Bu açıklamayla iyice batmışsınız. Dümdüz kabul edin doğru bulmuyoruz özür dileriz diyip geçin. Kişiye yönelikmiş ayneeeenn salondakilerde çocuğun husumetlisi herhalde baya düşman kazanmış dört yılda
İlim okumuş bir kardeşimin evliliğine vesile olmak için hanımın yardımıyla kardeşin kriterlerine uygun bir aday bulduk ama beyefendi hanımefendinin fotoğrafından etkilenemediği için görüşmeyi direkt reddetti. Evlilikte muhabbet zamanla olur ve fotodan karar verilmez çünkü+
11 yıldır MEB'de öğretmen olarak çalışıyorum. Birçok meslekte olduğu gibi öğretmenlik mesleğinin otoritesi zayıfladı. Bunda çağın getirdikleri kadar öğretmen otoritesini sarsan uygulamalar da etkili oldu. Diğer yandan veli profili değişti. Öğretmenler durumu adeta idare ediyor. Not dışında herhangi bir yaptırım yok. Sınıf tekrarı diye bir şey de kalmadı artık. Not da çok kısıtlı bir tehdit haline geldi. Öğrencilerin yarıdan fazlası takdir, kalanlar teşekkürler geçiyor. Belgesiz geçen öğrenci oranı %5-10'dur. Disiplin süreçleri zayıflayınca öğrenciyi terbiye etmek de zorlaştı.
Diğer yandan sıkıntılı öğrencilerin velileri de sıkıntılı tipler genelde. Bu şartlarda başıboş öğrenci problemi ortaya çıkıyor. Disiplinlik öğrencinin velisini çağırıyorsun veli çocuğuna arka çıkıyor. Bir de veliyle uğraşıyorsun. Veli gelip sana nasihat çekiyor. Her çocuk kendi çapında bir Zeus. Eskisi gibi öğretmene ve okul idaresine teslimiyet ve güven kalmadı. Bu sefer sıkıntılı öğrenci "idare" ediliyor. Öğretmen ve okul idaresi çocuğu 2 sene idare edeyim sonra mezun olup gidecek nasılsa kurtulacağım diyor. Veliyle uğraşmak da istemiyorsun çünkü veli öğrenciden beter durumda.
Okullardaki disiplin süreçlerinin yeniden formüle edilmesi gerek. Başta not ve ceza sistemi. Okul idarelerine ve öğretmene tekrar otorite devri yapılarak öğrenciyi eğitim sistemi dışında bırakmadan otorite altında terbiye etmek gerekiyor.
Ben sözümü dinleyeceğine inandığım herkese şunu tavsiye ediyorum:
Haftada iki-üç gün, yarım saat veya bir saat hadis okuyunuz. Çocuklarınız sizi namaz kılarken görüp namaza alıştıkları gibi, ‘biz çocukken evimizde hadis okunurdu’ deyip onlar da büyüdüklerinde hadis okumayı devam ettirsinler.
| M. Yaşar Kandemir