“Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisinde Saray rejimine dönük eleştirileri nedeniyle hedef haline getirilen Komedyen Deniz Göktaş yurt dışından dönüşünde havalimanında gözaltına alındı.
Yayınlandığı video platformunda bir hafta içerisinde 8,5 milyon kez izlenerek büyük beğeni toplayan gösteri nedeniyle Göktaş’ın gözaltına alınması, gösteride yer alan diktatörlük eleştirisinin teyidi niteliğindedir.
Deniz Göktaş’ın gözaltına alınması ve NATO tutuklamaları sömürü düzenini tahkim etmek üzere girişilen faşizmin inşası yolunda gelinen aşamanın önemli bir göstergesidir.
Tek adam rejiminin düşünceye, mizaha, eleştiriye tahammülü yok. Bu anlayış ülkeyi yönetemez.
Tüm işçi ve emekçilere, emek ve demokrasi güçlerine iş, ekmek ve özgürlük mücadelesini büyütme ve birleşme çağrısı yapıyoruz.
Bu filmi çekmek için merdivenlere polis koymuşlar.. O kelepçe bir güç gösterisi evet, gerçekten de bir gücü gösteriyor, ama meşruluk karşısında ne kadar kırılgan bir güç olduğu da görünüyor: İşte Deniz'in başı dimdik, eğilmiyor.. Onun söylediklerinin gücüne karşı merdivenaltı kelepçe prodüksüyonun gücü..
İktidar yaklaşık üç senedir “kadın istihdamı artıyor” diyor. Ancak rakamlar gerçekleri yansıtmıyor
İŞKUR üzerinden İş Pozitif gibi programlarla kadın işçileri kullan-at döngüsüne sürüklüyor
https://t.co/8GJxjL3kSn
Nurtepe'deyiz. 25 yaşında bir sağlık emekçisi, kardeşine bakıyor, atama bekliyor. Savaşı desteklemediğini ama yalnız kalmaktan korktuğunu söylüyor. Sonra ekliyor:
“Bir savaş çıksa olan yine bize olur, yine en çok kadınlara olur.”
✒️Ezgi Tatlı
https://t.co/uFlnrN398n
Halka tasarruf NATO’ya makyaj bütçesi
📌Ankara’da NATO Zirvesi için 11 milyar lirayı aşan harcama yapılıyor
📌Kreşlere, okullara, sığınmaevlerine kaynak bulunamıyor
📌Kaynak yok değil, mesele kimin için kullanıldığı
https://t.co/zBsaiTPQD7
‘Adli süreçteki çocuk’ kavramının ardından ne geliyor?
Çocuğu merkeze alan bir dil benimsendiği söylenirken çocukları yetişkin ceza sistemine yaklaştırmak ciddi bir çelişki yaratıyor.
✒️Av. Süreyya Kardelen Yarlı yazdı...
https://t.co/RO91ookgyJ
Ankara Kadın Platformu, NATO Zirvesine karşı açıklama yaptı:
📢"NATO Zirvesine aktarılan 10 milyar lira doğrudan kadınlardan, çocuklardan çalınmıştır!"
https://t.co/1aAqpCN9Y2
⚠️ Sendikamız Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu’nun X hesabının erişime engellenmesini kınıyoruz!
Benzer şekilde dün pek çok demokratik kitle örgütünün sosyal medya hesabı erişime engellendi. İfade ve basın özgürlüğü, Anayasal güvenceler hiçe sayılarak, idari kararlarla daraltılmak isteniyor. Yargı denetiminden yoksun bu uygulamalar, demokratik toplumun temel ilkeleriyle bağdaşmıyor.
Kadınların, LGBTİ+’ların, gazetecilerin sesini kısmaya yönelik her türlü girişim; ifade, örgütlenme ve basın özgürlüğüne yönelik açık bir müdahaledir!
Basın ve ifade özgürlüğünün, halkın bilgiye erişim hakkının idari tasarruflarla sınırlandırılmasına karşı çıkıyoruz. Erişim engellerinin derhal kaldırılmasını ve temel hak ve özgürlüklere saygı gösterilmesini talep ediyoruz.
