen köylü sınıf olmasıdır. Bu sebeple hem milli, hem sınıfsal devrimdir ve türünün tek örneği bütün post kolonyal ülkelerin kutsal kasesidir. Bu sebeple bile Batıda Üniversitelerde Jin Jiyan Azadi diye çığıran Atatürk düşmanı Kürtçüler bile vasat bir Kemalizm taklidinden öteye geçememiştir, bunu ben değil İmralı'daki Önderiniz söylemektedir. Anadolu Türk varlığı emperyal batının antitezidir. Bu sebeple de bin yıldır yok edilmek isteniyor. Sen ya bunu algılarsın ya da batının maşası olursun, bu kadar basit. Batı, teoriyi pratiğe dökmeye çalışırken bizim tarihi misyon pratiği teoriye dökmektir. Ya parçası ya da yok olursun
Bizi öldürmeyen şey güçlendirir:
Psikolojisi en sağlam ve mutlu insanlar hayatında hiçbir zorlukla karşılaşmayanlar değil, hafif ve orta seviyede zorluk yaşayanlar.
Allah herkese sabah ağzına bi şeyler tıkıştırarak yetişmek zorunda olduğu değil, şöyle bi masada sohbet ede ede kahvaltısını yapıp öyle gidebileceği rahatlıkta iş imkanı nasip etsin…. çok huzurlu hissettirdi bu fotoğraf
selimiyenin restorasyon mevzusundan sonra insanlar kendi şehrindeki restorasyon facialarını paylaşmaya başlamış. bunları gördükten sonra denilebilecek tek şey var. Bu yapılanlar terördür, kültür terörü.
ailecek oturup çay içmek, sohbet etmek.. dünya saadeti gerçekten. kapında borçlu yok, hastanede değilsin, sevdiğin herkes karşında, bir evin, bir ailen var. rutine şükür, rutin rahmettir
Az önce Albay Orkun Özeller ile konuştum.
Adliyede ifade vermeyi bekliyor.
"Söyleyeceğin bir şey var mı" diye sordum.
Şunları söyledi:
"Ortada halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu varsa bu suç benim sözlerimin içinde değil, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamalarındadır. Sen teröriste 'kurucu önder' dersen, onun için umut hakkı istersen ve teröristi Gazi Meclis'e çağırırsan halk bundan nefret duyar, kin duyar. Suç budur!"
"Başka ekleyeceğin var mı", diye sordum, ekledi:
"Apo piçtir, piç kalacak!"
sabahtan beri ne içip ne yediysem hepsini kustum. hayatım boyunca hiç bu kadar susuz kalmış hissetmemiştim. canım şeffaf plastik bardakta buz gibi carlsberg ve acılı şalgam çekiyor. ve tabiki de temiz, saf bir su...