DUYURU: MİLLİ MÜCADELE ANMA ETKİNLİKLERİ
[1] Sakarya Meydan Muharebesi
🎙 22 Ağustos 2026 Cumartesi | 19:30 | Söyleşi | Zafer Çarşısı önü, Sıhhiye Ankara
📢 23 Ağustos 2026 Pazar | 07:30 Sıhhiye hareket | Harp sahası gezisi | program sonu Duatepe Polatlı 21:30
Bu etkinlikler geçen yıl olduğu gibi, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilmektedir. Etkinlikler tamamen ücretsizdir. Etkinliklere kayıt için iletişim numarası ve Web linki bu hafta ABB tarafından duyurulacaktır.
[2] Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi
🎙 25 Ağustos 2026 Salı | 19:30 | Söyleşi | İstiklal Tanıtım Merkezi, Afyon - İzmir - Antalya Kavşağı, Afyon
📢 26 Ağustos 2026 Çarşamba | 05:00 | Harp sahası gezisi | Hareket Kocapınar Sargıyeri Şehitliği'nden, Tınaztepe mevzilerine yürüyüş | Program sonu Tınaztepe mevzilerinde 08:30
Bu etkinlikler Mürettep Müfreze'nin her yıl düzenlediği etkinlikler olup, bu yıl dışarıdan katılıma açık olarak yapılacaktır. Mürettep Müfreze olarak katılımcılara sadece ücretsiz rehberlik/anlatım vadediyoruz. Bunun dışında etkinlik başlangıç noktası olan Kocapınar'a ulaşım ve buradan geri dönüş, konaklama, gıda/su vs ihtiyaçlarını her katılımcı kendisi karşılayacaktır. Bu bir "takıl peşime" etkinliğidir.
Her iki etkinlik grubu için de ayrıntılı duyurular önümüzdeki hafta yapılacaktır.
@ankarabbld@MurettepMufreze@FuatSerdarAydin@kanal3tv
Biz hak edene hak ettiğini söyleriz. Kimseden korkumuz yok.
Yeni Parti Vekili Sibel Suiçmez, milletin vergileriyle yaşadığı güvenli muhitinden Ahmet Minguzzi’nin katillerini savunan bir utanmazdır!
Yeni Parti, eğer bu yasaya destek verirse kendi çöküş fermanını da imzalamış olur! Onu iktidar yapacak olan etnikçiliği benimsemesi değil; ‘vatandaşı kökenine bakmaksızın kanun ve fırsatlar önünde eşit kılmayı’ amaç edinen ulus devleti kararlı şekilde savunması olacaktır!
PKK açılımına karşı yeni açıklama:
Biz Türk milletiyiz! HAYIR diyoruz!
Aralarında akademisyen gazeteci emekli asker ve kitle örgütlerinin de bulunduğu isimler TBMM'de imzaya açılan "çerçeve yasa" teklifine ilişkin ortak açıklamasında, "On binlerce insanımızın katili olarak hüküm giymiş bulunan bölücü başının muhatap alınması, ona statü verilmesi, şu veya bu şekilde bölücü terör mensuplarının affedilmesi hiçbir devlet kuruluşuna, hiçbir partiye ve gruba onur ve itibar kazandırmaz. Biz Türk milletiyiz ve 'hayır' diyoruz" denildi.
https://t.co/QcOsOdkkH3
Apo sizin için "sayın" olsun.
Bizim için daima "bebek katili", "terörist", "şerefsiz" bir "Türk düşmanı" olarak kalacak.
Siyonist emperyalistleri memnun etmek için kendi halkınıza ihanet ediyorsunuz.
Tanrı'ya ve bu vatan uğruna can veren şehitlerimize nasıl hesap vereceksiniz?
Çeyrek yüzyıl boyunca, yüzlerce suç duyurusuna ve itiraflara rağmen, BİR TEK iktidar partisine ait belediyenin yargılanmadığı, soruşturulmadığı bir ülke düşünün.
Ve bu ülkede neredeyse tutuklanmayan muhalif belediye başkanı kalmamış.
Bir kısmı da mapushane korkusuyla iktidar partisine kaçmış.
Şaka gibi.
Neyse ki Türkiye böyle degil.
Çok şükür dert üstü, murad üstüyüz.