Türkiye Gazeteciler Sendikası
Geçtiğimiz günlerde Batman’da düzenlenen bir etkinlikte onlarca kız çocuğunun “tesettüre girmesi” törenle kutlandı. Programın arkasında ise MEB ile protokolleri bulunan Peygamber Sevdalıları Vakfı vardı.
✒️Sıla Altun
https://t.co/hmjYN3P7mP
🟣Savaşa ve Nato'ya karşı uluslararası kadın webinarı
Ortadoğu, Avrupa ve Amerika’dan mücadeleci kadınlarla 20 Haziran’da online webinarda buluşuyoruz.
Webinara kaydolmak için linke tıklayın, formu doldurun⬇️
https://t.co/SEduNBumU7
Başak Gürkan'ın annesinin yanındayken bir kadın yaklaştı: “Ben de Müesser’in annesiyim. Acını anlıyorum kardeş.”
Kadın cinayetleri öyle bir noktaya geldi ki anneler birbirini adliye koridorlarında tanıyor.
📨 Selin Kurşun'un mektubu
https://t.co/aNYm0uaxHh
Başak Gürkan'ın katledilmesine ilişkin davada mahkeme heyeti kadınların duruşmayı izleyebilmesi için büyük salon talebini reddetti.
🎙️Mahkeme salonu önünde nöbet tutan kadınlar Ekmek ve Gül'e konuştu.
https://t.co/2133oW3XIW
"Yaklaşık altı saat boyunca mahkeme koridorlarında beklerken şunu düşündüm: Başak geri gelmeyecek. Ancak ailesinin yanında olmak ve adalet taleplerine ses vermek hepimizin sorumluluğu."
📨Çiğdem Özçakmak Çelik'in mektubu
https://t.co/nqZrlHg41q
Eskişehir Cezaevindeki üç mahkumdan mektup geldi. Hepsinin sonu şöyle bitiyor:
“Ölmek istemiyoruz.”
LGBTİ mahpuslar darp edildiklerini, işkence gördüklerini, ölümle tehdit edildiklerini, intihara sürüklendiklerini anlatıyor.
“Sizi burada öldürürüz.”
“Sincan’dakiler gibi olursunuz.”
“Ya kendinizi öldürürsünüz ya da biz sizi her gün ölmekten beter ederiz.”
Bu videoyu lütfen sonuna kadar izleyin, paylaşın.
Anlatılanlar, cezasızlıkla büyüyen bir nefret düzeninin hikâyesi.
Sessizlik, zor bela ulaştırdıkları sesin duyulmaması da bu cezasızlığı, bu faşist uygulamaları derinleştiriyor.
Soruyoruz:
Cezaevlerinde insanlar varoluşları nedeniyle işkence görüyor, intihara sürükleniyor ve yardım çığlıkları zor bela "ölmek istemiyoruz" diye dışarı ulaşıyorsa, Adalet Bakanlığı ne işe yarıyor?
Butlanla kadınların ne ilgisi var?
CHP’ye “mutlak butlan” kadın haklarından emeğe, muhalefetin tasfiyesine uzanan yeni rejim hamlesinin parçası.
https://t.co/7sB3pqjxq4
Berlin’deki kız kardeşlerimize mektup gönderiyoruz!
Kendine ya da hiç tanımadığın bir kız kardeşine mektup yaz, [email protected] mail adresine gönder!
Mektupların Berlin'deki kız kardeşlerimize ulaşsın; Sesimiz, dayanışmamız, mücadelemiz büyüsün!
https://t.co/i0lZkLjuEU
Betül Süleyman Alluş’a ne oldu?
📌Betül Süleyman Alluş, 29 Nisan’da HTŞ tarafından kaçırıldı, “kız okulunda” rehin tutulduğu düşünülüyor.
📌Suriyeli kadın örgütlerine göre 2025'ten beri en az 80 Alevi kadın ve kız çocuğu kayboldu
https://t.co/BYvywKiKGo