@harpia_49 Öğrencilerin sıkıntılarını sen dinle o zaman. İnsanların emeklerine laf edeceğinize çözümler üzerine konuşun. Ben hiç çalışmayan Pdr’ci görmedim. Okullarda da en çok sevilen oluyorlar. Bu boş tartışmaları bırakıp gerçeklere odaklanın yoksa gölge etmeyin.
Kayseri ve Niğde Öğretmenleri hep birlikte Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Han Duvarları" şiirini yazdığı güzergâhı adımladı.
Öğretmen Akademileri kapsamında; Niğde İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Kayseri İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle "Bir Şiirin İzinde: Han Duvarları Kültür Gezisi" gerçekleştirildi.
Kültür gezisine, Niğde İl Millî Eğitim Müdürü Sayın Elif Özbek, Kayseri İl Millî Eğitim Müdürü Sayın Coşkun Esen ve her iki ilde akademide yer alan öğretmenler ile akademisyenler katılım sağladı.
Kültür gezisi kapsamında öğretmenlerimiz, Faruk Nafiz Çamlıbel’in Han Duvarları şiirinin izinde anlamlı bir kültür yolculuğuna çıktı. Niğde'nin Ulukışla ilçesinde tren garında başlayan akademi yolculuğu, aynı şiirin dizeleri gibi gönülden gönüle uzanarak Kayseri’de devam etti. Öğretmenlerimiz, her durakta kültürümüzün izlerini, medeniyetimizin hafızasını ve şehirlerimizin hikâyesini yeniden keşfetti.
Bu kıymetli programın hayat bulmasını sağlayan İl Müdürlüklerimizin personellerine ve katılım sağlayan tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@farukyelkenci@mahmut_biyikli@elifozbek36@CoskunESEN57
Geçmişin hikayeleri, Tokat'ın kendi yapay zekasıyla geleceğe taşındı! 🚀
Lise öğrencilerimiz, "Sandıktan Dijitale" yarışmamızda Tokat’ımıza ait unutulmaz olayları sadece kendi ürettiğimiz yapay zeka aracımız TARZ (Tokat Arge Zekası) ile harika videolara dönüştürdü.
Eğitimde yerli teknolojiyle üreten gençlerimizin dereceye giren bu muhteşem eserlerini izliyoruz! 🎬👇
https://t.co/6QzrmB3R2B
#TARZ #TokatArge #SandıktanDijitale #EğitimdeYapayZeka
@tcmeb@meb_sgb@ercanturk28@ayhanozturkmeb@HuseyinKir64
Gönlünü ve emeğini sendikal mücadelemize vakfetmiş değerli üyelerimiz, kıymetli eğitim çalışanları ve aziz kamuoyu;
Son günlerde sendikamızın iç işleyişi ve idari tasarrufları üzerinden kamuoyuna servis edilen açıklama, hakikati ortaya koyma gayesinden ziyade kurumsal itibarımızı hedef alan bir karalama metni niteliği taşımaktadır. Eğitim Gücü Sen; köklerini şahsi hesaplardan, geçici makamlardan ve bireysel hırslardan değil, eğitim çalışanlarının hak mücadelesine inanmış binlerce emekçinin ortak iradesinden alan köklü bir teşkilattır. Bu nedenle kişisel çıkarların, hırsların ve gerçekleşmeyen beklentilerin kurumsal mücadelemizin önüne geçirilmesini doğru bulmadığımızı ifade etmek isteriz.
Söz konusu açıklamayı okuyan herkesin aklına doğal olarak şu soru gelmektedir: Bugün en ağır ithamları dile getirenler, düne kadar neredeydi? Aynı toplantılarda bulunan, aynı kararların altında imzası olan, aynı süreçlerde görev yapan kişilerin bugün geçmişi tamamen inkâr eden bir söylem geliştirmesi ciddi bir tutarsızlıktır. O gün alkışlanan kararların, bugün farklı pozisyonlar oluşunca eleştiri konusu yapılması ilkesel bir duruştan çok kişisel bir husumetin,hırsın ve hesaplaşmanın yansıması olarak görülmektedir.
