Motorine bu gece 4 lira daha zam geldi. Litre fiyatı 80 liraya dayandı.
Bu zam sadece pompaya gelmedi!
Çiftçinin tarlasına, üreticinin tezgâhına, nakliyecinin kamyonuna, esnafın dükkânına ve nihayetinde milletimizin sofrasına geldi.
Son bir yılda dünyada motorin fiyatları ortalama %32 artarken Türkiye’de %46 arttı. Dünyada motorinin ortalama litre fiyatı yaklaşık 71 lirayken biz 80 lirayı konuşuyoruz.
Motorin yalnızca bir akaryakıt değildir; tarımın, üretimin, ticaretin ve lojistiğin ana maliyetlerinden biridir. Pompaya yaptığınız her zam, birkaç gün sonra markette ekmeğin, sütün, etin, sebzenin, meyvenin etiketine yazılır.
Sonra da çıkıp “Enflasyonla mücadele ediyoruz.” diyorsunuz.
Üretimin maliyetini artırarak enflasyonu düşüremezsiniz!
Önce zam ve vergilerle maliyetleri yükseltip, sonra yükselen enflasyonu yüksek faizle bastırmaya çalışıyorsunuz. Bu yanlış ekonomi politikasının faturasını da her defasında milletimize ödetiyorsunuz.
Ekonomi; zamla, vergiyle, faizle milletin boğazını sıkarak yönetilmez.
Üretenin yükünü hafifleteceksiniz.
Çiftçinin tarlasını, sanayicinin çarkını, esnafın dükkânını ayakta tutacaksınız.
Millete güven, ekonomiye istikrar vereceksiniz.
Çünkü üretmenin pahalı olduğu bir memlekette hayat ucuzlamaz; refah değil, yoksulluk büyür!
Anası olmayana…
Babası olmayana…
Aç uyuyana…
İş bulamayana…
Doktora gidemeyene de ilacını alamayana da…
Hepsine borcum var benim!
Çünkü bizim siyaset anlayışımızın merkezinde makam değil, vefa vardır.
Biz milletimize olan borcumuzu ödemeye geldik...
YSK boşa düşmüşse, siyasi parti organları hukuk eliyle lağvedilebiliyorsa, bu uğurda ülkemiz adına bir çıkış yolu arayan herkes kıymetli bir iş yapıyor demektir.
Bizler, siyasi parti kurma heveslisi insanlar değiliz. Siyasetin kötü iklimi bizleri siyasi parti kurma mecburiyetinde bıraktığı için millet partileri kuruyor biz ise yalnızca tabelayı asıyoruz.
Bu vesileyle; Sayın Özgür Özel ve arkadaşlarına başarılar diliyor, Yeni Parti’nin ülkemiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Vesayetle mücadele ettiniz, Allah var.
Askerî vesayetle mücadele ettiniz, bürokratik vesayetle mücadele ettiniz. Memleketin üzerinde siyasetten başka güç odakları vardı; bunlarla hesaplaştınız. Teşekkür ederiz.
Ama bütün vesayet odaklarını ortadan kaldırıp Türkiye’yi demokratikleştirecekken, memleketi daha kuvvetli bir parti vesayetine mahkûm ettiniz.
Bugün mülki idare partiniz karşısında aciz.
Devlet bürokrasisi aciz.
Adli bürokrasi aciz.
Akademi aciz.
Sivil toplum aciz.
Vesayetle mücadele, bütün yetkiyi bir partide toplamak için yapılmaz. Devleti hukuka, kurala, kuruma bağlamak için yapılır.
Siz vesayeti kaldırmadınız; vesayetin adresini değiştirdiniz.
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz, soğan üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti ve ithalat kararlarını sert bir dille eleştirdi:
💬 "Geçen sene 4 TL olan soğan tarlada kaldı, 400 bin ton soğan çöpe döküldü. Bu yıl üreticinin yarısı ekim yapmayınca yazlık soğan tarlada 35-40 TL'ye çıktı. Hükümet ise çareyi ithalat vergisini %52'den %5'e düşürmekte buldu."
💬 "Müdahale alımı Mısır veya İran çiftçisinden değil, Türk çiftçisinden yapılır. Siz yanlış anladınız galiba!"
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Emine Küçükali, İstanbul'da 200'den fazla odası bulunan bir otelin "acil toplanma alanı" olarak belirlenen küçük çim alanı paylaşarak yetkililere tepki gösterdi:
"Denetleyene mi söyleyelim, izin verene mi, bunu yeterli görene mi?"
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Yalçın’dan Milli Eğitim Bakanı’na özel okul öğretmenleri tepkisi:
"Bir öğretmenin ağır ekonomik şartlarda asgari ücrete mahkûm edilmesini kabullenmenizi hayretle karşılıyoruz. Sayın Bakan, siz öğretmenlerin Bakanısınız! Onların insanca yaşayabileceği bir ücret için mücadele etmek sizin görevinizdir."
📌 Yalçın, kamuda en düşük öğretmen maaşının 73 bin TL olduğu bir dönemde, 170 bin özel okul öğretmeninin büyük kısmının asgari ücrete mahkûm kaldığına dikkat çekti.
Anahtar Parti Lideri Yavuz Ağıralioğlu, Kızılay’da hak mücadelesi veren er gazileri ziyaret etti:
“Ben, sizin hak için mücadele ettiğiniz; siz mücadele ederken sizi öldüren alçakların miting yaptığı bir ülkede konuşuyorum.”