Herkese Merhaba, geçtiğimiz perşembe gününün ilk saatlerinde, yaşadığım bölgeden sorumlu jandarma birliği tarafından, BirGün gazetesinin bir paylaşımında okuduğum, "Kanuni Sultan Süleyman şakası nedeniyle ceza alan komedyen" haberi üstüne yaptığım yorumum gerekçe gösterilerek, "halkı alenen kin ve düşmanlığa teşvik" suçlamasıyla gözaltına alındım. Cep telefonuma ve kimliğime el konuldu. Cep telefonumun şifresini orada ve o dakikada verdim. Gözaltı işlemlerimin ardından İstanbul Emniyet Md. götürüldüm. İlk alınışım ve serbest bırakılışım arasında bana toplam dört kere sağlık kontrolü yapıldı. Gözaltı sürecim boyunca -bakış dahil- hiçbir kötü muameleye maruz kalmadım. "Çağlayan Adalet Sarayında" alınan savcılık ifademde, temmuz ayı boyunca paylaştığım tüm sosyal medya mesajlarım önüme bir klasör halinde konuldu ve bunların, bana isnat edilen suçun unsurlarını taşıdığı söylendi. Ailemden aldığım eğitim; mesleğim ve mesleğimin yapılış ve sahneleniş prensipleri nedeniyle "halkı kin ve düşmanlığa teşvik etme" suçu işleme imkânım olmadığını, bu suçlamayı reddettiğimi ve mümkünse suçlamalarına başka bir kulp bulmalarını rica ettim. Ardından tutuklanma talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine gönderildim. Kısa süren yargılanmam ardından, yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi cezasına çarptırıldım. Bilgisayar kullanmadığım ve cep telefonuma el konulduğu için sonrasında haliyle kimselerle iletişim kuramadım. Arayanlara, soranlarla çok teşekkür ederim. İstemeden sebep olduğum, aile büyüklerimin akan gözyaşları ve iç sıkıntıları dışında hiçbir üzüntüm yoktur. Tüm paylaşımlarım istisnasız X hesabımda durmaktadır, duracaktır, yenileri paylaşılacaktır, dolayısıyla susmam ve susturulmam mümkün değildir. Evlâtlarımız ve ülkemiz için aydınlık bir gelecek talebi hapsedilemez. Sevgilerimle.
Nasuh Mahruki’nin tutuklanma nedeni nedir derseniz cevabı Fransız düşünür Descartes’in “Cogito ergo sum. Düşünüyorum öyleyse varım” cümlesinde saklıdır.
Nasuh Mahruki 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişimi konusunda daha önce milyonlarca kez paylaşılan/düşünülen bir düşünceyi paylaşmıştır: Özetle, düşünmüştür. Aslında Türk devletinin en sızılmış, yıpratılmış anında bile dış destekli bir casusluk ve terör örgütünün komplosunu önceden tespit ettiği ve ezdiği görüşünü savunmuştur.
Descartes bugün Türkiye’de yaşasaydı herhalde “Cogito ergo apprekendite yani Düşünüyorum öyleyse tutuklayın” derdi.
Geçmiş olsun Nasuh bey.
Değerli eşinize ve babalarının ikinci kez hapse gidişine şahit olan çocuklarınıza da geçmiş olsun. Birgün elbet adaletin yaşandığı bir Türkiye’de yaşayacağız. Ve bugünler hiç uzak değil. @zaferpartisi@zpgencresmi@nasuhmahruki
Hani PKK ile pazarlık olmayacaktı.
Hadi PKK kayıtsız şartsız teslim olacak, silah bıracak, Türkiye. Suriye, Irak ve İran’daki unsurlarını dağıtacaktı.
PKK bunların hiç birisini yapmadı. Ancak Öcalan’ın İnralı’daki mahkum statüsü adeta sona erdi. Şimdiden yasa tasarıları hazırlıyor. TBMM’ye akıl veriyor. @zaferpartisi@zpgencresmi
ODTÜ mezuniyet töreninde, “Ben bu Cumhuriyet’in bir hıyrını görmedim” diyen Sırrı Süreyya Önder’e göndermeli bir pankart açıldı:
“Biz Cumhuriyet’in çok hayrını gördük.”