Hakikat arayanlar belge konuşur, hukuk konuşur ve somut deliller ortaya koyar. Algı oluşturmak isteyenler ise ithamları büyütür, gerçekleri küçültür ve kamuoyunu yönlendirmeye çalışır. Ne yazık ki son günlerde yaşanan süreçte tercih edilen yöntem ikinci yol olmuştur. Sendikal mücadele; dedikodu, karalama ve yandaşlarının baskısıyla değil, hukuk ve demokratik mekanizmalar içerisinde yürütülmelidir.
Daha dikkat çekici olan husus ise sendikamız bünyesinde görevlerini sürdürürken farklı sendikal yapılarla temas kuran, henüz ayrılık süreci tamamlanmadan başka adreslerde siyasi ve sendikal pozisyon arayışına giren bazı isimlerin bugün kendilerini ilke mücadelesinin temsilcisi gibi göstermeye çalışmasıdır. Eğitim çalışanlarının takdirine bırakıyoruz ki; bir yandan başka yapılarda gelecek planları yaparken diğer yandan mevcut teşkilatı suçlamak ne kadar tutarlı bir tavırdır?
Ortaya konulan metin bir eleştiriden çok, kurumsal yapıyı yıpratmaya dönük bir siyasi bildiri görünümündedir. Özellikle gece yarılarında teşkilat mensuplarına yönelik organize mesaj trafiği yürütülmesi, istifa sonrasında dahi kurumsal iletişim kanalları üzerinde tasarrufta bulunulmaya çalışılması ve teşkilatın ortak hafızasının kişisel mülk gibi görülmesi kabul edilemez bir anlayışın tezahürüdür. Kurumsal aidiyetin sona erdiği yerde kurumsal yetkinin de sona ereceği açıktır.
Eğitim Gücü Sen'de görevler kişiler için değil kurum içindir. Yapılan her idari düzenleme, her görevlendirme ve her tasarruf; tüzüğümüzün verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Bu kararları kişisel hesaplaşmalar üzerinden değerlendirmek hem kurumsal yapımıza hem de yıllardır emek veren teşkilat mensuplarımıza haksızlıktır.
Bizler ne polemikten ne de kişisel kavgalardan besleniyoruz. Ancak kendi beklentileri karşılanmadığı için yıllarca emek verdiği kurumu hedef tahtasına koyan anlayışın da eğitim çalışanlarının vicdanında karşılık bulmayacağını biliyoruz. Çünkü bu dava makam davası değil, emek davasıdır. Bu mücadele kişisel ikbal mücadelesi değil, eğitim çalışanlarının hak ve hukuk mücadelesidir.
Eğitim Gücü Sen dün olduğu gibi bugün de dedikodulara değil gerçeklere, sloganlara değil icraatlara, kişisel hırslara değil üyelerinin ortak iradesine dayanacaktır. Eğitim çalışanlarının gerçek gündemi kişisel çekişmeler değil; özlük hakları, ekonomik sorunlar, çalışma koşulları ve mesleki itibardır. Biz enerjimizi polemiklere değil, bu sorunların çözümüne harcamaya devam edeceğiz.
Tarih,bu kutlu mücadeleye emek verenleri de kaydeder kişisel hesapları uğruna kendi kurumunu yıpratmaya çalışanları da...
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İbrahim Halil Topallar
Eğitim Gücü Sen Genel Başkan Yardımcısı
@egitimgucusen@oguzozat
Güzellik, hakikatin perdesiz hâlidir. Arada bir engel yoktur. Zira güzeli görmek, ona kavuşmak, onunla hemhâl olmak lütûftur. Güzelleştirenin fiili, hakikatin kaynağından doğar. Onun eli, gözü, yüzü, sesi, varlığı sonsuz kudret sahibinin bir cüzündendir. https://t.co/dakUWBO9dc
Baharın en güzel yüzü oluyor ak zambak.Şimdi sessizce bekliyor, en tenhada, en güzel yerde.Şiir meclisinin sırrı, canı, ruhu ve yüzü… Anılan, adına şölenler düzenlenen ak zambak, açılmak için şimdilerde göklerin sessizliğini bekliyor.Şiirle gelir en güzel https://t.co/MXlvRZXEe5